Takip Edin

Son Dakika

10 BİN RÜZGAR TÜRBİNİ KANADININ İNCELEMELERİNİ TÜRKLER YAPIYOR!

Yayınlanma tarihi

-

Yurt dışındaki rüzgar türbinlerinin kanat incelemelerini Türk mühendisler raporluyor. Rüzgar enerjisi sektöründe geçen yıl dünya çapında 6.000’den fazla türbin kanadının drone inceleme raporunu hazırladıklarını belirten Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, 2022 yılında da Türkiye ve birçok ülkedeki yaklaşık 10 bin türbin kanadının inceleme raporlarının Ülke Enerji tarafından hazırlanacağını belirterek rüzgar enerjisinde hizmet ihracatı gerçekleştirdiklerinin altını çiziyor.

 

Dünya, yenilenebilir enerjiye özellikle de rüzgarı arkasına alarak geçişini hızlandırıyor. Küresel çapta 743 GW kurulu güç kapasitesine ulaşan rüzgar enerjisinde verimliliğin kilit noktası türbinlere yapılan kontrol, bakım ve onarımlar. Türbinlerin duruş sürelerinin kısaltılması ve verimli bir üretim sürecinin gerçekleşmesi adına geleneksel yöntemlerin yanı sıra otonom drone uçuşlarıyla son teknoloji incelemeler gerçekleştiriliyor. Drone teknolojisini kullandığı 3DX™ platformu sayesinde rüzgar türbini kanatlarına hızlı ve güvenli denetimi otonom şekilde uyguladıklarını belirten Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, 2022 yılı içerisinde yaklaşık 10 bin türbin kanadının inceleme raporlarının Türkiye’de, Ülke Enerji uzmanları tarafından yapıldığını belirtti.

 

Türkler Rüzgarı Arkasına Aldı

 

Çevreci ve geleceği düşünen yenilenebilir enerjiye ihtiyaç gün geçtikçe artıyor. Ülkemizde ve dünyada rüzgar enerjisine artarak gerçekleştirilen yatırımlar da bunu kanıtlar nitelikte. Sayıları artan rüzgar türbinlerinin geleceğini ve verimliliğini ise düzenli ve düzensiz bakımlar belirliyor. Özellikle bu alanda yapılan inceleme, bakım ve onarım işlemlerinin son teknolojik araçlarla gerçekleştirilmesi yatırımcılara, ülke enerjisine ve ekonomisine büyük kazançlar sağlıyor. İşletme ve bakım alanında sahip oldukları son teknolojik araçlarla hizmet sürekliliğinde yüksek verimlilik elde ettiklerini aktaran Müdürü Ali Aydın, İsviçreli Sulzer Schmid Laboratuvarları iş ortaklığı ile geçen yıl Türkiye ve global arenadaki farklı türbin üreticilerine ait 6 binden fazla türbin kanadının inceleme raporlarını hazırladıklarını, 2022 yılı itibarıyla da bunun artış göstererek 10 bin adede ulaşacağını vurguluyor. Rüzgar enerjisi sektöründe tamamen yerli bir markanın global arenada böylesine önemli bir bilirkişilik sürecini üstlenmesinin hem kendileri hem de ülkenin sektördeki konumu için gurur verici olduğunu ifade eden Aydın, rüzgar enerjisinde hizmet ihracatı gerçekleştirdiklerini ve başarılı sonuçlar elde ederek bu alanda emin adımlarla devam edeceklerini de ekliyor.

 

 

Yarım Saatte 1 Türbin Kanadı İnceleniyor

 

Rüzgar türbini bakım süreçlerinde uygulanan geleneksel yöntemler, oluşturdukları zaman ve maliyet kaybına rağmen hata oranı oldukça yüksek sonuçlar veriyor. Türbinlerin kanatlarındaki gözle görülen ya da görülmeyen birçok hasarın türbinin ömrünü, duruş sürelerini ve dolayısıyla enerji üretimini etkilediğini belirten Ali Aydın, sundukları 3DX™ inceleme platformu sayesinde zorlu şartlarda bile rüzgar türbinlerinde eksiksiz çalışma yapabildiklerini aktarıyor. Özellikle geleneksel yöntem olan iple erişimde günde 1 türbin kanadının incelenebildiğini ve raporlama konusunda da bu yöntemin sürecin devamlılığı açısından eksik kaldığını dile getiren Aydın, otonom uçuşlar gerçekleştirdikleri dronelarla yarım saatte 1 kanat incelediklerini, elde edilen verileri de global arenadaki önemli iş ortağı olan Sulzer Schmid’in 3DX™ platformu aracılığı ile analiz ederek hızlıca raporladıklarına dikkat çekiyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Dakika

LES-EXPO Fuarı İptal Sebebi : Sadece Ekonomi mi?

Yayınlanma tarihi

-

LES-EXPO’nun daha önce de iptal edilmesiyle birlikte bu organizasyonun bir kez daha hayata geçirilememesi, sektörde ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Bu durum, böylesine geniş ve güçlü bir sektöre hitap eden bir fuarın, mevcut organizasyon yapısıyla sürdürülebilir olup olmadığını yeniden tartışmaya açtı. Bu Sektör Ekonomiye Sığdırılamaz” Gizli Güç olarak Atılan slogan “ bir anda güçsüz yapı” sloganına döndü. Bu yönetim anlayışının “gizli gücü” yenik ,güçsüz bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Ağır kaldırma, proje taşımacılığı, lojistik, enerji ve iç taşımayı kapsayan bu sektör; yüzlerce tedarikçi ve geniş bir pazar ağına sahip. Sektör temsilcilerinin ortak görüşü ise şu yönde: “Bu kadar büyük ve dinamik bir sektörde, fuarın iptalini yalnızca ekonomik şartlara bağlamak yeterli bir açıklama değildir.”   Tecrübe ve Saha Bilgisi Belirleyici Burada kimseyi küçük görmek doğru değil. Ancak organizasyonun arkasındaki yapının sektöre yeterince hâkim olmaması, en önemli handikaplardan biri olarak öne çıkıyor. Saha tecrübesinin sınırlı olması ve organizasyon kabiliyetinin istenilen seviyede olmaması, iptalin temel nedenleri arasında değerlendiriliyor. Ayrıca bazı firmalara yönelik eşit olmayan yaklaşımlar olduğu yönündeki söylemler de sektörde konuşulan konular arasında yer alıyor.   “Bu Süreç Kısa Sürede Kurulmaz” Sektörü bilen herkesin kabul ettiği bir gerçek var:“Bu büyüklükte bir fuar masa başında değil, sahada kurulur.” Tecrübe, güven ve güçlü iletişim gerektiren bu süreçlerin kısa sürede oluşması kolay değildir. Değişim İhtiyacı Gündemde Yaşanan gelişmelerin ardından gözler organizasyonun arkasındaki yapıya çevrildi. Sektörden gelen görüşler, daha sahaya yakın, daha dinamik ve sektörü kapsayan bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu gösteriyor.   Potansiyel Büyük, Doğru Yapı Şart LES-EXPO’nun iptali, sadece bir organizasyonun ertelenmesi olarak görülmemeli.
Aynı zamanda bu durum, sektörün doğru yönetim ve doğru vizyonla buluşması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.Kısacası “yönetim “değişikliği şart.
   

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Son Dakika

Çinli Dongfang Türkiye’de Kanat Üretimine Hazırlanıyor

Yayınlanma tarihi

-

700 Kişilik İstihdam, YEKA Odaklı Dev Yatırım Kapıda Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki hızlı büyümesi, küresel devlerin gözünü Türkiye’ye çevirmeye devam ediyor. Nordex’in ardından Çin’in önde gelen rüzgâr türbini üreticilerinden Dongfang Electric Wind Power, Türkiye’de kanat üretim tesisi kurmak için resmi temaslara başladı. İlk saha ziyareti, rüzgâr enerjisi sektörüne parça üretimi gerçekleştiren Manisa Akhisar Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan, Kemal Kantar’ın sahibi olduğu ABP TDS tesislerine gerçekleştirildi. Heyetin izlenimleri olumlu.   2027’de Üretim Hedefi: “Yerinde Üretim Yapmak İstiyoruz” Dongfang’ın Yurtdışından Sorumlu İşletme Müdürü Zhao XiangHan, Türkiye’nin lojistik gücü ve büyüyen rüzgâr pazarı nedeniyle ülkeyi stratejik merkez olarak gördüklerini vurguladı. XiangHan’ın açıklamalarından öne çıkanlar:
  • 2027 yılının ortasında üretime geçme hedefi
  • Manisa veya İzmir’de tesis satın alma planı
  • YEKA projelerinde aktif yer alma isteği
  • Yaklaşık 700 kişiye istihdam sağlayacak fabrika
  • Türkiye’nin bölgesel konumunun ihracat avantajı
  • 90 metre uzunluğunda kanat üretimi
“Türkiye’deki ilk yatırımımız olacak. YEKA projeleri başta olmak üzere varlığımızı artırmak, lokal üretim sağlamak istiyoruz. Akhisar’daki tesisin konumu çok uygun; limana yakın, nitelikli iş gücü mevcut. Diğer birkaç lokasyonu daha inceleyip teknik ekibimizin raporunu bekleyeceğiz.” dedi. Yatırım bütçesi henüz açıklanmadı ancak teknik detayların “önümüzdeki günlerde netleşeceği” ifade edildi.   Akhisar OSB: “Bölgemize Gösterilen İlgi Memnuniyet Verici” Ziyarette yer alan Akhisar OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çınarlı, Çin devlet kuruluşu Dongfang’ın bölgeye gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek şu mesajı verdi: “Bölgemiz rüzgâr enerjisi teknolojileri için güçlü bir üretim üssü olabilir. Dongfang’ın yatırım sürecine her türlü desteği sunmaya hazırız.” Bakan Bayraktar: “Türkiye’yi Rüzgâr Teknolojilerinde Üretim Üssü Yapacağız” Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, geçtiğimiz ay sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Dongfang ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini duyurmuştu. Bakan Bayraktar’ın ifadeleri: “Türkiye’nin 2035’e kadar güneş ve rüzgârda 120 bin MW kurulu güç hedefi var. Bu hedef doğrultusunda türbin ve panel üretim kapasitemizi artırmak istiyoruz. Dongfang ile yaptığımız görüşmede yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık 2.000 MW kapasiteli rüzgâr türbini üretim tesisi yatırımını değerlendirdik.” Bu paylaşım, Türkiye’nin yenilenebilir enerji teknolojilerinde bölgesel üretim üssü olma vizyonunu net biçimde ortaya koymuştu. Türkiye, Rüzgârda Küresel Merkez Olma Yolunda! Dongfang’ın Türkiye’de kanat üretimi için harekete geçmesi, hem yerli üretime katkı, hem YEKA projelerinde rekabet, hem de bölgesel ihracat üssü açısından stratejik bir adım olarak görülüyor. Eğer yatırım resmi olarak açıklanırsa:
  • 700 kişilik istihdam,
  • 250 milyon dolara yakın yatırım,
  • 2.000 MW yıllık üretim kapasitesi,
  • Ege Bölgesi’nde tedarik zinciri hareketliliği gibi kritik kazanımlar ortaya çıkacak.
Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki büyümesi, artık yalnızca bir tüketim pazarı değil; uluslararası üretici markalar için cazibe merkezi haline geldiğini gösteriyor.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Son Dakika

Ağır Nakliyede Denge Değişiyor: Yılnak’tan Mağdenli Hamlesi

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye lojistik sektöründe önemli bir satın alma gündemde. Avrupa’nın en büyük 8 ağır nakliye şirketi arasında yer alan Yılnak, sektörde güçlü bir konuma sahip olan Mağdenli Lojistik’i bünyesine katmaya hazırlanıyor. Edinilen bilgilere göre, anlaşmanın tamamlanmasıyla birlikte Yılnak, Mağdenli’nin yüzde 98 hissesinin sahibi olacak. Bu hamle, yalnızca iki şirket açısından değil, ağır nakliye ve proje taşımacılığı pazarının geneli açısından da stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ağır Tonajlı Projelerde Güç Birliği Yılnak ve Mağdenli, özellikle rüzgar enerjisi santralleri, yüksek tonajlı endüstriyel ekipmanlar ve özel proje taşımacılığı alanlarında bugüne kadar birçok önemli projeye imza atmış iki güçlü oyuncu olarak biliniyor. Satın almanın tamamlanmasıyla birlikte, Yılnak’ın uluslararası proje kapasitesini daha da artırması, Mağdenli’nin ise operasyonel gücünü ve küresel erişimini Yılnak çatısı altında genişletmesi bekleniyor. Sektörde Konsolidasyon Süreci Hızlanıyor Uzmanlara göre bu satın alma, lojistik sektöründe özellikle ağır nakliye ve proje taşımacılığı alanında devam eden konsolidasyon sürecinin önemli bir göstergesi. Artan enerji, altyapı ve sanayi yatırımları, yüksek kapasiteye ve teknik uzmanlığa sahip firmaların daha büyük yapılar altında birleşmesini beraberinde getiriyor. Anlaşmanın resmiyet kazanmasıyla birlikte, Yılnak’ın Avrupa ve küresel pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmesi bekleniyor.  

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan