Takip Edin

Sektörel Gündem

Ayarlı kütle sönümleyicilerle binalar dirençli hale gelecek

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde binaların güvenliğini artırmak için çalışmalar yürütülüyor. Çalışmalar, zemine kurulan sismik izolatörlerin yerine binaların üzerine kurulan ayarlı kütle sönümleyicileri üzerinde yoğunlaştı.

Yayınlanma tarihi

-

İzmir’de bir bilim insanı, gökdelenlerin üzerine rüzgardan kaynaklanan sarsıntıları sönümlemek için kurulan sistemin depremde binaları koruması için çalışmalar yürütüyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler, sarsıntılara dirençli yapıların oluşturulmasının öneminin bir kez daha ortaya koydu. Zeminlerde yapılacak iyileştirmeler ve binaların imar yönetmeliğine uygun yapılmasının yanı sıra sismik izolatör gibi sonradan alınacak tedbirler de yapı güvenliğini artırmak için öne çıktı.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürsoy Turan, kolonlara yerleştirilen sismik izolatörlerin bina güvenliğine büyük ölçüde katkı sunduğunu ancak yumuşak zeminlerdeki binalarda ise sarsıntıyı artırarak olumsuz etkiye neden olabileceğini savundu.

Ayarlı kütle sönümleyicilerinin her zemindeki binaya kurulabildiğini ifade eden Turan, rüzgarın gökdelenlerde oluşturduğu sallanmayı engellemek için kullanılan sistemi, depremin sarsıntısını da sönümleyecek hale getirmek istediğini kaydetti. Turan, ayarlı kütle sönümleyicilerde yapının sallanmasına neden olan gücün bina üzerine yerleştirilen kütleye yönlendirildiğini, böylece kütlenin ray üzerinde binanın sallandığı yönünün aksine hareket ederek sarsıntı şiddetini düşürdüğünü anlattı.

“Deprem hareketinde yüzde 30’luk azalma oluyor”

Yerleştirilen kütlenin büyüklüğü arttıkça sistemin başarısının da arttığını dile getiren Gürsoy Turan, şöyle konuştu: “Biz bu kütleyi ittirmeye, onu zorlamaya çalışıyoruz hareket etsin diye.

Ne kadar büyük kütle olursa o kadar faydalı ancak bina o kütlenin oluşturduğu dikey ağırlığı kaldırabilir mi, kolonlar onları taşıyabilir mi bu bir soru tabii ki. O yüzden de genelde toplam bina ağırlığının yüzde 5’ini aşmıyoruz. Örneğin 10 katlı binada yarım kat ağırlığında bir kütle genelde üzerine çalışılır. Ayarlı kütle sönümleyicide bir yay var. Kütle ray üzerine gidip geliyor.

Bir de sönümleyicisi var, otomobillerdeki amortisör gibi. Bunları tasarlarken binanın sallantı periyoduna mümkün olduğu kadarıyla yakın olması gerekiyor. Şu an onun optimizasyonları üzerinde çalışılıyor. Binadan binaya, farklı sarsıntı tipine göre değişiklik gösterebiliyor faydalı olması için.”

Belli bir noktaya kadar getirdikleri çalışmalarda daha iyi sonuçlar için uğraştıklarını anlatan Turan, gelinen noktada normal tip yani tek yaylı ve tek amortisörlü bir sistemle çok büyük bir fayda elde edilemediğini fakat bunu kontrollü, farklı yay tiplerini birlikte kullanarak belirli zamanlar birinin aktif, farklı zamanlar farklı bir yayı aktif hale getirildiğinde büyük fayda elde edebildiğini gösterdiklerini ifade etti. Yapılan simülasyonlarda kütlesi sönümleyicisi olan binalar ile olmayan binalar arasında yatay deprem hareketinde yüzde 30’luk bir azalma olduğunu gördüklerini kaydetti.

“Çalışmalarımız başarıyla devam ediyor”

İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran da araştırma üniversitesi olarak topluma maksimum düzeyde katkı sunmak üzere bilimsel faaliyetler sürdürdüklerini vurgulayarak depreme dirençli konutlar, depreme dirençli yaşam alanlarının üretilmesi ve uygulamaya konmasıyla ilgili önemli projeler yürüttüklerini dile getirdi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra da Enstitünün tüm akademik, idari personeli ve öğrencilerle deprem bölgesine azami düzeyde katkı sunmaya çalıştıklarına dikkati çeken Baran, “Deprem dirençli konutlar ve kentlerin üretilmesi ve insana hizmete sunulması kapsamında çalışmalarımız başarıyla devam ediyor” şeklinde konuştu.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

K2 Kamikaze İHA, Formasyon Uçuş Testlerini Başarıyla Gerçekleştirdi

BAYKAR’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği K2 Kamikaze İnsansız Hava Aracı, 5 hava aracının farklı dizilimlerle gerçekleştirdiği formasyon uçuş testlerini başarıyla tamamladı.

Yayınlanma tarihi

-

BAYKAR tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İnsansız Hava Aracı, 5 farklı hava aracının katıldığı formasyon uçuş testlerini başarıyla tamamladı. Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan K2’ler, Saros Körfezi üzerinde 2 gün boyunca ‘sağ kademe’, ‘çizgi’ ve ‘V’ dizilimli uçuşlar gerçekleştirdi. Yapay zeka ve sensörler sayesinde, sürüdeki hava araçlarının konumlarını hatasız bir şekilde koruyarak görevlerini yerine getirdi. K2, ayrıca farklı formasyonları da uygulayabilme yeteneğine sahip. Projenin bir sonraki aşamasında, mühimmatını hedefe bıraktıktan sonra geri dönebilme kapasitesine sahip versiyonlar geliştirilmesi planlanıyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Sermaye Piyasası Araçları İhracat Finansmanında Kullanılacak

Ticaret Bakanlığı, İhracatçılarımızın finansman imkanlarının çeşitlendirilmesine yönelik projelerimize bir yenisini daha ekliyor; 2026 yılı itibarıyla sermaye piyasası araçlarını da önemli bir ihracat finansmanı aracı olarak kullanmaya başlıyoruz açıklamasını yaptı.

Yayınlanma tarihi

-

Ticaret Bakanlığı, ihracatçıların finansman seçeneklerini genişletmek amacıyla 2026 yılından itibaren sermaye piyasası araçlarını kullanmaya başlayacağını duyurdu. Bakanlık, otomotiv sektörüne yönelik bir Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) kurulması için gerekli çalışmaların tamamlandığını belirtti. Fon, yüksek potansiyele sahip girişimlere yatırım yaparak büyümelerine destek olacak. Açıklamada, fonun ihracat potansiyeli yüksek sektörlere odaklanacağı ve sosyal fayda sağlayacak projeleri destekleyeceği vurgulandı.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

DENEYAP Atölyeleri, Geleceğin Teknoloji Yıldızlarını Arıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve T3 Vakfı paydaşlığında yürütülen DENEYAP Türkiye Projesi ‘Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı’ kapsamında başvurular devam ediyor.

Yayınlanma tarihi

-

DENEYAP Türkiye Projesi, ‘Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı’ kapsamında başvurular alıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve T3 Vakfı iş birliğiyle yürütülen program, Türkiye genelindeki 132 DENEYAP atölyesinde öğrencilere 36 ay boyunca ücretsiz teknoloji eğitimi sunacak. Başvurular, 30 Mart 2026 tarihine kadar www.deneyap.org üzerinden yapılabilecek. Program, 4, 5, 8, lise hazırlık ve 9. sınıf öğrencilerine açıktır. Eğitim alanında 11 farklı disiplin sunulacak ve öğrenciler, üç aşamalı bir seçim sürecinden geçerek eğitim hakkı kazanacak.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan