Takip Edin

1 Konu 1 Konuk

MAKFED SEKTÖRÜN ÇATI KURULUŞUYUZ, ÜRETEN TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Yayınlanma tarihi

-

MAKFED
1 KONU 1 KONUK KÖŞESİ Aynı zamanda sanayi genel müdür yardımcılığı da yapmış, donanımlı, sağlam, fizibl düşünebilen, sanayi-istihdam-eğitim gibi konulara son derece hakım bir isim Zühtü Bakır… Net Medya olarak böyle kişileri sadece sektörümüz adına değil, ülkemiz adına da bir şans olarak değerlendiriyoruz. MAKFED (Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu) Genel Sekreteri Zühtü Bakır, MAKFED’in sektörde ‘iletişim köprüsü’ işleviyle hareket ettiğinin özenle altını çiziyor. Antalya İş ve İş Makinaları Fuarı’nda MAKFED (Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu) Genel Sekreteri Zühtü Bakır ile sanayimiz, ihracat, MAKFED’in çalışmaları, ara eleman sorunu ve eğitim konularını kapsayan geniş bir alanda sektörü mercek altına aldık.

SEKTÖRÜN ÇATI KURULUŞU, ARA YÜZÜYÜZ

MAKFED

MAKFED’i okuyucularımıza tanıtır mısınız?

MAKFED, Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu’nun kısa adıdır. Federasyonumuz, 1900 kadar makine sanayinde iştigal eden firmanın üst çatı kuruluşudur. 2014 yılında kuruldu. Merkezimiz Ankara’dır. Misyonumuz, tüm makine sektöründe birlik oluşturmak ve birlikte hareket etmeyi sağlamak. Karar alıcı mekanizmalara doğru bilgileri sunmak ve doğru kararların alınmasını sağlamak. Sektörün ortak rekabet günün artırılmasına yönelik ortak çalışmaları yürütmek. Sektörle, derneklerimizle, kamu kurumları arasında bir ara yüz ve iletişim köprüsü görevimiz mevcut.

BU ÇOKLU YAPIYA BİR ÇATI GEREKTİĞİ İÇİN MAKFED OLUŞTU

Makine sektörü çok geniş. Toplamda kaç segment var?

Makine sektörü çok geniş bir alanı kapsıyor. 22 segmentte biz ürünleri sınıflandırıyoruz, uluslararası alanda da böyle bir sınıflandırma var. Gıda makinalarından tarım makinalarına, metal işleme makinalarına, iş ve inşaat makinalarına pompalar, kazanlar, endüstriyel fırınlar, tekstil makinaları gibi çok sayıda segment var. Her bir alanda da ihtiyaçtan dolayı farklı dernekler ortaya çıkmış durumda. Bunların hepsinin tarihsel bir süreci var. Dolayısıyla bu çoklu yapıya bir üst çatı gerektiği için MAKFED oluştu. Bu, sadece ülkemizde değil Avrupa’da da böyledir. Özellikle Almanya’da bu durum çok gelişmiş durumda.

Devlet de sektörle ilgili bir çalışma yapacaksa sizinle iletişime geçiyor değil mi?

Devlet de sektörle ilgili bir çalışma yapacaksa o anlamda bizimle iletişime geçer ve sektörü temsilen gerekli katkıyı sağlarız. MAKFED olarak Avrupa Makina Konfederasyonu olan ORGALIME’in üyesiyiz. Derneklerimiz de Avrupa’daki muadil Federasyonların üyesidir. MAKFED kurgusu bu bakımdan AB ülkeleri ile benzerlik arz ediyor.

BÜYÜK İŞLETMELERİN DAHA DA BÜYÜTÜLMESİ, KOBİ’LERİN GELİŞTİRİLMESİ ŞART

MAKFED’de toplamda kaç firma var?

MAKFED’de 1900 firma var. TÜİK’e göre 13 bin 271 makine imalatçısı firma var. Sanayi sicil kayıtlarına göre ise 9 bin 139 firma mevcut. Bu firmaların 108 tanesi büyük işletme, 690’ı orta boy işletme yaklaşık 3 bin küçük işletme, 5 bin kadar işletme de mikro işletme. KOBİ yoğun bir sektörüz. Bizde çok fazla girişim var. Bunu geliştirmek lazım. İhracatımızın yüzde 40’ını büyük işletmeler yani 108 firma yapıyor. Makina sektöründe büyük firmaları daha da büyütmek çok önemli. Dünyada marka olan makinalarımız var. Bunları dünyadaki dev markalara nasıl yaklaştırırız bunu kurgulamak ve sorgulamak lazım. Bunun yanı sıra belirli spesifik alana hizmet veren özel makine imalatı önemli bir konudur. Bu firmaların mühendislik yönleri çok gelişmiş düzeydedir. Bununla birlikte KOBİ’ler de çok önemli olup bunların geliştirilmesi ve güçlendirilmesi gerekiyor. Büyük İşletmeleri nasıl büyütürüz? KOBİ yoğunluklu bu alanı nasıl dünyaya daha entegre edebiliriz? bu iki temel soruyu MAKFED olarak politikamız kabul ediyoruz.

VERİMLİLİK KONUSUNDA TÜRKİYE İYİ DEĞİL

İmalat olarak MAKFED ne yapıyor?

Her bir segmentte bir ihtisas derneğimiz var. Bu derneklerimiz kendi alanlarında tam yetkili ve yetkindirler. Bu bakımdan derneklerimiz üyeleriyle koordineli bir şekilde çalışıyor. Biz de derneklerimizi koordine ederek, iletişimde oldukları ilgili bakanlıklar ve kamunun diğer paydaşları ile her türlü iletişim köprüsünü kurarak gerekli bilgi, belge ve dokümanı sağlamaya çalışıyoruz. KOSGEB desteklerinden sektörün etkin bir şekilde yararlanmasını takip ediyoruz. Makina sektöründeki gelişmeleri sektörümüze sunuyoruz. Öte yandan verimlilik konusunda maalesef Türkiye çok iyi değil. Sektörde verimliliği nasıl arttırırız bu konu öncelik verdiğimiz alanlar arasında.

ENDÜSTRİ 4.0’I FIRSATA ÇEVİREBİLİRİZ

Endüstri 4.0 hakkındaki düşüncelerinizi aktarır mısınız

Endüstri 4.0, buhardan bilgisayara teknolojideki gelişmelerle zamanla günümüze evrildi. Dijitalleşme denilince aklımıza iletişim geliyor. Lojistikten bankacılığa kadar birçok husus artık elektronik alana kaydı. Makinaların birbiri ile konuşması dediğimiz imalattaki yansımasına ise kısaca Endüstri 4.0 diyoruz. Bunu sadece üretim aşamasında değil, finanstan pazarlamaya kadar her türlü alana dahil etmek lazım. Bunun için teknolojiye, yeni bir keşife ihtiyaç yok. Bu zaten var. Verimlilik de Endüstri 4.0 ile artırılacaktır. Bunu bir moda kavram olarak görmemek lazım; firmaların kendilerini çok iyi analiz edip nerede, neye ne kadar ihtiyaçları olduğunu belirlemeleri gerekiyor. Endüstri 4.0’a entegre olan bana göre kazanacak, ayakta kalacak; bunu kullanamayan ise yok olacaktır. Bu çerçevede herkesin kendi reçetesini kendisinin hazırlaması önem arz ediyor.  

ARA ELEMAN SANAYİNİN MAKRO SORUNLARINDAN BİRİ

Ara eleman sorununa MAKFED olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?

Bu konu, Türkiye’nin sanayideki makro sorunlarından biri. Devletin son dönem eğitim politikasını bu anlamda önemli buluyoruz. Bugün birçok OSB’de mesleki eğitim kurumları görüyoruz. Devlet ve OSB’ler arasındaki iş ve güç birliği ile sanayi-eğitim alanındaki çalışmalar elbette ki bizlere kazandıracaktır. Bununla birlikte mesleki eğitim sisteminin makro olarak tekrardan gözden geçirilmesinin yerinde olacağını düşünüyorum. Çalışanların sanayiye ilgisi azalıyor. Sanayide çalışmak eskisi kadar tercih edilmiyor. Bir fabrikada bir meslek öğrenmek bir emeği gerektiriyor. Dijitalleşmeyi kurgularken bundan sonra sanayide daha sofistike ve teknik-teknolojik makinalar kullanılacak olmasının gençlerin ilgisini arttıracağı düşüncesindeyim.

MAKFED, TÜRKİYE İÇİN MAKSİMUM ENERJİYLE ÇALIŞIYOR

Makina İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonunun amacı, Türk Makina İmalatı Sektörünün, diğer yan sektörler ile beraber ilerlemesine ve kalkınmasına katkıda bulunmak, Makina sanayii ile ilgili tüm sektörel politika ve uygulamaların oluşmasında, sektörün yan sanayii ile birlikte gelişerek küresel rekabette güçlenmesinde etkin rol oynamak, sektörel kuruluşları geniş ve demokratik bir katılımla dayanışma ve işbirliğine açık bir tutum ve sektörel bütünleşmeyi hedefleyen bir yöntem anlayışı içinde bünyesinde toplayarak: Üye dernekler ve mensupları arasında mesleki birlik, yardım, sosyal dayanışma, uyum ve disiplini geliştirmek, Kanunların öngördüğü çerçevede, insan sağlığı ve kamu yararına hizmet ölçütlerini göz önünde bulundurarak, üye dernekler ve bunlara üye meslek mensuplarının hak ve menfaatlerini korumak, Mesleki yeterlilik ve bilinç düzeylerini geliştirmektir. Federasyonun temel ilkesi, üye dernekler ve bunlara üye meslek mensupları arasında var olan dayanışmayı en üst seviyeye çıkarmaktır. Makina İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun vizyonu “toplumumuzun yaşam kalitesinin artmasına ve ülkemizin sürdürülebilir gelişmesine hizmet eden Makina İmalat Sektörünün, kalite, teknoloji geliştirme ve yenilikçilikte uluslararası düzeyde rekabetçi bir yapıya ulaşmasına katkı sağlayan, yönlendirici, katılımcı ve paylaşımcı bir tepe organizasyon olmak”tır. Makina İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonunun misyonu “ulusal sanayimizin rekabet gücünü artırmak ve sürekli kılmak için Makina İmalat Sektörünün her kesimi ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde, sektörümüzün öncelikleri doğrultusunda politikalar geliştirmek, bunları gerçekleştirecek altyapı ve araçları oluşturmaya katkı sağlamak, sektörel örgütlerin faaliyetlerini destekleyerek, dayanışma ve işbirliği kültürü oluşturmakta öncü rol oynamak”tır.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Konu 1 Konuk

Dr. Rüştü Uçan: “İş Güvenliğinin Kanunlara Uygun Uygulanması Gerek!”

Yayınlanma tarihi

-

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı ve Meslek Hastalıkları İş Kazaları Önleme ve Araştırma Vakfı Başkanı Dr. Rüştü Uçan, Türkiye’de iş güvenliği kültürünün hâlâ yasal zorunluluklardan çok kişisel inisiyatiflere bağlı yürütülmesinin büyük bir risk oluşturduğunu söyledi. “Sıcak Çalışma Yönetmeliği Artık Zorunlu Olmalı” Uçan, özellikle 2024 Şubat ayında Beşiktaş’ta meydana gelen ve 29 kişinin hayatını kaybettiği bar yangınını hatırlatarak, bu tür kazaların önlenmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu vurguladı: “ABD bu konuyu 62 yıl önce çözmüş, sıcak çalışma izinlerini yönetmelikle zorunlu hale getirmiş ve sekiz kez güncellemiş. Avrupa ve Hindistan da aynı sistemle ilerliyor. Bizde ise hâlâ gönüllülük esasına dayalı bir yapı var.” Uçan, bu konudaki eksiklikleri gidermek için Çalışma Bakanlığı’na bir taslak yönetmelik sunduklarını belirterek şu bilgileri paylaştı: “Hazırladığımız taslakta 11 metre etrafında yanıcı madde bulunmaması, alanın izole edilmesi, yangın tüpüyle donatılmış deneyimli personel bulundurulması gibi şartlar yer alıyor. Bu, yalnızca yangın sektörünü değil; kaynak, taşlama, kesim gibi tüm sıcak işlem gerektiren alanları kapsıyor.” Uçan’a göre bu düzenlemeler, sadece mevzuatın değil, iş güvenliği kültürünün yerleşmesi için de hayati önem taşıyor.   Deprem Yönetmeliği ve Erken Uyarı Sistemi Vurgusu Dr. Uçan, deprem yönetmeliği ve erken uyarı sistemleri üzerine yürüttükleri çalışmalardan da bahsetti. “Japonya, Amerika, İtalya, Meksika gibi ülkelerde erken uyarı sistemleri zorunlu. Bizde ise yalnızca Marmaray ve bazı kritik altyapılarda uygulanıyor. Oysa bu sistemin ülke geneline yayılması gerekiyor.” Uçan, yurtdışı incelemelerinde gözlemlediği önemli bir detayı da paylaştı: “İtalya ve Almanya’da zorunlu kalmadıkça 5 katın üzerinde bina yapılmıyor. Bizde ise yüksek yapılaşma, dağ kesimleri gibi riskli adımlar devam ediyor. Bu yaklaşım ciddi tehlikeler doğuruyor.” Erken uyarı sistemlerinin doğru uygulanması durumunda 10 ila 60 saniye arasında kritik uyarı süresi kazandırabileceğini belirten Uçan, bu sürenin “hayat kurtarabilecek kadar önemli” olduğunu ifade etti.   “İş Güvenliği Uzmanları Baskı Altında Kalmamalı” Dr. Rüştü Uçan, iş güvenliği uzmanlarının mevcut sistemde karşılaştığı sorunlara da değindi. Türkiye’deki uzmanların büyük kısmının OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) sisteminde çalıştığını hatırlatan Uçan, bu yapının bazı olumsuzluklar yarattığını belirtti: “İş güvenliği uzmanı, işverene danışmanlık yapar ama bazı firmalarda ‘müşteri kaybetmemek için bu önlemi yazmayın’ gibi baskılarla karşılaşıyorlar. Bu çok tehlikeli bir durum. OSGB yöneticileri de sorumluluk paylaşmalı ki uzmanlar baskı altında kalmasın.” Uçan, son olarak iş güvenliğinin bir kültür olduğunu vurguladı: “Yasal düzenlemeler kadar uygulama da önemli. Kurallar kâğıt üzerinde değil, sahada uygulanmalı.” _________________________________________________________________ Dr. Rüştü Uçan: “Workplace Safety Must Be Applied in Accordance with the Law” Earthquake Regulations and Early Warning Systems Dr. Rüştü Uçan emphasized the importance of proper earthquake regulations and the nationwide implementation of early warning systems. “In countries such as Japan, the U.S., Italy, and Mexico, early warning systems are mandatory. In Türkiye, however, they are only applied in limited areas such as Marmaray and key infrastructure projects. This system must be expanded nationwide,” he said. Drawing from international observations, Dr. Uçan highlighted that in Italy and Germany, no buildings exceeding five stories are constructed unless absolutely necessary. “In Türkiye, the tendency toward high-rise construction and mountain cutting continues unnecessarily. This approach brings serious risks,” he warned. According to Uçan, properly implemented early warning systems can provide between 10 to 60 seconds of reaction time — a margin that can literally save lives.   “Occupational Safety Experts Should Not Be Under Pressure” Dr. Uçan also addressed the challenges faced by occupational safety specialists, noting that the majority in Türkiye work under OSGB (Joint Health and Safety Units). “Occupational safety experts advise employers, but sometimes face pressure not to report risks for fear of losing clients. This is a dangerous situation. OSGB managers must share responsibility so that experts can work freely,” he stated. Concluding his remarks, Uçan emphasized that workplace safety is not only a matter of law but a matter of culture: “Legal regulations are essential, but real safety depends on practice. Rules must not remain on paper — they must be implemented in the field.”

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

1 Konu 1 Konuk

PLATFORM TÜRKİYE 2025 KONFERANSI SEKTÖRE IŞIK TUTTU

Yayınlanma tarihi

-

30 Nisan 2025 tarihinde İstanbul’da düzenlenen Platform Türkiye Konferansı sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Personel Yükseltici Platform sektörü için hem teknik hem de stratejik boyutlarıyla fark yaratan buluşma, PLATFORMDER ve IPAF iş birliğiyle gerçekleşti.  Açılış konuşmasını gerçekleştiren PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, sektörün son yıllarda gösterdiği büyümeye dikkat çekerek, Türkiye’de 2013’te 4.000 civarında olan platform sayısının 2024’te 35.000’e ulaştığını ve %742’lik bir artış yaşandığını vurguladı. Günaydın, “Bu sektörel büyüme önemli bir gelişme olmakla birlikte, kişi başına düşen makine sayısı açısından Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında hâlâ geride olduğumuzu görüyoruz. Örneğin, Almanya’da bu sayı her 100 bin kişide ortalama 64 civarındadır. Bu da sektörümüzün hâlâ ciddi bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Bu potansiyel büyüme fırsatı; ülkemiz, sektörümüz ve iş sağlığı-güvenliği uygulamaları açısından oldukça kıymetlidir” dedi. Saruhan Günaydın’ın ardından kürsüye gelen IPAF CEO’su Peter Douglas, Platform Türkiye Konferansı’nda yaptığı sunumda, İngiltere’deki Nationwide Platforms firmasının güvenlik, eğitim ve mühendislikteki dönüşüm sürecini katılımcılarla paylaştı. 15.000 ünite ve 1.300 çalışanla faaliyet gösteren şirketin, 2008’den bu yana uyguladığı “Tech X” standardı sayesinde hem iş güvenliği hem de verimlilik alanlarında büyük ilerlemeler kaydettiğini belirten Douglas, “Her çalışan, iş güvenliği konusunda yöneticisini bile durdurabilecek yetkiye sahiptir” diyerek davranış temelli güvenlik kültürünün önemine dikkat çekti. KATILIMCILAR PLATFORM TÜRKİYE KONFERANSI’NI YORUMLADI Platform-Der Yön. Kur. Bşk. Saruhan Günaydın 12 yıl sonra tekrardan yapıyoruz bu etkinliği. Yurt dışından birçok misafirimiz var. Meslektaşlarımızı onlarla buluşturuyoruz. Bütün katılımcılar çok mutlu. Önümüzdeki yıllarda da bu etkinliklerin devamına imza atacağız. Kiralama sektöründe hem firmalar hem de üretimler çok hızlı artıyor. Dernek olarak yerli üretime elimizden gelen her türlü desteği sunacağımızı bir kez daha belirtmek istiyorum.   JCB TRPlatform Satış Müdürü Tuğba Erdem Platform Türkiye 2025 Konferansı sektörümüz özellikle de kiralama firmaları açısından çok önemli bir etkinlik oldu. Kiralama firmaları burada sektöre getirilen yenilikleri inceleme fırsatı buldu.   ACR Platform Operatörü Nazım Taban Türkiye’de 25 yıl önce başlayan sektör gelinen süreçte çok büyük gelişim ivmeleri yakalamış durumda diyebilirim. Ürünlerimiz dünya standardında. Tek eksiğimiz sektörde, bu teknolojik ürünleri güvenli kullanma sıkıntısı. Bunun için firmaların çalışanlarını ciddi bir eğitim sürecinden geçirmesi gerekiyor. Bir IPAF eğitmeni olarak bu konuya dikkat çekmek istiyorum.   Platform-Der Yönetim Kurulu Üyesi Sibel Aygül Gerçekleştirdiğimiz organizasyon beklediğimizin çok üstünde bir ilgiyle karşılandı. Yurt içi ve dışından gelen ziyaretçilerle salon doldu.   LiuGong Türkiye Sorumlusu Karl Che 67 yıllık köklü bir sektörel tecrübeye sahibiz. Türkiye’de inşaar ekipmanları alanında hizmet vermekteyiz. Yapılan etkinlikten oldukça memnun kaldık. Sektörel açıdan faydalanabileceğimiz firmalarla tanıştık.   Ay Lift Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Aksoy Çok güzel bir organizasyon gerçekleştirildi. 200’e yakın katılımcı ve ciddi manada sponsorlar bulunmakta. Böylesi bir organizasyonda bulunmaktan gurur duyuyoruz.   Sinoboom Satış ve Pazarlama Müdürü Erdinç Ünlübay Bu ve bunun gibi etkinlikler sektörümüze büyük katkılar sağlıyor. Sektör paydaşlarının daha komplike çalışmaları bakımından çok önemli.   Platform-Der Genel Sekreter Yrd. Abdullah Tuncer Platform-Der’deki görevimin yanı sıra IPAF Türkiye Müdürüyüm. Bu etkinliğin temeli 2 yıl önce atılmıştı. Böyle bir etkinlik en son 13 yıl önce yapılabilmişti. Bu anlamıyla bu organizasyon bizim için çok önemliydi. Sektörün paydaşlarını bir araya getirdik.   Global Makina TR Genel Müdürü Serkan Yörenç Etkinliğin çok başarılı olduğuna inanıyorum. Burada sektörümüzün bir fotoğrafını çektik diyebilirim. Sunumlar çok etkileyiciydi. Geleceğe dair sektörel potansiyel masaya yatırıldı. Kendi adıma aydınlatıcı bir etkinlik olduğunu söyleyebilirim.   QuadroMac  Genel Müdürü Erhan Küçük  IPAF’ın verdiği operatör eğitimleri sektörümüz açısından çok önemli. Sektördeki paydaşlarımızın burada olması çok kıymetli. Gerçekten çok verimli ve güzel bir etkinlik oldu.   Tim Forklift Genel Müdürü Görkem Durmuş Çok güzel ve verimli bir etkinlik oldu. Birçok konuda aydınlandık.   MSL Vinç Genel Müdürü Okan Baş  Çok başarılı ve yerinde bir etkinlik oldu. Bence çok geç kalınmış bir organizasyondu. Böylesi organizasyonların artarak devam etmesi sektörümüz açısından çok önemli.   Mak-Ser Makine Satış Müdürü Hüseyin Çelikkan Etkinlik sektörümüz açısından çok önemliydi. Birçok firma sektör açısından aydınlatıldı. IPAF’ın güvenlik standartları açısından uyguladığı eğitimler çok önemsenmeli.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

1 Konu 1 Konuk

Akkuyu Nükleer Santrali’nde Maaş Krizi Derinleşiyor: İşçiler 2 Aydır Ücret Bekliyor

Yayınlanma tarihi

-

Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde işçilerin maaş krizi büyüyor. Edinilen bilgilere göre, çalışanların iki aydır maaşları ödenmiyor ve Ocak 2025’te taahhüt edilen maaş zammı da hâlâ yapılmadı.

Ulusal Kanal’ın ulaştığı kaynaklara göre, yaşanan mali sıkıntılar nedeniyle iş gücü daraltıldı. Sınırlı sayıdaki personel sadece 1. reaktörde çalıştırılırken, 2., 3. ve 4. reaktörlerde tüm faaliyetler durduruldu. Bu durum, santralin genel ilerleyişini ve zaman planlamasını olumsuz yönde etkiliyor.

İşçilerin maaş ve özlük haklarına dair yaşadığı belirsizlik, projede çalışan emekçiler arasında büyük bir huzursuzluk yaratırken, yetkili kurumlardan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Öte yandan sendikaların ve işçi temsilcilerinin konuyla ilgili harekete geçmesi bekleniyor.

Akkuyu Nükleer Santrali, Türkiye’nin ilk nükleer enerji tesisi olması nedeniyle hem yerli hem de uluslararası kamuoyunun dikkatle izlediği stratejik bir proje olma özelliği taşıyor. Bu nedenle yaşanan aksaklıkların çözülmesi, sadece çalışanlar açısından değil, projenin prestiji açısından da önem taşıyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan