Sektörel Gündem
Orta vadeyi bekleyecek güç kalmadı, kapanmalar başlıyor
Yarattığı katma değerle ülke ekonomisinin güçlü sektörlerinden triko sektörü, geçen yılın ilk 6 ayına göre 2023’ün aynı döneminde ihracatta yüzde 16.36’lık yaşadı. TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, “Önümüzü görmek için orta vadeden önce kısa vadeli program gerekiyor, şirketlerin dayanacak gücü kalmadı, kapanmalar başlayacak” dedi.

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN
İhracatta yüzde 90 yerlilik oranı ve 27.7 dolarlık birim fiyatla Türkiye ortalamasının üzerinde yer alan triko sektörü, 11 aydır gerileme gösteren ihracat düşüşünden endişeli.
Sektör, ABD ile yıllık 100 milyar dolarlık dış ticaret anlaşmasının da bir an önce yürürlüğe girmesini bekliyor. 2022 yılının ilk 6 ayında 924.8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, bu yılın aynı döneminde 794.7 milyon dolarlık ihracat yapabildi. Söz konusu bu dönemde adet ve kg bazında da gerileme yaşandı.
Avrupalı birçok ünlü markanın tedarikçisi konumunda olan Türkiye triko sektörü, Avrupa’daki resesyon nedeniyle sipariş kaybı yaşarken sektörün üst örgütü Triko Sanayicileri Derneği (TRİSAD) Başkanı Mustafa Balkuv, özellikle KOBİ ölçeğinde firmaların kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Balkuv, “Rasyonel olmayan döviz kuru bu sektörün çöküşüne zemin hazırlıyor. Büyük çoğunluk bilançolarında önemli zararlar ediyor. Birçok firma mülk satarak varlığını sürdürüyor. Birçoğu da kepenk kapatıyor.
Pek çok sektörde de durum benzer” dedi. Yeni ekonomi yönetiminin attığı adımları genel anlamda olumlu olarak yorumlayan Balkuv, “Şimdi orta vadeli program açıklanacak ama ondan önce kısa vadeli acil eylem planı gerekiyor. Çünkü orta vadeye kadar dayanamayacak şirketlerimiz var. Ölüyü diriltemezsiniz ama hastayı iyileştirebilirsiniz” dedi.
Türkiye’nin şu anda en çok üretim ve ihracata ihtiyacı olduğunu vurgulayan Balkuv, “Ülkenin döviz ihtiyacını karşılayan en önemli iki kalem ihracat ve turizm. Bugün kilogram başına 27.7 dolarlık ihracat değeriyle triko katma değeri yüksek bir sektör. Vazgeçilecek bir sektör değil. Ama biz sadece ihracat ve pazarlarımızı değil üretim gücümüzü de kaybediyoruz” diye konuştu.

“Daralmanın da şirketlere maliyeti var”
Sektörün şu anda kazanmadığını sadece ayakta kalma süresini uzattığını ifade eden Balkuv, sorunların devam etmesi durumunda daha büyük zorluklar ve kapanmaların başlayacağını belirtti. Balkuv, “Büyük ihracatçılar değil belki ama 50-100 kişi çalıştıran küçük üreticilerin ayakta kalması çok zor. Büyük şirketlerin de bir daralma ihtiyacı olacak.
Ama daralmanın da tazminat yükü gibi birçok ciddi maliyeti var” dedi. Trikonun asla vazgeçilemeyecek bir sektör olduğunu yineleyen Balkuv, ancak bu kadar yüksek enflasyonda ve sürekli artan maliyetlerle bu yükü uzun süre taşıyabilmelerinin ve rakipleriyle mücadele edebilmelerinin zor olduğunu vurguladı.
126 milyar dolarlık ABD pazarından %1’lik pay
Son 11 aydır adet, kg ve ciroda devamlı eksi verdiklerini kaydeden Balkuv, “126 milyar dolar hazır giyim ithalatı yapan Amerika’ya yüksek vergiler ve yüksek navlun ücretlerinden kaynaklı sadece yüzde 1 oranında 1 milyar 200 milyon dolar civarında hazır giyim ihracatı yapabiliyoruz.
6 yıldır masada karşılıklı imza bekleyen yıllık 100 milyar dolarlık dış ticaret anlaşmasının hayati önemi var. Bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi sorunlarımızı büyük ölçüde çözecek ve 12 ay üretimimize katkı sağlayacak. Büyük zorluklarla ihracat yapabilmek adına mücadele veren firmalarımızın siparişi alabilmeleri ve bunları yönetebilmeleri noktasında uygun hızlı finansman erişiminin önemli olduğunu düşünüyorum.
Aslında, tek kalkınma modelimiz, üretmek ve ürettiğimizi ihraç ederek ülkemizin zenginleşmesini sağlamak, başka bir modelimiz yok” dedi. ABD’de çok pahalı bir gümrük duvarı olduğunu söyleyen Balkuv, “Çabalar sonucunda geçen yıl THY’dan yüzde 10 civarında destek alabildik. Azerbaycan’a yüzde 50 destek verildi. Ama biz oraya çok bir şey satmıyoruz ki” yorumunu yaptı.
“İstihdamda büyük kayıp yaşanabilir”
Sektörde yaşanan ihracat kaybının önlenmesi için bir an önce gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulayan Balkuv, ihracat ve üretimdeki kayıpların istihdama da olumsuz yansıdığını belirtti.
Balkuv’un verdiği bilgilere göre, toplam hazır giyim istihdamının yüzde 10’unu karşılayan triko sektöründe EYT’nin de etkisiyle istihdam kaybı yüzde 20’lere ulaştı. Hazır giyim içerisinde trikonun en zor alan olduğunu dile getiren Mustafa Balkuv, şunları söyledi: “Triko bir konfeksiyon ürünü değil, tek tek üretildiği için daha çok insan çalışıyor. Dolayısıyla her mevkide çalışacak insana ihtiyacımız oluyor. Türkiye’nin bu sektörden vazgeçmesi çok zor.
Milyonlarca kişiyi sektörden çıkartıp başka bir yere nakledecek imkan yok. İhracatçının önünü görebilmesi istihdam kaybının önlenmesi, güven hasıl olması için ihracatçıyı rahatlatacak politikalar üretilmesi gerekiyor. Bu sektördeki bir zafiyet, diğer sektörleri de zincirleme reaksiyonla hızla etkileyecektir. Sonuçları tedarikçiler dahil herkesi etkileyecek” diye konuştu.
Triko artık 12 ay giyiliyor
Eskiden triko denilince sadece kazak akla geldiğini söyleyen Mustafa Balkuv, “Makine teknolojisinde gelinen nokta sayesinde artık yazın serin, kışın sıcak tutacak, 12 ay kullanıma uygun mamuller üretiyoruz. Triko, kalite ve zerafetin sembolü oldu. Türkiye AR-GE ve tasarım konusunda en iyilerden biri konumunda. Yıllık 2 milyar adet ürünü dünyaya kendi tasarımlarımızla satıyoruz. Türkiye’nin tanıtımına da katkı sağlıyoruz” dedi.
“Marka korumak çok zorlaştı”
Triko sektörünün markalaşmada önemli bir yol aldığını söyleyen Mustafa Balkuv, “Ama o kadar çok türbülans yaşıyorsunuz ki. Marka olmak da o markayı korumak da çok zor. Bugün baktığımızda 50 yıldan uzun ömürlü firma sayısı yok denecek kadar az. Öncelikle ülkemizin marka olması lazım. İtalyanlar’a bakın, mafyasını bile marka yapmış. Ülkeyi marka yaparsak, bizim kendimizi müşteriye anlatmamız daha kolay olur” diye konuştu.
TRİSAD, 28 yıldır mesleki eğitimin içinde
Yetişmiş eleman sorununu çözmek için mesleki eğitime ağırlık veren ilk sektörlerden biri triko. 1996 yılında TRİSAD Tekstil Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni kuran TRİSAD, 28 yıldır sektöre yetişmiş, donanımlı işgücü kazandırıyor.
Bugün okuldan mezun olanların sektöre dönüşü yüzde 50’yi bulurken hedef yüzde 60 olan Almanya’yı yakalamak. Uygulamalı eğitimin yapıldığı ve bugüne kadar 2 bin 300 mezun veren okulda, şu anda 430 öğrenci eğitim alıyor. Mezunlardan 70-80 kişinin sektöre döndüğünü açıklayan TRİSAD Başkanı Mustafa Balkuv, sayının yetmediğini belirtti.
2.5 yıl önce iş arayanları sektöre kazandırmak için Zeytinburnu’nda sertifikalı eğitim programı başlattıklarını aktaran Balkuv, “Yılda 5 kurs planladık ama 2 kursta kaldık. 2.5 yılda 300 kişiye iş bulmayı hedeflerken 50 kişide kaldık. Talep olmadı” dedi. Hükümlülere yönelik eğitim projesi de hazırladıklarını aktaran Balkuv, denetimli serbestlik müdürlüklerine bağlı olarak yürütülen proje kapsamında 3 yılda 500 kişiye yakın hükümlüyü iş sahibi yaptıklarını kaydetti.
Balkuv, pandemiyle birlikte denetimli serbestliğin kaldırılmasıyla projenin de rafa kaldırıldığını belirtti. Balkuv, “İyi yetiştirilmiş bir insanın nesiller boyunca iyi devam edeceğini, doğru devam edeceğini ülkenin kurtuluşunun iyi yetişmiş insandan iyi ve bunu da eğitimden geçmek olduğunu düşünüyoruz. Ve bunun için de elimizden geleni yapma gayreti işaretindeyiz” dedi.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
KUZKA’dan KOBİ’ler ve Yerel Ürünler İçin Destek Programı
Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), yerel ürünlerin ticarileştirilmesi ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması amacıyla “2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı”nı ilan etti.
TR82 Bölgesi kapsamındaki Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanacak programla, yerel potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi ve işletmelerin üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda güçlendirilmesi hedefleniyor.
10 Milyon TL Bütçeyle Geniş Kapsamlı Destek
Toplam 10 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında; işletmeler, meslek kuruluşları, kamu kurumları, kooperatifler ve birlikler teknik destekten yararlanabilecek. Program, özellikle su ürünleri ve turizm işletmeleri başta olmak üzere bölgenin temel sektörlerinde rekabetçiliği artırmayı amaçlıyor.
Danışmanlıktan Dijital Pazarlamaya Kadar
KUZKA tarafından yürütülecek teknik destek programı;
- danışmanlık,
- eğitim,
- fizibilite çalışmaları,
- ürün geliştirme,
- dijital pazarlama,
- yeşil dönüşüm,
- ticarileştirme
gibi alanları kapsıyor.
Program kapsamında talep başına sağlanacak destek üst limiti 500 bin TL, uygulama süresi ise en fazla 6 ay olarak belirlendi.
Başvurular KAYS Üzerinden Alınacak
Yıl sonuna kadar açık olacak programa başvurular, Ocak–Şubat döneminden başlamak üzere toplam 6 ayrı dönemde, ikişer aylık periyotlar halinde Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden alınacak. Program bütçesinin tükenmesi halinde başvuru süreci sona erecek.
KUZKA yetkilileri, bölge ekonomisine ivme kazandırması beklenen programa yerel aktörlerin güçlü ve nitelikli projelerle başvurmasını beklediklerini ifade etti.
Programa ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru rehberine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği bildirildi.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
KOBİ’lerin İhtiyaçlarına Yönelik Araştırma Projelerine Destek Geliyor
KOBİ’lerin rekabet öncesi kapasitesini artırmaya yönelik araştırma projeleri, TÜBİTAK koordinasyonunda desteklenecek. Collective Research Networking (CORNET) 41. çağrısı kapsamında, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek ve akademik ortaklar tarafından yürütülecek kolektif projeler için 25 Mart’a kadar başvuru alınacak.
Uluslararası İş Birliği Şartı
TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, çağrı kapsamında en az iki katılımcı ülkenin yer aldığı uluslararası iş birliği projeleri desteklenecek. CORNET 41. çağrısına Almanya, Belçika, Brezilya, Çekya, İsviçre ve Türkiye katılım sağlayacak.
Uluslararası başvurularda, her ülkeden en az üç paydaşın projede yer alması zorunlu olacak. AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin; yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları gibi araştırma kuruluşları tarafından yürütülmesi şartı aranacak.
KOBİ’ler Sürecin Merkezinde Olacak
Proje konularının, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını belirlemek ve çıktıların yaygınlaştırılmasını sağlamakla görevli KOBİ şemsiye kuruluşları tarafından tanımlanması gerekiyor. Ayrıca başvurularda en az üç KOBİ’den oluşan bir kullanıcı grubunun yer alması zorunlu tutuluyor.
Kullanıcı grubunun, proje çalışmalarını yönlendirmesi ve projenin verimliliğine katkı sunması bekleniyor. Proje çıktılarının da birden fazla KOBİ’nin faydasına olması hedefleniyor.
Başvurular Ulusal ve Uluslararası Yapılacak
Çağrı kapsamında hem uluslararası hem de ulusal başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, ulusal başvurularını Proje Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek.
Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100 oranında desteklenecek.
Proje Süresi ve Destek Üst Limitleri
CORNET 41. çağrısı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 24 ay olacak.
- Proje başına TÜBİTAK’tan talep edilecek katkı tutarı 180 bin avroyu aşamayacak.
- Yürütücü kuruluş başına destek üst limiti ise yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için 125 bin avro olarak belirlendi.
Uluslararası değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projelerde, Türkiye’den yer alan ortakların proje giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanacak.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Sektörel Gündem
Şubat Ayı Kira Artış Oranı Yüzde 33,98 Olarak Açıklandı
“Kira Artışlarının Ortak Nedeni: Arz, Talebe Yetişemiyor”
TÜİK tarafından açıklanan son verilerle birlikte, Şubat ayı kira artış oranı yüzde 33,98 olarak belirlendi. Açıklanan oran, Türkiye genelinde kira piyasasına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uzmanlar yaşanan artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığına dikkat çekiyor.
Parcel Estates Satış Direktörü Esra Bölükbaşı, kira artışlarının küresel ölçekte benzer dinamiklerle şekillendiğini belirterek, konunun yalnızca oranlar üzerinden değil; şehirleşme, nüfus artışı ve konut arzı ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kira Artışı Küresel Bir Sorun Haline Geldi
Esra Bölükbaşı’na göre, bugün dünya genelinde kiraların yükselmesinin temelinde;
- Nüfus artışı,
- Hızlanan şehirleşme,
- Konut arzının talebe aynı hızda karşılık verememesi
gibi ortak faktörler yer alıyor.
Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya kadar pek çok büyük şehirde benzer kira baskılarının yaşandığını ifade eden Bölükbaşı, kira piyasasının artık yerel değil, küresel bir mesele haline geldiğini dile getirdi.
Planlama Farkı, Kira Fiyatlarının Davranışını Değiştiriyor
Bazı ülkelerde kira piyasasının daha öngörülebilir ve dengeli ilerlemesinin arkasında uzun vadeli şehir planlaması bulunduğunu belirten Bölükbaşı, özellikle hızlı büyüyen şehirlerin bu konuda önemli örnekler sunduğunu söyledi.
Dubai gibi merkezlerde artan nüfus ve yatırımcı talebinin önceden öngörüldüğünü aktaran Bölükbaşı, bu doğrultuda yeni bölgelerin ve konut projelerinin hızla devreye alındığını ifade etti. Bu yaklaşımın, kira fiyatlarında ani ve kontrolsüz sıçramaların önüne geçtiğini vurguladı.
“Oranlara Değil, Sisteme Bakmak Gerekiyor”
Kira artışlarını yalnızca açıklanan yüzdelik oranlar üzerinden değerlendirmenin eksik bir bakış açısı sunduğunu belirten Esra Bölükbaşı, konunun çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
Konut üretimi, şehir planlaması ve sürdürülebilir büyüme başlıklarının birlikte düşünülmesinin önemine işaret eden Bölükbaşı, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye için değil, küresel ölçekte de geçerli olduğunu ifade etti.
Uzmanlara göre, kalıcı çözüm; kısa vadeli ve geçici müdahalelerden ziyade, uzun vadeli, öngörülebilir ve planlı bir konut politikası ile mümkün olabiliyor.
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
-
1 Konu 1 Konuk5 yıl önceSarılar Group’un Genç Yöneticisi Hanifi Gürbüz: Yatırım Odaklıyız, Covid-19 Sürecinde Bile Çalışmalarımız Devam Ediyor…!
-
Özel Haber3 yıl önceELFATEK’TEN AKİBA
-
Ağır Yük Taşıma Araçları5 yıl önceGEMLİK AKTAŞ-1 LOJİSTİK’İN GURUR GÜNÜ
-
Özel Haber5 yıl önceHASANKEYF’TEKİ TARİHİ TAŞIYAN ÇABA MİSNAK, DÜNYADA YAPILAMAYANI YAPARAK HEM TARİHİ TAŞIDI HEM DE TARİHE GEÇTİ
-
Özel Haber5 yıl önceSalih Kodaman: Müşteriye verdiğimiz güven, bizim en büyük farkımız
-
Son Dakika5 yıl önceHareket Turquality ile Globaldeki Gücüne Güç Katacak
-
Son Dakika5 yıl önceDüzce eşrafından Sadettin Kayışoğlu vefat etti.
-
Sektörel Gündem5 yıl önceÖzbay Hidromekanik Yöneticisi Ertan Katık: Bir ömrü sektöre verdim

