Takip Edin

Sektörel Gündem

“Türkiye yenilenebilir enerji teknolojilerine odaklanmalı”

Ülkemizin enflasyonla mücadele, enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir büyüme için ihtiyaç duyulan enerjinin yerli ve milli kaynaklardan sağlanmasının önemine dikkat çeken Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkanı Cem Özkök, “Yenilenebilir enerji teknolojileri ‘kritik teknolojiler ve yatırımlar’ arasına alınarak teşvik edilmelidir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ülkemizin enflasyonla mücadele, enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir büyüme için ihtiyaç duyulan enerjinin yerli ve milli kaynaklardan sağlanmasının önemine dikkat çeken Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkanı Cem Özkök, “Ülkemizin, yenilenebilir enerji teknolojilerine odaklanması gerekiyor. Bunun için de yenilenebilir enerji teknolojileri ‘kritik teknolojiler ve yatırımlar’ arasına alınarak teşvik edilmelidir” dedi.

“Depolama kapasitemiz devreye girmeli”

Türkiye’nin temmuz ayı itibari ile toplam enerji üretiminin yüzde 42,6’sını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağladığını, depolamalı kapasitelerin devreye girmesi ile bu oranın artacağını aktaran Cem Özkök, ülkemizde depolamanın gelişmesiyle enerjinin çok büyük ölçüde temiz enerjiden elde etme kapasitesine sahip olacağını bildirdi. Türkiye Ulusal Enerji Planı’nda 2020 yılında 95 bin 900 megavat elektrik kurulu gücünün 2035 yılında 189 bin 700 megavata yükseltilmesinin planlandığını aktaran Özkök, bu artışta en yüksek payı yenilenebilir enerji kaynaklarının alacağını bildirdi.

Plana göre, 2035 yılında güneş kurulu gücünün 52 bin 900 megavata, rüzgâr kurulu gücünün 29 bin 600 megavata, hidroelektrik kurulu gücünün 35 bin 100 megavata, jeotermal ve biyokütle kurulu gücünün 5 bin 100 megavata çıkacağını anımsatan Özkök, “Ağustos ayı başı verilerine göre, toplam 105 bin 79 megavatlık enerji kurulu gücümüzde; yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim santrallerinin kurulu güçlerinde, ilk sırada 23 bin 282 megavat ile barajlı, ardından 11 bin 580 megavat ile rüzgâr, 10 bin 352 megavat ile güneş, 8 bin 310 megavat ile akarsu, 3 bin 964 megavat ile biyokütle ve 1.691 megavat ile jeotermal santrallerinin yer aldığını görürüz. Gelecek yıldan itibaren ülkemizde her yıl ortalama 3.000 megavat yatırım yapılması planlanıyor” diye konuştu.

“Yerli üretim teşvik edilmeli”

Yenilenebilir enerji sektörüne mutlaka bütüncül bakılması gerektiğini ifade eden Özkök, yenilenebilir enerji teknolojileri için yerli üretim ve sanayi entegrasyonuna yönelik çalışmalar yapılmasını istedi.

Yenilenebilir enerji teknolojileri, enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler, yeşil hidrojen teknolojileri, elektrikli otomotiv, yarı iletkenler, batarya teknolojileri ve şarj istasyon teknolojilerinin de teşvik edilerek ihracata yönelik sanayinin geliştirilebileceğine dikkat çeken Özkök, teşviklerin yerli sanayinin gelişmesini destekleyerek ithalata olan bağımlılığı da azaltacağını kaydetti.

Özkök, “Bu sayede ülkemiz bölgesinde merkez haline gelecek, ihracat odaklı gelişim de sağlanacaktır. Ayrıca sektörün gelişmesinde yatırım odaklı ve adil düzenlemelerin sağlanması, piyasa dengesini koruyacaktır” dedi.

“Sistem iletim altyapısı geliştiriilmeli”

Yatırımlar için kapasite dağıtma usullerinin “yapılabilirlik” esasları doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini, üretim veya depolama kapasitelerinin hızlı ve adil şekilde sisteme kazandırılmasının önemi üzerinde duran Özkök şunları kaydetti: “Lisanslı oyuncuların önemi gözetilerek piyasanın etkili bir şekilde büyümesinin desteklenmesi hedef olmalı.

Bunun için de orta ve uzun vadeli kapasite planlaması gerekmektedir. Enerji ihtiyaçlarını karşılamada ve yatırımların yönetilmesinde yatırımcı odaklı kapasite planlaması yapılması çok önemli. Yatırımcı odaklı bir yaklaşım, sürdürülebilir büyümeyi teşvik edecektir.

Enerji depolama teknolojileri ve kapasite dağıtma usullerinin de optimize edilmesi, enerji arz ve talebi arasında denge sağlamak için kritik öneme sahip olduğu da unutulmamalıdır. Bu unsurların sağlanması hem enerji bağımsızlığının güçlendirilmesini hem de sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemeyi hedefleyen stratejinin temelini oluşturacaktır. Ancak, yenilenebilir enerjide yeni kapasitelerin açılabilmesi için sistem iletim alt yapısının (TEİAŞ altyapısı) geliştirilmesi öncelikli hedefler arasın alınmalıdır.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan