Takip Edin

Sektörel Gündem

Güralp Vinç’in Ar-Ge Atağı

Yayınlanma tarihi

-

Çağdaş yönetim tekniklerine uygun olarak organizasyonunu şekillendirerek çok önemli atılımlara imza atan Güralp Vinç, gelinen süreçte yerli piyasanın adından sıkça bahsettiği önemli firmalardan biri olmasını başardı. Güralp Vinç Satış koordinatörü Mehmet Yıkılmaz’la katıldıkları WIN Fuarı’nda konuştuk. Güralp Vinç’in 1991 yılında kurulduğunu  merkezinin İzmir olduğunu dile getiren Yıkılmaz, “Kendi satış organizasyonunu kurup bunu uzun yıllar devam ettiren öncü firmalardan biriyiz. İzmir merkezi hariç, Bursa, İstanbul, Ankara ve Konya’da bulunan bölge ofislerimizle müşterilerimize satış ve satış sonrası servis hizmetlerimizi veriyoruz.  Bu organizasyon yapımız yaklaşık 13 yıldır büyüyüp gelişerek devam ediyor. Biz de bunun karşılığını tüm olumsuz rekabet koşullarına rağmen alıyoruz” ifadelerini kullandı. Güralp Vinç olarak sektörde bir ilke imza atarak Ar-Ge  merkezini kurup  çok önemli bir atılım yaptıklarını kaydeden Yıkılmaz, “Vinç sektöründe ülkemizde üretilemeyen ürünlerin üretilmesi, bir takım kompanentlerin yerleştirilmesi  konusunda çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Ar-Ge merkezimizde 35 kişilik bir ekip oluşturduk” dedi. Güralp Vinç’in standart ürünlerinin yanı sıra birçok özel ürünle de müşterilerinin taleplerine cevap vermekte olduğunu belirten Yıkılmaz konu hakkında şunları söyledi:  “Özellikle otomasyona dayalı projelerde, yüzde yüzü kendimize ait çözümleri piyasaya sunuyoruz.  Cam, alüminyum, galvaniz, boya, yüzey kaplama işlemleri gibi sektörlerde tamamen otomotize edilmiş sistemlerle malzeme aktarımlarının yapılmasını sağlayabiliyoruz. Burada farklı işbirliklerine de gidebiliyoruz. Yani otomasyonla ilgili ekipmanlar sağlayıp otomasyonların firmalar tarafından yapılması seçeneklerimiz de bulunmakta.” “İhracatta hedef pazarlarımızı değiştirdik” İhracat konusunda oldukça farklı adımlar attık. Hedef pazarlarımızı değiştirdik. Şu anda Kanada, Yeni Zelanda, Rusya, Güney Afrika’yla yoğun olarak çalışmaktayız. Bunun yanı sıra neredeyse ayak basmadığımız kıta kalmadı. Şimdi bu networku daha da genişletmek için çalışıyoruz. Avrupa’daki kontaklarımızı artırmak istiyoruz. Bu amaçla da fuarlara çok yoğunlaşıyoruz.  Fransay2la yakın bir zamanda bir bayilik anlaşması imzaladık. Romanya çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Polonya ile sıcak görüşmeler içerisindeyiz. Açıklamalarında katıldıkları WIN Fuarı hakkında da değerlendirmelerde bulunan Yıkılmaz, “Fuarlarda işlerimizi rahat ve çok geniş bir kitleye anlatma imkanı yakalıyoruz. Sadece kendi sektörümüz değil , fuara katılmış diğer sektör firmalarının da durumlarını görüp ekonomimizin genel gidişatı hakkında bir fikir sahibi olma imkanı da oluyor. Yine yurt içinde yakalanan yurt dışı kontaklar da fuarların ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. WIN Fuarları özellikle yurt dışından getirttiği alım heyetleriyle çok önemli bir işe imza atıyor” dedi. “Üretici enflasyonu” Ülkemizde maalesef bir üretici enflasyonu yaşanmakta. Bu çok önemli bir konu. Öncelikle otoritenin denetim mekanizmalarını sağlıklı bir şekilde çalıştırmaya başlaması gerekiyor.  Vinçlerin denetimlerinin sadece ürün üzerinde değil  üretici bazında da yapılması gerekiyor.  Sektörümüzü iyileştirmek adına atılacak adımlarda bunların da göz önünde tutulacağını umuyoruz. Çünkü bu ülkenin ihracatını artırmak istiyorsak iç pazarımızdaki kaliteyi artırmamız gerekiyor.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan