Takip Edin

Sektörel Gündem

“Türkiye, endüstriyel su arıtma ile küresel iklim krizini fırsata çevirebilir”

ARC Su Arıtma Teknolojileri Kurucusu ve Genel Müdürü Alkan Canbay, savunma sanayisinde küresel arenada önemli bir aktör haline gelen Türkiye’nin aynı başarıyı endüstriyel su arıtma sistemlerinin geliştirilmesi ve anahtar teslimi projelerin gerçekleştirilmesi noktasında da yakalayarak küresel iklim krizini fırsata çevirebileceğini söyledi.

Yayınlanma tarihi

-

Recep ŞENYURT

Endüstriyel su arıtma ve çevre teknolojileri sektöründe Türkiye’nin büyük başarılara imza attığını dile getiren ARC Su Arıtma Teknolojileri Kurucu Genel Müdürü Alkan Canbay, insansız hava araçları başta olmak üzere yaptığı atımlarla savunma sanayisinde küresel arenada önemli bir aktör haline gelen Türkiye’nin aynı başarıyı endüstriyel su arıtma sistemlerinin geliştirilmesi ve anahtar teslimi projelerin gerçekleştirilmesi noktasında da yakalayarak iklim krizini fırsata çevirebileceğini söyledi.

ARC Genel Müdürü Alkan Canbay, küresel iklim değişikliği ile mücadelenin dünya gündeminde ilk sıralarda yer aldığını, karbon ayak izini azaltma, su kazanımı ve su verimliliğini artırma ve sürdürülebilir endüstriyel üretim modellerinde çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesinde Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkenin büyük yarış içinde olduğunu vurguladı.

Endüstriyel su arıtma ve çevre teknolojilerinin projelendirilmesi, geliştirilmesi ve uygulanmasında 14 yıldır faaliyet gösteren ARC’nin de “Türk markası” olarak bu yarışta önemli bir oyuncu haline geldiğini dile getiren Canbay, tekstilden turizme, demir-çelikten petrokimyaya, cam sanayisinden kömür işletmelerine kadar birçok sektörde faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarına etkin çözümler sunduklarını belirtti.

Canbay, 2005 yılında evsel su arıtma cihazı üretimiyle başladıkları maratonda 2009 yılında endüstriyel su arıtma sistemleri kulvarına geçiş yaptıklarını, günümüzde LEED Gold Yeşil Bina Sertifikası’na sahip Adana’daki üretim tesisi ve yönetim merkezinin yanı sıra İstanbul, İzmir ve Antalya’da bölge müdürlükleri ile su ve çevre çözümleri alanında en yüksek kalitede hizmet verdiklerini kaydetti.

Su verimliliği ve enerji verimliliğini birleştirmeye yönelik “ARC Enerji” adıyla Adana’da yeni bir yatırım daha planladıklarını bildiren Canbay, ilk etapta 10 bin metrekare kapalı alana sahip olacak bu tesiste güneş enerjisi paneli ve elektrik panoları, elektrik otomasyon sistemleri üretiminde de etkin olmayı hedeflediklerini duyurdu.

“25 ülkeye ihracat yapıyoruz”

Günümüzde yarısından fazlası mühendis kökenli 200’e yakın kadrosuyla, uluslararası yetkinliğini ispatlamış dünyaca ünlü çözüm ortaklarıyla çevre teknolojileri uygulamalarında projeye özgü yüksek kaliteli hizmet verdiklerini dile getiren Alkan Canbay, yurt dışındaki şantiye zincirine Ürdün, Cezayir, Kazakistan ve Özbekistan’ın ardından Libya’yı da eklediklerini bildirdi.

Yılsonuna kadar kontrat tutarında 150 milyon dolara ulaşmayı hedefleyen ARC’nin ihracat yaptığı ülke sayısını 25’e çıkardıklarını belirten Alkan Canbay, Avrupa’ya olan ihracatlarını daha da artırmak için Almanya’da ofis açmaya hazırlandıklarını duyurdu. ARC’nin en stratejik yatırımlarından birinin Almanya hamlesi olacağını dile getiren Canbay, 2024 yılı için belirledikleri 200 milyon dolarlık kontrat hedefinde Almanya ofisinin önemli rol oynayacağını söyledi.

“En uygun kalitede su üretimini sağlıyoruz”

Alkan Canbay, “ARC Su Arıtma Teknolojileri olarak, müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda anahtar teslimi su tesisleri, projelendirme, mühendislik, süpervizörlük, uygulama, danışmanlık ve teknik servis konularında hizmet veriyoruz.

Su arıtma sistem ve tesisleri, mühendislerimiz tarafından suyun kaynağından kullanım noktasına kadar projelendiriliyor. Tüm kurulum ve tesisat işleri de uzman ekiplerimizce yapılıyor. Sistemlerin elektrik pano ve tesisat projelendirme işlerinin yanı sıra otomasyon yazılımları, elektrik-otomasyon departmanımızca yürütülüyor. ‘İnsan vücudunda dolaşan kan ne ise sanayide de su odur’ bilinciyle teknik servis hizmetlerini de 7- 24 vermeyi sürdürüyoruz.

İşletmelerin su tesisleri ekipmanları konusunda dünyanın en iyi markaları ile çalışan firmamızın öncelikli hedefi, minimum su ve enerji tüketimi ile müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun kalitede su üretiminin sağlanması yoluyla döngüsel ekonomiye maksimum fayda sağlamaktır” dedi.

“Yurt dışında anahtar teslimi projeleri gerçekleştiriyoruz”

Uluslararası ölçekte ilk projeyi Ürdün’de uygulayan ARC’nin hâlihazırda yurt dışında 9 şantiyesinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Canbay, “Ürdün’de 4, Kazakistan’da 3, Cezayir ve Özbekistan’da birer şantiyemizde anahtar teslimi projeleri hayata geçiriyoruz. Yüklenicisi olduğumuz bu projelerde su arıtma sistemlerini, soğutma sistemlerini, elektrik otomasyon sistemlerini komple ARC olarak projelendiriyor ve gerçekleştiriyoruz.

Daha önce Hollanda’da yüklenicisi olduğumuz projeleri başarıyla tamamladık. Bir yıl kadar önce Avustralya’da güçlü bir firmanın su arıtma teknolojileri tedarikçiliğini üstlendik. Yakın zamanda da Almanya’da yeni bir kontrat imzaladık” diye konuştu. Kazakistan’da “ARC Kazakistan” adıyla şirket kurarak bu ülkede yeni projeler üstlenmeye devam ettiklerini anlatan Alkan Canbay, “Kazakistan’da 4 bölgede proje yürütüyoruz. Atık su arıtma, temiz içme suyu ve deniz suyundan içme suyu elde edilmesi sistemlerinin kurulumunu gerçekleştiriyoruz” dedi.

“Libya üzerinden Afrika kıtasına açılıyoruz”

ARC’nin tek seferde en büyük ihracatını Libya’ya gerçekleştireceğini açıklayan Canbay, bu ülkede 100 ayrı lokasyonda projelerin yapımını üstlendiklerini belirtti. Alkan Canbay, “Libya hükümetinin suya erişemeyen köy, kasaba ve beldelere yönelik planlamalarının sonucu olarak hayata geçirdiği projelerde ARC olarak tuzlu suyu arıtıp içme ve kullanma suyu haline getireceğiz. 100 lokasyonda iki etapta çalışacağımız bu proje için 50 milyon dolarlık anlaşma imzaladık” diye konuştu.

Küresel iklim değişikliğinin gıda üretiminde yarattığı ardışık sorunlara çözüm getirmek adına çok uluslu kuruluşların Afrika’yı tahıl ambarı ilan ettiğini kaydeden Canbay, bu kıtada tarımsal sulama sistemlerinin kurulumu için ilk etapta 30 milyar dolarlık bir bütçe oluşturulduğunu, toplam yatırım tutarının 200 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi.

Tarımsal sulama yatırımlarının Afrika ülkelerinin ortak kararıyla uygulanacağını belirten Canbay, “Gıda tedarik zincirinin bozulmaması ve her geçen yıl artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını karşılamak için olgunlaştırılan bu dev projede etkin rol almak istiyoruz. Libya’da yüklenicisi olduğumuz projelerin Afrika’da planlanan diğer yatırımların bize referans sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Nitelikli iş gücü için istihdam garantili ARC Akademi

Nitelikli iş gücünün karşılanması için de önemli adımlar attıklarını dile getiren Alkan Canbay, üniversitelerle iş birliği yaparak “ARC Akademi” adı altında istihdam garantili eğitim ve staj programlarını yakın zamanda hayata geçireceklerini bildirdi. Alkan Canbay, “Bugün 200’e yakın istihdam sağlayan şirketimizin gelişim projeksiyonuna göre iki yıllık süreçte kadromuz en az 500-600 kişi olacak. ARC Akademi’de üniversitelerin ilgili bölümlerinden öğrenci ve yeni mezunları dahil edeceğimiz eğitim ve staj programlarıyla ihtiyaç duyduğumuz yetkinlikteki personelleri yetiştirmeyi hedefliyoruz” dedi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan