Takip Edin

Sektörel Gündem

Oylum, ihracatın toplam satışlar içindeki oranını yüzde 50 artırmayı hedefliyor

1969 yılından bu yana ana ürün gruplarından, bisküvi, kremalı bisküvi, gofret, kaplamalı gofret, marshmellovlu bisküvi ve sürülebilir fındık kreması üretimine ağırlık veren Oylum Sınai Yatırımlar A.Ş., Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 15 bin 500 metrekarelik tesisinde, yıllık 18 bin ton üretim kapasitesi ile tam otomatik üretim hatlarında faaliyetlerini sürdürüyor.

Yayınlanma tarihi

-

2022 yılında İstanbul’da ihracat ofisi açan Oylum, genişleyen satış kadrosu ve yurt dışı fuar katılımları sayesinde, önümüzdeki yıllarda ihracatın toplam satışlar içindeki oranını yüzde 50 artırmayı hedefliyor.

Yurtiçinde A101, BİM, Tarım Kredi, Metro, Bizim Toptan gibi ulusal zincir marketlerde ürünlerini tüketicilerle buluşturan Oylum, satışlarının önemli bir kısmını yurt dışı pazarlarından elde ederek, özellikle Orta Doğu, Amerika ve Avrupa pazarında iş birliklerini geliştirmek üzere faaliyetlerine devam ediyor.

Oylum Sınai Yatırımlar A.Ş. CEO’su Yener Büyüknalbant, FSSC 22000 ve ISO 9001 gibi uluslararası kalite belgelerine sahip ve tam otomatik üretim hattı ile sektörde öne çıktıklarını, pazar paylarının giderek arttığını belirterek, Amerika, Kanada, İngiltere ve İsrail gibi gelişmiş birçok pazardaki önemli markaların üreticisi konumunda olduklarını söyledi.

3 milyon USD’lik yatırım

Pandemi ve Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmalar sonrası tarım ürünlerinde ciddi fiyat artışları ve tedarik sorunlarının ortaya çıktığını kaydeden Yener Büyüknalbant, bu zorlu süreçte Oylum’un 2022 yıl sonunda cirosunu bir önceki yıla göre yüzde 158 artırarak, karlılığını 4 katına çıkardığını ifade etti.

2023 yılında da agresif büyüme hedefini devam ettirdiklerini, bu kapsamda da yaklaşık 4 bin metrekareye yakın ek kapalı alan inşaatını tamamladıklarını söyleyen Büyüknalbant, “Oylum, kurulu güneş enerjisi santrali gücünü bin 59 kWp’e çıkararak üretimde ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisinin yarısını kendi üretir hale geldi. Amacımız, 2025 yılı itibariyle ihtiyacımız olan tüm elektrik enerjisini üretmektir. Son 2 yılda yaklaşık 20 milyon TL’lik makine-ekipman yatırımını da tamamladık.

Önümüzdeki yıllarda ihracatımızı artırmak üzere Kayseri Serbest Bölge’den 22 bin 322 metrekarelik arsa satın alarak, 16 bin metrekaresi kapalı alan yapılacaktır. Gerekli ruhsat ve inşaat sürecimiz başlamış bulunuyor. Yaklaşık 3 milyon dolara mal olacak bu yatırım sonrasında üretim faaliyetlerinin bir kısmını da serbest bölge tesisinde yapmayı hedefliyoruz. Böylece ihracatta bazı ek teşviklerden de yararlanabileceğiz” dedi.

Yener Büyüknalbant, yeni ürün geliştirme sürecinde Ar-Ge çalışmalarının devam ettiğine değinerek, hammaddelerde alternatif ve organik ürünlerin kullanımı için çalışmalar yapıldığını, 10’u aşkın mühendis, teknisyen kadrosu ile laboratuvar ortamında deneme faaliyetlerini yürüttüklerini aktardı.

“Ulusal Tarım Politikası gözden geçirilmeli”

“Atıştırmalık sektörü tarım ürünleri ile iç içe bir sektördür.” diye konuşan Büyüknalbant, ana hammaddesi un, yağ, toz şeker gibi ürünlerin ülkemizdeki tarım politikaları ve küresel çapta yaşanan olaylar nedeniyle olumsuz etkilendiğini belirtti.

Büyüknalbant, 2023 itibariyle bu olumsuzlukların etkileri azalmaya başlasa da emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların devam ettiğini, bu kapsamda ulusal tarım politikasının gözden geçirilmesi, tarım alanlarının ekim planlamasının doğru yapılması ve verimliliği esas alan üretim politikalarının tüm ekim sahalarında uygulanmasının önem arz ettiğini vurguladı. Büyüknalbant konuşmasını şöyle sürdürdü: “İhracatın artırılması ve hızlanmasını temin etmek üzere lojistik ağının geliştirilmesi, limanların kapasitelerinin artırılması, limana kadar olan iç taşımadaki maliyetlerin gerek demir yolu gerekse ek yakıt desteği ile azaltılması ihracatçıların rekabet gücünü artıracaktır.

Bunun yanı sıra 2022 yılında gıdada KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesi ile üreticilerin KDV girdileri yüksek kalmaktadır ve ciddi bir devreden KDV birikmektedir. Bu da üreticilerin sermayelerinin önemli bir kısmının bloke şekilde beklemesine sebebiyet vermektedir. Bu konuda da SGK ve vergi ödemelerine mahsup edilmesinin önünün açılması firmaların nakit akışlarını iyileştirecektir.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan