Sektörel Gündem
Ayçiçek hasadı için 6 maddelik çözüm önerisi
Ayçiçek hasadının başladığı Adana’da ürüne talebin az, fiyatın ise geçen yılın altında olduğunu kaydeden Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, “müdahale fiyatı” açıklanmasını ve kooperatiflere kamu bankaları aracılığıyla finansman sağlanmasını istedi.

Ziya İPEK
Ayçiçek hasadının başladığı bugünlerde fiyatların geçen yılın altında kaldığını söyleyen Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Trakya Birlik, Çukobirlik ve Antbirlik gibi tarım satış ve kredi kooperatifleri aracılığıyla “müdahale fiyatı” açıklanmasını ve bu kooperatiflere kamu bankaları aracılığıyla finansman sağlanması gerektiğini söyledi. Doğru, ayçiçek kilogram fiyatının bu yıl 10 ile 11 lira arasında değiştiğini ve geçen yılın altında kaldığını belirterek, sorunun çözümü için 6 maddelik öneri sundu.
Hasat zamanı iç talep az, fiyatlar yetersiz kaldı
Çukurova’da ayçiçeği ekimlerinin özellikle susuz kıraç bölgelerde buğdaya alternatif olduğunu ve her yıl getirisinden dolayı ekim alanlarının arttığını bildirdi.
Bu yıl Adana’da 750 bin dekar ayçiçeği ekiminden, ilkbahar yağışlarının da etkisiyle 240 bin ton civarında rekolte beklendiğini anımsatan Doğru, ancak bu yıl buğday, arpa ve mısırda 30 Nisan 2023 tarihine, ayçiçeği çekirdeği ve ham ayçiçeği yağında ise 31 Mayıs 2023 tarihine kadar gümrük vergilerinin “sıfır” olmasından dolayı sanayicilerin tedariklerini yurt dışından karşıladıklarını, hasada da tüm ürünlerde “devir stoku” ile girdiklerini söyledi.
Yurtdışı emtia fiyatlarının düşmesi ve gümrük vergilerinin yükseltilmesinde geç kalındığını vurgulayan Doğru, buğday, arpa ve ayçiçeğinde; hasada depo ve siloların dolu olarak girilmesiyle hasat zamanı iç talep ve fiyatların gerilediğini bildirdi.
“Finansmana erişimleri kolaylaştırılmalı”
Ayçiçeği yağı fiyatlarında yaşanan düşüşlerin devam edeceği beklentisiyle yağ sanayicilerinin hasatta piyasaya girmekten, fiyat vermekten ve mal almaktan kaçındıklarını ifade eden Doğru: “Şu anda Adana’da talebin çok az olduğu ayçiçeği piyasasında fiyatlar yüzde 43 randıman için 10 ile 11 lira arasında değişiyor.
Halbuki geçen yıl Adana’da çiftçinin fiyat beklentisi 14 liraydı ve Çukobirlik 10,3 lira olarak açıkladığı ilk fiyatı; önce 10.8 liraya, en son Ağustos ayında 11,25 liraya yükseltmişti. Tüm bu olumsuzlukların yanında finansmana ulaşmakta zorluk çeken ve özel bankalardaki kredileri kapalı olan sanayiciler mal alımı için yeterli kaynak bulamamaktan da şikâyet etmektedir.”
Maliyetler sebebiyle yeme talep azaldı
Yem sanayisinde yem üretimi ve satışlarının; inek kesimleri ve maliyetler sebebiyle üreticilerin beslemede tasarrufa gitmelerine dayalı olarak geçen yılla karşılaştırıldığında geriye gittiğini dile getiren Doğru, bu nedenle buğday, arpa, mısır ve ayçiçeği gibi ürünler ve artıklarının yem sanayisinde kullanım talebinde düşüşler gözlendiğini vurguladı.
Mutlu Doğru’dan 6 maddelik önlem paketi
Mutlu Doğru, fiyatların çiftçi açısından olumlu düzeyde oluşması ve piyasanın çalışması için 6 maddelik önlem paketi açıkladı.
1.Ayçiçeği fiyatlarına müdahale edecek kamu kurumu olmadığından Trakya Birlik, Çukobirlik ve Antbirlik gibi tarım satış ve kredi kooperatifleri aracılığıyla fiyat açıklanarak mal alımına gidilmeli ve bu kooperatiflere kamu bankaları aracılığıyla finansman sağlanmalı.
2.İthal ayçiçeği çekirdeği ve ham yağı için referans fiyat belirlenerek, bu fiyat üzerinden gümrük vergisi uygulanmalı.
3.Sanayici ve tüccarların depolarında yaklaşık 3-4 aylık ithal ürün stoku olduğundan, bu stokun bitimindeki mal tedariki için, yerli mal alan sanayiciye 3 aylık uygun faizli kredi imkânı tanınmalı. 4.Geçmiş yıllarda çeltikte ve ayçiçeğinde uygulanan ve çok etkili olan, yerli mal alımının yüzde 50’si kadar gümrüksüz ithalat izni verilmeli.
5. Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ihraç kaydıyla ithalata yerli mal alım şartı getirilmeli.
6.Ayçiçeği çekirdeği ve ham yağı ithalatı üzerindeki maksimum düzeyde olan gümrük vergisi oranlarının yanında ton başına sabit miktarda da ilave vergi konulmalı.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
KUZKA’dan KOBİ’ler ve Yerel Ürünler İçin Destek Programı
Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), yerel ürünlerin ticarileştirilmesi ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması amacıyla “2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı”nı ilan etti.
TR82 Bölgesi kapsamındaki Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanacak programla, yerel potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi ve işletmelerin üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda güçlendirilmesi hedefleniyor.
10 Milyon TL Bütçeyle Geniş Kapsamlı Destek
Toplam 10 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında; işletmeler, meslek kuruluşları, kamu kurumları, kooperatifler ve birlikler teknik destekten yararlanabilecek. Program, özellikle su ürünleri ve turizm işletmeleri başta olmak üzere bölgenin temel sektörlerinde rekabetçiliği artırmayı amaçlıyor.
Danışmanlıktan Dijital Pazarlamaya Kadar
KUZKA tarafından yürütülecek teknik destek programı;
- danışmanlık,
- eğitim,
- fizibilite çalışmaları,
- ürün geliştirme,
- dijital pazarlama,
- yeşil dönüşüm,
- ticarileştirme
gibi alanları kapsıyor.
Program kapsamında talep başına sağlanacak destek üst limiti 500 bin TL, uygulama süresi ise en fazla 6 ay olarak belirlendi.
Başvurular KAYS Üzerinden Alınacak
Yıl sonuna kadar açık olacak programa başvurular, Ocak–Şubat döneminden başlamak üzere toplam 6 ayrı dönemde, ikişer aylık periyotlar halinde Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden alınacak. Program bütçesinin tükenmesi halinde başvuru süreci sona erecek.
KUZKA yetkilileri, bölge ekonomisine ivme kazandırması beklenen programa yerel aktörlerin güçlü ve nitelikli projelerle başvurmasını beklediklerini ifade etti.
Programa ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru rehberine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği bildirildi.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
KOBİ’lerin İhtiyaçlarına Yönelik Araştırma Projelerine Destek Geliyor
KOBİ’lerin rekabet öncesi kapasitesini artırmaya yönelik araştırma projeleri, TÜBİTAK koordinasyonunda desteklenecek. Collective Research Networking (CORNET) 41. çağrısı kapsamında, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek ve akademik ortaklar tarafından yürütülecek kolektif projeler için 25 Mart’a kadar başvuru alınacak.
Uluslararası İş Birliği Şartı
TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, çağrı kapsamında en az iki katılımcı ülkenin yer aldığı uluslararası iş birliği projeleri desteklenecek. CORNET 41. çağrısına Almanya, Belçika, Brezilya, Çekya, İsviçre ve Türkiye katılım sağlayacak.
Uluslararası başvurularda, her ülkeden en az üç paydaşın projede yer alması zorunlu olacak. AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin; yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları gibi araştırma kuruluşları tarafından yürütülmesi şartı aranacak.
KOBİ’ler Sürecin Merkezinde Olacak
Proje konularının, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını belirlemek ve çıktıların yaygınlaştırılmasını sağlamakla görevli KOBİ şemsiye kuruluşları tarafından tanımlanması gerekiyor. Ayrıca başvurularda en az üç KOBİ’den oluşan bir kullanıcı grubunun yer alması zorunlu tutuluyor.
Kullanıcı grubunun, proje çalışmalarını yönlendirmesi ve projenin verimliliğine katkı sunması bekleniyor. Proje çıktılarının da birden fazla KOBİ’nin faydasına olması hedefleniyor.
Başvurular Ulusal ve Uluslararası Yapılacak
Çağrı kapsamında hem uluslararası hem de ulusal başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, ulusal başvurularını Proje Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek.
Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100 oranında desteklenecek.
Proje Süresi ve Destek Üst Limitleri
CORNET 41. çağrısı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 24 ay olacak.
- Proje başına TÜBİTAK’tan talep edilecek katkı tutarı 180 bin avroyu aşamayacak.
- Yürütücü kuruluş başına destek üst limiti ise yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için 125 bin avro olarak belirlendi.
Uluslararası değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projelerde, Türkiye’den yer alan ortakların proje giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanacak.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
Şubat Ayı Kira Artış Oranı Yüzde 33,98 Olarak Açıklandı
“Kira Artışlarının Ortak Nedeni: Arz, Talebe Yetişemiyor”
TÜİK tarafından açıklanan son verilerle birlikte, Şubat ayı kira artış oranı yüzde 33,98 olarak belirlendi. Açıklanan oran, Türkiye genelinde kira piyasasına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uzmanlar yaşanan artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığına dikkat çekiyor.
Parcel Estates Satış Direktörü Esra Bölükbaşı, kira artışlarının küresel ölçekte benzer dinamiklerle şekillendiğini belirterek, konunun yalnızca oranlar üzerinden değil; şehirleşme, nüfus artışı ve konut arzı ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kira Artışı Küresel Bir Sorun Haline Geldi
Esra Bölükbaşı’na göre, bugün dünya genelinde kiraların yükselmesinin temelinde;
- Nüfus artışı,
- Hızlanan şehirleşme,
- Konut arzının talebe aynı hızda karşılık verememesi
gibi ortak faktörler yer alıyor.
Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya kadar pek çok büyük şehirde benzer kira baskılarının yaşandığını ifade eden Bölükbaşı, kira piyasasının artık yerel değil, küresel bir mesele haline geldiğini dile getirdi.
Planlama Farkı, Kira Fiyatlarının Davranışını Değiştiriyor
Bazı ülkelerde kira piyasasının daha öngörülebilir ve dengeli ilerlemesinin arkasında uzun vadeli şehir planlaması bulunduğunu belirten Bölükbaşı, özellikle hızlı büyüyen şehirlerin bu konuda önemli örnekler sunduğunu söyledi.
Dubai gibi merkezlerde artan nüfus ve yatırımcı talebinin önceden öngörüldüğünü aktaran Bölükbaşı, bu doğrultuda yeni bölgelerin ve konut projelerinin hızla devreye alındığını ifade etti. Bu yaklaşımın, kira fiyatlarında ani ve kontrolsüz sıçramaların önüne geçtiğini vurguladı.
“Oranlara Değil, Sisteme Bakmak Gerekiyor”
Kira artışlarını yalnızca açıklanan yüzdelik oranlar üzerinden değerlendirmenin eksik bir bakış açısı sunduğunu belirten Esra Bölükbaşı, konunun çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
Konut üretimi, şehir planlaması ve sürdürülebilir büyüme başlıklarının birlikte düşünülmesinin önemine işaret eden Bölükbaşı, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye için değil, küresel ölçekte de geçerli olduğunu ifade etti.
Uzmanlara göre, kalıcı çözüm; kısa vadeli ve geçici müdahalelerden ziyade, uzun vadeli, öngörülebilir ve planlı bir konut politikası ile mümkün olabiliyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
-
1 Konu 1 Konuk5 yıl önceSarılar Group’un Genç Yöneticisi Hanifi Gürbüz: Yatırım Odaklıyız, Covid-19 Sürecinde Bile Çalışmalarımız Devam Ediyor…!
-
Özel Haber3 yıl önceELFATEK’TEN AKİBA
-
Ağır Yük Taşıma Araçları5 yıl önceGEMLİK AKTAŞ-1 LOJİSTİK’İN GURUR GÜNÜ
-
Özel Haber5 yıl önceHASANKEYF’TEKİ TARİHİ TAŞIYAN ÇABA MİSNAK, DÜNYADA YAPILAMAYANI YAPARAK HEM TARİHİ TAŞIDI HEM DE TARİHE GEÇTİ
-
Özel Haber5 yıl önceSalih Kodaman: Müşteriye verdiğimiz güven, bizim en büyük farkımız
-
Son Dakika5 yıl önceHareket Turquality ile Globaldeki Gücüne Güç Katacak
-
Son Dakika5 yıl önceDüzce eşrafından Sadettin Kayışoğlu vefat etti.
-
Sektörel Gündem5 yıl önceÖzbay Hidromekanik Yöneticisi Ertan Katık: Bir ömrü sektöre verdim

