Takip Edin

Proje Taşıma Lojistiği

Aliağa Limanları 2025’te Rekor Kırdı

Yayınlanma tarihi

-

Küresel ticarette dalgalanmaların ve bölgesel risklerin arttığı 2025 yılında, Aliağa Limanları güçlü sanayi altyapısı, entegre liman tesisleri ve yüksek lojistik kapasitesi ile Türkiye ekonomisinin dış ticaretteki stratejik merkezlerinden biri olma konumunu pekiştirdi. Aliağa, yalnızca Ege Bölgesi’nin değil, Türkiye’nin dış ticaret üssü olarak öne çıktı.

İzmir, Manisa ve Aydın başta olmak üzere Batı Anadolu sanayisinin ana çıkış kapısı haline gelen Aliağa, 2025’te 35 milyar 311 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaştı. Bu performansla Ege Bölgesi dış ticaretinin omurgası olmayı sürdürdü.

İhracatta artış, ithalatta düşüş

Ege İhracatçılar Birlikleri (EİB) verilerine göre Aliağa limanlarından yapılan ihracat yüzde 2,2 artarak 21 milyar 716 milyon dolara yükseldi. TÜİK verilerine göre ise ithalat yüzde 7,4 düşüşle 13 milyar 487 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece Aliağa, 9 yıldır kesintisiz dış ticaret fazlası veren nadir merkezlerden biri olma özelliğini korudu. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 161 seviyesine ulaştı.

Kimya, elektronik ve çelik ön planda

2025’te kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 6,3 milyar dolar ile ilk sırada yer aldı. Elektrik-elektronik ihracatı 2,706 milyar dolar, çelik ürünleri ise 2,628 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu tablo, Aliağa’nın katma değerli ve sanayi temelli ihracat yapısını güçlendirdiğini gösterdi.

Ege’nin yüzde 58’i, Türkiye’nin yüzde 5,5’i Aliağa’dan

Aliağa Ticaret Odası (ALTO) Başkanı Ömer Ertürk, Ege Bölgesi ihracatının yüzde 58’inin, Türkiye ihracatının yüzde 8’inin Aliağa limanlarından yapıldığını belirtti. İthalatta ise Ege’nin yüzde 51’i, Türkiye’nin yüzde 3,7’si Aliağa üzerinden gerçekleşti. Toplam dış ticarette Aliağa’nın payı Ege’de yüzde 55,8, Türkiye genelinde yüzde 5,5 oldu.

Yük ve gemi trafiğinde zirve

2025’te Aliağa limanlarında yük elleçleme hacmi yüzde 3,8 artarak 88 milyon 699 bin ton seviyesine çıktı ve Türkiye’nin en fazla yük elleçlenen liman bölgesi unvanı korundu. Gemi trafiği yüzde 2,26 artışla 6 bin 224 oldu; Aliağa, Türkiye’nin en yoğun ikinci liman bölgesi konumuna yükseldi.

Konteyner ve sıvı yükte stratejik güç

Aliağa limanları 1 milyon 701 bin TEU konteyner elleçlemesiyle Türkiye’nin ilk 5 liman bölgesi arasında yer aldı. Ayrıca Türkiye’deki toplam sıvı yük elleçlemesinin yaklaşık yüzde 30’u Aliağa’da gerçekleştirildi. Bu durum, enerji ve petrokimya lojistiğinde Aliağa’nın stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu.

Sanayi, enerji ve lojistikte çok yönlü ekosistem

Son 15 yıldaki yatırımlarla Aliağa; demir-çelik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini, işlenmiş petrol ürünlerinin yaklaşık yüzde 50’sini karşılayan bir merkez haline geldi. Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarıyla yenilenebilirde güçlenen bölge; antrepo, hububat depolama ve lojistik geri hizmetleri ile entegre bir ticaret ekosistemi sunuyor. Honda motosiklet yatırımı ve Nordex kanat üretim tesisi gibi projeler, Aliağa’nın çok sektörlü yapısını daha da güçlendiriyor.

“Altyapı yatırımlarıyla potansiyel tam açığa çıkar”

Başkan Ömer Ertürk, sürdürülebilir büyüme için ulaşım altyapısı, liman geri sahaları ve lojistik destek alanlarının bütüncül bir planlamayla ele alınması gerektiğini vurguladı. Kamu-özel sektör iş birliği ve uzun vadeli planlama ile Aliağa’nın sanayi, istihdam ve ihracata katkısının önümüzdeki yıllarda da artacağını ifade etti.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Projeleri

Türkiye stratejik petrol rezervlerini kullanma kararı aldı

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye petrol rezervi, Alparslan Bayraktar açıklaması, IEA petrol kararı, stratejik petrol stoku, enerji piyasası gelişmeleri başlıklarıyla gündeme gelen gelişmede, Türkiye’nin uluslararası karar doğrultusunda petrol rezervlerinden kullanım yapacağı açıklandı.

11,6 milyon varil petrol serbest bırakılacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Alparslan Bayraktar,
Uluslararası Enerji Ajansı
üyesi ülkelerin aldığı karar doğrultusunda Türkiye’nin stratejik petrol rezervlerinden 11,6 milyon varillik kullanım gerçekleştirileceğini açıkladı.

Bayraktar, kararın küresel enerji piyasasında yaşanan dalgalanmalar ve Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle alındığını belirtti.

IEA’nın tarihi kararına destek

Bakan Bayraktar, Zonguldak’ta yaptığı açıklamada, IEA’nın toplam 400 milyon varillik petrol stokunu serbest bırakma kararına Türkiye’nin de destek verdiğini söyledi.

“Ulusal Petrol Stok Komitemizi topladık ve IEA’nın inisiyatifine destek olmak için rezervlerimizin yüzde 2,9’una denk gelen 11,6 milyon varil petrolü serbest bırakma kararı aldık. Bu miktar 90 gün içinde piyasaya sunulacak.”

IEA’nın aldığı kararın, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasının ardından uygulamaya konulduğu bildirildi.

Doğalgazda sorun yok açıklaması

Türkiye’nin enerji arzında sorun bulunmadığını belirten Bayraktar, doğalgaz ithalatında da herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını ifade etti.

“Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte doğalgaz ihtiyacı azalıyor. İran dahil olmak üzere tedarikte şu an bir problem görünmüyor. Vatandaşlarımızın hissedeceği bir sıkıntı söz konusu değil.”

Rusya petrolü sorusuna dikkat çeken yanıt

Türkiye’nin Rusya’dan petrol alımını artırıp artırmayacağı sorusuna da yanıt veren Bayraktar,

“Şu an ciddi bir sorunumuz yok. Eğer ihtiyaç olursa gerekli adımlar değerlendirilir.”

Kararın, küresel enerji piyasasında fiyatların dengelenmesi ve arz güvenliğinin korunması amacıyla alındığı belirtildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Proje Taşıma Lojistiği

Savaş, Türkiye’nin lojistik değerini ortaya çıkardı

Yayınlanma tarihi

-

Orta Doğu gerilimi, Hürmüz Boğazı riski, Türkiye lojistik koridoru, Orta Koridor Projesi, Kalkınma Yolu Projesi ile birlikte bölgedeki gelişmeler taşımacılık sektörünü etkilerken, uzmanlar Türkiye’nin güvenli lojistik merkez konumuna dikkat çekiyor.

Orta Doğu’daki saldırılar lojistik hatları etkiledi

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleri sonrası Orta Doğu’daki ticaret yollarında risk algısı yükseldi. Küresel ticaretin en önemli geçiş noktalarından biri olan
Hürmüz Boğazı
çevresinde yaşanan gelişmeler, uluslararası taşımacılık planlarını doğrudan etkiledi.

Bölgedeki belirsizlik nedeniyle bazı lojistik firmaları sevkiyatlarını sınırlandırırken, kara yolu taşımacıları alternatif güzergahlara yönelmeye başladı.

UND Başkanı Aras: Sektör temkinli hareket ediyor

Uluslararası Nakliyeciler Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Şerafettin Aras, mevcut gelişmelerin Türkiye iç taşımalarına doğrudan etkisi olmadığını belirterek şu açıklamayı yaptı:

“İran hattında sektörün daha temkinli hareket ettiği bir dönem yaşanıyor. Bazı firmalar İran seferlerini geçici olarak azaltmış veya alternatif güzergahları değerlendirmeye başlamıştır.”

Aras, güvenlik riski nedeniyle sigorta, yakıt temini ve güzergah planlamalarında da belirsizlikler oluştuğunu ifade etti.

Sınır kapılarında geçişler tamamen durmadı

Aras,
Gürbulak Sınır Kapısı
ve
Bazargan Sınır Kapısı
üzerinden geçişlerin kontrollü şekilde sürdüğünü belirtti.

Irak’a yapılan transit taşımaların devam ettiğini, Suriye hattında ise yeni geçiş imkanlarının gündeme geldiğini söyleyen Aras, bölgede genel güvenlik riskinin sürdüğünü vurguladı.

Tahran ve Bender Abbas çevresinde ticaret yavaşladı

Bölgede artan askeri hareketlilik nedeniyle özellikle

  • Tahran
  • Tebriz
  • Urumiye
  • Bender Abbas Limanı

çevresinde ticari faaliyetlerin yavaşladığı ifade edildi.

Orta Koridor ve Kalkınma Yolu yeniden gündemde

Aras, yaşanan gelişmelerin
Orta Koridor
ve
Kalkınma Yolu Projesi
projelerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Orta Koridor’un Avrupa ile Orta Asya ve Uzak Doğu arasındaki taşımalar için güçlü bir alternatif sunduğunu belirten Aras, Hazar Denizi’ndeki Ro-Ro ve feribot kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Kalkınma Yolu Projesi’nin ise Türkiye ile Körfez ülkeleri arasında yeni ve güvenli bir lojistik hat oluşturma potansiyeli taşıdığı vurgulandı.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Enerji Projeleri

Türkiye’nin enerji stratejisinde nükleer vizyon öne çıkıyor

Yayınlanma tarihi

-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Paris’te düzenlenen Nükleer Enerji Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin uzun vadeli enerji politikasında nükleer enerjinin kritik bir rol üstlendiğini belirterek, artan enerji talebi ve küresel riskler karşısında nükleer kapasitenin artırılmasının zorunlu hale geldiğini söyledi.

Küresel enerji krizine dikkat çekti

Bayraktar, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı yönlü etkilediğini ve bunun küresel ekonomi açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti. Enerji sektörünün aynı zamanda dijitalleşme ve yapay zekâ temelli teknolojilerle hızlı bir dönüşüm geçirdiğini belirten Bayraktar, bu değişimin elektrik talebinde yeni bir artış dalgası oluşturduğunu vurguladı.

2053 net sıfır hedefi doğrultusunda adımlar

Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzyılın ortasına kadar yaklaşık üç kat artmasının beklendiğini söyleyen Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarıyla birlikte nükleer enerjinin de büyütüleceğini dile getirdi.

20 gigavat nükleer kapasite planı

Bakan Bayraktar, Türkiye’nin 2050 yılına kadar en az 5 gigavatı küçük modüler reaktörlerden oluşmak üzere toplam 20 gigavat nükleer kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini açıkladı. İlk nükleer santralin ise yıl sonuna doğru devreye alınmasının planlandığını belirtti.

COP31 için Antalya hazırlığı

Bayraktar ayrıca Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 hazırlıklarının sürdüğünü ifade ederek, bu zirvenin enerji dönüşümü, iklim politikaları ve enerji bağımsızlığı açısından önemli bir fırsat olacağını söyledi.

Türkiye’nin yeni enerji stratejisinde nükleer, yenilenebilir ve yerli kaynakların birlikte kullanıldığı çok yönlü bir modelin hedeflendiği vurgulandı.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan