Takip Edin

Makale

Cumhuriyet: Sancılı Bir Doğumun 102. Yılı

Yayınlanma tarihi

-

Dile kolay, 102 yıl… Belki insan ömrü için uzun, ama bir devletin tarihinde o kadar da büyük bir zaman değil. Cumhuriyet kolay kurulmadı. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının uykusuz gecelerinde şekillenen, kararlılıkla olgunlaşan bir fikirdi bu. 27 Ekim 1923: Krizin Dönüm Noktası 27 Ekim 1923’te, Vekiller Heyeti’nin istifası Meclis’te okundu. Yeni bir hükümet kurma çabaları sonuçsuz kaldı. 28 Ekim akşamı ise Çankaya Köşkü’nde, Mustafa Kemal Paşa’nın sofrasında dönemin önemli isimleri bir araya geldi;İsmet Paşa, Fethi Bey, Kazım Paşa (Özalp), Kemalettin Sami Paşa, Halit Paşa, Rize Mebusu Fuat ve Afyon Mebusu Ruşen Eşref Bey. O akşam, kabine krizinden çıkış için çözüm arayışları sürerken Mustafa Kemal Paşa sakin ama kararlı bir şekilde tarihe geçecek o cümleyi kurdu: “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.” Gece boyunca İsmet Paşa ile Cumhuriyet’in ilanını sağlayacak kanun tasarısı hazırlandı. Ve sabah olduğunda, bir milletin kaderi artık geri dönülmez biçimde değişmişti.   Cumhuriyet Fikrinin Doğuşu Peki Cumhuriyet fikri Mustafa Kemal Atatürk’ün zihninde ne zaman doğmuştu? Bu sorunun cevabını onun gençlik yıllarına, Harbiye sıralarına kadar götürmek gerekir. Atatürk, hedeflerinden asla vazgeçmeyen, bilgisini sürekli geliştiren, her alanda kendini eğitmeye adayan bir liderdi. Okuyan, düşünen, tartışan; bilgiyle beslenen bir bilgeydi. Vizyonu sadece askeri başarılarla sınırlı değildi — siyasal, toplumsal ve kültürel dönüşümü de kapsıyordu. Enver Paşa’nın öncülüğünde kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde aktif yer aldı, birçok konuda fikirlerini açıkça dile getirdi. 1908’deki II. Meşrutiyet dönemine kadar uzanan süreçte Cumhuriyet fikrinin temelleri, Harbiye yıllarında atılmıştı. Eğer bu temeller o dönemde atılmasaydı, ülke çıkarları bir kez daha belirsizlik ve bölünme girdabına sürüklenebilirdi. Belki de bu ihtimal, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü derinden tedirgin eden en önemli unsurlardan biriydi. Yani Cumhuriyet bir günde doğmadı; yıllarca süren bir hayalin, bir inancın ve bir mücadelenin ürünüydü. O dönemde üyesi olduğu ve kendisi için büyük önem taşıyan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde, Hatap (odunluk) toplantıları büyük bir gizlilik içinde yapılıyordu. Aralarında zaman zaman fikir ayrılıkları olsa da, “Hürriyet” ve “Özgürlük” kavramları en güçlü ortak payda olmuştu. Bu toplantılarda özgürlük, eşitlik, meclis iradesi ve halk egemenliği üzerine fikirler tartışılıyor; yeni bir yönetim anlayışının temelleri bu şekilde atılıyordu. İşte o düşünsel altyapı, 1923’te fiilen hayata geçecek olan Cumhuriyet fikrinin mayasını oluşturdu. Enver Paşa, bu sürecin başında “ateşi yakan” isimdi; risk aldı, saltanatın katı yapısına karşı mücadele etti. Ancak o dönemin fikirsel birikimi, Gazi Mustafa Kemal’in liderliği ve kararlılığıyla birleşince Cumhuriyet fikri olgunlaştı ve taçlandı.   Sancılı Bir Doğum, Büyük Bir Kazanım Cumhuriyet kolay doğmadı; tartışmalarla, direnişlerle, kuşkularla yoğruldu. Ama bir kere doğdu mu, artık geri dönüş yoktu. Çünkü bu topraklarda ilk kez, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü sadece bir ideal değil, anayasal bir ilke haline geldi. Bugün, 102. yılında Cumhuriyet hâlâ sancılı. Ama her sancı, hâlâ yaşadığını gösteriyor — taviz vermeden. Türk Devleti’nin beslendiği tarihsel kökler, geçmişteki Türk devletlerinin gücü ve inancı, bugünkü Cumhuriyetin temel taşı olmaya devam ediyor. Eksikleriyle, hatalarıyla, zaman zaman örselenen adalet ve özgürlük anlayışıyla bile Cumhuriyet, hâlâ bu toprakların en büyük kazanımıdır. Evet, Cumhuriyeti yıkmak için “Cumhuriyeti koruma” adına yapılan hukuksuz davranışların, darbelerin acılarını çok çektik. Ama bu süreç bize bir gerçeği de gösterdi: Cumhuriyet, bir kesimin değil, tüm milletin ortak demokrasi ihtiyacı olduğunu. Bu hikâyenin kahramanı yalnızca bir lider değil, inanan, savaşan, direnen, düşen ama yeniden ayağa kalkan liderine güvenen bir milletin kendisidir. Yani, bu topraklarda yaşayan herkesin. Bu millet, bu iradeyi oluk oluk akan kanıyla, fedakârlığıyla, inancıyla kurdu.   Ne mutlu Cumhuriyeti yaşatanlara ve bu topraklar için şahadet şerbetini içip şehit düşenlere… Cumhuriyet Bayramınızı Kutluyorum Selam ve Saygılarımla. Metin Şendil      

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir