Takip Edin

Sektörel Gündem

Türk petrokimya sektörü küresel madeni yağ markalarıyla büyüyor

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın üretim ve ihracat fırsatları oluşturduğu endüstrilerden biri de madeni yağ ve petrokimya oldu. İhracat ve üretim hacimlerini artıran yerli markaların etkisiyle Türkiye’deki madeni yağ ve kimyasallar pazarı 2022’yi %4,4 büyümeyle tamamladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türk sanayisini uluslararası pazarlarda temsil eden madeni yağ ve kimyasallar sektörü, 2023’e umutlu başladı. Petrol Sanayi Derneği (PETDER) verileri ülkemizdeki madeni yağ ve kimyasallar pazarının 2022’de %4,4 büyüdüğünü gösterirken, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın etkisi sektördeki oyuncuların üretim ve ihracat rakamlarında da görüldü. Stark Petrokimya A.Ş., 2022’de pazar ortalamasının üzerinde büyüdü.

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Stark Petrokimya Şirket Ortağı Ebru Saat, “Türkiye madeni yağ pazarı 2021 gibi 2022’de de büyümesini sürdürdü. Büyümede özellikle otomotiv sektörü ve garanti dışı araç pazarındaki hareketlilik ve endüstriyel yağlayıcılar sektöründeki ivmelenme etkili oldu” dedi.

Rusya – Ukrayna savaşı talep dengelerini değiştirdi

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, tüm sektörlerde yeni bir dönüşüm dalgasına sebep oldu. Pek çok enerji şirketi Rusya’daki faaliyetlerini durdurarak buraya yönelik yaptırımlara dahil oldu. Bu durum özellikle Orta Asya ülkelerinden gelen talebin dikkate değer biçimde artmasını beraberinde getirdi.

Talep artışlarının dengeleri değiştirdiğine işaret eden Ebru Saat, “Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmalar, her sektörde tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine sebep oldu. Özellikle Orta Asya’daki endüstri oyuncularının ve üreticilerin madeni yağ ihtiyaçları için yeni tedarikçiler araması, Türkiye’deki sektörlerde de ticaret ve üretim için yeni fırsatlar oluşturdu. Stark Petrokimya olarak savaşın ortaya çıkışından sonra ihracat rakamlarımız arttı. Almanya ve Türkiye’de tescilli MSM GERMANY® markamızla özellikle otomotiv sektörü yağlayıcıları konusunda ilerleme kaydediyoruz. ABD ve Türkiye’de tescilli STARKOIL® markamız ise endüstriyel amaçlar için güvenilir ve alternatif çözümler sunuyor. Her iki markamızın da bilinirliği günden güne artıyor” ifadelerini kullandı.

Endüstriyel yağlayıcılar pazarı 2030’a kadar 145 milyar dolar büyüklüğe ulaşacak

Reports Insights tarafından yayımlanan raporda, küresel endüstriyel yağlayıcılar pazarının 2023 ve 2030 arasında her yıl %2,6 bileşik büyüyeceği ve 2030’da 145,8 milyar dolar büyüklüğe ulaşacağı öngörüldü. Büyüme eğiliminin gerekçesi, endüstrilerin makinelerin ömrünü uzatmaya, bakım maliyetlerini düşürmeye ve genel verimliliği artırmaya yönelik çabaları olduğuna dikkat çekildi.

Ekonomik resesyon senaryolarının, tüketici tercihlerinin ve artan çevresel kaygıların madeni yağ ve endüstriyel yağlayıcı pazarını doğrudan etkileyen başlıklar olduğunu vurgulayan Ebru Saat, “Şirketler her kalemde maliyetleri kısmaya, jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik ters rüzgârların etkilerinden en az zararla çıkmaya odaklanıyor. Bu durum madeni yağ ve petrokimya endüstrisi için fırsatları beraberinde getirirken, endüstri paydaşlarının özellikle çevresel etkileri üzerine derinlemesine düşünmesi gerekiyor. Stark Petrokimya olarak üretim yaklaşımımızı sürdürülebilirlik çerçevesinde şekillendiriyoruz” diye konuştu.

“2023’te de inovasyonla büyüyeceğiz”

Şirket olarak kalite kavramına odaklandıklarını belirten Stark Petrokimya Şirket Ortağı Ebru Saat, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Kalite felsefemizi en duyarlı biçimde tüm birimlerimize entegre ederek üretimden kurumsal yaklaşımımıza her süreçte güvenilirlik ilkemizi pekiştirmeye yardımcı olan kalıcı adımlar attık. Herkesin yaptığını değil, yapılmamışı yapmayı planlıyor, 2023’te ABD’deki iştirakimiz Stark Petrolum Corp. şirketini inovasyonla güçlendirerek yeni teknolojilerle üretilmiş ürün gamımızla hem ABD pazarında hem de diğer pazarlarda ilerlemeye kaydetmeyi hedefliyoruz. Bugünü değil, yarını düşünerek büyüdüğümüz bu kültürün kazanımlarını bize gurur veren çıktılara dönüştürmek için çalışmaya, bu gururu tüm dünyaya yaymaya devam edeceğiz.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan