Takip Edin

Sektörel Gündem

Küresel enerji düzeninde oyunun ‘rengi’ değişiyor

‘Petrodolar-petroyuan’ savaşını değerlendiren İngiliz Financial Times gazetesi, 2023’ün global enerji pazarında değişim yılı olabileceğini yazdı, Çin lideri Şi’nin Aralık 2022’deki Suudi Arabistan gezisine dikkatleri çekti. Biz de DÜNYA olarak bu iddiayı Türk ekonomistlere sorduk…

Yayınlanma tarihi

-

Emre ERGÜL

Dünyaca ünlü ekonomi gazetesi Financial Times, 3 Ocak’ta yayımladığı bir makalede 2023’de küresel enerji piyasasında oyunun değişeceğinin, kuralların yeniden yazılacağının sinyalini verdi.

İngiliz gazetesinde “Yeni bir dünya enerji düzeni şekilleniyor” başlıklı bir makale kaleme alan Rana Foroohara, yıllardır süren “petrodolar-petroyuan” tartışmasında “nokta atışı” bir yorum yaptı: “Global petrol ticareti yavaş yavaş ama kesinlikle dolarsızlaşıyor (dedolarization).”

Ticareti en çok yapılan emtia olan petrol, dolarla fiyatlandırılıyor. Peki ne oldu da FT yazarı, 2023 yorumunda dolarsızlaşma sürecinin resmen start aldığına dikkat çekti? Foroohara, Çin lideri Şi Cinping’in Aralık 2022’de Suudi Arabistan’a yaptığı ziyarete özellikle dikkatleri çekiyor.

İşte 2023 emtia gündemini oluşturacak köşeyazısından satır başları: “1945 yılının Sevgililer Günü’nde, dönemin ABD Başkanı Franklin Delano Roosevelt, Amerikan savaş gemisi USS Quincy’de Suudi Kralı Abdülaziz ibn-Saud’u ağırladı. Bu buluşma, ABD’nin Ortadoğu’daki güvenliğinin fiyatı dolarla belirlenen petrolle bartır edilen son 70 yılın en önemli ortaklığından biri oldu.”

“Ancak zaman değişti ve 2023, Çin ile Ortadoğu arasında yeni bir enerji düzeninin oluşmasından ötürü, bu büyük anlaşmanın değiştiği yıl olarak anılabilir.”

“Çin, bir süredir İran, Venezuela, Rusya ve birçok Afrika ülkesinden petrol ve LNG’yi kendi para birimi ile satın alıyordu. Ancak Crdeit Suisse analisti Zoltan Pozsar’ın da not düştüğü gibi, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Suud ve Körfez liderleriyle yaptığı Aralık zirvesi ‘petroyuan’ın doğuşu’na işaret etti.”

“Pozsar’a göre, Çin küresel enerji piyasasının kurallarını yeniden yazmak istiyor. Peki bu ne anlama gelecek? Artık daha fazla petrol ticareti, Yuan’la yapılacak. Çin, 3 ila 5 yıl içinde Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC) ülkelerinden ithal ürün sayısını artırmakla yetinmeyip, ‘tüm-boyutlu enerji işbirlikleri’ üzerine çalışacak. Bu küresel enerji ticaretinde büyük değişim demek. Petroyuan’ın yükselişi, hem AB hem ABD için fosil yakıtlardan olabildiğince hızla vazgeçmek için bir neden olmaldır.”

Türkiye, şubatta uluslararası gaz zirvesi düzenliyor

Peki, küresel enerji düzeninde kartlar yeniden karılırken, Türkiye bunun neresinde olacak? Yazının mürekkebi kurumadan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’den açıklama geldi. Kuzey Makedonya’da bulunan Dönmez, Türkiye’nin şubatta Uluslararası Gaz Zirvesi düzenleyeceğini açıkladı: “Türkiye, bugüne kadar maalesef enerjide dışa bağımlıydı. Bu da bizim istediğimiz bir durum değil. Onu azaltmamız lazım. Hedefimiz bu yıl içerisinde, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında o gazı insanımızla buluşturmak.”

Türkiye’nin enerjide yapmış olduğu bu altyapı yatırımlarıyla sadece kendi ihtiyacını değil aynı zamanda bölge ülkelerinin ihtiyacını karşılayacak şekilde hareket ettiğine işaret eden Dönmez, “Türkiye’nin yüzyılı enerjinin de yüzyılı olacak” ifadelerini kullandı.

Türkiye’yi de yakından ilgilendiren “2023’te emtia piyasalarında hareketlilik yaşanacak” iddialarını Türk emtia piyasaları uzmanlarına sorduk.

“Petrodolar, ABD’nin en zayıf ve en güçlü noktası“

Sohbet Karbuz / Akdeniz Ülkeleri Enerji Şirketleri Birliği Petrol ve Gaz Direktörü

“Yeni bir dünya düzeni kurmak için çaba vardı. Petrodolar konusuna derince indiğimizde 4 insanı görüyoruz. [eski Irak diktatörü] Saddam Hüseyin, [eski Libya lideri] Muammer Kaddafi, [eski İran Cumhurbaşkanı] Mahmut Ahmedinejad ve [eski Venezuela Devlet Başkanı] Hugo Chavez… Bunlar değişik zamanlarda petrodolar sisteminin çökmesi gerektiğini belirtip, enerji ticaretinin dolar dışı bir para birimi ile yapılmasını önermişlerdi. Bu 4’lü tek tek ortaya çıktılar ve çok güç göstermediler. Ama bugün olay farklı, çünkü ABD’nin karşısında 2 büyük güç var: Rusya ve Çin.“

“ABD’nin en zayıf ve aynı zamanda en güçlü noktası, petrodolar. 1971’den b eri böyle… En zayıf, çünkü petrodolar sistemi çökerse, ABD ekonomisi batar. En güçlü, çünkü ABD de bu durumun farkında. ABD’yi silahla yıkamazsınız. Tek şey, doları mahvedebilirsiniz. Ama buna alternatif olarak da rezerv para birimi çıkartmalısınız. Savaş aslında bu…“

“Rusya ve Çin’in petrodolar sistemini bugün zayıflatma, ileride de çökertme çabası, olayları başka noktalara çekti. Çin’in kendi para birimi Yuan’ı uluslararası yapma çabası yıllardır olan bir şey. Asya ve Afrika’daki birçok zayıf ülkelerle Yuan’la ticareti devreye sokarak Dünya’ya verdiği mesaj şuydu: ‘Yuan da güçlü bir para birimi ve petroyuan da enerji ticareti için bir alternatiftir.’ Rusya da benzer atağa geçti. Enerji ticaretini ruble ile yapmaya döndü.”

“Önemli olan nokta, bu ticaretin 3 aşamalı olması. Petrolün fiyatlandırılması, faturalandırılması ve ödeme yapılması… Mevcutta [Rusya ve Çin] sadece üçüncü aşamada devrede. Sadece ödeme kendi para birimleriyle… Bir sonraki hedefleri tabi ki kendi para birimleriyle faturalandırmak olacaktır. Ancak önemli olan fiyatlandırma. Petrol, ticareti en çok yapılan emtia ve petrol ile gazın fiyatı dolarla belirleniyor. Çin başka para birimiyle fiyatlandırmayı önermişti ancak ilerleme sağlayamadı.”

“Petrodolar sistemi yıkılırsa, rezerv para birimleri yaratılabilir. Alternatif rezerv para birimi Euro olabilirdi ama AB, ABD ile rekabete girmek istemedi. Altın olabilirdi, ama son yıllarda altında yaşanan oynaklık soru işaretleri doğurdu. Yuan ve ruble olabilir mi? 3-5 senede olmaz. Ama 10-15 seneye olabilir.”

“Şu an yaşanan şey, ‘4’lünün başlattığı akımın daha güçlü yöntemlerle denenmesi’dir.” “Suudlar, eskisi gibi ABD’nin kuklası olarak görünmek istemiyor. Hiçbir OPEC ülkesi, Ukrayna Savaşı’nda taraf olmadı. Petrolün geleceğini düşününce Suudların Rusya’yı kenara iteceğini sanmıyorum. Petrolü Yuan’la da satabileceklerine sıcak bakmaya şaşırmamalı, Suudlar her tarafa gül atıyor. Ama topyekün Yuan’lı satış direkt başlamaz, peyderpey olur.”

“Zaten 2023’ün ikinci yarısından sonra doların gücünün kaybetmesi bekleniyor. Bu kayıp, başka rezerv para biriminin öne çıkmasıyla derinleşecektir.”

“Stratejik satranç dönemine girdik”

Zafer Ergezen Emtia piyasaları uzmanı

“Çin emtia piyasalarında kendine özgü politikalar izledi hep: Petrol, pamuk ve demir demir cevheri… Çin’e baktığımızda her zaman fırsatları kolladığını görüyoruz. Çin zaten petroyuan’ı hayata geçirmişti. Afrika ülkeleriyle ticarette kullanıyordu. ABD-Suudi Arabistan arasındaki gerilim, Çin’e fırsat kapılarını açtı. Örneğin Çin-Angola ilişkisi… Angola’da petrol çıkmasının tamamını Çin sağladı. Yatırımlar yaptı. Karşılığında da tedarik zincirini geliştirdi, petroyuanı kullandı.“

“Çin sessiz sakin, kimseyle didişmeden hareket ediyor. Çin lideri zaten yurtdışına çok az çıkan biri. Onun Suudi Arabistan gezisi önemli bir mesajdı. Bundan sonra bakılacak şey, ABD’nin Suudlara ne tavizler vereceği… Kaşıkçı cinayeti kapandı biliyorsunuz. 2008- 2009 krizi sonrası ABD’nin dünya ekonomisindeki yeri zaten sorgulanıyordu. Dünya aslında sorgulamadan yavaş yavaş harekete de geçiyor. Kripto paraların doğmasının nedeni de o krizdir. ABD gücünü kaybettikçe, gücü yeniden elde etmek ve kaybettiği pazarları geri almak için agresif davranıyor. ABD petrol fiyatlarını yüksek tutmak istiyor. Bundan sonra gerilimin ne kadar büyüyeceği ABD’ye bağlı. Ama bu kez karşısında Çin var.” “Eski ABD Başkanı Donald Trump, Çin’i engellemeyi denedi ama olmadı. Çin’in güçlenmesi artacak. Stratejik satranç dönemine girdik.”

‘İhtimal vermiyorum ama olmaz da diyemem’

Haluk İzzet Mutlu / Stratejist

“Çin’in hedefi Yuan’ı daha konvertibl bir para birimi haline getirmek. Suudlarla bu çeşit bir ticaret yapılabilir mi, emin değilim. ABD ile ilişkiler şimdilik bozulsa da Suudların böyle bir olaya gireceğini sanmıyorum. İhtimal vermesem de olmaz da diyemiyorum. Ama tartışılacak bir konu olduğu kesin. Çünkü bu konu, ABD’yle karşı kullanacakları bir silah.”

“Çin hızla büyüyen, ihracat ve ithalat bazında önemli bir ülke. Ama en büyük partneri ABD. Çin henüz iç tüketim üzerinde büyüme politikasına dönmedi. Bir gün döner ve ABD’de de beklenen resesyon olursa, Çin yeniden ivme yaşar.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan