Takip Edin

Sektörel Gündem

Z Kuşağı şah çekti!

Z Kuşağı satrancı keşfetti, küresel satranç pazarı 2.8 milyar dolara koşuyor! Amerikan New York Times gazetesi “Satranca ilgi pandemide patladı” derken, DÜNYA’ya konuşan bir Türk yetkili de “Ülkemizde özellikle Z kuşağı için en tercih edilen spor, satranç” diyor.

Yayınlanma tarihi

-

Emre ERGÜL

1990’ların sonu ve 2010’ların başı arasında doğan ve tüm dünyada “Z Kuşağı” olarak adlandırılan gençler, satrancı keşfetti ve bazılarının “Bu nasıl spor?” diye sorguladığı satrancın tüm dünyadaki kaderini değiştirdi.

Amerikan New York Times gazetesi, “Z Kuşağı, usta bir hareketin ardından satranç oynamaya başladı” başlıklı dosya haberinde, Z Kuşağı’nın satrancı keşfetmesine geniş yer verildi. Gazeteye göre, Z Kuşağı satrancı COVID-19 pandemi döneminde tanıdı ve sevdi. Ancak satranca olan ilgi, pandemi sonrası bitmedi, aksine fırladı. Örneğin, dünyanın önde gelen satranç sitelerinden Chess.com…

Merkezi ABD’de olan ve üç yöneticisinden birinin Türk olduğu Chess.com’un pandemide 5.4 milyon olan üye sayısı, geçtimiz Kasım ayından bugüne kadar 11 milyona çıktı. Chess.com verilerine göre, bu yılın ocak ve şubat ayında üye olanların çoğunluğu 13-17 yaş arası gençler (549 bin kişi)…

İkinci grup ise 18-24 yaş arasındakiler… Gazeteye konuşan bir genç kız, ilgiyi “Partilerde satranç oynayanları görüyorum” diye anlatıyor. Peki ne oldu da, pandemi döneminde satrançla tanışan Z Kuşağı, pandemi sonrası spora iyice bağlandı? New York Times’a göre, Netflix’te yayınlanan ve Elizabeth Harmon adlı satranç dahisinin hayatının anlatıldığı “The Queen’s Gambit” dizisi Z Kuşağı’nı kalbinden vuran “usta hareket” oldu.

Rakamlar yalan söylemez: Global ekonomik trendleri takip eden Market Watch’a göre, 2022’de 2.1 milyar doları gören küresel satranç pazarı durmayacak ve 2028’de yüzde 3.58’lik bir atışla 2.8 milyar dolara ulaşacak! Z Kuşağı’nın favori sosyal medya platformu Tiktok da satrançseverlerin “yeni mekanı” oldu. Satrançseverlerin Tiktok’taki oluşumu “ChessTok”a üye olanların sayısı her geçen artıyor. Insider Dergisi’ne göre “chesstok” etiketi bugüne kadar 198 milyon kez izlendi.

Bizde durum ne? Türkiye Satranç Federasyonu verilerine göre, Türkiye’de 1 milyon 122 bin 663 lisanslı satranç oyuncusu var. Bakın dikkat edin, bunların 1 milyonu aşkını 7-18 yaş arası gençler! 7-18 yaş arası kadın sporcuların sayısı 356 bin 133. 7-18 yaş arası erkek sporcuların sayısı 665 bin 941… Satrancı evde keyif için oynayanların sayısı ise bilinmiyor.

“Pandemide üreticiler satranç takımı talebini yetıştirmekte zorlandı”

Türkiye Satranç Federasyonu Projeler Kurulu Başkanı Talha Emre Akıncıoğlu, Z Kuşağı’nın satranca olan ilgisi için DÜNYA’ya şu değerlendirmeleri yaptı: “Ülkemizde özellikle Z kuşağı için en tercih edilen spor, satranç. Ülkemizde son 10 yılda okullarda satrancın yayılması, birçok eğitim kurumunun satrancı ders olarak müfredatına eklemesi ile satranç okullardan çocuklar ile evlere ulaştı.” “Satranç pandemi döneminin çok tercih edilen sporu oldu.

Özellikle evlere kapandığımız dönemlerde ‘lichess’ ve ‘chesscom’ platformları dünyada insanların birbirleriyle satranç ile iletişim kurmalarını sağladı. Öyle bir talep oldu ki, ilk ay bu iki platformun alt yapıları çöktü. Pandemi dönemi online satış sitelerinin ana sayfalarında hep satranç temalı ürünler vardı. Üreticiler satranç takımı ve satranç kitabı talebini karşılamakta zorlandı.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

KUZKA’dan KOBİ’ler ve Yerel Ürünler İçin Destek Programı

Yayınlanma tarihi

-

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA), yerel ürünlerin ticarileştirilmesi ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması amacıyla “2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı”nı ilan etti.

TR82 Bölgesi kapsamındaki Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanacak programla, yerel potansiyelin ekonomik değere dönüştürülmesi ve işletmelerin üretimden pazarlamaya kadar birçok alanda güçlendirilmesi hedefleniyor.

10 Milyon TL Bütçeyle Geniş Kapsamlı Destek

Toplam 10 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında; işletmeler, meslek kuruluşları, kamu kurumları, kooperatifler ve birlikler teknik destekten yararlanabilecek. Program, özellikle su ürünleri ve turizm işletmeleri başta olmak üzere bölgenin temel sektörlerinde rekabetçiliği artırmayı amaçlıyor.

Danışmanlıktan Dijital Pazarlamaya Kadar

KUZKA tarafından yürütülecek teknik destek programı;

  • danışmanlık,
  • eğitim,
  • fizibilite çalışmaları,
  • ürün geliştirme,
  • dijital pazarlama,
  • yeşil dönüşüm,
  • ticarileştirme

gibi alanları kapsıyor.

Program kapsamında talep başına sağlanacak destek üst limiti 500 bin TL, uygulama süresi ise en fazla 6 ay olarak belirlendi.

Başvurular KAYS Üzerinden Alınacak

Yıl sonuna kadar açık olacak programa başvurular, Ocak–Şubat döneminden başlamak üzere toplam 6 ayrı dönemde, ikişer aylık periyotlar halinde Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden alınacak. Program bütçesinin tükenmesi halinde başvuru süreci sona erecek.

KUZKA yetkilileri, bölge ekonomisine ivme kazandırması beklenen programa yerel aktörlerin güçlü ve nitelikli projelerle başvurmasını beklediklerini ifade etti.

Programa ilişkin detaylı bilgilere ve başvuru rehberine, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği bildirildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

KOBİ’lerin İhtiyaçlarına Yönelik Araştırma Projelerine Destek Geliyor

Yayınlanma tarihi

-

KOBİ’lerin rekabet öncesi kapasitesini artırmaya yönelik araştırma projeleri, TÜBİTAK koordinasyonunda desteklenecek. Collective Research Networking (CORNET) 41. çağrısı kapsamında, KOBİ’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilecek ve akademik ortaklar tarafından yürütülecek kolektif projeler için 25 Mart’a kadar başvuru alınacak.

Uluslararası İş Birliği Şartı

TÜBİTAK’tan edinilen bilgilere göre, çağrı kapsamında en az iki katılımcı ülkenin yer aldığı uluslararası iş birliği projeleri desteklenecek. CORNET 41. çağrısına Almanya, Belçika, Brezilya, Çekya, İsviçre ve Türkiye katılım sağlayacak.

Uluslararası başvurularda, her ülkeden en az üç paydaşın projede yer alması zorunlu olacak. AR-GE ve inovasyon faaliyetlerinin; yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları gibi araştırma kuruluşları tarafından yürütülmesi şartı aranacak.

KOBİ’ler Sürecin Merkezinde Olacak

Proje konularının, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını belirlemek ve çıktıların yaygınlaştırılmasını sağlamakla görevli KOBİ şemsiye kuruluşları tarafından tanımlanması gerekiyor. Ayrıca başvurularda en az üç KOBİ’den oluşan bir kullanıcı grubunun yer alması zorunlu tutuluyor.

Kullanıcı grubunun, proje çalışmalarını yönlendirmesi ve projenin verimliliğine katkı sunması bekleniyor. Proje çıktılarının da birden fazla KOBİ’nin faydasına olması hedefleniyor.

Başvurular Ulusal ve Uluslararası Yapılacak

Çağrı kapsamında hem uluslararası hem de ulusal başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, ulusal başvurularını Proje Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirebilecek.

Yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları, kabul edilen bütçeleri üzerinden yüzde 100 oranında desteklenecek.

Proje Süresi ve Destek Üst Limitleri

CORNET 41. çağrısı kapsamında desteklenecek projelerin süresi en fazla 24 ay olacak.

  • Proje başına TÜBİTAK’tan talep edilecek katkı tutarı 180 bin avroyu aşamayacak.
  • Yürütücü kuruluş başına destek üst limiti ise yükseköğretim kurumları, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu kurum ve kuruluşları için 125 bin avro olarak belirlendi.

Uluslararası değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projelerde, Türkiye’den yer alan ortakların proje giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanacak.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Şubat Ayı Kira Artış Oranı Yüzde 33,98 Olarak Açıklandı

Yayınlanma tarihi

-

“Kira Artışlarının Ortak Nedeni: Arz, Talebe Yetişemiyor”

TÜİK tarafından açıklanan son verilerle birlikte, Şubat ayı kira artış oranı yüzde 33,98 olarak belirlendi. Açıklanan oran, Türkiye genelinde kira piyasasına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uzmanlar yaşanan artışın yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığına dikkat çekiyor.

Parcel Estates Satış Direktörü Esra Bölükbaşı, kira artışlarının küresel ölçekte benzer dinamiklerle şekillendiğini belirterek, konunun yalnızca oranlar üzerinden değil; şehirleşme, nüfus artışı ve konut arzı ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


Kira Artışı Küresel Bir Sorun Haline Geldi

Esra Bölükbaşı’na göre, bugün dünya genelinde kiraların yükselmesinin temelinde;

  • Nüfus artışı,
  • Hızlanan şehirleşme,
  • Konut arzının talebe aynı hızda karşılık verememesi

gibi ortak faktörler yer alıyor.

Avrupa’dan Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya kadar pek çok büyük şehirde benzer kira baskılarının yaşandığını ifade eden Bölükbaşı, kira piyasasının artık yerel değil, küresel bir mesele haline geldiğini dile getirdi.


Planlama Farkı, Kira Fiyatlarının Davranışını Değiştiriyor

Bazı ülkelerde kira piyasasının daha öngörülebilir ve dengeli ilerlemesinin arkasında uzun vadeli şehir planlaması bulunduğunu belirten Bölükbaşı, özellikle hızlı büyüyen şehirlerin bu konuda önemli örnekler sunduğunu söyledi.

Dubai gibi merkezlerde artan nüfus ve yatırımcı talebinin önceden öngörüldüğünü aktaran Bölükbaşı, bu doğrultuda yeni bölgelerin ve konut projelerinin hızla devreye alındığını ifade etti. Bu yaklaşımın, kira fiyatlarında ani ve kontrolsüz sıçramaların önüne geçtiğini vurguladı.


“Oranlara Değil, Sisteme Bakmak Gerekiyor”

Kira artışlarını yalnızca açıklanan yüzdelik oranlar üzerinden değerlendirmenin eksik bir bakış açısı sunduğunu belirten Esra Bölükbaşı, konunun çok daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Konut üretimi, şehir planlaması ve sürdürülebilir büyüme başlıklarının birlikte düşünülmesinin önemine işaret eden Bölükbaşı, bu yaklaşımın yalnızca Türkiye için değil, küresel ölçekte de geçerli olduğunu ifade etti.

Uzmanlara göre, kalıcı çözüm; kısa vadeli ve geçici müdahalelerden ziyade, uzun vadeli, öngörülebilir ve planlı bir konut politikası ile mümkün olabiliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan