İş ve İnşaat Makineleri
Öztop Demir Çelik, sahadaki gücünü HİDROMEK ile artırıyor
Demir çelikten hafriyata, betondan lojistiğe kadar geniş bir hizmet ağıyla faaliyet gösteren Öztop Demir Çelik, 1998 yılından bu yana makine parkında yalnızca HİDROMEK iş makinelerini tercih ediyor. Son dönemde yapılan HMK 310 LC ve HMK 390 LC HD yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini daha da artıran firma, sahadaki performansını güçlü ekipmanlarla sürdürüyor.
Firma Sahibi Ejder Öztop, “HİDROMEK bizim için sadece bir marka değil, sahadaki işimizin güvence noktası” ifadelerini kullandı.
1972’den bugüne büyüyen yapı
1972 yılından bu yana inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten Ejder Öztop, şirketin temellerinin babası Hilmi Öztop tarafından atıldığını söyledi. Şahıs firması olarak başlayan yolculuğun, 2011 yılında yapılan yeniden yapılandırma ile kurumsal bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Öztop, faaliyet alanlarını genişletirken güçlü bir makine parkına sahip olmanın kritik rol oynadığını vurguladı.

“Temelden çatıya hizmet veriyoruz”
Bugün 40 bin metrekareyi aşan bir alanda hizmet sunduklarını belirten Öztop, demir çelikle başlayan faaliyetlerinin zamanla hafriyat, beton, beton pompası hizmetleri, lojistik ve yapı market alanlarını kapsayacak şekilde büyüdüğünü söyledi.
“Bir müteahhit bize geldiğinde yıkımdan temel kazısına, demir tedariğinden beton satışına kadar tüm süreci üstlenebiliyoruz. Kendi beton pompalarımızla uygulama yapıyoruz. Yapı market tarafında izolasyon, alçı ve boya gruplarımız var. Temelden çatıya hizmet veriyoruz.”
Firmanın referans projeleri arasında Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminali de yer alıyor. Öztop, terminal projesinin beton işlerinin tamamını üstlendiklerini belirterek bunun kendileri için önemli bir referans olduğunu dile getirdi.
1998’den bu yana aynı marka
İlk iş makinelerini 1998 yılında aldıklarını ve tercihlerinin o günden bu yana değişmediğini belirten Öztop, makine parkında şu modellerin bulunduğunu aktardı:
- 2 adet HMK 102S Alpha kazıcı yükleyici
- 1 adet HMK 210 W lastikli ekskavatör
- 1 adet HMK 230 LC
- 1 adet HMK 310 LC
- 2 adet HMK 390 LC HD paletli ekskavatör
Bu makinelerin hem şirket projelerinde hem de müteahhitlik çalışmalarında aktif olarak kullanıldığını söyledi.
Artan iş hacmi yeni yatırımları getirdi
İzmir’de döküm sahalarının resmiyet kazanmasının ardından iş hacimlerinin büyüdüğünü belirten Öztop, yaklaşık 70 kişilik ekiple kurumsal bir yapıda faaliyet gösterdiklerini ifade etti.
Artan metrajlara paralel olarak makine parkını yenilediklerini belirten Öztop, H4 serisi yatırımlarıyla performansı yukarı taşıdıklarını söyledi. Özellikle HMK 230 LC modelinin çevikliği ve operatör konforuyla öne çıktığını, ağır kazı işlerinde görev yapan HMK 390 LC HD modelinin ise yüksek kopartma kuvveti ve yakıt verimliliğiyle dikkat çektiğini vurguladı.
Makine yenileme stratejilerine de değinen Öztop, ekipmanları 10 bin saat çalışma süresine ulaştığında yenilemeye başladıklarını, bu sayede ikinci el değerini koruduklarını ve operasyonel sürekliliği sağladıklarını belirtti.
Operatör görüşü: “Performans ve konfor fark yaratıyor”
Otuz yılı aşkın süredir operatörlük yapan Süleyman Seçer, son dört yıldır firmada görev aldığını söyledi. HMK 310 LC modeliyle söküm ve döküm işlerinin hızlı ve konforlu ilerlediğini belirten Seçer, makinenin yükleme performansının güçlü olduğunu, motorun uzun süreli çalışmalarda ısınma sorunu yaşamadığını ve klima sistemi sayesinde rahat bir çalışma ortamı sunduğunu ifade etti.
“HİDROMEK sahadaki güvence noktamız”
Servis süreçlerinin kendileri için kritik olduğunu vurgulayan Ejder Öztop, teknik destek ekiplerinin hızlı müdahalesinin iş temposunu korumada önemli rol oynadığını belirtti.
“Çevremdeki herkese HİDROMEK alın diyorum. Servisi, makinelerinin dayanıklılığı ve ikinci el değeri çok iyi.”
Firma, güçlü makine parkı ve entegre hizmet modeliyle inşaat sektöründe büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
İş ve İnşaat Makineleri
BETONSTAR’dan Rekor Teslimat
Türkiye’nin yerli beton pompası üreticilerinden BETONSTAR, Türkiye’de bugüne kadar sunduğu en uzun beton pompası olan H58-7RZ modelinin teslimatını gerçekleştirdi. 58 metre uzunluğa ve 7 bomlu yapıya sahip beton pompası, Karamusaoğulları Hazır Beton’un makine parkına katıldı.
58 Metre Erişim, 7 Bomlu Üstün Performans
BETONSTAR H58-7RZ, yüksek erişim kabiliyeti sayesinde özellikle büyük ölçekli ve karmaşık şantiye projelerinde önemli avantajlar sunuyor. 7 bomlu yapısı, dar ve ulaşılması güç alanlarda bile hızlı, güvenli ve verimli beton basımı yapılmasına olanak tanıyor. Bu özellikleriyle H58-7RZ, saha operasyonlarında zaman tasarrufu sağlarken iş güvenliğini de artırıyor.
“Servis ve Teknik Destek Bir Telefon Kadar Yakın”
Karamusaoğulları Hazır Beton Firma Sahibi Rahmi Özdemir, yeni teslimatla ilgili yaptığı değerlendirmede BETONSTAR ile olan iş birliklerinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Özdemir,
“Daha önce BETONSTAR’dan 24 metrelik bir beton pompası kullanmıştık ve oldukça memnunduk. Şimdi 58 metrelik H58-7RZ ile projelerimizde çok daha hızlı ve güvenli beton dökümü yapabiliyoruz. Yerli üretim olması bizim için önemli bir tercih sebebi. Ayrıca servis ve teknik destekleri gerçekten bir telefon kadar yakın,” ifadelerini kullandı.
Büyük Projeler İçin Güçlü Çözüm
H58-7RZ beton pompası; yüksek basınç kapasitesi, enerji verimliliği ve sağlam konstrüksiyonu ile dikkat çekiyor. Yüksek erişim avantajı sayesinde vinç veya ek ekipman ihtiyacını azaltarak operasyonel maliyetleri düşürüyor. Bu da özellikle büyük şantiyelerde proje yönetimi açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Yerli Üretim, Güçlü Servis Ağı
Yerli üretim avantajıyla yedek parça ve servis erişimi kolay olan BETONSTAR H58-7RZ, hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda geniş çaplı projelerde aktif olarak kullanılıyor. Firma, sunduğu hızlı ve kesintisiz teknik destek ile sahada yaşanabilecek sorunların kısa sürede çözülmesini hedefliyor.
Hazır Beton Sektöründe Yeni Bir Referans
Türkiye’de sunulan en uzun beton pompası olma özelliğini taşıyan BETONSTAR H58-7RZ, yüksek performansı ve güvenilirliğiyle hazır beton sektöründe yeni bir referans noktası oluşturuyor. Karamusaoğulları Hazır Beton’un tercihi, bu modelin saha verimliliği ve operatör memnuniyeti açısından sunduğu avantajları bir kez daha ortaya koyuyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
İş ve İnşaat Makineleri
Hitachi’den devrim niteliğinde adım
Hitachi Construction Machinery NV, elektrikli iş makineleri, sıfır emisyonlu ekskavatör ve sessiz şantiye çözümleri alanındaki yatırımlarını yeni bir modelle ileri taşıdı. Şirket, 13 ton sınıfında geliştirdiği çift modlu elektrikli ekskavatör modeli ZX135-7EB’yi kamuoyuna tanıttı.
Yeni model, 198 kWh batarya kapasitesi, şebekeden doğrudan çalışma özelliği ve 24 saat kesintisiz operasyon kabiliyetiyle özellikle şehir içi inşaat projeleri ve gürültü kısıtlaması olan alanlar için dikkat çekici bir alternatif sunuyor.
Elektrikli ekskavatörde 7/24 çalışma dönemi
ZX135-7EB, Hitachi’nin aynı segmentteki dizel modelleriyle eşdeğer performans sunacak şekilde tasarlandı. Ancak bu modeli farklı kılan unsur, iki farklı enerji kaynağını aynı anda kullanabilmesi.
Makine, batarya ile çalışmasının yanı sıra; şantiyede üç fazlı elektrik altyapısı bulunması halinde doğrudan elektrik şebekesine bağlanarak faaliyetini sürdürebiliyor. Bu sayede şarj bekleme süresi olmadan, vardiya değişimleri dahil olmak üzere kesintisiz çalışma mümkün hale geliyor.
Bu özellik, özellikle altyapı projeleri, kentsel dönüşüm çalışmaları, kapalı alan kazıları ve gece çalışmaları için önemli bir avantaj sağlıyor.
Sıfır emisyon, düşük gürültü, yüksek verimlilik
Yeni nesil elektrikli ekskavatör, karbon emisyonunu sıfıra indiren yapısıyla çevresel regülasyonların giderek sıkılaştığı pazarlarda öne çıkıyor. Aynı zamanda düşük ses seviyesi, operatör konforunu artırırken çevreye olan etkiyi de minimuma indiriyor.
Hitachi, bu modelle birlikte sürdürülebilir inşaat makineleri, yeşil şantiye teknolojileri ve elektrikli ağır iş makineleri segmentinde küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Stratejik ortaklık küresel büyümeyi hızlandırıyor
Yeni ürün lansmanı öncesinde şirket tarafında dikkat çeken bir başka gelişme daha yaşandı. Japonya merkezli ticaret devi Itochu Corporation, Hitachi Construction Machinery’deki payını %33,4 seviyesine yükseltme kararı aldı.
Bu stratejik hamleyle birlikte;
- Kuzey Amerika pazarı
- kiralama ve finansman çözümleri
- satış sonrası hizmetler
- ESG odaklı yatırımlar
gibi alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesi planlanıyor.
CONEXPO 2026’da vitrine çıkacak
ZX135-7EB modeli, dünyanın en büyük inşaat ve iş makineleri fuarlarından biri olan CONEXPO 2026 kapsamında Las Vegas’ta sergilenecek. Fuarda Hitachi’nin elektrikli ve hibrit iş makineleri portföyüne yönelik yeni duyurular yapması da bekleniyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
İş ve İnşaat Makineleri
TÜRKÇİMENTO: SKDM’de gerçek emisyonlar esas alınmalı
TÜRKÇİMENTO, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında uygulanan mevcut varsayılan emisyon değerlerinin, Türkiye çimento sektörü açısından fiili bir tarife dışı ticaret engeline dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Avrupa Komisyonu tarafından 17 Ekim 2025’te yayımlanan torba yasa değişiklikleri ve Aralık 2025’te yürürlüğe giren uygulama tüzüklerinin, özellikle üçüncü ülkelere uygulanacak varsayılan emisyon katsayıları nedeniyle Türk çimento ihracatı üzerinde ciddi mali baskı oluşturduğu belirtiliyor.
Fiili emisyon ile varsayılan değer arasında büyük fark
TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, Türkiye çimento sektörünün 2015 yılından bu yana Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlu İzleme, Raporlama ve Doğrulama (İRD) sistemi kapsamında faaliyet gösterdiğini vurguladı.
Bozay, tüm tesislerde düşük emisyonlu kuru sistem fırınların kullanıldığını belirterek, sektörün fiili emisyon performansının AB mevzuatında Türkiye için öngörülen varsayılan değerlerin oldukça altında kaldığını ifade etti.
Geçiş döneminde AB’ye ihracat yapan üyelerin beyan ettiği fiili verilere göre gri çimento klinkerinde emisyon seviyesi 0,88 tCO₂/ton olarak gerçekleşirken, AB mevzuatında Türkiye için kullanılan varsayılan değerin 1,551 tCO₂/ton seviyesinde olduğu belirtiliyor.
Karbon maliyetinde 4 kata varan artış riski
Fiili emisyonlar yerine varsayılan katsayıların esas alınması halinde karbon maliyetinin ton başına yaklaşık 20 Avrodan 80 Avroya kadar çıkabildiğini kaydeden Bozay, bu tutarın ihraç ürünlerin ortalama birim fiyatını aşabilecek seviyelere ulaştığını belirtti. Bu durumun ihracatın ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekildi.
Oluşabilecek ek maliyetlerin yalnızca Türk üreticileri değil, aynı zamanda AB’deki tüketicileri de olumsuz etkileyeceği vurgulanıyor.
İhracatta kritik konum, haksız dezavantaj riski
2025’in ilk 11 ayında sektörün yaklaşık yüzde 94’ünü temsil eden TÜRKÇİMENTO üyeleri 75 milyon ton klinker üretimi gerçekleştirdi. Türkiye, AB’nin klinker ve çimento ithalatında ana tedarikçi konumunu korurken, Türkiye’ye özgü bir emisyon katsayısı tanımlanmaması nedeniyle “diğer ülkeler” başlığı altındaki en yüksek varsayılan değerlerin uygulanmasının sektörü haksız biçimde dezavantajlı konuma düşürdüğü ifade ediliyor.
Yenilenebilir enerji yatırımları için net kurallar talebi
Sektörün yenilenebilir enerji yatırımlarına da dikkat çekiliyor. Düşük-orta ölçekli bir çimento fabrikasının elektrik ihtiyacını tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılayabilmesi için 50–70 MW kurulu güce sahip bir güneş enerjisi santraline ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Bu büyüklükteki yatırımların tesis sahası içinde çoğu zaman teknik olarak mümkün olmadığına işaret edilirken, SKDM kapsamında bu yatırımların dolaylı emisyon hesaplamalarına nasıl yansıtılacağına ilişkin açık ve net kurallara ihtiyaç bulunduğu vurgulanıyor.
“Adil rekabet için fiili veriler esas alınmalı”
Gömülü emisyon metodolojisi, elektrik emisyon katsayıları ve bedelsiz tahsisat ayarlamaları gibi teknik başlıklarda mevzuat belirsizliklerinin sürdüğüne dikkat çeken TÜRKÇİMENTO, SKDM’nin çevresel hedefleri korunurken adil rekabet koşullarının da sağlanması gerektiğini belirtiyor.
“Diğer ülkeler” başlığı altındaki genel varsayılan değerler yerine, AB ile uyumlu İRD sistemi kapsamında elde edilen ulusal fiili verilerin esas alınmasına imkân tanınmasının kritik önem taşıdığı ifade edilirken; aksi halde mekanizmanın düşük karbonlu üretimi teşvik eden bir sistem olmaktan çıkıp fiili bir teknik ticaret engeline dönüşebileceği uyarısı yapılıyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
-
1 Konu 1 Konuk5 yıl önceSarılar Group’un Genç Yöneticisi Hanifi Gürbüz: Yatırım Odaklıyız, Covid-19 Sürecinde Bile Çalışmalarımız Devam Ediyor…!
-
Özel Haber3 yıl önceELFATEK’TEN AKİBA
-
Ağır Yük Taşıma Araçları5 yıl önceGEMLİK AKTAŞ-1 LOJİSTİK’İN GURUR GÜNÜ
-
Özel Haber5 yıl önceHASANKEYF’TEKİ TARİHİ TAŞIYAN ÇABA MİSNAK, DÜNYADA YAPILAMAYANI YAPARAK HEM TARİHİ TAŞIDI HEM DE TARİHE GEÇTİ
-
Özel Haber5 yıl önceSalih Kodaman: Müşteriye verdiğimiz güven, bizim en büyük farkımız
-
Son Dakika5 yıl önceDüzce eşrafından Sadettin Kayışoğlu vefat etti.
-
Son Dakika5 yıl önceHareket Turquality ile Globaldeki Gücüne Güç Katacak
-
Sektörel Gündem5 yıl önceÖzbay Hidromekanik Yöneticisi Ertan Katık: Bir ömrü sektöre verdim

