Takip Edin

Sektörel Gündem

Türkiye’de yeni nesil, aktif işveren sendikacılığı başlıyor

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), 62. kuruluş yıldönümünü “yeni nesil, aktif işveren sendikacılığı” anlayışıyla taçlandırıyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, “Yeni nesil aktif işveren sendikacılığı anlayışımızla bambaşka bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Sürdürülebilirlik politikalarımızla sektöre yön vereceğiz” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ülkemizin ilk işveren sendikalarından TÜGİS, 62. kuruluş yıldönümünü “yeni nesil, aktif işveren sendikacılığı” anlayışıyla kutluyor. TÜGİS, bu kapsamda sendikal faaliyetlerinin yanı sıra temelini; “çalışmalarının merkezinde yer alan sürdürülebilirlik politikasının”, “çalışanların gelişimine öncülük eden projelerinin” ve “sektördeki bilgi kirliliğinin önüne geçerek gıdada doğru bilginin adresi haline gelmenin” oluşturduğu yeni nesil sendikacılık anlayışıyla örnek çalışmalara imza atacak.

Konu hakkında açıklamalarda bulunan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, faaliyetlerine 1961’de başlayan sendikanın Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) kurucu üyelerinden olduğunu anımsattı. TÜGİS’in 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun verdiği yetki gereğince toplu iş sözleşmeleri dönemlerinde üyelerine sunduğu desteklerle çalışma hayatındaki barış ortamının devamlılığı için çalıştığını vurgulayan Sidar, Türk gıda sanayi ürünlerinin ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet seviyesini artırmayı hedeflediklerini söyledi. Gıda sektörümüzün gelişimine katkıda bulunmayı amaçladıklarını belirten Sidar, hem sektör hem de çalışma hayatıyla ilgili ülke menfaatlerini ön plana çıkararak, yapıcı bir rol üstlendiklerine dikkat çekti.

Yarım asrı aşan yolculuk…

Küreselleşen ekonomi ve gelişen teknolojiler ışığında tüm dünyanın büyük bir dönüşümden geçtiğini anımsatan Sidar, “Dönüşümün etkileyici hızının farkında olan köklü bir sivil toplum kuruluşu olarak; geleneksel sendikacılık anlayışının sektörün sorunlarının çözümünde ve üyelerin sesini duyurma noktasında bazen yetersiz kaldığını görüyoruz. İşçi, işveren, üye ve sendika arasındaki diyaloğun daha fazla önem kazandığı bir dönemdeyiz. Bu bağlamda TÜGİS olarak; 62 yıldır süren yolculuğumuzu; Türk gıda sektörünün yeni nesil, aktif işveren birliği anlayışıyla taçlandırıyoruz. Bu yeni yaklaşımla adeta bambaşka bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Bu bağlamda mevcut faaliyetlerimizle birlikte sürdürülebilirlik politikalarımızla sektöre yön vereceğiz. Üyelerimizin daha fazla yanında olacağız ve çalışanların gelişimi için projeler geliştireceğiz. Sektördeki bilgi kirliliğinin önüne geçmek için çalışacağız. Toplu iş sözleşmeleri sürecindeki faaliyetlerimizle çalışma hayatındaki barış ortamına yönelik desteklerimize devam edeceğiz” diye konuştu.

Dinleyen, çözüm, üreten, kapsayıcı, bilimsel sendika
Yeni dönemde hayata geçirecekleri çalışmalara da değinen Sidar, “Gıda sektöründe dinleyen, çözüm üreten bir işveren birliği olarak; daha kapsayıcı çalışmalara imza atacağız. Sürdürülebilirlik politikamızla şekillenen tüm faaliyetlerimiz, çalışanların gelişimine öncülük eden projelerimiz yine gündemimizde yer alacak” dedi.

“İş birliklerimizi artıracağız”

“Halk sağlığını tehdit eden, sektörü de olumsuz etkileyen gıda odaklı yanlış bilgilerin önüne geçerek, bilimsel verilere dayanan araştırmaları kamuoyu ile paylaşacağız.” açıklamasını yapan Sidar, “Sektöre ilişkin tüm doğruları bilimin ışığında anlatacağız. Kamuoyu doğru bilgiye TÜGİS ile ulaşacak. Sektördeki bilgi kirliliğine karşı sürdürülebilir bir mücadelenin benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda çeşitli sivil toplum örgütleri ve bilim çevreleriyle olan iş birliklerimizi artıracağız” diye konuştu.

Üyelerinin gündemini yakından takip edecek

Sektörün sorunlarına ilişkin seminerler düzenleyeceklerini belirten Sidar, bu sorunlarla ilgili yaptıkları araştırma ve raporları kamuoyu ile paylaşacaklarını anlattı. “Üyelerimizin sorunlarına ilişkin geliştireceğimiz çözüm önerileriyle sektörün gelişimine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullanan Sidar, yeni dönemde TÜGİS’in üyelerinin gündemini daha yakından takip edeceğini vurguladı.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan