Sektörel Gündem
BDDK’nın sınırlaması kiralık konutta sıkıntıyı artırabilir
Konut fiyatlarında fahiş artışı önlemek için BDDK’nın ikinci evini alacaklara banka kredisi oranını yüzde 22,5’e düşürmesinin etkileri tartışılıyor. Gayrimenkul uzmanları, “Yeni evlerin kira piyasasına arz edilmesinde caydırıcı olur, kiralık bulmak zorlaşır, bu da kiraları artırır” dedi.

Hamide HANGÜL
Son 3 yıldır dünyanın en yüksek konut fiyat artışlarına sahne olan Türkiye’de, çıkmaza giren barınma sorununun çözümü ve fahiş fiyatların frenlenmesine yönelik Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yeni bir düzenlemeye gitti. İkinci evini alana kredi sınırlaması getirilirken düzenlemenin olası etkileri sektörde gündem oldu.
Dünya’ya açıklama yapan bir gayrimenkul sektör temsilcisi, konutun güvenli bir yatırım aracı olduğunu, ancak son değişikliğin gayrimenkul yatırımından uzaklaştırabileceğini ifade etti. BDDK kararına göre, ikinci ve sonrası konut alımında tüketicinin, eşi veya 18 ay altındaki çocuklarının en az bir konutunun bulunması halinde konut değer oranı yüzde 75 daraltılacak.
Karara göre, örneğin 4 milyon TL değerindeki bir evi, ikinci tapulu evi olarak alacaklar, evin değerinin yüzde 22,5’i kadar kredi kullanabilecek. Bu da ekspertiz değeri 4 milyonluk bir evde 900 bin lira kredi çıkması demek. Bankalar için de kredi risk ağırlığı artırılarak, yüzde 35’den yüzde 150’ye yükseltildi. Başka bir ifadeyle, ikinci konutu alacaklara faiz oranları da artacak. İlk konut alımlarında ise kredi değer oranlarında bir değişiklik olmayacak.

Alternatif araçlara gider
Düzenlemenin olası etkileri sektörde gündem oldu. Dünya’ya açıklama yapan bir gayrimenkul sektör temsilcisi, konutun güvenli bir yatırım aracı olduğunu, ancak son değişikliğin gayrimenkul yatırımından uzaklaştırabileceğini ifade etti. Sektör temsilcisi, “Bir yandan dövizi frenlemeye çalışırken, diğer yandan gayrimenkulden uzaklaştırmak farklı enstrümanlara yönlendirir. Gayrimenkulde kredi limitleri tabana yaklaştırılırsa, insanlar elindeki, örneğin 1 milyon lirayla farklı yatırım araçlarına gider. Kiralık fiyatlarını düşürmez.
Çünkü kirayı ne düşürür? İnanların fazla evi vardır. Fazla kiralık olduğu için de kiraya veremez, rekabet ortamından dolayı kiralar düşer. Oysa şimdi konut piyasasında satışlar yavaşlayacağı için inşaatçı ev yapamayacak, tasarruf sahibinin de kiraya verecek evi olmayacak. Yani konut talebi artacağı için fiyatlar daha da yükselecek. İnşaatçı teşvik, üretimin canlanmasını beklerken, frenleyici bir uygulama olur.”
Gayrimenkul sektör temsilcileri, banka kredilerinin son 5 aydır kamu bankaların da 300 bin lirayla sınırlandığını, özel bankalarda ise faizin 3,5’e kadar yükseldiğine işaret ederek, “Bu hamlenin, olağanüstü fiyat artışları karşısında mağduriyetleri önlemek için yapıldığı görülüyor. Amaç, ikinci konutu alarak fiyatlarının yukarı taşınmasını önleyerek, konut fiyatlarını dengelemek.
Önce konut sahibi olmayanlar ilk evlerini alsın. Ancak bankalar, kredi musluklarını zaten sıkılaştırdı. Bugün konut kredilerinin toplam kredilere oranı yüzde 10’dan yüzde 3,5’e düştü. İnsanlar banka kredisi kullanamadığı için zaten parası olan peşin alıyor. Firmaların imkanlarıyla konut alabilecek duruma geldiler. O nedenle fiyatları çok etkilemez” değerlendirmesinde bulundu.
Evde cazibeyi düşürür
Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Ahmet Büyükduman, yeni düzenlemeyle, ilk evini alacak kişilerin, piyasa şartlarında yaklaşık yüzde 2,5’den kredi kullanırken, ikinciyi alacakların risk ağırlığından dolayı daha yüksekten kredi kullanabileceğine işaret etti. Büyükduman, kiralık piyasasını, uzun vadede negatif yönde etkileyebileceğini dile getirdi.
Fiyatlar geri gelmez
Büyükduman, şu değerlendirmelerde bulundu: “Birinin ev sahibi olması lazım ki kiraya versin. Caydırıcılık varsa konut alınamaz, alamadıkları konutu kiraya da veremezler. Yeterli kiralık konut arzı olmamış olur. İkinci, üçüncü evlerin olması, başka insanların kiralık bulmasını kolaylaştırır. Uygulama ikinci, üçüncü ev satın almaya yönelik cazibeyi engelleyeceği için kiralama piyasasında bir zayıflama getirir. Kiralıkların artmasına sebep olabilir, ev fiyatlarını düşürmez. Bir etkisi olacaktır ancak çok küçücük olacaktır.”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gayrimenkul Komite Başkanı ve Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Kurucu Başkanı Hakan Akdoğan, uygulamanın satış hızını yavaşlatabileceğini söyledi. İnşaat malzemeleri ve işçilik fiyatlarının arttığına işaret eden Akdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ben fiyatların çok düşeceğini tahmin etmiyorum.
Çünkü inşaat maliyetleri, işçilik artıyor, yan yana koyunca bir gerileme olmaz TL bazında. Ancak satış süreleri uzayacağı için bir nevi fiyatlar erimiş olacak. Yani bir ayda satılıyorsa bir konut, satış süreci 3-5 ay uzayacağı için 3 milyonluk bir konut 3,5 yerine, yine 3 milyon olacak. Bu da 3 ay öncesiyle aynı değil aslında. Yerinde saysa bile fiyatlar geri gelmez. Çünkü maliyetler artıyor.”
Türkiye konut artışında ilk sırada
Gayrimenkul uzmanlarına göre, uygulamanın asıl amacı, barınma sorununda “Olağanüstü fiyatlar karşısında, yaşanan mağduriyetleri” önlemek. Raporlar da konut fiyatlarının geldiği noktayı gözler önüne seriyor. İngiltere merkezli emlak danışmanlık firması Knight Frank’ın, 56 konut piyasasını değerlendirdiği, 2023 yılı ilk çeyrek “Global konut fiyat endeksi” raporuna göre, Türkiye, son 12 ayda yüzde 132.8’lik artışla fiyatların en çok yükseldiği ülke oldu.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
Yapay Zekâ Kullanan KOBİ’lerde Verimlilik %67’ye Kadar Artıyor
Yapay zekâ, KOBİ’lerde yalnızca operasyonel hız kazandırmakla kalmıyor, doğrudan ölçülebilir finansal sonuçlar da üretiyor. Kobi AI Kurucusu Baran Kaya, yapay zekâyı iş süreçlerine entegre eden işletmelerde stok maliyetlerinin ortalama %30 iyileştiğini, çalışanların aynı sürede tamamladığı iş miktarının ise %67’ye varan oranlarda arttığını açıkladı.
KOBİ’lerde Yapay Zekâ ile Somut Finansal Kazanç
Baran Kaya’ya göre, KOBİ’lerde yapay zekâ kullanımı, soyut bir teknoloji yatırımı olmaktan çıkarak doğrudan rekabet avantajı sağlayan stratejik bir araca dönüşüyor.
Özellikle:
- Stok yönetimi
- Satın alma süreçleri
- Finansal planlama
- Teklif ve satış operasyonları
gibi alanlarda yapay zekâ destekli sistemler kısa sürede verimlilik sağlıyor.
Kaya, KOBİ’lerin veri yapısı ve işleyiş modelinin büyük ölçekli şirketlerden farklı olduğunu belirterek, geliştirdikleri sistemlerin bu gerçekliğe göre tasarlandığını vurguladı.
Agentic AI Yaklaşımıyla Yeni Dönem
Kobi AI altyapısında kullanılan büyük dil modelleri, daha geniş bir Agentic AI mimarisi içinde görev yapıyor.
Bu modelde:
- Yapay zekâ asistanları teklif hazırlıyor
- Satış süreçlerini destekliyor
- Analiz ve karar destek sistemleri üretiyor
- Birbirleriyle iletişim kurarak sonuçları denetliyor
Bu yapı sayesinde özellikle sınırlı insan kaynağına sahip KOBİ’ler, daha düşük maliyetle daha yüksek çıktı elde edebiliyor.
3 Ayda İlk Sonuç, 2-3 Yılda Yaygınlaşma Beklentisi
Baran Kaya, satın alma, stok ve finans süreçlerini yöneten yapay zekâ ekiplerinin henüz sınırlı örneklerle uygulandığını; ancak ilk somut sonuçların 3 ay içinde alınabildiğini belirtti.
Önümüzdeki 2-3 yıl içinde KOBİ’lerde yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaşması bekleniyor.
MIT Araştırması: Verimlilikte %67 Artış
Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, yalnızca ChatGPT kullanan çalışanlarda bile %67 oranında verimlilik artışı gözlemlendi.
Kobi AI’ye göre, insan uzmanlığı ile Agentic AI sistemlerinin birlikte çalıştığı hibrit ekiplerde bu oran daha da yukarı taşınabiliyor.
Yapay Zekâ KOBİ’ler İçin Rekabet Avantajına Dönüşüyor
Artan maliyetler ve yoğun rekabet ortamında yapay zekâ çözümleri, KOBİ’ler için hem maliyet optimizasyonu hem de iş gücü verimliliği açısından kritik bir araç haline geliyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde yapay zekâ kullanan KOBİ’ler, kullanmayanlara kıyasla pazarda çok daha güçlü bir konuma sahip olacak.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
KUZKA’dan KOBİ’ler ve Yerel Ürünler İçin Destek Programı
Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), yerel ürünlerin ticarileştirilmesi ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması amacıyla “2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı”nı ilan etti.
TR82 Bölgesi kapsamındaki Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanacak programla, yerel potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi ve işletmelerin üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda güçlendirilmesi hedefleniyor.
10 Milyon TL Bütçeyle Geniş Kapsamlı Destek
Toplam 10 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında; işletmeler, meslek kuruluşları, kamu kurumları, kooperatifler ve birlikler teknik destekten yararlanabilecek. Program, özellikle su ürünleri ve turizm işletmeleri başta olmak üzere bölgenin temel sektörlerinde rekabetçiliği artırmayı amaçlıyor.
Danışmanlıktan Dijital Pazarlamaya Kadar
KUZKA tarafından yürütülecek teknik destek programı;
- danışmanlık,
- eğitim,
- fizibilite çalışmaları,
- ürün geliştirme,
- dijital pazarlama,
- yeşil dönüşüm,
- ticarileştirme
gibi alanları kapsıyor.
Program kapsamında talep başına sağlanacak destek üst limiti 500 bin TL, uygulama süresi ise en fazla 6 ay olarak belirlendi.
Başvurular KAYS Üzerinden Alınacak
Yıl sonuna kadar açık olacak programa başvurular, Ocak–Şubat döneminden başlamak üzere toplam 6 ayrı dönemde, ikişer aylık periyotlar halinde Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden alınacak. Program bütçesinin tükenmesi halinde başvuru süreci sona erecek.
KUZKA yetkilileri, bölge ekonomisine ivme kazandırması beklenen programa yerel aktörlerin güçlü ve nitelikli projelerle başvurmasını beklediklerini ifade etti.
Programa ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru rehberine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği bildirildi.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
KOBİ’lerin İhtiyaçlarına Yönelik Araştırma Projelerine Destek Geliyor
KOBİ’lerin rekabet öncesi kapasitesini artırmaya yönelik araştırma projeleri, TÜBİTAK koordinasyonunda desteklenecek. Collective Research Networking (CORNET) 41. çağrısı kapsamında, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek ve akademik ortaklar tarafından yürütülecek kolektif projeler için 25 Mart’a kadar başvuru alınacak.
Uluslararası İş Birliği Şartı
TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, çağrı kapsamında en az iki katılımcı ülkenin yer aldığı uluslararası iş birliği projeleri desteklenecek. CORNET 41. çağrısına Almanya, Belçika, Brezilya, Çekya, İsviçre ve Türkiye katılım sağlayacak.
Uluslararası başvurularda, her ülkeden en az üç paydaşın projede yer alması zorunlu olacak. AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin; yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları gibi araştırma kuruluşları tarafından yürütülmesi şartı aranacak.
KOBİ’ler Sürecin Merkezinde Olacak
Proje konularının, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını belirlemek ve çıktıların yaygınlaştırılmasını sağlamakla görevli KOBİ şemsiye kuruluşları tarafından tanımlanması gerekiyor. Ayrıca başvurularda en az üç KOBİ’den oluşan bir kullanıcı grubunun yer alması zorunlu tutuluyor.
Kullanıcı grubunun, proje çalışmalarını yönlendirmesi ve projenin verimliliğine katkı sunması bekleniyor. Proje çıktılarının da birden fazla KOBİ’nin faydasına olması hedefleniyor.
Başvurular Ulusal ve Uluslararası Yapılacak
Çağrı kapsamında hem uluslararası hem de ulusal başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, ulusal başvurularını Proje Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek.
Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100 oranında desteklenecek.
Proje Süresi ve Destek Üst Limitleri
CORNET 41. çağrısı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 24 ay olacak.
- Proje başına TÜBİTAK’tan talep edilecek katkı tutarı 180 bin avroyu aşamayacak.
- Yürütücü kuruluş başına destek üst limiti ise yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için 125 bin avro olarak belirlendi.
Uluslararası değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projelerde, Türkiye’den yer alan ortakların proje giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanacak.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
-
1 Konu 1 Konuk5 yıl önceSarılar Group’un Genç Yöneticisi Hanifi Gürbüz: Yatırım Odaklıyız, Covid-19 Sürecinde Bile Çalışmalarımız Devam Ediyor…!
-
Özel Haber3 yıl önceELFATEK’TEN AKİBA
-
Ağır Yük Taşıma Araçları5 yıl önceGEMLİK AKTAŞ-1 LOJİSTİK’İN GURUR GÜNÜ
-
Özel Haber5 yıl önceHASANKEYF’TEKİ TARİHİ TAŞIYAN ÇABA MİSNAK, DÜNYADA YAPILAMAYANI YAPARAK HEM TARİHİ TAŞIDI HEM DE TARİHE GEÇTİ
-
Özel Haber5 yıl önceSalih Kodaman: Müşteriye verdiğimiz güven, bizim en büyük farkımız
-
Son Dakika5 yıl önceHareket Turquality ile Globaldeki Gücüne Güç Katacak
-
Son Dakika5 yıl önceDüzce eşrafından Sadettin Kayışoğlu vefat etti.
-
Sektörel Gündem5 yıl önceÖzbay Hidromekanik Yöneticisi Ertan Katık: Bir ömrü sektöre verdim

