Takip Edin

Sektörel Gündem

Bakan açıkladı! 35 yıl yetecek 710 milyar metreküplük gaz keşfi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, çalışmalar sonunda Karadeniz’deki doğal gaz keşfinin 710 milyar metreküpe ulaştığını, bunun sadece meskenlerde kullanılan gaz miktarı ile kıyaslandığında 35 yıl süreyle tüm konutların ihtiyacını karşılayacak büyüklükte olduğunu söyledi.

Yayınlanma tarihi

-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin enerjide yıllardır makus talihini yenmeye çalışan bir ülke durumunda olmaktan çıktığını belirterek “Gerçekleştirdiğimiz enerji projeleri ile, bir yandan arz güvenliğimize katkı sağlarken, diğer yandan önemli bir ticaret merkezi olma konusunda adım atmış olduk. Bu yatırım ve tesislerle, küresel bir enerji krizinde en önemli oyunculardan biri kendi gazımız olacak.” dedi.

Dönmez, CNN Türk’te, Türkiye’de gerçekleştirilen enerji projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Enerji ithalatını azaltmamız lazım

Geçen yıl Türkiye’de tüketilen doğal gazın yüzde 99’unun ithal edildiğini ve yaklaşık 55 milyar metreküp doğal gaz tüketimi gerçekleştiğini ifade eden Dönmez, “Yine tükettiğimiz petrol ve petrol ürünlerinin yüzde 99’ını ithal ediyoruz. Enerji bedeli 94-95 milyar dolar civarında seyretti. Enerji ürünlerindeki maliyeti düşürmemiz ve enerji ithalatını azaltmamız lazım.” diye konuştu.

Dönmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın enerjide bağımlılığı kıracak vizyonu çerçevesinde sismik araştırma gemileri alındığını ve daha sonra da derin deniz sondaj yapma imkanına sahip gemilere sahip olunduğunu anlattı.

Bu filo ile Türkiye ilk beş ülke içinde

Dünya sıralamasında bu filo ile Türkiye’nin ilk beş ülke içinde olduğunun altını çizen Dönmez, şöyle konuştu:

“Aramaların neticelerini almaya başladık, aramak gerekiyor bulmak için. Son 5 yılda Akdeniz ve Karadeniz’den yola çıktık. 2018’de aramalara başladık. 2020’de Sakarya Gaz Saha’sında Tuna-1 Kuyusu’nda ilk keşfimizi gerçekleştirdik. Karadeniz’de dünyanın en zor projelerinden birini gerçekleştiriyoruz. Karadeniz’in ortalarındayız. Denizden seyahat edildiğinde servis gemileri 8-10 saatte gidiyor.

Akdeniz’deki çalışmalardan dolayı ambargolarla karşılaşmıştık

Denizdeki sınır alanımıza yakınız. Sondajları yaptığımız bölgede su derinliği 2 bin 200 metre. 2 bin 500-3 bin metre de karada ilerliyoruz. Toplamda su seviyesinde 5 bin metre kadar aşağı inmiş olacağız. Bu projelerde beyin göçünü tersine çevirdik. Akdeniz’deki çalışmalardan dolayı ambargolarla karşılaşmıştık.

Orada yabancı uyruklu çalışanlarımız Türk vatandaşı oldu. Böyle bir istihdam da kazandık. Bu proje için Exim Banklardan kredi sağlıyoruz. Örneğin, 650 milyon dolarlık krediyi kullanma aşamasına geldik Karadeniz gazı projesi için. Sizin çalışan ve çevre hassasiyetiniz olmazsa bunları sağlamanız gerekiyor. Örneğin, burada, rotada ufak değişiklik yapmak durumunda kaldık. Kuşların konakladığı yerden sapma yaptık.”

Sadece Karadeniz’de gerçekleşen keşiflerle sağlanıyor

Dönmez, çalışmalar sonunda Karadeniz’deki doğal gaz keşfinin 710 milyar metreküpe ulaştığını, bunun sadece meskenlerde kullanılan gaz miktarı ile kıyaslandığında 35 yıl süreyle tüm konutların ihtiyacını karşılayacak büyüklükte olduğunu söyledi.

Bütün sanayi düşünüldüğünde ise 15-20 yıllık doğal gaz ihtiyacını karşılayacak nitelikte büyüklüğe ulaştıklarını vurgulayan Dönmez, “Yeni keşifler geldikçe bu süreler artacak. Bu söylediklerimiz sadece Karadeniz’de gerçekleşen keşiflerle sağlanıyor.

Hem milletimiz kazanacak, hem ülkemiz kazanacak

Burası denizlerdeki en büyük keşifler olarak literatüre girdi. Karadeniz’deki doğal gazın 20 Nisan’da Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle Filyos’taki iletim tesisine getirmiş olacağız. Bir iki hafta içinde kalibrasyon ve prosese yönelik çalışmalardan sonra mayıs başında doğal gaz iletim sistemine dahil olacak. Hem milletimiz kazanacak, hem ülkemiz kazanacak.

Karadeniz gazında 2,5-3 yıldır henüz gelirimiz yok harcamalarımıza devam ediyoruz. 710 milyar metreküp 30-35 yıllık projeksiyondan bahsediyoruz. Bunlar hesaba katıldığında, bugün uluslararası piyasalardaki değeri 500 milyar doların üzerinde, artabilir. Geçtiğimiz yıl daha yüksekti. Bugün böyle.” diye konuştu.

“Enerji merkezi olma çalışmaları tam gaz devam ediyor”

Enerji merkezi olma adına yapılan çalışmalara da değinen Bakan Dönmez, Türkiye’nin doğal gazın nakli ve Avrupa’nın gaz güvenliği konusunda önemli roller üstlendiğini söyledi.

Tüm bunların yanında, FSRU adı verilen yüzer LNG terminalini sisteme eklediklerini dile getiren Dönmez, şöyle devam etti:

“En son Saros’a üçüncü FSRU gemimiz geldi ama açılışını depremden dolayı erteledik. Daha önce iki tane FSRU gemimiz vardı biri Ege’de diğeri Hatay’da. Buna Saros’u ekledik.

En önemli oyunculardan biri kendi gazımız olacak

Batı tarafındaki arz güvenliğimiz açısından önemli. Komşu ülkelere de gaz sevkiyatı imkanı kazanmış oluyoruz. Bu gelişmelerle 100 milyar metreküpe kadarlık doğal gazı, işleyip sisteme kazandırma imkanı sağlamış oluyoruz. 40 milyar metreküpü de ihtiyaç duyan ülkelere ticaretini sağlayabiliriz.

Gaz merkezi olma buradan çıktı. Bir yandan arz güvenliğimize katkı sağlarken, diğer yandan önemli bir ticaret merkezi olma konusunda adım atmış olduk. Rekabetçi bir ortam olması doğal gazın fiyatının düşmesine sebep olur. Bu yatırım ve tesislerle, küresel bir enerji krizi yaşanması durumunda en önemli oyunculardan biri kendi gazımız olacak.

İki üç yıl içinde Karadeniz’deki üretimi maksimum seviyeye getirdiğimizde, şu an başlangıç seviyesi olarak günlük 10 milyon metreküp ile başlayacağız, 2 yıl sonra 2026’da inşallah günlük 40 milyon metreküpe çıkacağız. Tüm konutların doğal gaz ihtiyacını karşılayacak hale geleceğiz. Bu da yüzde 25 demektir. Bu önemli bir aktör. Bu saha ile elimiz çok daha güçlü olacak.”

Yer altı depolamada 10 milyar metreküp hedefi

Dönmez, yer altı depolamaları ile ilgili olarak da geçen yıl Silivri’deki tesiste kapasite artışının sağlandığını ve kapasitenin 2,8 milyar metreküpten 4,6 milyar metreküpe ulaştığını kaydetti.

Tuz Gölü’ndeki depolama faaliyetlerinin devam ettiğine işaret eden Dönmez, “Orada 1,2 milyar metreküplük bir depolama kapasitemiz var. İnşallah orayı da 5,4 milyar metreküpe çıkaracağız. İnşallah projelerin bitirilmesiyle 10 milyar metreküpe ulaşan depolama kapasitesine sahip olacağız. Kendi gazımız var, depolama kapasitemiz var bunları tamamladıkça güçlü bir ülke oluyorsunuz. Diğer ülkelerle de Bulgaristan’la yaptığımız gibi anlaşmalar yapacağız. Ayrıca petrolde de çalışmalarımız devam ediyor. Esma Çevik sahasında kuyu sahasını 20’ye çıkaracağız. Bu yıl günlük üretimimizi 15-20 bin varile çıkaracağız. Hedefimiz Cumhuriyetin 100. yılında günlük 100 bin varile çıkarmak.” diye konuştu.

Akkuyu NGS ve yenilenebilir enerjideki gelişmeler

Bakan Dönmez, Türkiye’nin enerjide bağımsızlığı yakalamak için tüm kaynakları seferber ettiğini söyledi.

Akkuyu Nükleer Güç Santraline (NGS) 1 hafta sonra ilk taze nükleer yakıt geleceğini aktaran Dönmez, “27 Nisan’da bölgeye nükleer yakıt geldikten sonra bölge nükleer tesis unvanı kazanmış oluyor. Nükleer yakıt geldikten sonra işletmeye alma, devreye alma testleri yapılacak. Akabinde de 1 yıl sonra elektrik üretimi gerçekleşecek. Deneme üretimleri önce başlayacak. Nükleer güç santralinin inşası tamamlandığında elektrik ihtiyacının yüzde 10’u karşılanacak. 2026’da tamamlanacak.” ifadelerini kullandı.

Dönmez, 2002’de elektrik kurulu gücünün 30 bin megavat olduğunu, mevcut durumda 104 bin megavata ulaştığını anımsattı.

Avrupa’nın en büyük enerji piyasasından biri

Sadece elektrik tarafında bu dönemde 80 milyar dolarlık yatırım yapıldığını ve bunun büyük bir kısmının özel sektör eliyle gerçekleştiğini ifade eden Dönmez, şunları kaydetti:

“Sadece yerli sermaye değil, uluslararası sermaye de geldi. Siyasi istikrar sağlandığı için bu gerçekleşti. Yenilenebilir enerji konusunda piyasa şartlarında güven verdik. Türkiye’deki enerji piyasası Avrupa’nın en büyük enerji piyasasından biri. Regülasyonlarımız Avrupa standartlarında. Konya Karapınar Güneş Santrali’nin açılışı bu ay içinde gerçekleşecek. Avrupa’nın en büyük, dünyanın sayılı santrallerinden biri. Paneller Türkiye’de üretiliyor. Panel üretiminde dünyada üçüncü sıraya geldik. Geçen yıl Güney Kore idi. Bu yıl Çin ve Kamboçya’nın ardından üçüncü sıradayız. Avrupa’da ise birinci sıradayız. Yenilenebilir enerjinin payı artacak.”

Kömür sektöründe istihdam çalışmaları

Kömür ile ilgili proje ve istihdam çalışmalarında da sona yaklaşıldığını ifade eden Dönmez, şu bilgileri paylaştı:

“Türkiye elektrik üretiminde yüzde 25’lik pay kömürden geliyor. 2053’te Net Sıfır hedefini koyduğumuz için kömürün payı giderek azalacak. Kömürde işçi kaynağında 1000 kişilik istihdam alınacağı söylenmişti. Buna 1000 kişi daha alınması gündemde. Kömür yatırımları konusunda ise bir kok kömürü fabrikası kurma yönünde çalışmalarımız devam ediyor. TTK ve yerel aktörlerle böyle bir yatırımı düşünüyoruz. Yaklaşık 150-200 milyon dolarlık bir yatırım olacak. Yine 500 kişilik istihdam şansımız olacak. Bu yatırımı Zonguldak’ta planlıyoruz. Kendi kömürümüzü koklaştıracağız.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan