Takip Edin

Sektörel Gündem

Çiftçiler’den ‘destekler artsın ödemeler nakit yapılsın’ talebi

Çiftçiler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ve ekim ayında ödenmesi planlanan 2023 yılı buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikale ve çeltik için verilecek olan 11,5 milyar TL’lik mazot gübre desteğinin nakit ödenmesini talep ediyorlar. Ayrıca, desteklemenin günün girdi maliyetlerine göre artırılması isteniyor.

Yayınlanma tarihi

-

Mehmet Hanifi GÜLEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz hafta 11,5 milyar liralık 2023 yılı buğday, arpa, yulaf, çavdar, tritikale ve çeltik için verilecek olan mazot gübre desteğinin 5 ay erkene çekildiğini açıkladı. Gübre mazot desteklemesi 2024 yılının mart ayında ödenmesi planlanıyordu.

Çiftçi temsilcileri, ayni olarak kartlara yatırılacak olan desteklemenin nakit ve günün girdi maliyetleri göz önünde bulundurularak artırılmasını talep ediyor. Ayni olarak ‘Başak Kart’a yatırılan desteklemelerin sadece söz konusu bankanın pos makinesinin bulunduğu bayilerde geçtiğini ifade eden temsilciler, geçen yıl yüzde 1 ile 1,5 oranında kart komisyonu kesildiğini belirtiler.

Geçen yıl hububatta dekara 121 lira verildi

Bu yıl tarım sektörüne verilecek toplam destekleme miktarı 54 milyar lira olarak yer alıyor. Geçen yıl buğday, arpa, yulaf, çavdar ve tritikaleye için dekar başına mazota 75 lira, gübreye ise 46 lira ile toplamda 121 lira destekleme verildi. Çeltik için ise dekara 250 lira mazot ve 21 lira gübre olmak üzere toplamda 271 lira ödeme yapıldı.

‘’Nakit verilirse daha çok iyi olur’’

Desteklemelerin erken ödenmesiyle ilgili DÜNYA’ya konuşan Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, 2023 yılı desteklenme kararnamesinin açıklanmadığı için, dekara ne kadar mazot ve gübre desteğinin verileceğinin daha belli olmadığını söyledi.

Söz konusu ürünlere toplamda 11,5 milyar lira ödeneceğini aktaran Doğru, ‘’Geçen yıl da söz konusu destekleme erken ödenmişti. Anadolu’da, çeltik dışında destekleme ödenmesi planlanan ürünlerin ekim dönemi ekim-kasım ayları olarak yer alıyor. Çiftçiler gübresini ve mazotunu alsın diye böyle bir uygulamaya gidildi. Bunda da nakdi ödeme değil, ayni ödeme yapılıyor. Yani dekar başına belirlenen gübre ve mazot bedelinin parası karta yükleniyor. Sadece o parayla gübre veya mazot alabiliyor.

Bu da Başak Kart’ın geçtiği bayilerde ödenebiliyor. Bizim talebimiz, üretim yapan çiftçi bu girdileri almak zorunda olduğu için nakit verilirse, bu daha çok iyi olur. Nakit verilirse, belki çiftçi daha yüksek faizli bir borcunu kapatacak. Bunun parasını ayni olarak karta yüklemek yerine, nakit olarak çiftçiye ödenmeli. Diğer yandan, hangi ürüne ne kadar destek verileceği biran önce açıklanması lazım’’ dedi.

Desteklerden kesinti yapılıyor

Öne çekilen desteklemenin direkt çiftçilerin hesabına yatırılmasını talep eden Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, 5 ay öne çekilen desteklemelerin çiftçiye ayni olarak kredi kullandırıldığını belirtti.

Çiftçilerin bunu kullanmak istediklerinde, bankada sicillerinin temiz olması gerektiğini ve 2024 yılının mart ayında ödenecek paraya karşılık sıfır faizli kredi kullandırdığını aktaran İpar, bunu yaparken de dosya masrafı adı altında yüzde 1 ile 1,5 arasında kesinti yapıldığını bildirdi.

Karta yüklenen desteklemenin Ziraat Bankası pos makinesinin olduğu yerlerde geçtiğini ifade eden İpar, ‘’Eğer bayi bir sonraki gün paranızı çekerse, banka tarafından kesinti uygulanıyor. Bayi, bankada 45 gün parayı bekletirse o parayı kesintisiz alabiliyor. Dolayısıyla hiçbir bayi 45 günü beklemez. Bayi yapılan kesintiyi çiftçiye yansıtıyor. Geçen yıl yüzde 1,5 oranında kesinti yapılıyordu. Diğer yandan bu kesintinin yapılmasını istemeyenler mart ayında paranın yatmasını bekliyor. Ancak o zaman da mazot ve gübre fiyatının ne olacağı da belli değil’’ şeklinde konuştu.

‘’Verilen tarımsal desteklemeler çok az’’

Desteklemelerin çok sağlıksız olduğunu belirten Konya Önder Çiftçi Derneği Başkanı Hüseyin Doğançukuru, tarımsal üretime pozitif bir etkisi olmadığını ifade etti. Bu sebeple desteklemerin erken verilmesi veya geç verilmiş olması çok faydası olmadığını öne süren Doğançukuru, ‘’ Desteklemeler, çiftçinin harcamış olduğu masraflar ve cironun içinde yüzde 5’i geçmiyor. Tarımsal desteklemeler çok az, rakam olarak topladığımız zaman yüksek olabilir ancak bu o neticeyi almaya yetecek kadar değil. Diğer yandan, nakit ödemede ekim yapmadığı halde destekleme alan arazi sahiplerine fayda sağlıyor, bu yüzden mazot ve gübre desteği olarak verilmesi daha doğru’’ dedi.

‘’Girdi maliyetleri 4 kat arttı’’

Bu yıl destekleme miktarlarında artış beklediklerini aktaran Diyarbakır Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı ve Çınar Ziraat Odası Başkanı Mehmet Cevat Delil, bugünkü maliyetler karşısında eski desteklerin artık gülünç duruma düştüğünü söyledi. Desteklerin artırılıp, verilmesi gerektiğine dikkat çeken Delil, ‘’Eğer, destekler erken verilecekse maliyetler göz önünde bulundurulup verilmeli.

Desteğin erken verilmesine sevindik ama işte dekar başına ne kadar verilecek ve bu miktarın ne kadar olduğu henüz bir açıklanmadı. Bizim talebimiz bu miktarların artırılması. Son 2 yılda özellikle mazot, gübre, ilaç ve tohum gibi girdi kalemlerin maliyetler en az 4 kat artmış durumda. Desteklerin de buna göre artırılmasını istiyoruz. Verilen desteklemeleri de çiftçinin hesabına direkt atılmasını talep ediyoruz’’ diye konuştu.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

KUZKA’dan KOBİ’ler ve Yerel Ürünler İçin Destek Programı

Yayınlanma tarihi

-

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), yerel ürünlerin ticarileştirilmesi ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması amacıyla “2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı”nı ilan etti.

TR82 Bölgesi kapsamındaki Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanacak programla, yerel potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi ve işletmelerin üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda güçlendirilmesi hedefleniyor.

10 Milyon TL Bütçeyle Geniş Kapsamlı Destek

Toplam 10 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında; işletmeler, meslek kuruluşları, kamu kurumları, kooperatifler ve birlikler teknik destekten yararlanabilecek. Program, özellikle su ürünleri ve turizm işletmeleri başta olmak üzere bölgenin temel sektörlerinde rekabetçiliği artırmayı amaçlıyor.

Danışmanlıktan Dijital Pazarlamaya Kadar

KUZKA tarafından yürütülecek teknik destek programı;

  • danışmanlık,
  • eğitim,
  • fizibilite çalışmaları,
  • ürün geliştirme,
  • dijital pazarlama,
  • yeşil dönüşüm,
  • ticarileştirme

gibi alanları kapsıyor.

Program kapsamında talep başına sağlanacak destek üst limiti 500 bin TL, uygulama süresi ise en fazla 6 ay olarak belirlendi.

Başvurular KAYS Üzerinden Alınacak

Yıl sonuna kadar açık olacak programa başvurular, Ocak–Şubat döneminden başlamak üzere toplam 6 ayrı dönemde, ikişer aylık periyotlar halinde Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden alınacak. Program bütçesinin tükenmesi halinde başvuru süreci sona erecek.

KUZKA yetkilileri, bölge ekonomisine ivme kazandırması beklenen programa yerel aktörlerin güçlü ve nitelikli projelerle başvurmasını beklediklerini ifade etti.

Programa ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru rehberine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği bildirildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

KOBİ’lerin İhtiyaçlarına Yönelik Araştırma Projelerine Destek Geliyor

Yayınlanma tarihi

-

KOBİ’lerin rekabet öncesi kapasitesini artırmaya yönelik araştırma projeleri, TÜBİTAK koordinasyonunda desteklenecek. Collective Research Networking (CORNET) 41. çağrısı kapsamında, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek ve akademik ortaklar tarafından yürütülecek kolektif projeler için 25 Mart’a kadar başvuru alınacak.

Uluslararası İş Birliği Şartı

TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, çağrı kapsamında en az iki katılımcı ülkenin yer aldığı uluslararası iş birliği projeleri desteklenecek. CORNET 41. çağrısına Almanya, Belçika, Brezilya, Çekya, İsviçre ve Türkiye katılım sağlayacak.

Uluslararası başvurularda, her ülkeden en az üç paydaşın projede yer alması zorunlu olacak. AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin; yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları gibi araştırma kuruluşları tarafından yürütülmesi şartı aranacak.

KOBİ’ler Sürecin Merkezinde Olacak

Proje konularının, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını belirlemek ve çıktıların yaygınlaştırılmasını sağlamakla görevli KOBİ şemsiye kuruluşları tarafından tanımlanması gerekiyor. Ayrıca başvurularda en az üç KOBİ’den oluşan bir kullanıcı grubunun yer alması zorunlu tutuluyor.

Kullanıcı grubunun, proje çalışmalarını yönlendirmesi ve projenin verimliliğine katkı sunması bekleniyor. Proje çıktılarının da birden fazla KOBİ’nin faydasına olması hedefleniyor.

Başvurular Ulusal ve Uluslararası Yapılacak

Çağrı kapsamında hem uluslararası hem de ulusal başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, ulusal başvurularını Proje Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek.

Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100 oranında desteklenecek.

Proje Süresi ve Destek Üst Limitleri

CORNET 41. çağrısı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 24 ay olacak.

  • Proje başına TÜBİTAK’tan talep edilecek katkı tutarı 180 bin avroyu aşamayacak.
  • Yürütücü kuruluş başına destek üst limiti ise yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için 125 bin avro olarak belirlendi.

Uluslararası değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projelerde, Türkiye’den yer alan ortakların proje giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanacak.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şubat Ayı Kira Artış Oranı Yüzde 33,98 Olarak Açıklandı

Yayınlanma tarihi

-

“Kira Artışlarının Ortak Nedeni: Arz, Talebe Yetişemiyor”

TÜİK tarafından açıklanan son verilerle birlikte, Şubat ayı kira artış oranı yüzde 33,98 olarak belirlendi. Açıklanan oran, Türkiye genelinde kira piyasasına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uzmanlar yaşanan artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığına dikkat çekiyor.

Parcel Estates Satış Direktörü Esra Bölükbaşı, kira artışlarının küresel ölçekte benzer dinamiklerle şekillendiğini belirterek, konunun yalnızca oranlar üzerinden değil; şehirleşme, nüfus artışı ve konut arzı ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


Kira Artışı Küresel Bir Sorun Haline Geldi

Esra Bölükbaşı’na göre, bugün dünya genelinde kiraların yükselmesinin temelinde;

  • Nüfus artışı,
  • Hızlanan şehirleşme,
  • Konut arzının talebe aynı hızda karşılık verememesi

gibi ortak faktörler yer alıyor.

Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya kadar pek çok büyük şehirde benzer kira baskılarının yaşandığını ifade eden Bölükbaşı, kira piyasasının artık yerel değil, küresel bir mesele haline geldiğini dile getirdi.


Planlama Farkı, Kira Fiyatlarının Davranışını Değiştiriyor

Bazı ülkelerde kira piyasasının daha öngörülebilir ve dengeli ilerlemesinin arkasında uzun vadeli şehir planlaması bulunduğunu belirten Bölükbaşı, özellikle hızlı büyüyen şehirlerin bu konuda önemli örnekler sunduğunu söyledi.

Dubai gibi merkezlerde artan nüfus ve yatırımcı talebinin önceden öngörüldüğünü aktaran Bölükbaşı, bu doğrultuda yeni bölgelerin ve konut projelerinin hızla devreye alındığını ifade etti. Bu yaklaşımın, kira fiyatlarında ani ve kontrolsüz sıçramaların önüne geçtiğini vurguladı.


“Oranlara Değil, Sisteme Bakmak Gerekiyor”

Kira artışlarını yalnızca açıklanan yüzdelik oranlar üzerinden değerlendirmenin eksik bir bakış açısı sunduğunu belirten Esra Bölükbaşı, konunun çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Konut üretimi, şehir planlaması ve sürdürülebilir büyüme başlıklarının birlikte düşünülmesinin önemine işaret eden Bölükbaşı, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye için değil, küresel ölçekte de geçerli olduğunu ifade etti.

Uzmanlara göre, kalıcı çözüm; kısa vadeli ve geçici müdahalelerden ziyade, uzun vadeli, öngörülebilir ve planlı bir konut politikası ile mümkün olabiliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan