Takip Edin

Sektörel Gündem

TOKİ Başkanı Ömer Bulut’tan ‘hızlı başladılar’ eleştirilerine yanıt

Dün bazı şehir ve ilçelerde TOKİ tarafından ilk kazma vuruldu. TOKİ’nin bu kadar kısa sürede konut yapımına başlaması bazı çevreler tarafından eleştirilirken TOKİ Başkanı Ömer Bulut işin aslını anlattı. Bulut ”Bizim her il için, her ilçe için daha önceden hazır olan yerlerimiz söz konusuydu. Buraların zaten etüt projeleri daha önceden hazırdı. Ufak bir revizyonla başladık” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

TOKİ Başkanı Ömer Bulut, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerde yapılacak binlerce konutun etüt çalışmaları tamamlanmadan projelendirmesine başlanmayacağını bildirdi.

Bulut, depremden en çok etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde yeni yerleşim yerleri için belirlenen Başpınar mevkisinde devam eden zemin etüt çalışmalarını inceledi.

Daha sonra gazetecilere açıklama yapan Bulut, Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin Türkiye tarihinin en büyük depremlerinden olduğuna ve geçmişte yaşanılanlardan çok farklılık gösterdiğine dikkati çekti. Bulut, deprem anından itibaren arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına ciddi anlamda destek verdiklerini belirtti.

TOKİ’nin güçlü ve sağlam yapı kriterleri uygulanacak

Ömer Bulut, TOKİ olarak önemsedikleri kriterleri deprem bölgesinde yapacakları yeni konutlarda da uygulayacaklarını vurguladı. Çalışmalardan bazılarının sahada bazılarının ise laboratuvarlarda değerlendirildiğini anlatan Bulut, şunları kaydetti:

“Konut kriterlerimiz önemli. Zemin, fay hattına uzaklık ve kat yüksekliği, bunda tabi ki tünel kalıp sistemiyle yaptığımız güçlü taşıyıcı sistem de önemli. Süratle konutlara ilişkin çalışmalara başlamış olmamızın teknik açıdan uygunluğu da hocalarımız ve bu işi bilenler tarafından görülüyor. Burada şimdi zemin etüt çalışması yapılan bir yer var. Mesela biz burada imalatlara henüz başlamadık.

Zeminin yapısını, oluşumunu belirleyebiliyoruz

Burada 1 milyon metrekarelik bir alan var, yaklaşık 3500, 5000 arası konut üretilecek ama burada zemin etüt çalışmaları tamamlanmadan projelendirme çalışmasına başlamayacağız. Tabii zemin çalışmaları neyi içeriyor, jeolojik ve jeoteknik raporları içeriyor. Zeminin yapısını, oluşumunu belirleyebiliyoruz. Deprem, heyelan gibi durumlarda arazinin nasıl davranacağıyla ilgili hususları belirliyoruz. En son jeoteknikle beraber de burada yapacağımız yapının zeminle ilişkisini kuruyoruz. Taşıma gücünün ne olacağını, yine dizayn değerlerinde neleri esas alacağımızı belirliyoruz. “

“Bütün illerde potansiyel konut rezerv alanları belirlenmiş durumda”

Türkiye’nin diğer illerindeki şantiye ve imalatları yavaşlatarak deprem bölgesindeki çalışmalara yoğunlaştıklarını vurgulayan Bulut, şöyle devam etti:

“Geçici barınma sürecinden sonra ister istemez bu şehirlerin tekrar eski haline gelmesi, hayatın başlaması, ticaretin canlanması ve birçok sosyal faaliyetin devam etmesi açısından kalıcı konutlar önemlidir. Dolayısıyla kalıcı konutlara ilişkin çalışmalara başladık.

Etüt çalışmalarına devam ediyoruz

Bugüne kadarki uygulamalarımızda zaten hep dikkat ettiğimiz önemli konu, yer seçimidir. Daha güvenli alanlara yönelerek işlemlere başladık.

Zaten depremin etkilediği 11 ilde 133 bin konutumuz vardı, bu konutlarımızda herhangi bir can kaybı ve yıkılma olmadı, hasar alan binalarımız oldu. Tabii bu disiplinle ilk günden dediğimiz gibi burada da önce yer seçimlerine başladık. Bütün illerimizde de potansiyel rezerv konut alanları şu anda belirlenmiş durumda ve buralarda da sondaj, etüt çalışmalarına devam ediyoruz.

Etüt projeleri daha önceden hazırdı

Tabii ki buralarda biraz da açıkçası hazırlıklıydık. Bizim her il için, her ilçe için daha önceden hazır olan yerlerimiz söz konusuydu. Daha önce sosyal konutta da zaten bir çalışmamız vardı. Dolayısıyla sahada hemen işleme başlayabileceğimiz, hemen inşaatlarımıza başlayabileceğimiz alanlarımız da mevcuttu.

Dün itibarıyla hem depremden etkilenen İslahiye, Nurdağı, Kilis ve Adıyaman Kahta’da kalıcı konutlara başladık. Tabii insanlar bu kadar süre içerisinde nasıl başlandığını değerlendiriyor. Buraların zaten etüt projeleri dediğimiz gibi daha önceden hazırdı. En azından zemin açısından hazırdı. Ufak bir revizyon suretiyle bunları hazır hale getirdik.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan