Takip Edin

Son Dakika

 Yeşil ekonomi, değerli madenlerin rengini belirliyor

Yayınlanma tarihi

-

 Yeşil ekonomi, değerli madenlerin rengini belirliyor “Değerli madenlerde, yatırımların doğru yönetilmesi için döngüsel ekonominin takip edilmesi gerekiyor” Finansal geçmişini, teknoloji ve SPK’nın gücüyle birleştirerek forex piyasasının önemli temsilcileri arasına giren ALB Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdürü Emre Çayırlı, değerli madenlerin geleceği ve takip edilmesi gereken konularla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Temelleri 1800’lü yıllara dayanan enerji ekonomisinin teknoloji, inovasyon ve iklim değişikliği mücadeleleriyle geleceğinin, bugününden çok farklı olacağını söyleyen Çayırlı, “Hızlanan yenilenebilir enerji yatırımları, küresel boyutta atılan çevreci adımlar, finansal piyasalarda platin, bakır ve gümüş gibi kıymetli maden fiyatları üzerinde etki yaratıyor. Hatta değerli madenlerde yönü dönüşüm ekonomisi ve bu madenlere olan talep belirliyor. Değerli madenlerde, yatırımların doğru yönetilmesi için dönüşümün yönünün takip edilmesi gerekiyor” dedi.     Kurumsal ve bireysel yatırımcıların uluslararası finans piyasalarındaki finansal işlemlerinde aracılık, portföy aracılığı ve yatırım danışmanlığı hizmetleri veren ALB Yatırım Menkul Değerler’in Araştırma Müdürü Emre Çayırlı, emtia piyasasında değerli madenlere yatırım yapacaklar için önemli değerlendirmelerde bulunarak; değerli madenlerde fiyat ve yönün yeşil dönüşüm ya da döngüsel ekonomi gibi gündemlerden kolayca etkilenebildiğini belirtti. Günümüzde yatırım araçlarına yeşil ekonominin yön verdiğinin altını çizen Çayırlı, dünyada artan çevreci yatırımlarla platin, bakır ve gümüş gibi değerli madenlere talebin artmaya devam edeceğini ifade etti. Teknoloji ve enerji alanında yaşanan değişimle kıymetli maden piyasası hareketleniyor Yeşil enerjiye geçişle gelişimini sürdüren enerji ekonomisi için üretim, depolama ve tüketim alanlarında kaydedilen ilerlemeyle yeni ekosisteme geçildiğini vurgulayan Çayırlı, “Avrupa Birliği’nin 2050 yılına ilişkin karbonsuz ekonomi yol haritası olan Avrupa Yeşil Mutabakatı’nı önümüzdeki yıllarda sıkça konuşacağız. Bu noktada öne çıkan enerji ekonomisi, gelişen pazarın sunduğu yatırım fırsatlarıyla büyümeye devam ederken altyapı yatırımlarıyla da uluslararası rekabet için önemli ve yeni bir alan haline geliyor. Ülkeler ve şirketler için küresel enerji ve teknoloji tedarik zincirlerindeki konumları, ekonomik gelişimleri için oldukça önemli bir hal alıyor. Sıfır emisyonun hedeflendiği 2050 yılına kadar katlanarak artması beklenen; rüzgâr türbinleri, güneş panelleri, lityum iyon piller, elektrolizörler ve yakıt hücreleri gibi alanlarda üretim merkezlerinin oluşturulması da önemli bir konu haline geliyor. Teknolojinin gelişmesiyle hafif araç sınıfından çıkıp ağır sanayi ve uzun mesafeli taşımacılık alanlarında da gelişme gösteren elektromobilite; gelişmiş piller, hidrojen elektrolizörleri ve gelişmiş biyoyakıtlara ihtiyaç duyuyor. Teknoloji ve enerji alanında yaşanan değişimle şekil kazanacak olan kıymetli maden piyasasında da hareketlilik yaşanıyor.”   “Gelişen teknolojiyle enerji üretimi, tüketimi ve depolanması önemli bir konu olacak” “Elektrik piyasasında, gündelik ihtiyaçlarla artan taleple birlikte elektromobilitenin hızlanması toplam enerji talebini yükseltecek. Artan elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak için enerji üretimine yönelik yeni yatırımların yapılması da pazarı genişletiyor ve enerji ekonomisindeki büyümeyi destekliyor” diyen Çayırlı, “Elektrikli araç üretiminin artması, yeşil enerji yatırımlarıyla platin, bakır, gümüş gibi elementlere talep de yükselmeye başladı. İlerleyen yıllarda artan enerji üretimiyle depolama ihtiyacı da artacağından lityum, nikel ve kobalt gibi çeşitli kritik ham maddelere talep de artacak. Gelişen teknolojiyle enerji üretimi, tüketimi ve depolanması önemli bir konu olacak. Ülkelerin bu alanda üstünlük elde etmesi için enerji start-up şirketlerin oynayacağı rolün belirlenmesi ve desteklenmesi ekonomik gelişim için oldukça kritik bir konu. Çin ve Avrupa Bölgesinde oluşan enerji start-up şirketlerindeki artış oranları da durumun önemini net olarak gösteriyor” şeklinde konuştu.   Platin, gümüş ve bakıra talep gelecekte de artıyor Çayırlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Dünya Platin Yatırım Konseyi’ne göre, otomobil endüstrisinden gelen platin talebinin önümüzdeki yıl yüzde 20 artarak 3,24 milyon onsa çıkması bekleniyor. Yapılan çalışmalar ise gelişen pil üretiminde, hidrojen yakıt hücreli araçlara geçilmesiyle platin talebinin daha fazla artabileceğini gösteriyor. Yeşil enerjiye geçişle birlikte rüzgâr türbinleri, güneş enerjisi tesisleri ve şarj istasyonlarının imalatında kullanılan gümüş talebinin de yükselmesi bekleniyor. Elektrik enerjisinin dağıtımında yararlanılacak, iletkenliği yüksek bir maden olan bakır talebinin ve buna bağlı olarak fiyatının yükselmeye başladığı görülüyor.”

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Dakika

LES-EXPO Fuarı İptal Sebebi : Sadece Ekonomi mi?

Yayınlanma tarihi

-

LES-EXPO’nun daha önce de iptal edilmesiyle birlikte bu organizasyonun bir kez daha hayata geçirilememesi, sektörde ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Bu durum, böylesine geniş ve güçlü bir sektöre hitap eden bir fuarın, mevcut organizasyon yapısıyla sürdürülebilir olup olmadığını yeniden tartışmaya açtı. Bu Sektör Ekonomiye Sığdırılamaz” Gizli Güç olarak Atılan slogan “ bir anda güçsüz yapı” sloganına döndü. Bu yönetim anlayışının “gizli gücü” yenik ,güçsüz bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Ağır kaldırma, proje taşımacılığı, lojistik, enerji ve iç taşımayı kapsayan bu sektör; yüzlerce tedarikçi ve geniş bir pazar ağına sahip. Sektör temsilcilerinin ortak görüşü ise şu yönde: “Bu kadar büyük ve dinamik bir sektörde, fuarın iptalini yalnızca ekonomik şartlara bağlamak yeterli bir açıklama değildir.”   Tecrübe ve Saha Bilgisi Belirleyici Burada kimseyi küçük görmek doğru değil. Ancak organizasyonun arkasındaki yapının sektöre yeterince hâkim olmaması, en önemli handikaplardan biri olarak öne çıkıyor. Saha tecrübesinin sınırlı olması ve organizasyon kabiliyetinin istenilen seviyede olmaması, iptalin temel nedenleri arasında değerlendiriliyor. Ayrıca bazı firmalara yönelik eşit olmayan yaklaşımlar olduğu yönündeki söylemler de sektörde konuşulan konular arasında yer alıyor.   “Bu Süreç Kısa Sürede Kurulmaz” Sektörü bilen herkesin kabul ettiği bir gerçek var:“Bu büyüklükte bir fuar masa başında değil, sahada kurulur.” Tecrübe, güven ve güçlü iletişim gerektiren bu süreçlerin kısa sürede oluşması kolay değildir. Değişim İhtiyacı Gündemde Yaşanan gelişmelerin ardından gözler organizasyonun arkasındaki yapıya çevrildi. Sektörden gelen görüşler, daha sahaya yakın, daha dinamik ve sektörü kapsayan bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu gösteriyor.   Potansiyel Büyük, Doğru Yapı Şart LES-EXPO’nun iptali, sadece bir organizasyonun ertelenmesi olarak görülmemeli.
Aynı zamanda bu durum, sektörün doğru yönetim ve doğru vizyonla buluşması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.Kısacası “yönetim “değişikliği şart.
   

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Son Dakika

Çinli Dongfang Türkiye’de Kanat Üretimine Hazırlanıyor

Yayınlanma tarihi

-

700 Kişilik İstihdam, YEKA Odaklı Dev Yatırım Kapıda Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki hızlı büyümesi, küresel devlerin gözünü Türkiye’ye çevirmeye devam ediyor. Nordex’in ardından Çin’in önde gelen rüzgâr türbini üreticilerinden Dongfang Electric Wind Power, Türkiye’de kanat üretim tesisi kurmak için resmi temaslara başladı. İlk saha ziyareti, rüzgâr enerjisi sektörüne parça üretimi gerçekleştiren Manisa Akhisar Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan, Kemal Kantar’ın sahibi olduğu ABP TDS tesislerine gerçekleştirildi. Heyetin izlenimleri olumlu.   2027’de Üretim Hedefi: “Yerinde Üretim Yapmak İstiyoruz” Dongfang’ın Yurtdışından Sorumlu İşletme Müdürü Zhao XiangHan, Türkiye’nin lojistik gücü ve büyüyen rüzgâr pazarı nedeniyle ülkeyi stratejik merkez olarak gördüklerini vurguladı. XiangHan’ın açıklamalarından öne çıkanlar:
  • 2027 yılının ortasında üretime geçme hedefi
  • Manisa veya İzmir’de tesis satın alma planı
  • YEKA projelerinde aktif yer alma isteği
  • Yaklaşık 700 kişiye istihdam sağlayacak fabrika
  • Türkiye’nin bölgesel konumunun ihracat avantajı
  • 90 metre uzunluğunda kanat üretimi
“Türkiye’deki ilk yatırımımız olacak. YEKA projeleri başta olmak üzere varlığımızı artırmak, lokal üretim sağlamak istiyoruz. Akhisar’daki tesisin konumu çok uygun; limana yakın, nitelikli iş gücü mevcut. Diğer birkaç lokasyonu daha inceleyip teknik ekibimizin raporunu bekleyeceğiz.” dedi. Yatırım bütçesi henüz açıklanmadı ancak teknik detayların “önümüzdeki günlerde netleşeceği” ifade edildi.   Akhisar OSB: “Bölgemize Gösterilen İlgi Memnuniyet Verici” Ziyarette yer alan Akhisar OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çınarlı, Çin devlet kuruluşu Dongfang’ın bölgeye gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek şu mesajı verdi: “Bölgemiz rüzgâr enerjisi teknolojileri için güçlü bir üretim üssü olabilir. Dongfang’ın yatırım sürecine her türlü desteği sunmaya hazırız.” Bakan Bayraktar: “Türkiye’yi Rüzgâr Teknolojilerinde Üretim Üssü Yapacağız” Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, geçtiğimiz ay sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Dongfang ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini duyurmuştu. Bakan Bayraktar’ın ifadeleri: “Türkiye’nin 2035’e kadar güneş ve rüzgârda 120 bin MW kurulu güç hedefi var. Bu hedef doğrultusunda türbin ve panel üretim kapasitemizi artırmak istiyoruz. Dongfang ile yaptığımız görüşmede yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık 2.000 MW kapasiteli rüzgâr türbini üretim tesisi yatırımını değerlendirdik.” Bu paylaşım, Türkiye’nin yenilenebilir enerji teknolojilerinde bölgesel üretim üssü olma vizyonunu net biçimde ortaya koymuştu. Türkiye, Rüzgârda Küresel Merkez Olma Yolunda! Dongfang’ın Türkiye’de kanat üretimi için harekete geçmesi, hem yerli üretime katkı, hem YEKA projelerinde rekabet, hem de bölgesel ihracat üssü açısından stratejik bir adım olarak görülüyor. Eğer yatırım resmi olarak açıklanırsa:
  • 700 kişilik istihdam,
  • 250 milyon dolara yakın yatırım,
  • 2.000 MW yıllık üretim kapasitesi,
  • Ege Bölgesi’nde tedarik zinciri hareketliliği gibi kritik kazanımlar ortaya çıkacak.
Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki büyümesi, artık yalnızca bir tüketim pazarı değil; uluslararası üretici markalar için cazibe merkezi haline geldiğini gösteriyor.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Son Dakika

Ağır Nakliyede Denge Değişiyor: Yılnak’tan Mağdenli Hamlesi

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye lojistik sektöründe önemli bir satın alma gündemde. Avrupa’nın en büyük 8 ağır nakliye şirketi arasında yer alan Yılnak, sektörde güçlü bir konuma sahip olan Mağdenli Lojistik’i bünyesine katmaya hazırlanıyor. Edinilen bilgilere göre, anlaşmanın tamamlanmasıyla birlikte Yılnak, Mağdenli’nin yüzde 98 hissesinin sahibi olacak. Bu hamle, yalnızca iki şirket açısından değil, ağır nakliye ve proje taşımacılığı pazarının geneli açısından da stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ağır Tonajlı Projelerde Güç Birliği Yılnak ve Mağdenli, özellikle rüzgar enerjisi santralleri, yüksek tonajlı endüstriyel ekipmanlar ve özel proje taşımacılığı alanlarında bugüne kadar birçok önemli projeye imza atmış iki güçlü oyuncu olarak biliniyor. Satın almanın tamamlanmasıyla birlikte, Yılnak’ın uluslararası proje kapasitesini daha da artırması, Mağdenli’nin ise operasyonel gücünü ve küresel erişimini Yılnak çatısı altında genişletmesi bekleniyor. Sektörde Konsolidasyon Süreci Hızlanıyor Uzmanlara göre bu satın alma, lojistik sektöründe özellikle ağır nakliye ve proje taşımacılığı alanında devam eden konsolidasyon sürecinin önemli bir göstergesi. Artan enerji, altyapı ve sanayi yatırımları, yüksek kapasiteye ve teknik uzmanlığa sahip firmaların daha büyük yapılar altında birleşmesini beraberinde getiriyor. Anlaşmanın resmiyet kazanmasıyla birlikte, Yılnak’ın Avrupa ve küresel pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmesi bekleniyor.  

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan