Takip Edin

Sektörel Gündem

Türkiye’nin geleceği depolama sistemlerinde

Seza Şirketler Grubu, güneş ve rüzgâr enerjisine dayalı depolamalı elektrik üretim tesislerine yönelik çalışmalarını hızlandırdı. Seza Şirketler Grubu Enerjiden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Selin Açık, 13 ayrı noktada toplam 302 MWe (megavat elektrik) depolama kapasitesi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Yayınlanma tarihi

-

Yenilenebilir enerji alanında yüksek potansiyele sahip olan Türkiye, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayımlanan ‘Türkiye Ulusal Enerji Planı’ doğrultusunda 2035 yılına kadar rüzgâr enerjisinde 29,6 GW; güneş enerjisinde ise 52,9 GW düzeyinde kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. Bu süreçte atılan en önemli adımlardan biri de 19 Kasım 2022’de yürürlüğe giren ‘Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ oldu.

Yönetmeliğin, yenilenebilir enerjide yeni bir dönem başlatacağı öngörülen depolama sistemlerinin önünü açtığını belirten Seza Şirketler Grubu Enerjiden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Selin Açık, “Bu nedenle biz de grup firmalarımız ile yönetmeliğin yayımlanmasının hemen ardından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) önlisans başvurularımızı yaptık” dedi.

Dünyanın, gerek net sıfır emisyon hedefine ulaşmak gerekse enerji arzı riskini azaltıp, maliyetleri düşürmek adına yeşil dönüşümü odağına aldığını belirten Açık, “Sürdürülebilirlik yaklaşımımız doğrultusunda doğaya saygılı üretim yapmaya, çevre bilincinin artmasına katkı sunmaya ve ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda özellikle son birkaç yıldır odağımıza yenilenebilir enerji yatırımlarını aldık” diye konuştu.

Temiz enerji kapasitesine katkı sağlayacak

Enerji alanında dünyanın ve Türkiye’nin geleceğinin depolama sistemlerinde olduğunu ekleyen Açık, “Wood Mackenzie tarafından yayımlanan ‘Güç ve Yenilenebilir Enerji’ raporuna göre dünyada bataryalı enerji depolama sistemleri alanında 2020’de 1,2 milyar dolar yıllık gelir kazanımı mevcut iken bu tutarın 2025’te 4,3 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın raporuna göre de ülkemizde yenilenebilir enerji beş yıl içinde yüzde 64 seviyesinde büyüyecek ve bu büyümenin yüzde 75’i rüzgâr ve güneş enerjisinden elde edilecek.

Potansiyelimizi iyi değerlendirme ve verimli kullanma noktasında depolamalı elektrik üretim tesislerine ihtiyacımız var” dedi. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında yürürlüğe giren yönetmeliğin, gelecek adına çok önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Selin Açık şöyle devam etti: “Bu yönetmelikle birlikte elektrik depolama tesisleri, elektrik şebekesi ile entegre olacak, bu sayede de Türkiye’nin temiz enerji kapasitesi hızla artacak.

Biz de Seza Şirketler Grubu olarak ülkemizin enerji alanındaki bu atılımına katkı sağlamak üzere başta yenilenebilir rüzgâr enerjisi alanında yüksek verim sağlanabilecek Trakya olmak üzere İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde 13 ayrı müstakil alan için başvuruda bulunduk. Şu ana kadar yaklaşık 200 MWe kapasitede ön lisansımızı teslim aldık. Toplam 302 MWe (megavat elektrik) depolama kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz. Kalan ön lisanslarımız da süreç içerisinde tamamlanacak.”

Elektrik ihtiyacının tamamını güneşten karşılayacağız

Depolama sistemlerinin yanı sıra üretim tesislerinin öz tüketimi için de güneş enerjisi santrali yatırımlarına devam edeceklerini belirten Selin Açık, “Grup şirketlerimiz arasında yer alan Seza Çimento, Cumhuriyet tarihi boyunca Doğu Anadolu Bölgesi’ne yapılmış en büyük ve en çevreci özel sektör yatırımlarından biri.

Fabrikamızda yasal sınırın çok altında toz emisyon değerleriyle üretim yapıyor, baca gazını geri dönüşümde kullanıyoruz. Bunların yanı sıra öz tüketimimizi karşılamak adına geçen yıl fabrika yanına 21 MWp kapasiteli güneş enerjisi santrali kurmuş, elektrik ihtiyacımızın yüzde 30’unu güneş enerjisinden karşılamaya başlamıştık. Şimdi bu yatırıma ek olarak, 50 MWp kapasiteli bir santral daha kuracağız. Bu yıl içinde kurulumuna başlayacağımız yeni santral tamamlandığında fabrikanın elektrik ihtiyacının tamamı güneşten yani temiz enerji kaynağından karşılanmış olacak” şeklinde konuştu.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan