Takip Edin

Sektörel Gündem

TOBB’da e-ihracat stratejileri masaya yatırıldı

Türkiye’deki firmaların e-ihracatla dünyaya açılabilmelerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen “e-İhracat Stratejileri Programı” ticaret sektörünün önde gelen isimlerini başkentte bir araya getirdi.

Yayınlanma tarihi

-

Global Marketing Agency (GMA) Türkiye tarafından TOBB İkiz Kuleler’de düzenlenen “e-İhracat Stratejileri Programı”nın ilk günü panellerle başladı. Yarın da eğitimlerle devam edecek etkinlik, Türkiye’nin dört bir yanından firmaların ürünlerini yurt dışında başarıyla pazarlayabilmelerine katkı sağlamayı hedefliyor.

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, programın açılışında yaptığı konuşmada, e-ihracatın Türkiye için önemli bir ihracat kanalı olduğunu söyledi. Dünya genelinde artan dijitalleşmenin tüketim davranışlarını değiştirdiğini, bunun da e-ticaret alanında büyük bir pazar yarattığını belirten Ardıç, özellikle Kovid-19 salgınının ardından bu alanda büyük bir sıçrama yaşandığını, üretimden hizmet aşamasına kadar dijital dönüşüme uyum sağlayabilen firmalar için e-ticaretin can suyu olduğunu dile getirdi.

Yeni ihracat yöntemlerinin hızla uygulanıp yaygınlaştırılmasıyla ihracata ivme kazandırılabileceğini vurgulayan Ardıç, “Zaman ve maliyet tasarrufu hepimiz için çok önemli ve e-ihracat tam olarak bunu sağlıyor, yeni pazarlara, daha geniş müşteri kitlelerine erişimi mümkün kılıyor. O halde e-ihracatı tabana nasıl yayabiliriz, bunun yollarını arayalım.” dedi.

Hedef, e-ihracat oranını yüzde 10’a çıkarmak

Ardıç, küresel satışların yaklaşık beşte birini e-ticaretin oluşturduğuna işaret ederek, “2026 yılına kadar dünyada e-ticaret hacminin 5 trilyon doları geçmesi bekleniyor. Bu büyük bir pazar ve e-ihracat için önümüzde duran büyük bir fırsattır. Şu anda ihracatımızın yüzde 3 kadarı e-ihracat kanalıyla gerçekleştiriliyor. Bu oranın yüzde 10’a çıkarılması ilk hedefimizdir.” diye konuştu.

Çıkarılan yeni yasa ve alt mevzuatlarla e-ihracatın desteklendiğini hatırlatan Ardıç, Ticaret Bakanlığının e-ihracat için yoğun mesai yaptığını anlattı.

Ardıç, Bakanlığın e-ihracata yönelik çalışmalarını desteklediklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Firmaların depo kira ve sipariş karşılama, tanıtım ve pazar yeri desteğine kadar birçok yeni e-ihracat desteği ve projeler söz konusu. Bu destekler özellikle KOBİ’lerin e-ihracata başlaması veya mevcut operasyonlarını geliştirmeleri için büyük bir fırsattır. Türkiye aranılan bir pazar ve satılabilir ürünü çok fazla. Ülkemizin küresel büyük ve stratejik pazarlara yakınlığı da e-ihracat açısından önemli avantajlar getiriyor. Bu avantajlardan faydalanabilmek için firmaların, hızla gelişen teknolojinin olanaklarıyla stratejilerini ve operasyonlarını yeniden ele almaları gerekiyor.”

e-ihracatı tabana yaymak için hem TOBB bünyesinde hem de başkanlık görevini yürüttüğü ASO’da, firmaların dijital dönüşümünü ve bu alana olan yatırımlarını artırmak için çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirten Ardıç, şu değerlendirmede bulundu:

“Bugüne kadar küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) e-ticaret ve e-ihracata başlamaları için pek çok farkındalık projesi gerçekleştirdik. Son olarak Amazon ve Amerikan Şirketler Derneği ile yaptığımız işbirlikleriyle şirketlerimizi, Amerikan pazarı başta olmak üzere e-ihracata hazırlıyoruz. Eğitim, mentorluk ve ücretsiz danışmanlıktan oluşan projelerimizin ilk meyvesini aldık, şimdiden 3 şirketimiz Amerikan pazarında e-ihracata başladı. Tüm e-ticaret ve e-ihracat paydaşlarını, yeni girişimcileri ve üniversite öğrencilerini buluşturduğumuz, sadece ‘dijitalleşme’ konuştuğumuz, ‘TOBB Türkiye Teknoloji Buluşmaları’nı düzenliyoruz. Bugüne kadar 90’a yakın düzenlediğimiz etkinlikle 100 binden fazla girişimcimize ulaştık. 81 ilin hepsinde TOBB’a bağlı oda ve borsalarımızın da destekleriyle e-ticaret eğitimleri gerçekleştirdik.”

“Güven damgasını hayata geçirdik”

Ardıç, e-ticaretin ve e-ihracatın tabana yayılması, tüketicilerin güveninin artması ve KOBİ’lerin internet ortamında güvenle büyümesi için Ticaret Bakanlığının da destekleriyle “güven damgası”nı hayata geçirdiklerini söyledi.

Halihazırda 109 e-ticaret sitesine güven damgası verdiklerini aktaran Ardıç, “Güven damgası, tüketicilerin kendilerini daha güvende hissedeceği güvenli ortamı tesis etmek üzere kurgulanmış bir uygulama. Bu sitelerin teknik altyapılarını denetliyoruz. Aslında bu sitelere ideal bir e-ticaret sitesinin nasıl olması gerektiği konusunda yönlendirme yapıyoruz. Değerlendirmelerimiz sonucunda da onları akredite ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

– e-Ticaret yapan kişi sayısı 68 binden 548 bine çıktı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da dünyanın salgın sonrası hızlanan bir değişim süreci yaşadığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Daha internet kullanmaya başlayalı uzun yıllar geçmemişken ticareti ve ihracatı internet üzerinden yapmaya başladık. Dijitalleşme ve özellikle bilişim teknolojilerinde her gün yenileri eklenen gelişim birçok faaliyetin de dijital alana kaymasına neden oldu. Bunlardan biri de ticaret. Etkilediği ve hitap ettiği kesimlerin genişliği dikkate alındığında belki de en önemlilerinden birisi ticaretin elektronik yolla yapılmasıdır. Müşteri kitlesinin daha geniş, işletme maliyetlerinin daha düşük olması, 7/24 saat çalışabilme ve küresel pazarlara erişebilme imkanı, satıcılar açısından e-ticaretin avantajını oluşturuyor.”

e-ticaret ve e-ihracatın birçok avantajı beraberinde getirdiğini ancak bunun yanında çok daha büyük bir rekabet ortamı olduğunu vurgulayan Baran, “Fiziki alanda ticaret yaptığınızda müşteriniz de rakipleriniz de sınırlı ama e-ticaret yaptığınızda bütün dünya müşteriniz olduğu gibi, bütün dünya rakibiniz olabiliyor. Veri güvenliği, lojistik ve teslimat sorunları bu yeni dünyanın önemli sorunları arasında. Dünyanın gittiği yönü hepimiz takip etmek zorundayız. Dünya bir yöne gidiyor ve siz de bu yöne doğru evrilmek zorundasınız. Bu nedenle işin kurallarını bilmek, gereklerini yerine getirmek durumundasınız.” dedi.

Baran, 2019 yılında Türkiye’de 68 bin kişinin e-ticaret yaptığını, bu sayının şu anda 548 bine çıktığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“2019 yılında 136 milyar liralık e-ticaret hacmi varken 2022 yılı sonu itibarıyla bu 800 milyar liralarda. Bu rakamlara baktığımızda gerçekten önemli yol almışız. Biz ATO olarak üyelerimizin her alanda olduğu gibi bu alanda da ihtiyaçlarını, eğitimlerini, e-ticaret, e-ihracat anlamında bütün sıkıntılarını çözme gayreti içindeyiz.”

Salgında e-ihracat ve e-ticaret seferberliği başlattıklarını dile getiren Baran, üyelerine bu dönemde ücretsiz yazılım sağladıklarını, e-ticaret ve e-ihracat altyapısını oluşturduklarını ve danışmanlık desteği verdiklerini bildirdi. Baran, “Pandemi öncesinde Ankara’da e-ticaret yapan firma sayımız 6 bin civarındayken 2022 yıl sonu itibarıyla 44 binli rakamlara çıktı.” bilgisini verdi.

8 ilde e-ticaret eğitim planı

e-Ticaret Merkezi AŞ Üst Yöneticisi Merter Özdemir de e-ihracat eğitimlerine ilişkin bilgi verdi.

Bu eğitimlerden ilkinin Ankara’da gerçekleştirildiğini belirten Özdemir, söz konusu etkinliklerin İstanbul, Bursa, İzmir ve Gaziantep’in de içinde olduğu 8 ilde planlandığını kaydetti.

Özdemir, e-ihracatın önemine dikkati çekerek, Türkiye’nin üründen hizmete, danışmanlıktan bilete kadar birçok alanda dünyaya bir şeyler satıyor olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Etkinlikte, Ticaret Bakanlığından katılımcıların yanı sıra bazı şirket üst yöneticileri, girişimciler ile gazeteciler de e-ihracatın çeşitli yönlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

GMA Turkey’in Türkiye’deki reklam ajansı faaliyetlerini Workei Kreatif Reklam Ajansı PR, İletişim çalışmalarını da Büyülüdağ İletişim ajansı yürütüyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan