Takip Edin

Sektörel Gündem

“Takip eden değil; takip edilen bir şirket olmayı arzuluyoruz”

Mevcut Ar-Ge merkezini 2 bin metrekareye çıkarmak için yatırım başlatan Sampa Otomotiv, 2022 yılında 62 Ar-Ge personeli ile 18 proje gerçekleştirip, yaklaşık 20 milyon TL tutarında Ar-Ge harcaması yaptı.

Yayınlanma tarihi

-

Bilim, Sanayi ve Teknolo­ji Bakanlığı’ndan 2013 yı­lında “Bölgesinin ilk Ar-Ge Merkezi” tescili alan Sampa Ar-Ge Merkezi, şirketin faaliyet göster­diği ağır vasıta ve ticari araç, iş ma­kineleri, demir yolları ve savunma sanayi sektörlerinde faaliyet gös­teriyor. Mevcut Ar-Ge merkezini 2 bin metrekareye çıkarmak için ya­tırım başlattıklarını söylen Sampa Teknoloji ve İş Geliştirme Genel Müdürü Hüsnü Çep, özgün malze­me ve ürün geliştirme yetkinlikle­rinin artırılması için her yıl meka­nik test ve malzeme laboratuvarla­rına yatırım yaptıklarını söyledi.

TÜBİTAK destekli 9 projeyi ta­mamladıklarını ve gelinen aşa­mada Teknoloji Hamlesi Mobili­te çağrısı başlığı altında başvurdu­ğu ön Ar-Ge aşamalı üç TÜBİTAK yatırım projesinin sürdüğünü kay­deden Hüsnü Çep; “2013 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz faali­yetlerimizden somut sonuçlar alı­yoruz. Altısı tescilli olmak üzere 22 patent başvurumuz bulunuyor. Ayrıca sekiz tane de tasarım tesci­limiz var” dedi.

Ar-Ge çalışmaları üretim kabiliyetini yükseltti

Hüsnü Çep’in verdiği bilgilere göre şirketin ürünleri kauçuk, me­tal, plastik ve poliüretan içerikli ol­makla beraber, teknolojik olarak kauçuk içerikli ürünlerin reçete­leri tamamen kendi AR-GE çalış­malarıyla oluşturuluyor. Kendi ta­sarladığı ürünlerin yanı sıra şirket, ürünlerinin imalatında kullanılan kalıpları da kendi bünyesinde ta­sarlayıp üretiyor. Ayrıca farklı ik­lim ve yol koşullarına göre değişen özelliklerde üretim de Ar-Ge çalış­malarıyla yapılıyor.

Daha çevreci ve sürdürülebilir parça üretiminde geri dönüşüm, yeniden kullanım ve parça tamiri­ni kolaylaştıran tasarımlar üzeri­ne de yoğunlaştıklarını sözlerine ekleyen Hüsnü Çep, “Bu noktada, malzeme projeleri geliştirme ve bu malzemelerin işlenebilirliği konu­larında çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar sonucunda otomotiv endüstrisinde takip eden bir şirket değil; takip edilen teknolojiler üre­ten ve değişen müşteri ihtiyaçları­na gelecekte de cevap verebilecek düzeyde bir rekabet avantajı elde etmeyi amaçlıyoruz” dedi.

Çalışmalar yeşil dönüşüme odaklanıyor

“Ülkemizin teknoloji alanın­daki yetkinliğini artırmak ama­cıyla yeni yatırımlarda bulun­mak ve katma değeri daha yüksek parçalar üretmek istiyoruz” di­yerek açıklamasına devam eden Çep, “Otomotiv sektörü herkesin bildiği gibi mekanik yönlendir­me sistemlerinden ve fosil yakıt­lardan elektronik olarak yönlen­dirilebilen ve sıfır emisyonla ça­lışan araçlara evriliyor. Bizler de bu gelişmekte olan teknolojilere uygun parçalar ve alt sistemler geliştirmek üzerine odaklandık. Taşıtların dijitalleşmesiyle be­raber nesnelerin interneti (IoT) altyapısına sahip olan ve enteg­re çalışabilen sensör ve kamera teknolojilerine önem veriyoruz. Bunun yanında yeni eğilimler doğrultusunda mobilite temelli, daha akıllı hâle gelmiş parçalar ve birbirleriyle iletişime geçebi­len bölümler ile tüm bu parçala­rın elektrifikasyonunu kapsayan projelere ağırlık veriyoruz.”

Savunma sanayii alanında dı­şa bağımlılığı azaltacak yerlileş­tirme projeleri üzerinde çalıştık­larını da sözlerine ekleyen Hüs­nü Çep, “Bu bağlamda, ürün ve malzeme geliştirme yetenekle­rimizi kullanarak 11 farklı üre­tim ve montaj hattına sahip do­nanımlı fabrika altyapımızla ve gerekli donanıma sahip malze­me ve mekanik test laboratuvarı olanaklarımız sayesinde, savun­ma sanayisindeki ana firmalarla pek çok başarılı proje gerçekleş­tirdik” dedi.

Üniversiteler ile iş birliği içinde

Sampa Ar-Ge Merkezi temel­de üretimi gerçekleştirilen parçaların geliştirilmesi, yeni tasarımların ortaya konulma­sı, prototip geliştirme ve test çalışmaları ile laboratuvar öl­çekli geliştirme çalışmaları fa­aliyetlerini yürütüyor. Ek ola­rak Sampa Ar-Ge Merkezi, üni­versiteler ile ortak çalışmalar da gerçekleştirmekle birlikte bölgedeki akademisyenler ve öğrencilere merkezin olanak­larından yararlanma fırsatını sunuyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan