Takip Edin

Sektörel Gündem

Kırmızı mercimeğin fiyatı bir ayda yüzde 33 arttı

TÜİK verilerine göre ilk 7 ayda mercimek ihracat miktarı 232.1 bin ton olurken, ihracat değeri ise 230.4 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde ithalat miktarı ise 424.2 bin ton olurken, ithalat değeri ise 306.5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde ihracatın neredeyse tamamına yakını Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında gerçekleşti.

Yayınlanma tarihi

-

Mehmet Hanifi GÜLEL

Kabuklu (naturel) kırmızı mercimeğin fiyatı, son bir ayda yüzde 33 artışla kilogramı 15 liradan 20 liraya yükseldi. Kırmızı mercimeğin iki yıldır 15 lira seviyesinde bulunduğunu belirten sektör temsilcileri, üreticilerin yeniden ekim yapması için son dönemde oluşan fiyatın önemli olduğunu vurguladılar.

İki yıldır kilogramı 15 liradan işlem gören kabuklu kırmızı mercimeğin fiyatı bir ayda yüzde 33,3 artış göstererek 20 liradan işlem görmeye başladı. Kırmızı mercimekteki fiyatın uzun süre stabil kaldığını aktaran sektör temsilcileri, son dönemde oluşan fiyatın üreticilerin yeniden ekim yapması için önemli olduğunu belirtiyorlar.

Temsilciler, buna rağmen önümüzdeki yıl üretimde yüzde 20 düşüş beklediklerini de ifade ediyorlar. Gaziantep Borsası’nda kırmızı mercimek fiyatının 20 liraya yükselmesini değerlendiren Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, söz konusu fiyatı bu yıl hasat döneminde beklediklerini söyledi.

Mercimeğin hasat döneminde para etmediğini ve bir sonraki dönem için çiftçilerin umutsuz kaldığını ifade eden İpar, ‘’Çiftçi 2 yıl önce mercimeği 24 liradan sattı, bu yıl hasat döneminde 15 lira dolayında yer alıyordu. Bugün oluşan bu fiyat, hasat döneminde göre iyi bir fiyat. Fakat girdi maliyetleri olan gübrenin tonu 22 bin lirayı ve mazotun litresinin 39 lirayı bulduğu bu dönemde 20 lira iyi bir fiyat değil.

Bu fiyat çiftçiyi memnun etmez. Piyasada mercimek fiyatının 20 liraya çıkmış ise tohumun fiyatı da 30 liraya çıkmış demektir. Çiftçi harmanını kaldırdığı zaman bir sonraki yıl ne ekeceğine karar veriyor. Eğer çiftçi mercimek tohumunu kaldırmamış ise 30 liradan tohum alıp, ekim yapmaz. Sahadan gözlemlediğim kadarıyla ekim yapanlar tohum kaldırmadı. Önümüzdeki yıl mercimek ekimi her halükarda yüzde 20 dolayında azalma bekleniyor’’ dedi.

‘’Bu fiyatta çiftçi artık ekim yapabilir’’

Yetkin Gıda Kırmızı Mercimek Fabrika sahibi Mehmet Adil Yetkin, kırmızı mercimek fiyatının dünya piyasasının altında kaldığına dikkat çekti. Kanada’dan ithal edilen mercimeğin tonu 840 dolara yükseldiğini bildiren Yetkin, söz konusu fiyatlarla daha ürünlerin gelmediğini ama kabuklu hali tonunun 22 bin liraya denk geldiğini ifade etti.

Türkiye’de ise yerli ürünün tonu 20 bin liradan alındığını ve bunun da 760 dolara denk geldiğini belirten Yetkin, ‘’Yerli ürünün fiyatı daha da artması lazım, çünkü ürünümüz daha kaliteli. Yerli mercimeğin fiyatının düşük kalması ihracatta kısıtlamasından kaynaklandı. İhracata verilen kısmi izin ise son 3 yılda yapılan ihracatın yüzde 7,5’i kadar izin veriliyor. Diğer yandan fiyatının bu yıl da aynı seviyede kalması halinde çiftçi ekim yapmayacaktı. Şu an kabuklu mercimeğin fiyatı 20 lira civarında ve normale döndü gibi görünüyor. Bu fiyatta çiftçi artık ekim yapabilir’’ diye konuştu.

Reis: İşlenmiş ürünün fiyatı 29 liraya çıktı

Kabuklu kırmızı mercimeğin fiyatı 15-20 gün öncesine kadar düşük seviyede seyrettiğini kaydeden Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, bugün ise fiyatın 20 liraya kadar çıktığını belirtti. İşlenmiş kırmızı mercimek fiyatının ise bir ay önce 23 liradan satıldığını aktaran Mehmet Reis, işlenmiş ürünün fiyatı geçen hafta içinde 29 liraya kadar çıktığını söyledi.

Mercimekteki fiyat artışının nedenlerinden bir tanesinin Kanada menşeli ürününün fiyatı artış olarak gösterildiğini dile getiren Mehmet Reis, ‘’Türkiye’de fiyat artarsa Kanada mercimeğinin de fiyatı artıyor. Bugün oluşan bu fiyatlar makul denilecek bir seviyede, ancak daha da yukarı çıkarsa o zaman kabul edilebilir bir durum olmaz. Ayrıca kırmızı mercimek üreticisinin seneye başka ürüne yönelmemesi için mercimek fiyatının belli bir seviyeye gelmesi gerekiyordu. Çünkü üreticinin de maliyetleri yukarıya doğru çıkıyor’’


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan