Son Dakika
2021 YILININ İLK BÜYÜK FİLO TESLİMATI, SERTRANS LOGISTICS’E YAPILIYOR
Renault Trucks çekiciler ile tek markalı filoya sahip olan Sertrans Logistics, yatırımlarını ertelemeyerek araç parkını güçlendiriyor.
Yurt içi ve yurt dışında hizmet ağını genişleten Sertrans Logistics, gücünü global pazara taşımaya devam ediyor. 2020 yılında gerçekleştirdiği yatırımlar doğrultusunda filosunu da güçlendiren Sertrans, yeni teslim aldığı 40 adet Renault Trucks T 460 4×2 X-Low Euro 6 çekicileri, yoğunlukla Avrupa taşımacılık faaliyetlerindeki rotalarında kullanacak. Covid-19 önlemleri kapsamında düzenlenen yeni araçların teslimat törenine Sertrans Logistics İcra Kurulu Üyesi Batuhan Keleş, Transer Genel Müdürü Murat Cömert, Sertrans Mali İşler Direktörü Burak Gezer katılırken Renault Trucks adına Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastien Delepine, Satış Direktörü Ömer Bursalıoğlu, Filo Satış Müdürü Ziya Çolak, Koçaslanlar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan, Genel Müdürü Mesut Süzer ile Renault Trucks Finansal Hizmetler (RTFS) Satış ve Pazarlama Direktörü Ertan Çolak bulundular.
“33 ülkeye 5 milyar dolarlık bir ihracat taşıması gerçekleştirdik”
Sertrans Logistics İcra Kurulu Üyesi Batuhan Keleş, “Sertrans olarak, uluslararası parsiyel, komple ve multimodal taşımacılık hizmetlerimizin yanında, tedarik zinciri yönetiminde verdiğimiz katma değerli lojistik hizmetleriyle 31 yıldır ulusal ve uluslararası müşterilerimizin güvenilir çözüm ortağı olarak çalışıyoruz. 2020 yılında 33 ülkede 719 şehre yaklaşık 5 milyar dolarlık bir ihracat taşıması gerçekleştirdik. 2020 yılı bizim için tüm zorlu şartlara rağmen bir yatırım yılıydı. Hadımköy tesisimizde yaptığımız depo yatırımı, İzmir ve Almanya ofislerinin açılması bunlar arasında en önemli olanlar. Yaptığımız her yeni yatırımın istihdama da önemli oranda katkı yapıyor olması da bizim için ayrı bir gurur vesilesi. 2021 yılı bizim için yine bir yatırım yılı olacak. Bu teslimat, yıl içinde yapacağımız yatırımların ilki olması nedeniyle bizim için anlamlı. Bu yıl gerek yurt içi gerekse yurt dışında yapacağımız yeni yatırımlarla büyümeye, ülke ekonomisinde katma değer yaratmaya ve istihdama destek olmaya devam edeceğiz. 2021 yılında Almanya’da yaklaşık 5 bin metrekarelik bir depo açılışı yapacağız. Almanya depomuz, hem bir toplama ve dağıtma merkezi hem de yurt dışında çalışmak isteyen Türk markaları için bir e-ticaret lojistiği merkezi olacağı gibi, şirketimizin yurt dışı büyüme hedefleri açısından önemli bir adım olacak” dedi. E-ticaret lojistiği alanında Türkiye’de ilk adım atan şirket olduklarını belirten Batuhan Keleş, “Bu alana dair yeni ihtiyaçları görüyor, yatırımlarımızı ve büyüme planlarımızı buna göre yapıyoruz. Hem depo kapasitelerimizi artırmaya yönelik aldığımız aksiyonları hem de yurt dışı büyüme operasyonlarımızı pazarın yeni taleplerine uygun şekilde yapıyoruz. E-ticaret lojistiğini yönettiğimiz tüm markalarda süreçlerimiz, alanında uzman ekipler tarafından titizlikle ele alınıyor. Stok doğruluğunda binde 1’lik hata oranı, yüzde 99,9 kargoya zamanında teslimat gibi hedeflerimize ulaştık” şeklinde konuştu.
“Filomuz en önemli yatırımlarımız arasında”
Şertrans olarak, hem e-ticaret lojistiği hem de taşımacılık alanında daha da büyümek istediklerini söyleyen Batuhan Keleş, “Özellikle pandeminin etkisiyle hızlı taşımacılık alanına ihtiyaç arttı. Bu anlamda özel çözümlerimiz bulunuyor. Filomuz ise her zaman olduğu gibi en önemli yatırımlarımız arasında yer alıyor. Bu süreçte sadece filomuzdaki araçlar değil, araç üreticisinin sunduğu toplam çözümler de önemli. Bu nedenle Renault Trucks ile iş birliğimizi sürdürüyoruz. Sadece filomuza yeni araçlar katmıyoruz; tek noktada finansal çözümler, bakım-onarım paketleri ve satış sonrası hizmetlerle toplam çözümlerden faydalanıyor ve araçları kullandığımız süreç boyunca filo çalışmalarımızı birlikte sürdürdüğümüz bir iş ortağı oluyoruz” dedi. Teslimata katılan Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastien Delepine ise yaptığı açıklamada; “Sertrans Logistics gibi gelişimde öncü bir marka ile iş birliğimizin kesintisiz devam etmesi bizleri çok memnun ediyor. Değişen dünya trendleri, lojistik alanına da yansıyor. E-ticaret başta olmak üzere tüm lojistik alanlarında değişen eğilimler, lojistiğin halkalarına yeni görevler yüklüyor. Bu doğrultuda dünyanın en büyük araç üreticilerinden biri olarak Renault Trucks da hem araçlarını hem de toplam çözümlerini kesintisiz olarak geliştirmeye devam ediyor. Değişmeyen tek şey, müşteri memnuniyeti ve müşterilerimizle yakın olarak çözümler üretmek. Sertrans Logistics ile yakaladığımız başarılı iş birliğinin temelinde de bu anlayışın olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık 30 yıldır devam eden iş birliğimizde son 5 yıldır Sertrans’ın sadece Renault Trucks çekicilerini tercih etmesi, bunun bir göstergesi” diye belirtti.“Renault Trucks Finansal Hizmetler’in sunduğu avantajlar süreçleri kolaylaştırıyor”
Sertrans Logistics, yeni araç alımlarını Renault Trucks Finansal Hizmetler’in (RTFS) finans paketleriyle gerçekleştirdi. Sertrans Logistics’in Renault Trucks’ın sunduğu toplam çözümlerden faydalandığını belirten RTFS Satış ve Pazarlama Direktörü Ertan Çolak; “Renault Trucks Finansal Hizmetler (RTFS) olarak 49 ülkede faaliyet gösteriyoruz. 2005 yılından bugüne ise ‘yatırım malı finansmanı’ desteğimizle Türkiye’de yatırım yapan sektörlerin iş ortağı olarak, kesintisiz hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Sertrans, yaklaşık 30 yıllık geçmişiyle, Lojistik sektöründe Türkiye’nin önemli ve değerli markalarından biri. RTFS olarak, 2018 yılından bu yana çalıştığımız gruba, şimdiye kadar 140 adet Renault Trucks çekici finansmanı gerçekleştirdik. Grubun, 2021 ve sonrası planlamakta olduğu araç yatırımları için ortak çalışmalarımızı sürdürmek, firmanın büyüme stratejilerini destekleyecek ‘finansman’ alternatiflerini sunmaya da devam etmek istiyoruz” şeklinde açıkladı. Sertrans Logistics’in Renault Trucks çekicilerinin düşük arıza frekanslarından ve bakım-onarım giderlerinden memnuniyetlerini belirten Koçaslanlar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan; “Sertrans Logistcs’in çalışma sisteminde filo kaynaklı aksaklıklara yer yok. Bu nedenle satış sonrası hizmetler konusunda çok titiz davranıyor ve Renault Trucks’ın özel bakım sözleşmelerinden faydalanıyorlar. Bakım sözleşmeleri sayesinde operasyon süreçlerinde iş gücü, zaman ve maliyet tasarrufu avantajları sağlıyorlar” diye belirtti.
Sertrans Logistics Hakkında
Sertrans Logistics, uluslararası parsiyel ve multimodal taşımacılık hizmetlerinin yanında, tedarik zinciri yönetiminde verdiği katma değerli lojistik hizmetleriyle 31 yıldır ulusal ve uluslararası müşterilerinin güvenilir çözüm ortağıdır. Sertrans Logistics, sektöründe sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini; tedarik zincirinin her aşamasında uyguladığı doğru, hızlı, hatasız, sürekli ve şeffaf iş yapma prensibiyle oluşturmuştur. Sahip olduğu deneyimli ve uzman kadrosu, güçlü araç filosu ve ekipman donanımı, ileri IT teknolojileri, Ar-Ge grubu, yurt içi ve yurt dışına yayılmış ofisleri ve sahip olduğu yüksek kapasiteli depo ve antrepoları ile Sertrans Logistics, müşterilerinin dünya çapındaki lojistik ihtiyaçlarına küresel ölçekte çözüm getiren güçlü ve deneyimli bir yönetim uzmanıdır. Avrupa’daki direkt hatlarıyla 19 ülkeye ve 80’den fazla noktaya direkt parsiyel taşımacılık hizmeti veren Sertrans Logistics, uluslararası kara-hava-deniz yolu ve multimodal taşımacılık hizmetleriyle dünyanın 200’e yakın ülkesine, 1.800’den fazla noktaya hizmet vermektedir. www.sertrans.com.trRenault Trucks Hakkında
Yüzyılı aşkın Fransız kamyon bilgi ve deneyim birikiminin mirası üzerine yapılanmış Renault Trucks, taşımacılık profesyonellerine yerel ve bölgesel dağıtım, inşaat ve uzun yol faaliyetlerine uyarlanmış geniş bir araç (2,8 tondan 120 tona kadar) ve hizmet yelpazesi sunuyor. Renault Trucks araçları, daha üstün verimlilik ve işletme maliyetlerinin kontrol altında tutulmasını sağlayan düşük yakıt tüketimi ile sağlam ve güvenilirdir. Renault Trucks, kamyon ve çekicilerini 1,500’ün üzerinde servis noktasından oluşan bir bayi ağı aracılığıyla dağıtmakta ve hizmet vermektedir. Renault Trucks araçlarının tasarımı ve montajı, ayrıca parçaların büyük kısmının üretimi Fransa’da sürdürülmektedir. Renault Trucks dünyanın önde gelen kamyon, otobüs, iş makineleri, deniz ve sanayi motorları üreticilerinden biri olan Volvo Group bünyesinde yer almaktadır. Grup, ayrıca toplam finansman ve hizmet çözümleri sunmaktadır. Yaklaşık 95.000 çalışana sahip Volvo Group’un üretim tesisleri 18 ülkeye yayılmıştır ve ürünlerini 190’ın üzerinde pazarda sunmaktadır. 2017 yılında Volvo Group satışları, 35 Milyar Euro’ya ulaşmıştır (335 milyar İsveç Kronu). Volvo Group, genel merkezi İsveç’in Göteborg şehrinde bulunan halka açık bir şirkettir. Volvo hisseleri, Nasdaq Stockholm borsasında listelenmektedir.TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Son Dakika
‘Hantavirüsün insandan insana yayılım riski düşük’
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, Hantavirüsün bulaşma dinamikleri nedeniyle geniş çaplı bir pandemi oluşturma riski düşük. Virüsün esas olarak kemirgenler aracılığıyla bulaşması ve insandan insana yayılımın son derece sınırlı olması nedeniyle pandemi beklemiyoruz dedi.
‘Hantavirüsün insandan insana yayılım riski düşük’ Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Hantavirüsün bulaşma dinamikleri nedeniyle geniş çaplı bir pandemi oluşturma riski düşük. Virüsün esas olarak kemirgenler aracılığıyla bulaşması ve insandan insana yayılımın son derece sınırlı olması nedeniyle pandemi beklemiyoruz” dedi. Yeditepe Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Hantavirüsler, kemirgenler ve bazı böcekçil hayvanlar aracılığıyla taşınan, zarflı RNA yapısına sahip virüslerdir. Bunyaviridae ailesi içerisinde yer alan bu virüs grubu, farklı türleriyle insanlarda çeşitli hastalıklara yol açabilmektedir. Bugüne kadar en az 40 hantavirüs türü tanımlanmış olup bunların en az 22’sinin insanlarda hastalık yapabildiği biliniyor. Her hantavirüs tipi genellikle belirli bir kemirici türü ile ilişkilidir ve virüs doğada bu hayvanlar arasında dolaşımını sürdürür” diye konuştu. Prof. Dr. Sönmnezoğlu, “Virüs adını, ilk kez izole edildiği Hantaan Nehri’nden alıyor. 1978 yılında Ho Wang Lee tarafından Kore’de bu nehir çevresinde yaşayan bir kemiriciden izole edilerek bilim dünyasına kazandırılmıştır. Bu keşif, hastalığın nedeninin anlaşılmasında önemli bir dönüm noktası olmuştur. Hantavirüs yeni bir virüs değil. Hastalık ilk olarak Kore Savaşı sırasında dikkat çekiyor. O dönemde Amerikan askerleri arasında yüksek ateş, şiddetli kanamalar ve böbrek yetmezliği ile seyreden vakalar görülüyor ve hastalık ‘Kore Kanamalı Ateşi’ olarak adlandırılıyor. Amerikan ordusu 1951-1952 yılları arasında 3500’den fazla vaka ve yaklaşık 400 ölüm kaydetmiş. Savaş sonrası asker hareketliliği ve lojistik faaliyetler nedeniyle hastalığın belirtileri dünyanın farklı bölgelerinde de görülmeye başlanmış” dedi. ‘BÖBREK YETMEZLİĞİ GÖRÜLEBİLİR’ Prof. Dr. Sönmnezoğlu,”Hantavirüsler, coğrafi dağılımına ve virüs tipine bağlı olarak iki ana klinik tabloya neden olur; Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu (HCPS). Daha çok Amerika kıtasında görülür. Akciğer tutulumu ön plandadır. Hastalık ani başlangıçlı olup hızla ağırlaşabilir. Öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi ve dolaşım yetmezliği gelişebilir. Bu formun ölüm oranı oldukça yüksektir. Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS) ise Avrupa ve Asya’da yaygındır. Böbrek tutulumu ile karakterizedir. Hastalarda düşük tansiyon, kanama eğilimi ve böbrek yetmezliği görülebilir. Türkiye’de bildirilen vakalar genellikle bu klinik tablo ile uyumludur” diye konuştu. ‘ÇİFTÇİLİK VE ORMANCILIK GİBİ FAALİYETLER BULAŞ RİSKİNİ ARTIRIR’ Hantavirüslerin çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaştığını söyleyen Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğü ile çevreye yayılan virüs, kuruyarak havaya karışabilir ve solunum yoluyla insanlara geçebilir. Kontamine partiküllerin solunması, kemirgen atıklarıyla temas, nadiren kemirgen ısırıkları ile bulaşabilir. Kapalı ve yetersiz havalandırılan alanların temizlenmesi, kemirgen istilasına uğramış ortamlarda bulunmak, çiftçilik ve ormancılık gibi faaliyetler bulaş riskini artırır. Genel olarak hantavirüsler insanlar arasında bulaşmaz. Ancak Amerika kıtasında görülen Andes virüsü için nadir de olsa insandan insana bulaş bildirilmiştir. Bu bulaşın genellikle aynı evde yaşayan kişiler veya yakın temaslılar arasında, uzun süreli temas sonucu gerçekleştiği belirtilmektedir” ifadelerini kullandı. ‘BELİRTİLER 1 İLA 8 HAFTA İÇİNDE ORTAYA ÇIKAR’ Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Belirtiler genellikle virüse maruz kalındıktan sonra 1 ila 8 hafta içinde ortaya çıkar. Erken dönem belirtileri; ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, karın ağrısı, bulantı ve kusma. İleri dönem belirtileri; HCPS’de: öksürük, nefes darlığı, akciğer ödemi. HFRS’de: düşük tansiyon, kanama bozuklukları, böbrek yetmezliği. Hastalık bazı hastalarda hızla ağırlaşarak hayati risk oluşturabilir. Hantavirüs enfeksiyonunun erken tanısı, belirtilerin diğer birçok hastalıkla benzerlik göstermesi nedeniyle zor olabilir. Bu nedenle hastanın öyküsü büyük önem taşır. Özellikle kemirgen teması, mesleki riskler ve seyahat geçmişi sorgulanmalıdır. Tanı yöntemleri olarak serolojik testler (IgM ve IgG antikorlarının tespiti), PCR ile viral RNA’nın gösterilmesi kullanılır. Laboratuvar çalışmaları yüksek biyogüvenlik önlemleri gerektirir” dedi. ‘DÜNYA GENELİNDE HER YIL BİNLERCE VAKAYA NEDEN OLUR’ Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Hantavirüs enfeksiyonu için onaylanmış spesifik bir antiviral tedavi veya aşı bulunmuyor. Tedavi tamamen destekleyicidir. Solunum desteği, sıvı ve elektrolit dengesi, böbrek fonksiyonlarının izlenmesi, gerekli durumlarda yoğun bakım desteği yapılır. Erken dönemde uygun tıbbi müdahale, özellikle ağır vakalarda hayatta kalma şansını artırır. Hantavirüs enfeksiyonları nadir görülmekle birlikte dünya genelinde her yıl binlerce vakaya neden olur. Yıllık tahmini vaka sayısı; 10.000 – 100.000 civarındadır. Vakaların büyük çoğunluğu Asya ve Avrupa’da görülür. Amerika kıtasında daha az vaka olmasına rağmen hastalık daha ağır seyreder. Ölüm oranları Avrupa ve Asya’da yüzde 1 – yüzde 15, Amerika kıtasında yüzde 20 – yüzde 50 arasındadır” diye konuştu. Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Hantavirüs enfeksiyonları dünya genelinde farklı bölgelerde görülüyor. Çin en yüksek vaka sayısına sahip ülke. Güney Kore düzenli olarak vaka bildiriliyor. Kuzey ve Orta Avrupa’da her yıl binlerce vaka görülüyor. Güney Amerika daha az vaka ancak daha yüksek ölüm oranına sahip. Türkiye’de hantavirüs vakaları 2009 yılından bu yana bildiriliyor. 2009-2025 yılları arasında yıllık vaka sayıları 4 ile 58 arasında değişmiş. Türkiye’de görülen vakalar genellikle böbrek tutulumu ile seyreden HFRS formundadır. Hantavirüs enfeksiyonu açısından risk altında olan gruplar; çiftçiler, orman işçileri, depo, ahır ve kapalı alan çalışanları, kemirgenlerle temas riski olanlardır. Ayrıca uzun süre kapalı kalmış alanları temizleyen kişiler de risk grubunda yer alır” ifadelerini kullandı. ‘KORUNMANIN EN ETKİLİ YOLU KEMİRGENLERLE TEMASI AZALTMAKTIR’ Prof. Dr. Sönmezoğlu, “Yaşam alanlarının temiz tutulmalıdır. Kemirgen girişleri engellenmelidir. Gıdalar güvenli şekilde saklanmalıdır. Temizlik sırasında toz oluşumu önlenmelidir. Kirli alanlar temizlenmeden önce nemlendirilmelidir. El hijyenine dikkat edilmelidir” dedi.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Son Dakika
Hantavirüsün İnsanlar Arasında Yayılımı Düşük Risk Taşıyor
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, Hantavirüsün bulaşma dinamikleri nedeniyle geniş çaplı bir pandemi oluşturma riski düşük. Virüsün esas olarak kemirgenler aracılığıyla bulaşması ve insandan insana yayılımın son derece sınırlı olması nedeniyle pandemi beklemiyoruz dedi.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, hantavirüsün insandan insana yayılımının oldukça sınırlı olduğunu belirterek, geniş çaplı bir pandemi riski taşımadığını ifade etti. Hantavirüslerin, esas olarak kemirgenler aracılığıyla bulaştığını ve bu virüslerin birçok türünün insanlarda hastalıklara yol açabileceğini vurguladı. Şu ana kadar 40’tan fazla hantavirüs türü tanımlanmış olup, bunlardan 22’sinin insanlarda hastalık oluşturma potansiyeli bulunuyor. Hantavirüs, ilk kez 1978 yılında Kore’deki Hantaan Nehri’nden izole edilmiştir. Hastalık, Kore Savaşı sırasında Amerikan askerleri arasında yüksek ateş ve kanamalarla kendini göstermiştir. Hantavirüs enfeksiyonu, iki ana klinik tabloya neden olmaktadır: Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu (HCPS) ve Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS). HCPS, Amerika kıtasında daha yaygın olup, ani başlangıçlı ve hızlı bir şekilde ağırlaşabilen bir hastalıktır. HFRS ise Avrupa ve Asya’da görülmekte olup, böbrek tutulumu ile karakterizedir. Hantavirüslerin bulaşma yolları arasında enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğü ile havaya karışan virüslerin solunması yer almaktadır. Çiftçilik ve ormancılık gibi faaliyetlerin, hantavirüs bulaşma riskini artırdığı belirtilmektedir. Belirtiler, virüse maruz kalındıktan sonra 1 ila 8 hafta içinde ortaya çıkmakta ve erken tanı zorlukları nedeniyle hastanın geçmişi büyük önem taşımaktadır. Hantavirüs enfeksiyonları için spesifik bir tedavi veya aşı bulunmamakta, tedavi genellikle destekleyici bakım ile sınırlıdır. Dünya genelinde her yıl binlerce hantavirüs vakası kaydedilmektedir ve Türkiye’de de 2009’dan bu yana vakalar bildirilmiştir. Hantavirüs enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yolu, kemirgenlerle teması azaltmak ve yaşam alanlarının temiz tutulmasıdır.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Son Dakika
Biglift Makine’den 12 Katta Özel Kurtarma Operasyonu
Türkiye’nin en büyük jumbo platform firmalarından Biglift Makine, İstanbul’da yürekleri ısıtan özel bir kurtarma operasyonuna imza attı…
Türkiye’nin en büyük jumbo platform firmalarından Biglift Makine, İstanbul’da yürekleri
ısıtan özel bir kurtarma operasyonuna imza attı.
İstanbul’da bir binanın 12 katında, cam önünde mahsur kalan ev kuşu, ev sahibinin yardım
çağrısı üzerine Biglift Makine ekibi tarafından güvenli şekilde kurtarıldı.
Yüksek erişim gerektiren alanlarda profesyonel çözümler sunan Biglift, bu kez bir proje için
değil, bir can dostu için harekete geçti. Operatörün dikkatli, kontrollü ve hassas müdahalesi
sayesinde kuş bulunduğu noktadan zarar görmeden alınarak sahibine teslim edildi.
Çevredeki vatandaşlar tarafından ilgiyle izlenen kurtarma operasyonu, sosyal medyada
paylaşılan görüntülerle kısa sürede büyük beğeni topladı.
Biglift Makine yetkilileri ise operasyonla ilgili şu mesajı verdi:
“Yalnızca projelerde değil, ihtiyaç duyulan her anda hayatın içindeyiz.”
Bu anlamlı çalışma, Biglift Makine’nin sadece güçlü ekipman ve teknik kabiliyetiyle değil,
aynı zamanda duyarlılığıyla da fark yarattığını bir kez daha gösterdi.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
-
1 Konu 1 Konuk5 yıl önceSarılar Group’un Genç Yöneticisi Hanifi Gürbüz: Yatırım Odaklıyız, Covid-19 Sürecinde Bile Çalışmalarımız Devam Ediyor…!
-
Özel Haber4 yıl önceELFATEK’TEN AKİBA
-
Ağır Yük Taşıma Araçları5 yıl önceGEMLİK AKTAŞ-1 LOJİSTİK’İN GURUR GÜNÜ
-
Özel Haber5 yıl önceHASANKEYF’TEKİ TARİHİ TAŞIYAN ÇABA MİSNAK, DÜNYADA YAPILAMAYANI YAPARAK HEM TARİHİ TAŞIDI HEM DE TARİHE GEÇTİ
-
Özel Haber5 yıl önceSalih Kodaman: Müşteriye verdiğimiz güven, bizim en büyük farkımız
-
Son Dakika5 yıl önceDüzce eşrafından Sadettin Kayışoğlu vefat etti.
-
Son Dakika5 yıl önceHareket Turquality ile Globaldeki Gücüne Güç Katacak
-
Sektörel Gündem5 yıl önceÖzbay Hidromekanik Yöneticisi Ertan Katık: Bir ömrü sektöre verdim
