Enerji Projeleri
ICCI 2022 YOĞUN KATILIM İLE BAŞLADI
KURULU GÜCÜMÜZÜN YÜZDE 65’İ YERLİ KAYNAKLARDAN OLUŞUYOR
T.C. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan; 26 yıl gibi uzun bir süredir devam eden ICCI, enerjinin dününe bugününe yarınına dair büyük bir bilgi birikimine sahip. Değerli katılımcılar 49 bin 713’ü kamu 268 bin 349’u özel olmak üzere toplam 368 bin 302 personelle enerji alanında ülkemize hizmet veriyoruz. Enerji, gelişme yolculuğumuzda vazgeçilmez bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyaç ülkemiz geliştikçe daha da artış kaydetmektedir. Enerjideki dışa bağımlılığımızı yaptığımız doğal gaz ve petrol sondaj çalışmalarıyla inşa edilen nükleer santraller, yenilenebilir enerji ve kendi kömür madenlerimiz ile azaltmaya çalışıyoruz. Tüm bunların yanı sıra, enerjinin verimli ve tasarruflu kullanılmasıyla ilgili çalışmalar da yaparak ülkemiz kaynaklarına destek vermeye çalışıyoruz.
Karadeniz’de keşfettiğimiz 540 milyar metreküplük doğalgazın rezervi ülkemizin makus talihi yenmesi açısından önemli bir başlangıç oldu. Yeni petrol sondaj çalışmalarının yanı sıra kapatılan eski kuyuları yeni bir bakış açısı ve yeni teknoloji ile ele alarak değerlendiriyoruz. Uzun süre sürüncemede kalan nükleer enerji hususunda da çok önemli mesafeler kat ettik. Sürdürülebilir enerji kapsamında, karbonsuz elektrik üretimine yönelik enerji üretim portföyümüze önümüzdeki yıllarda nükleer enerjiyi de eklemiş olacağız.
Akkuyu Nükleer Santrali ülkemizin enerji ihtiyacını gidermede büyük bir boşluğu dolduracak. Halihazırda dünyada 32 ülkede 439 adet kurulu nükleer güç reaktörü faaliyet gösteriyor. 19 ülkede de 52 adet nükleer güç reaktörü inşa aşamasında. Bildiğiniz gibi bugün dünya enerji dar boğazından geçiyor. Hem fiyatlar hem tedarik konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Böyle bir ortamda yerli enerjinin önemi çok daha fazla öne çıkıyor. Türkiye’nin halihazırda yaklaşık 100 bin megawattlık elektriksel bir kurulu gücü söz konusu. Bu kurulu gücün yaklaşık 54 bin megawattı ise yenilenebilir enerjiden oluşuyor. Her geçen gün çevreci enerji oranımızı daha da artırıyoruz. Özellikle son yıllarda devreye alınan kurulu gücümüzün büyük çoğunluğu yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı. Aynı şekildeki büyümenin yani yenilenebilir enerji santralleriyle kurulu gücümüzü artırmanın önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini ümit ediyorum. Aynı zamanda, yenilenebilir enerjiyle birlikte yerli enerjiye de özel bir hassasiyet gösteriyoruz. Toplam bugünkü kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 65’i aynı zamanda yerli enerji kaynaklarından oluşuyor. Yerli imalata verdiğimiz önemle güneş ve rüzgar santrallerinin en kritik ekipmanları yurt içinde üretilir hale de geldi. Enerjideki bu dönüşüm sürecinde mevcut santrallerimizin verimliliklerini artırmak ve zararlı emisyonları da azaltmak zorundayız. Bu dönüşüm sürecinde toplam verimliliğin en yüksek düzeye ulaştığı birleşik güç yani kojenerasyon sistemlerini yaygınlaştırmamız gerekiyor. Endüstride özellikle ihracata yönelik çalışan reel sektörde kojenerasyon sistemleri yüksek verimlilikle enerji maliyetlerini düşürerek yerli firmalarımızın rekabet gücünü de artırmış olacak“ açıklamasında bulundu.
TBMM San. Tic. Enerji, Tabi K., Bilgi ve Tekn. Kom. Bşk. Ziya Altunyaldız, “2021 iklim değişikliği ve hemen akabinde gelen küresel enerji meseleleri, bu iki konunun birbiriyle ne kadar bağlantılı ve eşgüdümlü bir şekilde devam ettirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Cumhurbaşkanımızın da belirtmiş olduğu yeşil kalkınma devrimi ve küresel alandaki sermayenin bundan sonra ekonomide yeşil dönüşümünü sağlayabilecek ülkelere doğru kaymaya başlaması ve küresel tedarikin bir anlamda yeni destinasyonlar araması ülkemizi hem iklim değişikliğinde yapacağı eylemlerde hem de aktivitelerde ön plana çıkarmaya başladı. Özellikle son yıllarda iklim değişikliği ile enerji dönüşümünde çalışmalar yapan ülkemiz, küresel anlamda yeşil enerji dönüşümündeki hamleleri ile elde ettiği konumu ve dereceleriyle ön plana çıkıyor. Yine herkesin bildiği gibi özellikle yenilenebilir yeşil enerjide ülkemiz, Dünya’da 12’nci Avrupa’da 5’inci sıralara yükseldi. Ayrıca, son yıllarda hizmet aldığımız tüm enerji üretim alanlarının yenilenebilir enerji olduğunu görüyoruz. Herkesin bildiği gibi Bakanlığımız ve EPDK ile yapmış olduğumuz çalışmalar kapsamında meclisimizde yasalaşan kanunlar ile hem baz enerji hem de alternatif enerji kaynaklarında ortaya koyduğumuz açılımlar ve yatırımların cazip hale getirilmesinde yeşil dönüşüm, enerji dönüşümü, iklim değişikliği ve ülkemizin küresel tedarikte yeni üretim ve tedarik habı olması gibi unsurlar yer alıyor. ICCI, da tüm bu unsurların konuşulacağı, harmanlanacağı eminim inisiyatif alanlarının oluşacağı bir fuar olacaktır’ dedi.
YEŞİL MUTABAKATA UYUMLULUKTA “EN HIZLI 5 ÜLKE ARASINDAYIZ”
DEİK Enerji İş Konseyi Bşk. Haluk KALYONCU; “Küresel salgınla birlikte sektörümüzü oldukça etkileyen ve etkileyecek olan ikiz dönüşüm gündemimizde üst sıralarda yer edinmişti. Bugün ise, salgına ek olarak yanı başımızda yaşanan sıcak savaşın, küresel ekonomi ve sektörümüz üzerinde ciddi etkilerinin şimdiden hissedildiği bir dönemin içinden geçiyoruz. Dünya jeopolitiği ve sektörümüzü etkileyen bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak yaşanan krizler enerji güvenliğini sağlamanın ve enerji kaynaklarını çeşitlendirmenin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Enerji sektörü yenilenebilir enerji yatırımları üretilen elektriğin yüzde 55’ine geldi ve bu yeşil mutabakat çerçevesine uyum anlamında en hızlı ilk 5 ülke arasında yerini almıştır. Türkiye enerji sektörü karbonsuzlaşma yolunda enerji dönüşüm politikalarına devam etmenin gerekliliklerini hızla yerine getirirken ve bir yandan Dünya iklim zirvesinde çevreye salınan gazların önlenmesi için uluslararası bu anlaşmalar yapılırken diğer yandan bu çevre zirvelerine öncülük eden devletlerin karbon salınımının yüzde 65’ini oluşturduğunun altını çizmek isterim. Zira az önce ifade ettiğim gibi girişimci enerji sektörü yatırımcılarımız Yenilenebilir enerji kaynaklarının genişletilmesi enerji dönüşümümüzün çok önemli bir parçası haline geldi. Son 20 yılda, yenilebilir enerji kurulu gücümüz 4.5 kat artış gösterdi. Enerji Bakanlığımızın katkı ve destekleri ile yenilenebilir enerjiden elde edilen elektriğin payı yüzde 22’lik bir artış gösterdi. Rüzgar ve güneşteki hızlı yükseliş memnun edici ancak potansiyelimizi yansıtmıyor. Daha fazlasını yapmak yine sektör temsilcilerimizin elinde. Güneşten efektif yararlanma düzeyinin yüksekliği ve rüzgar enerjisi santralleri kurulumuna uygun bölgelerin yoğunluğu dünya ortalamasının çok üzerinde. Rüzgar, güneş, nükleer projeler ve YEKA gibi devam eden projeler sayesinde ülkemizin enerji arzı güvenliği konusundaki konumunun giderek iyileşeceğine inanıyorum” dedi.
ODAK KONU ENERJİ GİDERLERİNİN AZALTILMASI
ICCI Danışma Komitesi Başkanı Yavuz Aydın da, “2010 yılından sonra yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen destek ve teşviklerin etkisi ve teknolojideki hızlı gelişmenin katkısıyla yeni enerji yatırımlarında fosilden yenilenebilir enerjiye doğru çok ciddi bir dönüşüm yaşanmaya başladı. Bu kapsamda, 2021 yılı sonu itibariyle kurulu güç 100 bin megawatı, elektrik üretimi 330 milyar kilowat saati geçti. Yüzde 25’i kamu yüzde 75’i özel sektörde olan bugünkü kurulu gücün yüzde 45’i termik, yüzde 55’i yenilenebilir kaynaklı. Önümüzdeki 5 yılda yenilenebilir kurulu güç oranının ise yüzde 65’e çıkacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu kapsamda, enerji sektörünün nabzını tutan fuarımızı bu yıl fiziksel fuar ve konferans olarak düzenleme kararı aldık. Sanayinin en önemli maliyet kalemi olan enerji giderlerinin azaltılması ve enerji verimliliğinin artışına yönelik teknolojik gelişmeler konferansın odak konuları arasında yerini aldı. Bu yılki konferanslara katılım ve panel konularında ülkemizin en büyük enerji tüketicisi olan ve ihracatımızın dinamosu olan reel sektör ve endüstri kuruluşlarının üst düzeyde temsil edilmesi de bizi sevindiriyor” diye konuştu.
TG Expo Genel Müdürü Cem Şenel, “Geçtiğimiz iki yıl dijital olarak gerçekleştirilen ICCI’ da bu yıl, fuara paralel olarak düzenlenecek uluslararası konferanslarda 3 gün boyunca 4 salonda 40 oturum ve 200’ün üzerinde konuşmacı yer alacak. Yine 200’den fazla yerli ve yabancı katılımcı markanın olduğu fuarı 15 bin sektör profesyonelinin ziyaret etmesini hedefliyoruz. Hiç ara vermeden sektörün nabzını tuttuğumuz fuarımız sektörün network platformu olan bu ağı canlı tutmak için gerekli içerikleri üretmeye devam ediyor. Bu sebeple; fuarla eşzamanlı düzenlenen ve ana teması Enerji ve İklimlendirme, Verimlilik, Sürdürülebilirlik ve Dönüşüm olarak belirlenen ICCI 2022 konferansları, bu yıl her zamankinden daha fazla talep görüyor” şeklinde konuştu
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Enerji Projeleri
JENDER Zirvesi İstanbul’da Enerji Dünyasını Buluşturdu
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Enerji Projeleri
Beta Enerji trafoları İtalya’da görücüye çıktı: “İtalyan-Alman kalitesini Türkiye’de bulduk”
Türkiye’de üretilen trafolar, Avrupa enerji sektörünün önemli fuarlarından birinde sergilendi. Beta Enerji tarafından Adana’da üretilen orta gerilim trafoları, İtalya’da düzenlenen fuarda büyük ilgi gördü.
KEY 2026 Enerji Fuarı’nda Türk imzası
İtalya’nın Rimini kentinde düzenlenen
KEY Energy Transition Expo 2026, bu yıl çok sayıda Türk firmasının katılımına sahne oldu.
Fuarda doğrudan katılan şirketlerin yanı sıra, distribütörleri aracılığıyla ürünleri sergilenen firmalar da yer aldı. Bunlardan biri de Beta Enerji oldu.
Beta Enerji’ye ait trafolar, İtalya distribütörü
Azur Energia
standında ziyaretçilere tanıtıldı.
630 kVA orta gerilim trafosu sergilendi
Azur Energia satış biriminden
Diego Ciceri,
Beta Enerji ile yapılan iş birliğinin ürün gamlarını genişlettiğini söyledi.
Ciceri açıklamasında:
Türkiye’deki Beta Enerji ve Almanya’daki Beta Elektroteknik ile yaptığımız iş birliği sayesinde yüksek gerilimden alçak gerilime kadar güç transformatörlerini ürün portföyümüze ekledik.
Fuarda sergilenen ürünler arasında:
- 630 kVA orta gerilim trafosu
- Yüksek gerilim güç trafoları
- Akıllı şebeke ekipmanları
yer aldı.
“İtalyan ve Alman kalitesini Beta Enerji’de bulduk”
Azur Energia yetkilisi, Beta Enerji ile yapılan iş birliğinin kendileri için ilk olduğunu belirterek dikkat çeken bir değerlendirme yaptı:
İtalya ve Almanya dışındaki bir firmayla ilk kez çalıştık.
Ancak Beta Enerji’de tam anlamıyla İtalyan ve Alman kalitesini bulduk.
Yetkililer ayrıca şu nedenlerle Türk üretiminden memnun olduklarını söyledi:
- Teknik dokümantasyon kalitesi
- Kısa teslim süreleri
- Yenilenebilir enerji yatırımlarına uygun üretim
- Veri merkezleri için yüksek güç kapasitesi
Avrupa’da enerji talebi artıyor
İtalya’da özellikle şu alanlarda trafo ihtiyacının arttığı belirtildi:
- Yenilenebilir enerji santralleri
- Veri merkezleri
- Akıllı şebekeler
- Kamu altyapı projeleri
Bu nedenle Avrupa şirketlerinin, hızlı üretim yapabilen Türkiye gibi ülkelerle iş birliğine yöneldiği ifade edildi.
Özet
- Beta Enerji trafoları İtalya’da sergilendi
- KEY 2026 fuarında büyük ilgi gördü
- İtalyan distribütör kaliteyi övdü
- Avrupa’da Türk enerji ekipmanlarına talep artıyor
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Enerji Projeleri
Enerjide dönüşümün sessiz gücü: Türk elektromekanik sanayisi küresel oyuncu olmaya hazırlanıyor
Elektromekanik Sanayicileri Derneği (EMSAD) Başkanı Zafer Arabul, 2025 Elektromekanik Sektör Raporu’nu açıklayarak Türkiye’nin enerji altyapısının arkasındaki en önemli güçlerden birinin elektromekanik sanayisi olduğunu vurguladı. Arabul, doğru politikalarla Türkiye’nin 2035 yılına kadar yalnızca bölgesel üretim üssü değil, Avrupa ve Amerika pazarlarında kalıcı bir küresel oyuncu olacağını söyledi.
EMSAD 2025 sektör raporu açıklandı
EMSAD tarafından hazırlanan 2025 Elektromekanik Sektör Raporu, Türkiye’de elektromekanik sektörüne yönelik hazırlanmış ilk kapsamlı çalışma olma özelliği taşıyor.
EMSAD Başkanı Zafer Arabul, raporun sektörün üretim gücünü ortaya koymak ve geleceğe yönelik politika alanlarına ışık tutmak amacıyla hazırlandığını belirterek şunları söyledi:
“Türk elektromekanik sanayisinin önümüzdeki dönemde küresel pazarlarda daha güçlü bir teknoloji ve çözüm ortağı olacağına inanıyoruz. Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesini desteklemek ve üyelerimizin rekabet gücünü artırmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.”
Güçlü üretim altyapısı ve deneyimli insan kaynağı
Arabul, sektörün en önemli avantajlarının güçlü üretim altyapısı, deneyimli insan kaynağı ve ihracat kapasitesi olduğunu vurguladı.
Elektromekanik sanayisinin, elektrik enerjisinin güvenli ve kesintisiz şekilde son kullanıcıya ulaşmasını sağlayan iletim ve dağıtım ekipmanlarını üreten stratejik bir sektör olduğunu belirten Arabul, sürdürülebilir büyüme için bazı kritik adımların şart olduğunu ifade etti.
Bu adımlar arasında:
- Test ve sertifikasyon altyapısının güçlendirilmesi
- Yüksek teknoloji üretiminde dışa bağımlılığın azaltılması
- Nitelikli iş gücüne yatırım yapılması
- İhracatta markalaşma stratejisinin hızlandırılması
öncelikli başlıklar olarak öne çıkıyor.
Elektrik ekipmanları ihracatında rekor artış
EMSAD verilerine göre elektrik iletim ve dağıtım ekipmanları ihracatı 2025 yılında da artış gösterdi.
Zafer Arabul, ihracattaki yükselişin 2026 yılında yüzde 15 seviyelerine ulaştığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
“Elektrik-elektronik sektörü, otomotiv ve kimya sektörünün ardından Türkiye ihracatında üçüncü sıraya yerleşti. Bu başarıda elektromekanik sanayisinin katkısı çok büyük.”
Türkiye enerji koridorunun merkezinde
Türkiye’nin jeopolitik konumunun sektöre büyük avantaj sağladığını belirten Arabul, Avrupa–Asya–Orta Doğu enerji koridorunda bulunan Türkiye’nin güçlü altyapısı sayesinde bölgesel merkez haline geldiğini söyledi.
Paylaşılan verilere göre:
- Türkiye’nin kurulu gücü 121.412 MW’a ulaştı
- Bunun yaklaşık %62’si yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor
- 75.775 km iletim hattı bulunuyor
- 1.400 yüksek gerilim trafo merkezi aktif durumda
- 1,5 milyon km dağıtım hattı ve 560 bin trafo kullanılıyor
Bu veriler, Türkiye’nin enerji altyapısının büyüklüğünü ortaya koyan en önemli göstergeler arasında yer alıyor.
Hedef 2035: küresel elektromekanik merkezi
EMSAD Başkanı Arabul, doğru sanayi ve enerji politikaları ile Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl içinde elektromekanik sektöründe küresel ölçekte söz sahibi olacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye, üretim gücü, mühendislik kapasitesi ve stratejik konumu sayesinde 2035 yılına kadar Avrupa ve Amerika pazarlarında kalıcı bir oyuncu olacaktır. Elektromekanik sanayisi, enerjide dönüşümün sessiz ama en güçlü aktörlerinden biridir.”
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
-
1 Konu 1 Konuk5 yıl önceSarılar Group’un Genç Yöneticisi Hanifi Gürbüz: Yatırım Odaklıyız, Covid-19 Sürecinde Bile Çalışmalarımız Devam Ediyor…!
-
Özel Haber4 yıl önceELFATEK’TEN AKİBA
-
Ağır Yük Taşıma Araçları5 yıl önceGEMLİK AKTAŞ-1 LOJİSTİK’İN GURUR GÜNÜ
-
Özel Haber5 yıl önceHASANKEYF’TEKİ TARİHİ TAŞIYAN ÇABA MİSNAK, DÜNYADA YAPILAMAYANI YAPARAK HEM TARİHİ TAŞIDI HEM DE TARİHE GEÇTİ
-
Özel Haber5 yıl önceSalih Kodaman: Müşteriye verdiğimiz güven, bizim en büyük farkımız
-
Son Dakika5 yıl önceDüzce eşrafından Sadettin Kayışoğlu vefat etti.
-
Son Dakika5 yıl önceHareket Turquality ile Globaldeki Gücüne Güç Katacak
-
Sektörel Gündem5 yıl önceÖzbay Hidromekanik Yöneticisi Ertan Katık: Bir ömrü sektöre verdim

