Takip Edin

Sektörel Gündem

Kur ve maliyet için özel teşvik bekliyoruz

Döviz kuru ve maliyet baskısı nedeniyle ihracat pazarlarında çok ciddi kayıplar yaşadıklarını belirten AHKİB Başkanı Gürkan Tekin, sektörün rekabetçiliği için döviz kurunun maliyet artışlarını karşılayacak seviyeye gelmesi gerektiğini söyledi.

Yayınlanma tarihi

-

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Tekin, temmuz ayında 28,4 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Döviz kuru ve maliyet baskısı nedeniyle ihracat pazarlarında çok ciddi kayıplar yaşadıklarını belirten Gürkan Tekin, Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün uluslararası pazarlarda rekabetçiliğini güçlendirmek için döviz kurunun maliyet artışlarını karşılayacak seviyeye yükseltilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Gürkan Tekin, “İhracatçılara uygulanacak özel dolar kurunun 35- 40 lira seviyelerinde olması, Uzak Doğu ve yakın coğrafyadaki rakiplerimize karşı rekabet edebilme şansı getirecektir” dedi

“Sektörü zorlu bir sınav bekliyor”

2023’ün ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 oranında gerileyen bölge ihracatının temmuz ayında da yüzde 7,9’luk azalış gösterdiğini kaydeden Gürkan Tekin, geçen ay asgari ücrete yapılan artışların ve yüksek enflasyonun tüm maliyetleri yukarı çektiğini, bunlara karşın döviz kurunun düşük kalmasıyla ortaya çıkan tablonun sektörde ciddi bir panik havası estirdiğini söyledi. Birçok işletmenin üretimine ara verdiğini, azımsanmayacak sayıda firmanın da kepenk kapattığını dile getiren Gürkan Tekin, yılın ikinci yarısı için sektörü çok zorlu bir sınav beklediğini, mevcut tablonun endişeleri derinleştirdiğini belirtti.

“Her alanda maliyet artışları var”

Gürkan Tekin, “Enerji ve işçilik maliyetlerindeki artışlar ile birlikte iplik ve kumaş fiyatlarında sürekli artışlar yaşanıyor. En önemli pazarımız olan Avrupa Birliği’nde, Türkiye’nin yerini Uzak Doğu ülkeleri doldurmaya başladı. İşletmelerimiz zararına da olsa müşterilerini tutmaya çalışıyor, ama bu durum sürdürülebilir değil. Avrupalı moda devlerinin siparişleri günden güne azalıyor.

Özellikle Inditex Grubu, Türkiye’deki imalatlarını çekiyor, Uzak Doğu ülkelerine ve yakın coğrafyadaki rakiplerimize aktarıyor. Avrupa’daki markalar gibi ABD’deki markaların da aynı yolu izleyeceğini düşünüyoruz. Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüzün ihracat, üretim ve istihdamda çok ciddi kayıpların yaşanacağı bir döneme girmiş olmasından endişe ediyoruz.”

40 milyar dolarlık ihracat hedefinde devletin sektörün yanında olması gerektiğini söyleyen Gürkan Tekin, şunları söyledi: “Şu anda sektörümüzün yaşadığı en büyük sıkıntı rakiplerimiz olan Uzak Doğu ülkeleriyle rekabet edemiyor olmamızdır. Bunun en önemli nedenleri akaryakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışlar ve buna bağlı olarak yan sanayi, aksesuarlar ve kumaşlardaki fiyat yükselişleridir.

21 milyar dolarlık ihracatımızı 40 milyar dolara çıkarma hedefimiz var, o halde devletimizin yanımızda olması lazım. Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren firmalara özel kur uygulaması bekliyoruz. Dolar kurunun 35 liranın üzerine çıkması, 40’lı seviyelere gelmesi ayakta kalabilmemiz için çok çok önemli. Diğer yandan teşviklerin de gelmesi gerekiyor. Ciddi ihtiyaç teşviklerinin bize yansıması, vergi iadelerinin tekrar gündeme gelmesi lazım.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

KUZKA’dan KOBİ’ler ve Yerel Ürünler İçin Destek Programı

Yayınlanma tarihi

-

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), yerel ürünlerin ticarileştirilmesi ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması amacıyla “2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı”nı ilan etti.

TR82 Bölgesi kapsamındaki Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanacak programla, yerel potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi ve işletmelerin üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda güçlendirilmesi hedefleniyor.

10 Milyon TL Bütçeyle Geniş Kapsamlı Destek

Toplam 10 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında; işletmeler, meslek kuruluşları, kamu kurumları, kooperatifler ve birlikler teknik destekten yararlanabilecek. Program, özellikle su ürünleri ve turizm işletmeleri başta olmak üzere bölgenin temel sektörlerinde rekabetçiliği artırmayı amaçlıyor.

Danışmanlıktan Dijital Pazarlamaya Kadar

KUZKA tarafından yürütülecek teknik destek programı;

  • danışmanlık,
  • eğitim,
  • fizibilite çalışmaları,
  • ürün geliştirme,
  • dijital pazarlama,
  • yeşil dönüşüm,
  • ticarileştirme

gibi alanları kapsıyor.

Program kapsamında talep başına sağlanacak destek üst limiti 500 bin TL, uygulama süresi ise en fazla 6 ay olarak belirlendi.

Başvurular KAYS Üzerinden Alınacak

Yıl sonuna kadar açık olacak programa başvurular, Ocak–Şubat döneminden başlamak üzere toplam 6 ayrı dönemde, ikişer aylık periyotlar halinde Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden alınacak. Program bütçesinin tükenmesi halinde başvuru süreci sona erecek.

KUZKA yetkilileri, bölge ekonomisine ivme kazandırması beklenen programa yerel aktörlerin güçlü ve nitelikli projelerle başvurmasını beklediklerini ifade etti.

Programa ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru rehberine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği bildirildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

KOBİ’lerin İhtiyaçlarına Yönelik Araştırma Projelerine Destek Geliyor

Yayınlanma tarihi

-

KOBİ’lerin rekabet öncesi kapasitesini artırmaya yönelik araştırma projeleri, TÜBİTAK koordinasyonunda desteklenecek. Collective Research Networking (CORNET) 41. çağrısı kapsamında, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek ve akademik ortaklar tarafından yürütülecek kolektif projeler için 25 Mart’a kadar başvuru alınacak.

Uluslararası İş Birliği Şartı

TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, çağrı kapsamında en az iki katılımcı ülkenin yer aldığı uluslararası iş birliği projeleri desteklenecek. CORNET 41. çağrısına Almanya, Belçika, Brezilya, Çekya, İsviçre ve Türkiye katılım sağlayacak.

Uluslararası başvurularda, her ülkeden en az üç paydaşın projede yer alması zorunlu olacak. AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin; yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları gibi araştırma kuruluşları tarafından yürütülmesi şartı aranacak.

KOBİ’ler Sürecin Merkezinde Olacak

Proje konularının, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını belirlemek ve çıktıların yaygınlaştırılmasını sağlamakla görevli KOBİ şemsiye kuruluşları tarafından tanımlanması gerekiyor. Ayrıca başvurularda en az üç KOBİ’den oluşan bir kullanıcı grubunun yer alması zorunlu tutuluyor.

Kullanıcı grubunun, proje çalışmalarını yönlendirmesi ve projenin verimliliğine katkı sunması bekleniyor. Proje çıktılarının da birden fazla KOBİ’nin faydasına olması hedefleniyor.

Başvurular Ulusal ve Uluslararası Yapılacak

Çağrı kapsamında hem uluslararası hem de ulusal başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, ulusal başvurularını Proje Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek.

Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100 oranında desteklenecek.

Proje Süresi ve Destek Üst Limitleri

CORNET 41. çağrısı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 24 ay olacak.

  • Proje başına TÜBİTAK’tan talep edilecek katkı tutarı 180 bin avroyu aşamayacak.
  • Yürütücü kuruluş başına destek üst limiti ise yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için 125 bin avro olarak belirlendi.

Uluslararası değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projelerde, Türkiye’den yer alan ortakların proje giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanacak.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şubat Ayı Kira Artış Oranı Yüzde 33,98 Olarak Açıklandı

Yayınlanma tarihi

-

“Kira Artışlarının Ortak Nedeni: Arz, Talebe Yetişemiyor”

TÜİK tarafından açıklanan son verilerle birlikte, Şubat ayı kira artış oranı yüzde 33,98 olarak belirlendi. Açıklanan oran, Türkiye genelinde kira piyasasına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uzmanlar yaşanan artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığına dikkat çekiyor.

Parcel Estates Satış Direktörü Esra Bölükbaşı, kira artışlarının küresel ölçekte benzer dinamiklerle şekillendiğini belirterek, konunun yalnızca oranlar üzerinden değil; şehirleşme, nüfus artışı ve konut arzı ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


Kira Artışı Küresel Bir Sorun Haline Geldi

Esra Bölükbaşı’na göre, bugün dünya genelinde kiraların yükselmesinin temelinde;

  • Nüfus artışı,
  • Hızlanan şehirleşme,
  • Konut arzının talebe aynı hızda karşılık verememesi

gibi ortak faktörler yer alıyor.

Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya kadar pek çok büyük şehirde benzer kira baskılarının yaşandığını ifade eden Bölükbaşı, kira piyasasının artık yerel değil, küresel bir mesele haline geldiğini dile getirdi.


Planlama Farkı, Kira Fiyatlarının Davranışını Değiştiriyor

Bazı ülkelerde kira piyasasının daha öngörülebilir ve dengeli ilerlemesinin arkasında uzun vadeli şehir planlaması bulunduğunu belirten Bölükbaşı, özellikle hızlı büyüyen şehirlerin bu konuda önemli örnekler sunduğunu söyledi.

Dubai gibi merkezlerde artan nüfus ve yatırımcı talebinin önceden öngörüldüğünü aktaran Bölükbaşı, bu doğrultuda yeni bölgelerin ve konut projelerinin hızla devreye alındığını ifade etti. Bu yaklaşımın, kira fiyatlarında ani ve kontrolsüz sıçramaların önüne geçtiğini vurguladı.


“Oranlara Değil, Sisteme Bakmak Gerekiyor”

Kira artışlarını yalnızca açıklanan yüzdelik oranlar üzerinden değerlendirmenin eksik bir bakış açısı sunduğunu belirten Esra Bölükbaşı, konunun çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Konut üretimi, şehir planlaması ve sürdürülebilir büyüme başlıklarının birlikte düşünülmesinin önemine işaret eden Bölükbaşı, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye için değil, küresel ölçekte de geçerli olduğunu ifade etti.

Uzmanlara göre, kalıcı çözüm; kısa vadeli ve geçici müdahalelerden ziyade, uzun vadeli, öngörülebilir ve planlı bir konut politikası ile mümkün olabiliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan