Sektörel Gündem
‘Türkiye’nin rekabet gücü sarsılıyor’
YASED Başkanı Engin Aksoy, öngörülebilir düzenleyici bir çerçevenin temininin Türkiye’ye yönelik risk algısının olumlu yönde değişiminde büyük rol oynayacağının altını çizerek, kurumlar vergisi oranının yüzde 20’den yüzde 25’e yükseltilmesinin küresel rekabet ortamı dikkate alındığında, Türkiye’nin rekabet gücünü sarstığını söyledi.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Engin Aksoy, “Üye şirketlerimiz, yatırım ortamına dair güven verici gelişmelerin hayata geçirilmesi halinde önümüzdeki dönemde, 7,1 milyar dolar tutarındaki yatırımı programlarına almayı planlıyor.” dedi.
YASED’in düzenlediği basın toplantısında konuşan Aksoy, Türkiye’nin bölgesel bir üretim, hizmet, yönetim ve ticaret merkezi olma yolunda sahip olduğu potansiyel ile dünyada en fazla uluslararası doğrudan yatırımı çeken ilk 10 ülke içinde olması gerektiğini söyledi.
Aksoy, YASED olarak odaklarının, daha güçlü bir Türkiye için, yeni dönemde de Türkiye’nin rekabetçiliğinin artırılması hedefiyle yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik oluşturulacak politikalara katkı sağlamak olduğunu açıkladı.
YASED Başkanı Aksoy, ekonominin sürdürülebilir bir şekilde büyümesi ve katma değerli uluslararası doğrudan yatırımların Türkiye’ye çekilmesine yönelik olarak gerçekleştirilecek çalışmalarda kamu-özel sektör iş birliğinin gücüne inandıklarını belirtti.
“YASED üyeleri bu trendlerin hepsinde dünya lideridir”
Öncelikli alanlarının, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, küresel tedarik zincirlerine entegrasyon ve insan sermayesinin geliştirilmesi olduğunu belirten Aksoy, “YASED üyeleri bu trendlerin hepsinde dünya lideridir. Üye şirketlerimizin potansiyellerini gerçekleştirmelerine imkan verecek öngörülebilir ve istikrarlı bir yatırım ortamının sağlanmasının ülkemize katkı sağlayacağı aşikardır.” diye konuştu.
Uluslararası doğrudan yatırımlara (UDY) ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aksoy, şunları kaydetti:
“2022 yılı küresel UDY rakamının, küresel olumsuzlukları yansıtan ve beklediğimiz bir şekilde yüzde 12 düzeyindeki bir düşüşle 1,3 trilyon dolara gerilediğini gördük. Türkiye küresel UDY akışlarından almayı hedeflediği pay 1,5 civarındadır. Bu hedef bizce de realist ve ülkemizin potansiyelini yansıtan bir hedef. Ancak ülkemizin performansına baktığımızda ise yüzde 0,7-1,0 bandında bir gerçekleşme sağlayabildiğimizi görüyoruz. Geçtiğimiz sene ve bu sene 13,3 milyar dolar düzeyinde bir yatırım çektik. Kompozisyona baktığımızda gayrimenkul satışlarının toplam UDY girişlerinin yüzde 50’sini oluşturduğunu görüyoruz. Bu rakam ve kompozisyon, ülkemizin iddiasını ve potansiyelini yansıtmamaktadır.
Küresel rekabetçiliğimizi daha fazla arttırabilmek için öngörülebilirliği artırmamız, makroekonomik istikrarı sağlamamız ve yapısal reformları hayata geçirmemiz kritik önem taşıyor. Öngörülebilirliği güçlendiren bir diğer unsur da ulusal plan, program ve stratejilere bağlı kalınmasıdır. İş dünyası açısından bir çıpa vazifesi gören bu çalışmaların oluşturulması sürecinde iş dünyası ile yakın iş birliği her zaman çok önemli. Biz de başta Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) olmak üzere kamunun özel sektör ile oluşturduğu tüm istişare platformlarına destek veriyoruz.”
Engin Aksoy, ekonomik gelişmelerin ve değişen ihtiyaçlara göre, sektörel düzenleyici çerçevede değişiklik yapılmasının kaçınılmaz ve gerekli olduğunun farkında olduklarını söyledi.
Bu değişikliklerin, uluslararası mevzuat çerçevesi ile uyumlu olması ve mutlaka düzenleyici etki analizleri ile desteklenmesi gerektiğini düşündüklerini belirten Aksoy, “Mevzuat değişiklikleri öncesinde iş dünyası ile yakın iş birliği sağlanması öngörülemeyen risklerin bertaraf edilmesinde ve düzenlemelerin uygulama başarısında da hayati rol oynamaktadır.” şeklinde konuştu.
Aksoy, Türkiye’nin konumu, pazar büyüklüğü, altyapısı, genç nüfusu ve insan kaynakları ile gerçek bir potansiyel taşıdığını vurgulayarak, “Üye şirketlerimiz, yatırım ortamına dair güven verici gelişmelerin hayata geçirilmesi halinde önümüzdeki dönemde, 7,1 milyar dolar tutarındaki yatırımı programlarına almayı planlıyor.” ifadelerini kullandı.
YASED Başkanı Aksoy, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) 3 Temmuz tarihinde açıkladığı kademeli sadeleştirme ve makro ihtiyati önlemlerine ilişkin değerlendirmesinde, ekonomi politikasının para, maliye, gelirler ve sektörel politikalar olarak bir bütün olduğunu dile getirdi.
Söz konusu unsurların hepsinin bir uyum içinde birbirlerini destekler nitelikte yürütülmesi gerektiğini kaydeden Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dolayısıyla biz ekonomi politikasının sadece para politikasına indirgenmemesi ve bunun üzerinden tartışılmaması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye üretimi artıracak uygun finansman koşullarını sağlamak için para politikasından bazı değişikler yapmayı tercih etti. Ancak bu değişim tercihi beraberinde çok fazla düzenlemede değişiklik ihtiyacı doğurdu. Bu düzenleme değişiklikleri çok sık ve çok kompleks değişiklikler oldu ve para politikasının öngörülebilirliğini azalttı. Bu değişiklikler finansal piyasalarda ciddi verimsizliklere sebep olabiliyor ve firmaları finansmana erişim olanakları açısından zorluyor. Bununla birlikte para politikasında sadeleşmenin sağlanması, daha öngörülebilir şekilde piyasayı ve beklentileri yönetmeye çalışmasını olumlu bir adım olarak görüyoruz.
Ancak, para politikasındaki sadeleşme ve öngörülebilirliğin diğer alanlarla da desteklenmesi önemli. Türkiye’nin daha yüksek katma değer üreten ve daha rekabetçi bir ekonomik yapıya kavuşması için uzun vadeli öngörülebilir bir yaklaşıma ihtiyacı var. Son dönemde gerçekleştirilen vergisel artışların geçmekte olduğumuz zor dönemde ihtiyaç duyulan bütçe için hasıl olmuş olduğunu anlıyoruz. Bu tarz geniş ve önemli düzenlemelerin yatırım ortamının öngörülebilirliğini ve şeffaflığını temin açısından daha uzun vadeler içerisinde ilgili STK ve özel sektör ile istişare edilerek ve gerekli etki analizleri yapılarak gerçekleştirilmesinde fayda görüyoruz.”
“Kurumlar vergisinin yükseltilmesi rekabet gücünü sarsıyor”
Öngörülebilir düzenleyici bir çerçevenin temininin Türkiye’ye yönelik risk algısının olumlu yönde değişiminde büyük rol oynayacağının altını çizen Aksoy, kurumlar vergisi oranının yüzde 20’den yüzde 25’e yükseltilmesinin küresel rekabet ortamı dikkate alındığında, Türkiye’nin rekabet gücünü sarstığını ve dünyadaki kurumlar vergisi oranları düşürme trendinin aksine bir uygulama olduğu düşündüklerinin altını çizdi.
Aksoy, “Acil ihtiyaç üzerine getirilen bu vergilerin 2024 yılında kaldırılması, daha rekabetçi bir kurumlar vergisi uygulamasına geçilmesi ve buna ilişkin bir bilgilendirme yapılması, öngörülebilirliğe ve rekabetçiliğe katkı sağlayacaktır.” açıklamasında bulundu.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
İnşaat Sektörüne Nefes Aldıran Gelişme
İnşaat sektörünü yakından ilgilendiren inşaat demir fiyatlarında düşüş başladı. Uzun süredir yüksek maliyet baskısı altında kalan sektör için 2026 yılının Şubat ayı itibarıyla sevindirici sinyaller geldi. Hem iç piyasada hem de uluslararası demir cevheri fiyatlarında yaşanan gerileme, demir fiyatlarına da yansıdı.
Şubat 2026’da Demir Fiyatları Aşağı Yönlü Hareket Etti
2026 yılına yüksek beklentilerle giren inşaat sektörü, Şubat ayı itibarıyla demir fiyatlarında düşüşle rahatladı. Özellikle İstanbul piyasasında ince inşaat demirinin ton fiyatı 32 bin 200 TL’den 31 bin 500 TL seviyesine geriledi.
Sektör temsilcileri, bu düşüşün maliyetlerin dengelenmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade ediyor.
Demir Fiyatlarındaki Düşüşün Arkasında Ne Var?
Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler, fiyatların aşağı yönlü seyretmesinde etkili oldu.
Öne çıkan başlıklar şöyle:
- Çin’de çelik üretiminin yavaşlaması
- Liman stoklarının 160 milyon ton ile son yılların en yüksek seviyesine çıkması
- Avustralya ve Brezilya kaynaklı arz artışı
- Demir cevheri fiyatlarının ton başına 100 doların altına gerilemesi
Bu gelişmeler, uluslararası demir piyasasında fiyat baskısını artırdı.
Bölgelere Göre Demir Fiyatları Dolar Bazında Geriledi
Demir fiyatları bölgesel bazda dolar cinsinden de aşağı yönlü seyrediyor:
- İzmir – Payas: 545 – 550 dolar
- İstanbul: 560 – 570 dolar
Bu seviyeler, önceki aylara kıyasla daha dengeli bir piyasa yapısına işaret ediyor.
Güncel İnşaat Demiri Fiyatları – Şubat 2026
1 Ton İnce İnşaat Demiri Fiyatları
- İstanbul: 31.500 TL
- İzmir: 29.800 TL
- Payas: 29.900 TL
- Karabük: 29.700 TL
1 Ton Kalın İnşaat Demiri Fiyatları
- İstanbul: 29.800 TL
- İzmir: 28.400 TL
- Payas: 28.400 TL
- Karabük: 28.500 TL
Hurda ve Kütük Fiyatlarında Son Durum
Güncel Hurda Fiyatları
- İthal hurda: 360 dolar
- İç piyasa hurda: 15.500 TL
Güncel Kütük Fiyatları
- Avrupa: 505 dolar
- Uzak Doğu: 500 dolar
- İç piyasa: 505 dolar
Sektör Temkinli İyimser
Uzmanlar, demir fiyatlarındaki bu düşüşün kalıcı olup olmayacağının küresel talep ve üretim dengelerine bağlı olduğunu vurguluyor. Ancak mevcut tablo, 2026’nın ilk çeyreği için inşaat sektörüne moral veren bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
Yağış kaza getirdi! İş makinesi yan yatarak devrildi
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde etkili olan yağış, kazayı beraberinde getirdi. İlimtepe Mahallesi eski yol mevkiinde meydana gelen olayda, kaygan zemin nedeniyle kontrolden çıkan iş makinesi yan yatarak devrildi.
Edinilen bilgilere göre, yağmur sonrası ıslanan yolda seyir halinde olan iş makinesinin sürücüsü, direksiyon hâkimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç kısa sürede yan yatarak devrildi. Kazada büyük bir tehlike atlatılırken, sürücü şans eseri yara almadan kurtuldu.
İhbar üzerine olay yerine gelen kurtarıcı ekipler, devrilen iş makinesini bulunduğu yerden kaldırdı. Kaza nedeniyle kısa süreli trafik aksaması yaşanan yolda, aracın kaldırılmasının ardından ulaşım normale döndü.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
İş ve İnşaat Makineleri
Dilovası’nda Feci Kaza: Otomobil Tıra Ok Gibi Saplandı
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, otomobilin tıra arkadan çarpması sonucu sürücü yaralandı.
Kaza, GEBKİM Kimya Organize Sanayi Bölgesi Çevreyolu üzerinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Y.G. yönetimindeki 29 AAY 367 plakalı otomobil, aynı istikamette ilerleyen K.S. idaresindeki 25 AFB 273 plakalı tıra henüz bilinmeyen bir nedenle arkadan çarptı.
Çarpmanın etkisiyle otomobilde sıkışan sürücü için olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü Y.G., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
-
1 Konu 1 Konuk5 yıl önceSarılar Group’un Genç Yöneticisi Hanifi Gürbüz: Yatırım Odaklıyız, Covid-19 Sürecinde Bile Çalışmalarımız Devam Ediyor…!
-
Özel Haber3 yıl önceELFATEK’TEN AKİBA
-
Ağır Yük Taşıma Araçları5 yıl önceGEMLİK AKTAŞ-1 LOJİSTİK’İN GURUR GÜNÜ
-
Özel Haber5 yıl önceHASANKEYF’TEKİ TARİHİ TAŞIYAN ÇABA MİSNAK, DÜNYADA YAPILAMAYANI YAPARAK HEM TARİHİ TAŞIDI HEM DE TARİHE GEÇTİ
-
Özel Haber5 yıl önceSalih Kodaman: Müşteriye verdiğimiz güven, bizim en büyük farkımız
-
Son Dakika5 yıl önceHareket Turquality ile Globaldeki Gücüne Güç Katacak
-
Son Dakika5 yıl önceDüzce eşrafından Sadettin Kayışoğlu vefat etti.
-
Sektörel Gündem5 yıl önceÖzbay Hidromekanik Yöneticisi Ertan Katık: Bir ömrü sektöre verdim

