Takip Edin

Sektörel Gündem

“Navlun düştü, lojistik firmaları hayatta kalmak için çabalıyor”

Yıllık 28 milyar dolarlık yük yönetimi ve 20 milyon sevkiyata aracılık ederek 24,7 milyar dolar gelir elde eden dünyanın önde gelen lojistik platformlarından C.H. Robinson’un Avrupa Ulaştırma Başkan Yardımcısı Chris Mills, düşen navlun fiyatlarının sektörü zorladığını söyledi. Mills, “Lojistik firmaları maliyetleri düşürerek hayatta kalma mücadelesi veriyor” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Hamit VAROL

Lojistik sektörü düşün navlun fiyatları nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Yıllık 28 milyar dolarlık yük yönetimi ve 20 milyon sevkiyata aracılık eden, geçen yılki geliri 24,7 milyar dolar olan lojistik platformu C.H. Robinson’un Avrupa Ulaştırma Başkan Yardımcısı Chris Mills, şirketin Türkiye’de faaliyete geçtiği 10’uncu yıl nedeniyle düzenlenen toplantıda navlun fiyatlarına dikkat çekti. Mills, dünyada navlun fiyatlarının 2020 öncesine geri döndüğünü söyledi.

Bu durumun önümüzdeki 5-6 yılda daha devam edeceğine dikkat çeken Mills, “Düşen navlun fiyatları lojistik firmalarını zorluyor. Firmalar maliyetleri düşürerek ayakta kalma mücadelesi veriyor” dedi. Türkiye sürekli radarımızda Dünyada tüm ülkelerin ekonomik zorluklar içinde olduğunun altını çizen Mills, Avrupa ve Türkiye’de büyüme fırsatlarının ise devam ettiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin büyük bir ekonomi olduğunu ifade eden Mills, ancak enflasyonda yaşanan yükselişin risk oluşturduğunu kaydetti. Mills, “Türkiye’den Avrupa ve dünyaya ticaret her geçen yıl artıyor. Türkiye büyüme potansiyeli yüksek bir pazar. Biz Türkiye’de hem organik hem de satın alma ile büyümesi planlıyoruz. Sürekli satın alma fırsatlarını değerlendiriyoruz.

Türkiye sürekli radarımızdaki bir ülke” diye konuştu. Pazar payımız yüzde 0.5 C.H. Robinson Türkiye Genel Müdürü Gökalp Ertuğrul ise küresel ticaretin önemli bir oyuncusu olan Türkiye’nin, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında kritik bir bağlantı görevi gördüğünü söyledi. Son 10 yıldır Türkiye’de her yıl çift hane büyüdüklerini, bugün itibarıyla yüzde 0.5’lik pazar payına ulaştıklarını kaydeden Ertuğrul, “Türkiye’de büyük bir firmanın pazar payının yüzde 2 olduğu düşünüldüğünde bizim geldiğimiz nokta gayet iyi” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin önde gelen 1.000 şirketle çalıştıklarını belirten Ertuğrul, nakliye firmalarına ise ödemeyi 48 saat içinde yaptıklarını dile getirdi. En büyük sıkıntı akaryakıt fiyatı Türkiye’deki navlun fiyatlarındaki belirsizliğe dikkat çeken Ertuğrul şunları söyledi: “Ekonomideki durum nedeniyle nasıl büyüyeceğimizi düşünmek yerine sorunlarla uğraşıyoruz.

Lojistik haksız rekabete açık bir sektör. Halka açık şirket olduğumuz için şeffafız. Ancak bazı şirketlerde bu durum böyle değil. Ayrıca artan akaryakıt fiyatları en büyük sorun. Kontrat yaptığımız şirketler fiyat artışlarında zaman zaman bizden esneklik istiyor. Biz de fiyatlarda esnek olmaya çalışıyoruz. Biliyoruz ki zor zamanda attığımız adımlar işler açıldığında bize olumlu yansıyacak.”

“Emisyon yoğunluğunu yüzde 47 azalttık”

C.H. Robinson Avrupa Ulaştırma Başkan Yardımcısı Chris Mills, son yıllarda, sürdürülebilirlik ve yeşil lojistik uygulamalarının lojistik endüstrisi üzerinde derinlemesine ve olumlu etkiler yarattığını söyledi. Mills, “Veri analitiği gibi gelişmiş teknolojileri kullanarak yakıt tüketimini ve emisyonları azaltma gibi stratejileri giderek daha fazla benimsemiş durumdayız. C.H. Robinson olarak, 5 yıl önce 2025’e kadar emisyon yoğunluğunu yüzde 40 azaltmak adına kendimize bir hedef koyduk. Ancak kısa sürede bu hedefin çok ilerisine geçerek 2022 sonu itibarıyla kapsam 1 ve kapsam 2 emisyon yoğunluğunu yüzde 47 azaltmayı başardık” dedi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

KUZKA’dan KOBİ’ler ve Yerel Ürünler İçin Destek Programı

Yayınlanma tarihi

-

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), yerel ürünlerin ticarileştirilmesi ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması amacıyla “2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı”nı ilan etti.

TR82 Bölgesi kapsamındaki Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanacak programla, yerel potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi ve işletmelerin üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda güçlendirilmesi hedefleniyor.

10 Milyon TL Bütçeyle Geniş Kapsamlı Destek

Toplam 10 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında; işletmeler, meslek kuruluşları, kamu kurumları, kooperatifler ve birlikler teknik destekten yararlanabilecek. Program, özellikle su ürünleri ve turizm işletmeleri başta olmak üzere bölgenin temel sektörlerinde rekabetçiliği artırmayı amaçlıyor.

Danışmanlıktan Dijital Pazarlamaya Kadar

KUZKA tarafından yürütülecek teknik destek programı;

  • danışmanlık,
  • eğitim,
  • fizibilite çalışmaları,
  • ürün geliştirme,
  • dijital pazarlama,
  • yeşil dönüşüm,
  • ticarileştirme

gibi alanları kapsıyor.

Program kapsamında talep başına sağlanacak destek üst limiti 500 bin TL, uygulama süresi ise en fazla 6 ay olarak belirlendi.

Başvurular KAYS Üzerinden Alınacak

Yıl sonuna kadar açık olacak programa başvurular, Ocak–Şubat döneminden başlamak üzere toplam 6 ayrı dönemde, ikişer aylık periyotlar halinde Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden alınacak. Program bütçesinin tükenmesi halinde başvuru süreci sona erecek.

KUZKA yetkilileri, bölge ekonomisine ivme kazandırması beklenen programa yerel aktörlerin güçlü ve nitelikli projelerle başvurmasını beklediklerini ifade etti.

Programa ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru rehberine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği bildirildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

KOBİ’lerin İhtiyaçlarına Yönelik Araştırma Projelerine Destek Geliyor

Yayınlanma tarihi

-

KOBİ’lerin rekabet öncesi kapasitesini artırmaya yönelik araştırma projeleri, TÜBİTAK koordinasyonunda desteklenecek. Collective Research Networking (CORNET) 41. çağrısı kapsamında, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek ve akademik ortaklar tarafından yürütülecek kolektif projeler için 25 Mart’a kadar başvuru alınacak.

Uluslararası İş Birliği Şartı

TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, çağrı kapsamında en az iki katılımcı ülkenin yer aldığı uluslararası iş birliği projeleri desteklenecek. CORNET 41. çağrısına Almanya, Belçika, Brezilya, Çekya, İsviçre ve Türkiye katılım sağlayacak.

Uluslararası başvurularda, her ülkeden en az üç paydaşın projede yer alması zorunlu olacak. AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin; yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları gibi araştırma kuruluşları tarafından yürütülmesi şartı aranacak.

KOBİ’ler Sürecin Merkezinde Olacak

Proje konularının, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını belirlemek ve çıktıların yaygınlaştırılmasını sağlamakla görevli KOBİ şemsiye kuruluşları tarafından tanımlanması gerekiyor. Ayrıca başvurularda en az üç KOBİ’den oluşan bir kullanıcı grubunun yer alması zorunlu tutuluyor.

Kullanıcı grubunun, proje çalışmalarını yönlendirmesi ve projenin verimliliğine katkı sunması bekleniyor. Proje çıktılarının da birden fazla KOBİ’nin faydasına olması hedefleniyor.

Başvurular Ulusal ve Uluslararası Yapılacak

Çağrı kapsamında hem uluslararası hem de ulusal başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, ulusal başvurularını Proje Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek.

Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100 oranında desteklenecek.

Proje Süresi ve Destek Üst Limitleri

CORNET 41. çağrısı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 24 ay olacak.

  • Proje başına TÜBİTAK’tan talep edilecek katkı tutarı 180 bin avroyu aşamayacak.
  • Yürütücü kuruluş başına destek üst limiti ise yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için 125 bin avro olarak belirlendi.

Uluslararası değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projelerde, Türkiye’den yer alan ortakların proje giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanacak.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şubat Ayı Kira Artış Oranı Yüzde 33,98 Olarak Açıklandı

Yayınlanma tarihi

-

“Kira Artışlarının Ortak Nedeni: Arz, Talebe Yetişemiyor”

TÜİK tarafından açıklanan son verilerle birlikte, Şubat ayı kira artış oranı yüzde 33,98 olarak belirlendi. Açıklanan oran, Türkiye genelinde kira piyasasına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uzmanlar yaşanan artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığına dikkat çekiyor.

Parcel Estates Satış Direktörü Esra Bölükbaşı, kira artışlarının küresel ölçekte benzer dinamiklerle şekillendiğini belirterek, konunun yalnızca oranlar üzerinden değil; şehirleşme, nüfus artışı ve konut arzı ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


Kira Artışı Küresel Bir Sorun Haline Geldi

Esra Bölükbaşı’na göre, bugün dünya genelinde kiraların yükselmesinin temelinde;

  • Nüfus artışı,
  • Hızlanan şehirleşme,
  • Konut arzının talebe aynı hızda karşılık verememesi

gibi ortak faktörler yer alıyor.

Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya kadar pek çok büyük şehirde benzer kira baskılarının yaşandığını ifade eden Bölükbaşı, kira piyasasının artık yerel değil, küresel bir mesele haline geldiğini dile getirdi.


Planlama Farkı, Kira Fiyatlarının Davranışını Değiştiriyor

Bazı ülkelerde kira piyasasının daha öngörülebilir ve dengeli ilerlemesinin arkasında uzun vadeli şehir planlaması bulunduğunu belirten Bölükbaşı, özellikle hızlı büyüyen şehirlerin bu konuda önemli örnekler sunduğunu söyledi.

Dubai gibi merkezlerde artan nüfus ve yatırımcı talebinin önceden öngörüldüğünü aktaran Bölükbaşı, bu doğrultuda yeni bölgelerin ve konut projelerinin hızla devreye alındığını ifade etti. Bu yaklaşımın, kira fiyatlarında ani ve kontrolsüz sıçramaların önüne geçtiğini vurguladı.


“Oranlara Değil, Sisteme Bakmak Gerekiyor”

Kira artışlarını yalnızca açıklanan yüzdelik oranlar üzerinden değerlendirmenin eksik bir bakış açısı sunduğunu belirten Esra Bölükbaşı, konunun çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Konut üretimi, şehir planlaması ve sürdürülebilir büyüme başlıklarının birlikte düşünülmesinin önemine işaret eden Bölükbaşı, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye için değil, küresel ölçekte de geçerli olduğunu ifade etti.

Uzmanlara göre, kalıcı çözüm; kısa vadeli ve geçici müdahalelerden ziyade, uzun vadeli, öngörülebilir ve planlı bir konut politikası ile mümkün olabiliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan