Takip Edin

Sektörel Gündem

BEKLENTİLERİ %100 KARŞILAYAN AUSTRAL;

Yayınlanma tarihi

-

ONUNLA GÜZEL BİR DENEYİM YAŞAMANIZ İÇİN SİZİ BEKLİYOR!

2006 yılından itibaren 40 yılı aşkın sektörel deneyim ile, Türkiye’nin en çok satan lider markası Renault ve
müşteri tercihlerinde önemli yeri olan Dacia markasının bayiliğini yapan Koçaslanlar Motorlu Araçlar’ın Genel
Müdürü Didem Aras, “Bu güne kadarki en iyi Renault” olarak lanse edilen ve segmentine damgasını vuran Yeni
Renault Austral’den bahsetti. Yeni Austral’in sürüş konforu, gelişmiş güvenlik paketleri ve iç-dış dizaynı ile tüm
beklentileri karşılayan Austral‘ın özellikleri deneyimlemek için ilgililerini showrooma beklediğini ifade etti.
Yeni Renault Austral’in, Renault’un yeni marka kimliğini en iyi gösteren araç olduğunu ve segmentinin en iddialı
modellerinden biri olduğunun altını çizen Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, “SUV gövde
tipi ve C-SUV alt segmenti dünyada ve Türkiye’de her geçen gün daha da güçleniyor. Bugün Türkiye’de satılan
her 2 araçtan 1’ini C segmenti modeller oluştururken, en çok satılan gövde tipinde de SUV modeller mevcut.
Renault, her geçen gün büyüyen C segmentine Yeni Austral ile damgasını vurmuş durumda. ‘Bugüne kadarki en
iyi Renault’ olarak konumlandırılan ve AUTOBEST jürisinin ‘2023 Avrupa’nın Satın Alınacak En İyi Otomobili’
ödülüne layık gördüğü Yeni Austral ile Renault, C segmentindeki hakimiyetini oldukça güçlü bir noktaya taşıdı.
Bu bağlamda Yeni Austral, Renault’un teknolojisi ve yeni marka kimliğinin gücünü gösteren bir oyuncu
konumunda.” dedi.

“MAKSİMUM GÜÇ VE VERİMLİLİK HEDEFLENDİ”

Yeni Austral’in motor ve teknolojileri hakkında konuşan Aras, “Yeni Renault Austral, yeni nesil CMF-CD
platformunu kullanan ilk Renault modeli. Bu platform ile Austral’ın gövdesi sağlamlaştırıldı ve şasi, pazarda öne
çıkan konfor/verimlilik/tepki oranı için daha hafif ve daha sağlam hale getirildi. Yeni Austral’da kullanılan ve
maksimum güç ile verimlik hedeflenerek tasarlanan 160 bg 12V mild hybrid motor, 1.6 ile 3.25 d/d
aralığında 270 Nm maksimum tork kullanıma sunuyor ve ortalama 6,3 lt/100 km yakıt tüketirken 142 gr/km’lik
CO2 emisyon değerlerine imza atıyor. Geliştirilmiş bir Stop & Start ve Sailing Stop sistemi de bunları destekliyor.
Sailing Stop sistemi özellikle fren anında enerjinin geri kazanılmasına yardımcı oluyor ve otomatik şanzımanda
yavaşlarken motoru durduruyor. Tüm bunlar yakıt tüketimini ve emisyonları azaltırken aynı zamanda günlük
kullanım konforunu da destekliyor.” diye konuştu.

ÜST DÜZEY BİR İÇ MEKAN DENEYİMİ

Yeni Austral’in yenilikçi ve zamanının ötesinde bir tasarım anlayışı olduğunu vurgulayan Aras, ”Yeni Renault
Austral, duyguları harekete geçiren tasarım çizgileri ile yüksek kalite algısı sunuyor. 3 boyutlu derinlik efektli
yüksek teknoloji arka farları ve ön farlarda elmas şeklinde desenler gibi detaylarla da Renault’nun yenilikçi
tasarım ilkeleriyle birleşiyor. Dikkat çekici, atletik ve aynı zamanda zarif bir dış tasarıma sahip Yeni Austral,
dışarıdan bakıldığında oldukça cezbedici bir otomobil olduğunu kanıtlıyor. İç mekanına baktığımızda ilk
dikkatimizi çeken nokta 564 cm2 OpenR Link bilgi-eğlence sistemi oluyor. 12,3” dijital gösterge ekranı,
geliştirilmiş 3 boyutlu araç grafiklerine ek olarak sürüş destek sistemleri uyarılarını da ekrana yansıtıyor. Deri,
Alcantara, dolgulu kumaşlar ve dokunma hissi uyandıran malzemeler, iç ortam aydınlatması, kendi
kategorisinde öne çıkan geniş diz mesafesi ve geniş bagaj alanı ile kullanıcısına üst düzey bir iç mekan deneyimi
sunuyor.” şeklinde konuştu.
Yeni Austral’in donanım seçeneklerinden bahseden Aras, “Yeni Austral ülkemizde tek donanım seçeneği ile
ülkemizde bulunmakta. Mild Hybrid 160 bg gücündeki motor Techno Esprit Alpine donanımı ile satışa
sunuluyor. Techno Esprit Alpine versiyonunda elmas kesimli Daytona Siyahı 20 inç alaşım jantlar sunulurken
tüm jant modellerinin merkezinde yeni Renault logosu yer alıyor. Esprit Alpine versiyonuna özel ‘Saten Mineral
Gri’ renk seçeneği bulunan yeni Renault Austral; Sedef Beyaz, Alev Kırmızı, Demir Mavi, Yıldız Siyah ve Mineral
Gri gövde renkleriyle de satışa sunuluyor. İsteğe bağlı olarak çift renk de uygulanabiliyor.” diyerek konuşmasını
sonlandırdı.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan