Sektörel Gündem
TÜRKPATENT açıkladı: Marka ve tasarım başvuruları yüzde 11 arttı
Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) geçen yıl yapılan marka başvuruları 2021’e göre yüzde 11 artarak 212 bin 636’ya, toplam tasarım başvuru sayısı da yüzde 28 artışla 84 bin 107’ye yükseldi ve bu veriler, rekor olarak kayıtlara geçti.

Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) geçen yıl yapılan marka başvuruları 2021’e göre yüzde 11 artarak 212 bin 636’ya, toplam tasarım başvuru sayısı da yüzde 28 artışla 84 bin 107’ye yükseldi ve bu veriler, rekor olarak kayıtlara geçti.
TÜRKPATENT’in, marka, tasarım ve bunların tescili konusunda hayata geçirdiği çok yönlü çalışmaları rakamlara da yansıdı.
Yüzde 90’ı yerli marka
Marka başvuru sayısı geçen yıl 197 bin 235’i yerli ve 15 bin 401’i yabancı olmak üzere 212 bin 636’ya ulaştı. Toplam marka başvurularındaki artış bir önceki yıla göre yüzde 11’i buldu.
Özellikle yerli marka başvurularındaki artış da dikkati çekti. Geçen yıl toplam müracaatların yüzde 93’ünü oluşturan yerli marka başvuruları bir önceki yıla göre yüzde 12 arttı.
Söz konusu dönemde TÜRKPATENT tarafından tescil edilen markaların yüzde 90’ının yerli firmalara ve gerçek kişilere ait olduğu görüldü.
Geçen yıl yerli marka tescil sayısı 140 bin 65 ve yabancı marka tescil sayısı 16 bin 575 oldu. Böylece toplam marka tescil sayısı yüzde 21 artışla 156 bin 640 olarak gerçekleşti.
Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) verilerine göre, Madrid Protokolü kapsamında 2022’de Türkiye’den örgüte 2 bin 389 uluslararası marka başvurusu yapıldı. Türkiye, 2021’e göre yüzde 5 artışın yaşandığı uluslararası marka başvurularında Avustralya’yı geride bırakarak 9’uncu sıraya yükseldi.
Markalaşmada en fazla öne çıkan il 84 bin 896 başvuru ve 63 bin 39 tescille İstanbul oldu. Bu kenti 16 bin 101 başvuru, 11 bin 470 tescille Ankara ve 12 bin 963 başvuru, 9 bin 68 tescille İzmir takip etti.
Markaların yanı sıra tasarım başvurularındaki artış da dikkati çekti. Geçen yıl toplam tasarım başvurularının yüzde 93’ü yerli başvuru sahipleri tarafından yapıldı. Bir önceki yıla göre yüzde 32 artışla yerli tasarım başvuru sayısı 78 bin 268 olarak gerçekleşti.
Yerli tasarım tescili yüzde 32 arttı
Diğer yandan, geçen yıl TÜRKPATENT’e yabancı başvuru sahipleri adına 5 bin 839 tasarım başvurusu yapıldı. Böylece, toplam tasarım başvuru sayısı 2021’e göre yüzde 28 artarak 84 bin 107’ye yükseldi.
TÜRKPATENT’in 2022’de tescilini gerçekleştirdiği tasarımların yüzde 92’sinde yerli firma ve şahısların imzası bulunurken bu dönemde yerli tasarım tescil sayısı bir önceki yıla göre yüzde 32 artarak 58 bin 358 oldu.
Aynı dönemde, TÜRKPATENT, yabancı kaynaklı 5 bin 269 tasarımın tescilini gerçekleştirdi. Böylece toplam tasarım tescil sayısı 2021’e göre yüzde 27 artarak 63 bin 627’ye ulaştı.
Diğer sınai mülkiyet türlerinde olduğu gibi tasarım alanında da başı İstanbul çekti. Bu ili sırasıyla Bursa, Kayseri, Ankara ve Gaziantep izledi.
Kurum, marka tescil faaliyetlerinin yanı sıra bu alandaki mevzuatın, süreçlerin ve uygulamaların geliştirilmesi, uluslararası gelişmelerin yakın takibi ve kamuoyunda marka bilincinin artırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.
Marka karar kalitesinin artırılması hedefi doğrultusunda da uluslararası kuruluşların almış olduğu kararlar ve mahkeme kararları, üye olunan veri tabanları üzerinden sürekli ve dikkatli şekilde takip ediliyor.
TÜRKPATENT, insana ve çevreye duyarlı, katma değeri yüksek tasarımların oluşturulması ve korunmasını, Türkiye’nin tasarım ve tasarımcılarının sürdürülebilir bir şekilde dünyayla rekabet edebilir hale getirilmesini, “Türk Tasarımı” kimliğinin yaygınlaşmasını, Türk tasarımcılarının ve tasarımlarının dünya pazarında tercih edilir konuma getirilmesini sağlamak amacıyla da çalışmalarını sürdürüyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı
Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.
Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu
OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.
OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi
Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.
Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
-
1 Konu 1 Konuk5 yıl önceSarılar Group’un Genç Yöneticisi Hanifi Gürbüz: Yatırım Odaklıyız, Covid-19 Sürecinde Bile Çalışmalarımız Devam Ediyor…!
-
Özel Haber4 yıl önceELFATEK’TEN AKİBA
-
Ağır Yük Taşıma Araçları5 yıl önceGEMLİK AKTAŞ-1 LOJİSTİK’İN GURUR GÜNÜ
-
Özel Haber5 yıl önceHASANKEYF’TEKİ TARİHİ TAŞIYAN ÇABA MİSNAK, DÜNYADA YAPILAMAYANI YAPARAK HEM TARİHİ TAŞIDI HEM DE TARİHE GEÇTİ
-
Özel Haber5 yıl önceSalih Kodaman: Müşteriye verdiğimiz güven, bizim en büyük farkımız
-
Son Dakika5 yıl önceDüzce eşrafından Sadettin Kayışoğlu vefat etti.
-
Son Dakika5 yıl önceHareket Turquality ile Globaldeki Gücüne Güç Katacak
-
Sektörel Gündem5 yıl önceÖzbay Hidromekanik Yöneticisi Ertan Katık: Bir ömrü sektöre verdim
