Takip Edin

Sektörel Gündem

Türkiye’nin ilk silah simülatörü göreve başlıyor

Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde binlerce bulunan Sarp Uzaktan Komutalı Silah Sistemi için kara araçlarında gömülü olarak kullanılabilecek simülatör geliştirildi.

Yayınlanma tarihi

-

BİTES Savunma Havacılık ve Uzay Teknolojileri, ASELSAN tarafından üretilen uzaktan kumandalı Sarp Silah Sistemi için simülasyon teknolojileri kullanarak, gömülü eğitim simülatörü oluşturdu. Sahada görev yapan birlikler önce Sarp’ın simülatöründe atış yaparak deneyim kazanacak, ardından sahada daha yüksek bir deneyimle görev yapacak.

Proje kapsamında, Türkiye’de ilk kez kara aracı gömülü eğitim sistemi konsepti, SARP-SIM Projesi’nde kullanıldı. Sistem üreticileriyle birlikte çalışılarak sistemin tüm kabiliyet ve yetenekleri gerçekçi şekilde simüle edildi.

Geliştirilen eğitim sistemi, gerçek araçta, gerçek ekipmanlarla ayrı bir altyapı ya da bina gereksinimi olmadan, mekan bağımsız görev yapabilme kabiliyetine sahip bulunuyor. Bu sayede özel binalar ve altyapılar kurulmasına gerek duyulmuyor ve sistem maliyet etkin şekilde kullanılabiliyor. SARP-SIM, operatörün gerçek SARP silah sistem donanımları ile eğitim almasını sağlarken taşınabilir durumda olan haberleşme ünitesi ve dizüstü bilgisayarlar ile hem araç hem de sınıf ortamında kolaylıkla eğitim alma imkanı sunuyor.

SARP-SIM, geliştirilen gerçekçi taktik ortam, yapay zekaya sahip sanal unsurlar, yüksek kalitede TV ve termal kamera görüntüleri ile sistemi kullanan güvenlik güçlerinin deneyim ve tecrübelerini artırmayı hedefliyor. Ayrıca SARP-SIM, gerçek Sarp sisteminin tüm ayar ve arızalarını da simüle edebiliyor.

SARP-SIM’de yaratılan gerçekçi arazi verileri ile güvenlik güçlerinin göreve gitmeden savaş ortamını görmüş ve deneyimlemiş olması amaçlanıyor.

BİTES, sisteme ortak görev yapabilme (şebekelenme) kabiliyeti de kazandırıyor. Böylece gerçek taktik ortamındaki durumlara benzer olarak, farklı araçlardaki birden fazla Sarp operatörünün birbiriyle koordineli şekilde aynı senaryoda görev yapması sağlanabiliyor. Bu kabiliyet kapsamında ileride çok yaygınlaşması beklenen Metaverse tabanlı eğitim sistemlerinin ilk adımı da atılmış oluyor.

SARP-SIM Projesi, Eğitmen Kontrol Yazılımı, Çevresel Ses ve Haberleşme Yazılımı, Taktik Çevre Simülasyon Yazılımı, Görsel Veri Tabanı ve 3 boyutlu modeller ile görüntü üreteçleri (taktik alan görselleştirme) gibi birçok alt sistem içeriyor.

SARP-SIM ile eğitim alan kullanıcılara eğitim sonu performans değerlendirmesi de yapılabiliyor.

Gerçek ürün simülatöre dönüşecek

BİTES Lider Sistem Mühendisi Bayram Akalan, Sarp’ın Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan uzaktan komutalı bir silah sistemi olduğunu söyledi.

Sistemin genellikle kara araçlarına entegre şekilde kullanıldığını belirten Akalan, bu sistemi kullanan personelin eğitim ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına bir simülasyon ihtiyacı ortaya çıktığını ve bu alanda 20 yılı aşkın deneyime sahip BİTES’in bir çözüm geliştirdiğini ifade etti.

Akalan, SARP-SIM’in Türkiye için bir ilk olduğunu, askeri kara araçları için gömülü bir simülatör olarak görev yapacağını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Gerçek sistemin kabiliyetleri, modellenmesi doğrultusunda ortaya çıktı. Sistem ve platform üreticileriyle birlikte çalışarak gerçek kabiliyetlerini birebir eşleştirerek oluşturduk. Gömülü simülatör sistemi, gerçek sistem ekipmanlarının birebir yerinde kullanılarak personelin el ve motor becerilerini etkin şekilde kullanabilmesi için beceri ve alışkanlık kazandırmak üzere tasarlandı. Personel, silahın konuşlu olduğu araçta ya da bir sınıfta, istenilen yer ve ortamda arayüz kutusu ve bilgisayar aracılığıyla eğitimini alabiliyor.”

Yaklaşık 1 yılda geliştirildi, göreve başlıyor

Sarp sisteminin alt sistemlerden oluşan bütünleşik bir ürün olduğunu vurgulayan Akalan, simülatörle yapılabilecek çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Bu sistemin sahip olduğu yetenekler arasında atış yapabilmenin ötesinde uzaktan kumandayla komuta edilebilmesi, sisteme entegre edilmiş elektro-optik alt sistem üzerinden TV, termal kamerayla görüntü alınabilmesi ve bu görüntüler üzerinden balistik uygulanarak atış yapılabilmesi yer alıyor. Bu simülatörle gerçek sisteme dair yaptığımız benzetim tam olarak bunu kapsıyor. Sanal bir dünya, taktik çevre oluşturuyoruz. Taktik çevre içinde gerçek balistik hesaplamalara bağlı olarak operatörün atış yapması sağlanıyor. Bu gece-gündüz, farklı hava koşullarında mümkün olabiliyor. SARP-SIM, operatörün muharebe ortamında karşılaşabileceği tehditlere karşı koyabilme, silahı efektif kullanabilme, sistemdeki olası arızalar yaşadığında neler yapması gerektiğini öğrenebilme üzerine kurulu.”

Akalan, yaklaşık bir yıldır proje üzerinde çalıştıklarını ve sistemin kabullerinin yapıldığını, gelecek ay da simülatörün kullanılmaya başlanacağını bildirdi.

Farklı silah sistemlerinin de gündemlerinde olduğunu vurgulayan Bayram Akalan, “Sarp diğer silah sistemlerimizde kullanılabilecek bir altyapı projesi. Gündemimizde diğer silah sistemlerini de benzer şekilde simüle edebilme konusu mevcut. Uçaksavar, makineli tüfekler, kara ve deniz platformları, hava savunma sistemlerini de benzer şekilde simüle edebilmeyi planlıyoruz.” dedi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan