Takip Edin

Sektörel Gündem

İstanbul’dan göç başladı: İşte en çok tercih edilen iki şehir

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından olası İstanbul depremi endişesi, Edirne ve Kırklareli’nde emlak satışlarında artışa yol açtı.

Yayınlanma tarihi

-

Son yaşanan depremlerin korkuttuğu İstanbullular, alternatif arayışına yöneldi. Fay hattından uzaklığı ve İstanbul’a yakın olması nedeniyle Edirne ve Kırklareli’ne talep arttı. İstanbul’da yaşayan çok sayıda vatandaş, Edirne ve Kırklareli’nden arsa ve ev almaya ya da kiralamaya başladı. Fay hattı üzerinde olan Tekirdağ ise tercih edilmedi.

“Kırklareli’nde emlak fiyatları zamlandı”

Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Başpınar, AA muhabirine toplumsal olarak afetlerin ardından insanların güvenli bölgelere gitmelerinin makul bir gerekçe olduğunu söyledi.

Son yaşanan depremlerin ve deprem beklentisinin İstanbul’dan göçü tetiklediğini belirten Başpınar, güvenli görülen bölgelere insan hareketliliğinin yaşandığını kaydetti.

Başpınar, İstanbul’a yakın coğrafyadaki güvenli yerler arasında sayılan özellikle Kırklareli ile Edirne merkez ve kuzeyinin bu anlamda cazip görüldüğünü vurguladı.

Sosyal medyada “İstanbul’da bir deprem oldu olacak” gibi paylaşımların insanların göç güdüsünü daha da artırdığının altını çizen Başpınar, “İnsanlar arayışlara giriyor. ‘Deprem riski olmayan iller’ diye çeşitli listeler paylaşılmaya başlandı. Bunun içerisinde Trakya illeri de var. İnsanlar bunları gördükçe bu sefer o imkanı değerlendirmek üzere bir takım girişimlerde bulunuyorlar. Bununla ilgili Kırklareli’nde emlak fiyatlarında depremden bugüne kadar yüzde 20 ve 25 oranında artışlar yaşandı.” dedi.

“Göç etmek, riski azaltan bir önlem görülüyor”

Başpınar, TOKİ konutlarının güvenli olması nedeniyle bu yapılara olan ilginin de çok ciddi anlamda arttığına vurgu yaptı.

İnsanların geçmişe kıyasla risklerin azaltılmasına yönelik daha fazla çaba sarf ettiğinin görüldüğünü belirten Başpınar “Modern dönem öncesinde riskler kabul edilirdi, önüne geçilemeyeceği, engellenemeyeceği düşünülürdü ama modern dönemde risklerin ortadan kaldırılması ya da etkilerinin azaltılmasına yönelik fikirler var. Göç etmek, riski azaltan bir önlem olarak görülüyor. Burada ister istemez belli şehirler ön plana çıkacak.” diye konuştu.

Başpınar göç alan illerde sosyoekonomik durumların değişeceğini ifade ederek, yaşlı nüfusa sahip Kırklareli ve Edirne’nin bu anlamdaki durumunun değişebileceğini vurguladı.

“Depremin ardından göç hareketliliği başladı”

Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Soner Ilık da depremlerin ardından Kırklareli’nde göç hareketliliğinin arttığını belirtti.

Kırklareli’nin deprem bölgesi dışında olduğu için diğer illere göre daha güvende görüldüğünü dile getiren Ilık, “Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden aldığım bilgiler doğrultusunda satışların arttığını öğrendim. Bizi de çevreden ve ülkemizin belirli yerlerinden arayanlar satılık arsa ve daire soranlar oluyor. Bölgemize doğru bir göç başladı. Geçmişte olmayan bir hareketlilik gözlüyoruz son 20 günde İstanbul’dan kentimize yerleşmek isteyen yaklaşık 2 bin kişiye ev ve arsa satıldı.” diye konuştu.

Organize Sanayi Bölgesine yatırımcıların ilgisinin arttığını gözlemlediklerini belirten Ilık, yatırım için yeni başvuruların geldiğini söyledi.

“Edirne’ye bir başka göç dalgası var”

Edirne Ticaret Odası Başkanı Sezai Irmak ise başta deprem bölgelerinden olmak üzere deprem tehlikesi altındaki illerden güvenli şehirlere göç başladığını belirtti.

Edirne’ye de deprem bölgesinden gelen yaklaşık 5 bin kişinin dışında özellikle İstanbul’dan göç olduğunu ifade eden Irmak, “Edirne’ye bir başka göç dalgası var. Güvenli gördükleri için geliyorlar. İstanbul’un arka bahçesi konumunda Edirne’miz. Dördüncü deprem kuşağında olmamız nedeniyle oldukça güvenli, zemin sağlam. Ben gönülden arzu ediyorum nüfusumuz şöyle 300 binlere çıksın. Ticari potansiyel ve hareket artsın.” dedi.

Irmak, gelecek yıl yapımı tamamlanacak hızlı trenin faaliyete alınmasıyla Edirne’ye yerleşenlerin İstanbul’daki işlerine sabah gidip akşam gelmeyi tercih edebileceklerini sözlerine ekledi.

“İstanbul, Bursa, Kocaeli gibi illerden göçen vatandaşlar var”

Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından özellikle Marmara Bölgesi’nden Edirne’ye yoğun bir göç dalgası olduğunu belirtti.

İstanbul, Bursa, Kocaeli gibi illerden gelen vatandaşların özellikle Edirne’de müstakil ev yapabilecekleri arsa aradıklarına değinen Çeker, insanların olası İstanbul depreminden korktukları için daha güvenli gördükleri Edirne’yi tercih ettiklerini söyledi.

Depremden sonra Edirne’ye arsa satışlarında gözle görünür yoğunluk yaşadıklarını anlatan Çeker, “Depremden sonra özellikle İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesinden gelen yaklaşık 300 arsa ve daire satışı yapıldı.” dedi.

Çeker, son günlerde ev ve özellikle arsalara olan talep nedeniyle fiyatların yükseldiğini anlatarak, “İnsanlar menfaatleri doğrultusunda daha önce 1 olan fiyatı 2 katına 3 katına 4 katına çıkardılar. Bu çok yanlış bir anlayış. Her şeyin bir ederi var, o eder üzerinden sayılması gerekir.” dedi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan