İş Güvenliği
Yaşlanan nüfus sosyal güvenliği tehdit ediyor: 2050 için kritik uyarı
Türkiye’de doğurganlık hızının düşmesi ve nüfusun hızla yaşlanması, sosyal güvenlik sistemi açısından ciddi bir risk olarak öne çıkıyor. Nüfus Politikaları Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gerekli önlemler alınmadığı takdirde sosyal güvenlik sisteminin “döndürülemez bir noktaya” sürüklenebileceği uyarısında bulundu.
Yılmaz, Türkiye’nin nüfus büyüklüğüne rağmen demografik açıdan kritik bir eşikte olduğunu belirterek, 2017’de 2,08 olan doğurganlık hızının 2024 itibarıyla 1,48’e gerilediğini hatırlattı. Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in oldukça altında bulunuyor. Yaşlı nüfus oranının ise 2024’te yüzde 10,6 ile tarihsel zirveye ulaştığını ifade eden Yılmaz, bazı illerde bu oranın yüzde 20’nin üzerine çıktığını söyledi.
2050 projeksiyonları endişe verici
TÜİK projeksiyonlarına göre, Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfus oranının 2050’de yüzde 22,1’e, 2075’te ise yüzde 31’in üzerine çıkması bekleniyor. Buna karşılık çalışma çağındaki nüfusun oranı 2050’de yüzde 61,9’a, 2075’te ise yüzde 55,9’a kadar gerileyecek. Bu tablo, emekli-çalışan dengesini daha da bozacak.
SGK verilerine göre 2024 sonunda aktif sigortalı sayısı 25,7 milyon, pasif (emekli ve hak sahipleri) sayısı ise 16,6 milyon seviyesinde bulunuyor. Aktif/pasif oranı 1,61’e kadar düşerken, uluslararası standartlarda sürdürülebilir bir sistem için bu oranın 4’e 1 olması gerektiği belirtiliyor.
Bütçe üzerindeki yük artıyor
Uzmanlar, yaşlı nüfusun artışıyla birlikte emeklilik ve sağlık harcamalarının hızla yükseldiğine dikkat çekiyor. Sosyal güvenlik harcamalarının 2024’te milli gelirin yüzde 11’ini aştığı hesaplanırken, açıkların kapatılması için her yıl bütçeden daha fazla kaynak aktarılması gerekiyor.
Çözüm için hangi adımlar gündemde?
Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için şu başlıklar öne çıkıyor:
- Emeklilik yaşının kademeli olarak yükseltilmesi
- Kadınlar ve ileri yaş grupları başta olmak üzere istihdamın artırılması
- Tamamlayıcı emeklilik sistemlerinin yaygınlaştırılması
- Kayıt dışı istihdamla etkin mücadele
- Prim gelirlerini güçlendirecek yapısal reformlar
Uzmanlara göre, mevcut politikalarla devam edilmesi halinde 2050 sonrası dönemde sosyal güvenlik açıkları hızla büyüyecek ve sistem üzerindeki baskı daha da artacak. Bu nedenle, demografik dönüşümü dikkate alan kapsamlı reformların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
