Takip Edin

İş ve İnşaat Makineleri

SAINT-GOBAIN, KÜRESEL LİDERLİĞ İNİ KULLANARAK KÂRLI BÜYÜMESİNİ HIZLANDIRIYOR

Yayınlanma tarihi

-

Hafif ve sürdürülebilir yapı çözümlerinde dünya lideri Saint-Gobain, “Lead & Grow” (Liderlik Et ve Büyü) stratejisiyle her bölgede lider konumunu pekiştirip ülke bazlı iş modelleriyle kârlı büyümesini hızlandırıyor. Hafif ve sürdürülebilir yapı çözümlerinde dünya lideri olan Saint-Gobain, daha önce açıklamış olduğu stratejik planı “Grow & Impact”in (Büyü ve Etki Et) başarısının ardından, yeni stratejik planı “Lead & Grow”u (Liderlik Et ve Büyü) hayata geçiriyor. Grup, her bölgede lider konumunu ve yerel pazarlara uyumlu ülke bazlı iş modelini, küreselleşmeden uzaklaşan, yerelleşme eğiliminde olan yeni dünya düzenine uygun şekilde konumlandırarak kârlı büyüme hedefini yukarı taşıyor.
  • Benzersiz çözüm portföyü sayesinde performans ve sürdürülebilirlikte fark yaratarak, konut dışı yapı ve altyapı projelerindeki payını artırmak,
  • Büyüme ve değer yaratmaya odaklanan strateji:
    • 2026–2030 döneminde yaklaşık 12 milyar avroluk yatırım ve satın alma gerçekleştirmek¹,
    • Grup profilini optimize etmeye devam ederek, 2030 itibarıyla toplam satışların %20’sinden fazlasını varlık dönüşümünden (satın alma ve satışlar) oluşmasını sağlamak,
  • 2026-2030 arasında finansal hedeflerde çıtayı yükseltmek:
    • Yerel para birimleri bazında ortalama orta tek haneli satış büyümesi (piyasa ortalamasının 1–2 puan üzerinde),
    • %15–18 arası EBITDA marjı³,
    • %50’nin üzerinde serbest nakit dönüşüm oranı,
    • %13’ün üzerinde sermaye getirisi (ROCE),
  • Hissedarlar için cazip getiriler: 2030’a kadar yaklaşık 8 milyar avro tutarında temettü ve hisse geri alımı planlanıyor.
Saint-Gobain Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Benoit Bazin şirketin yeni stratejisi ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Hafif ve sürdürülebilir inşaatta dünya lideri olan Saint-Gobain, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerden oluşan kapsamlı portföyü sayesinde yapı sektörünün karşılaştığı temel zorlukları, ele almak için çok güçlü bir konuma sahip. Son yıllarda Grup, ‘Grow & Impact’ planıyla yeni yapısının gücünü ve uygulama kapasitesini açıkça ortaya koydu. ‘Lead & Grow’ planıyla birlikte Saint-Gobain, artık büyüme, kârlılık ve hem hissedarları hem de müşterileri için değer yaratma yolculuğunu daha da ileriye taşıyor. Mevcut jeopolitik ortamda Saint-Gobain, ye rel değer zincirlerine dayalı ve ülke bazında oluştuduğu güçlü operasyon modeli sayesinde önemli bir avantaja sahip. Ekiplerimizin bilgi birikimi ve adanmışlığı sayesinde, her bölgede piyasanın üzerinde performans göstereceğimize ve büyük fırsatları değerlendireceğimize eminim: Asya’da ve demografi ile kentleşmenin itici güç olduğu yüksek büyüme potansiyelli ülkelerde, güçlü yapısal ihtiyaçların bulunduğu Kuzey Amerika’da ve toparlanma potansiyeli yüksek Avrupa’da. Ayrıca, özellikle yapı kimyasalları alanındaki güçlü konumumuz sayesinde altyapı ve konut dışı segmentlerde yeni büyüme alanlarına da açılacağız. Bugünün ve yarının dünyasını, azim ve sorumlulukla inşa ediyoruz.” Hafif ve sürdürülebilir inşaatta dünya lideri… Saint-Gobain, yeni inşaat, yenileme ve altyapı projelerinde performansı ve sürdürülebilirliği en üst düzeye çıkaran kapsamlı bir çözüm portföyü sunan benzersiz bir şirkettir. Bu portföy; dış cephe çözümlerini (çatı, cephe ve cam), iç mekân çözümlerini (alçı levha bölme duvarlar, yalıtım ve asma tavan sistemleri), yapı kimyasallarını (su yalıtımı ve sızdırmazlık, zemin ve duvar harçları, yapıştırıcılar ve yüzey kaplamaları, beton ve çimento için katkı ve katkı malzemeleri) ve ayrıca ticaret alanındaki hizmetleri (danışmanlık, spesifikasyon ve dijital hizmetler dâhil) kapsamaktadır. Grup, yaklaşık 500 milyar avro değerindeki küresel bir pazara hitap etmekte olup, hem konut hem de konut dışı inşaat ile altyapı alanlarında güçlü büyüme fırsatlarına sahiptir. Saint-Gobain, sağlam sanayi altyapısı ve ülke bazlı konumlanmasıyla, her coğrafyada yapı sektörünün temel zorluklarına yanıt verebilecek ideal bir konumdadır.
  • Demografik büyüme ve kentleşme, özellikle Asya ve gelişmekte olan ü lkelerde,
  • Şantiye verimliliği ve enerji verimli renovasyon, özellikle Avrupa’da,
  • İklim değişikliğine uyum ve altyapının dayanıklılığı, özellikle Kuzey Amerika’da,
  • Küreselleşmenin gerilemesiyle birlikte üretimin yeniden ülke içine taşınması
  • Kaynak kıtlığına karşı döngüsel ekonomi yaklaşımları.
Saint-Gobain, Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya ile gelişmekte olan ülkeleri kapsayan geniş ve dengeli coğrafi varlığı sayesinde güçlü bir konumda bulunuyor. Batı Avrupa toparlanma potansiyeliyle öne çıkarken, Kuzey Amerika yapısal olarak istikrarlı bir pazar sunuyor; Asya ve gelişmekte olan ülkelerde ise demografi ve kentleşme dinamikleri büyümeyi destekliyor. Yeni stratejik plan “Lead & Grow” ( Liderlik Et ve Büyü) kapsamında Saint-Gobain, yüksek büyüme potansiyeline sahip bölgelerdeki varlığını artırmayı hedefliyor. Uzun vad ede, Kuzey Amerika, Asya-Pasifik ve gelişmekte olan ülkelerin toplam satışlar içindeki payının bugünkü yaklaşık %50 seviyesinden %60’a yükselmesi öngörülüyor. Grubun iş modelinin başarısında ülke bazlı platformlar kilit rol oynuyor. Saint-Gobain markasının gücünden ve geniş ürün portföyünden yararlanan bu platformlar, kendi pazarlarında büyümenin itici gücü konumunda. Her ülke platformu, o ülkenin vatandaşı olan CEO’lar tarafından yönetiliyor ve ekipler; EBITDA, serbest nakit akışı ve sermaye getirisi (ROCE) gibi performans göstergelerinde tam sorumluluk taşıyor. Saint-Gobain, sunduğu sürdürülebilir çözümlerle yapı sektörünün dönüşümüne yön veren bir referans noktası haline gelmiş durumda. Grubun toplam satışlarının yaklaşık %75’i sürdürülebilir ürünlerden oluşuyor. Saint-Gobain’in bir yılda sattığı çözümler, kullanım ömürleri boyunca yaklaşık 1 milyar ton CO₂ emisyon unun oluşmasını engelliyor. Kendi karbonsuzlaşma yol haritası kapsamında da önemli ilerleme kaydeden Saint-Gobain, 2017’den bu yana CO₂ emisyonlarını %34 oranında azaltmış durumda. 2050’de net sıfır karbon taahhüdü doğrultusunda, 2017 seviyesine göre 2035 yılına kadar %40–45 arasında azaltmayı hedefliyor. Güçlendirilmiş büyüme perspektifiyle Çözümler: Saint-Gobain’in rekabet avantajı Saint-Gobain, değer zincirinin tüm aşamalarında müşterilerinin beklentilerini karşılamak üzere, sürdürülebilirlik ve performansı birlikte sunan kapsamlı ve yenilikçi çözümler geliştiriyor. Bu çözümler şu avantajları sağlıyor:
  • Mülk sahipleri için: Enerji verimliliği, iklim dayanıklılığı, düşük karbonlu çözümler ve döngüsellik sayesinde mülk değerinin artışı.
  • Kullanıcılar için: Isı, akustik, görsel konfor ve h ava kalitesi performansı ile konfor ve yaşam kalitesinde artış.
  • Mimarlar ve yükleniciler için: Teknik şartname ve danışmanlık desteği, şantiyede verimlilik ve döngüsel malzemeler.
Saint-Gobain, yüksek katma değerli ve entegre sistemler sunan çözümlerle faaliyetlerini genişletiyor, çapraz satışları hızlandırıyor ve ülke bazlı ana müşteri stratejisiyle belirli satışlardaki payını artırıyor. Bu çözümler; profesyonel bayilik, yapı market dağıtımı, doğrudan satış ve dijital satış gibi tüm satış kanallarında uygulanıyor. Bu yaklaşım, ticari başarıyı artırırken satış karmasını zenginleştiriyor ve kârlılığı yükseltiyor. Yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlar: Konut dışı ve altyapı segmentleri Son birkaç yılda ürün yelpazesini genişleten Saint-Gobain, konut dışı (eğitim ve sağlık tesisleri, oteller, veri merkezleri gibi) ve altyapı (ul aşım, enerji) alanlarında önemli büyüme fırsatları yakaladı. Grup, bugün yaklaşık 250 milyar avro değerinde olan bu pazarda 15 milyar avro gelir elde ediyor. Saint-Gobain, farklılaşmış ve yenilikçi “amiral gemisi” ürünlere odaklanan özel çözümler geliştirerek, tüm portföyünün satışlarını destekleyen bir yapı oluşturdu.
  • Sağlık tesisleri için: Yaz konforu, X-ray koruması, hijyen, hava kalitesi ve akustik konfor çözümleri,
  • Veri merkezleri ve hassas üretim tesisleri için: Hızlı inşaat süreçleri, düşük karbonlu bölme duvar ve beton, hava akışı yönetimi ve gelişmiş ısı yalıtımı,
  • Köprü ve tüneller için: Teknik su yalıtımı, özel katkılar, genleşme ve enjeksiyon harçları, onarım ve koruma sistemleri,
  • Havaalanları için: Pist güçlendirme, yangına dayanıklı camlar, güneş kontrol cepheleri, teknik zeminler ve akustik bölme duvar sistemleri.
Bu yüksek potansiyelli pazarlarda büyümeyi destekleyen benzersiz avantajlara sahip:
  • Ülke bazlı uzman satış ekipleri, karmaşık veya büyük ölçekli projelere odaklanıyor; kilit müşteri yönetimi ve örnek projelerden elde edilen deneyimlerle ilerliyor.
  • Yapı bilimi ve yapay zekâ destekli Ar-Ge ve inovasyon kabiliyeti, Saint-Gobain’in öncü rolünü pekiştiriyor ve çözümlerinin her yerel pazarın özel ihtiyaçlarına uyarlanmasını sağlıyor.
  • Yapı kimyasalları alanındaki liderlik: Grup, bu segmentteki satışlarını bugünkü 6,5 milyar avro seviyesinden 2030 itibarıyla 9 milyar avronun üzerine çıkarmayı, böylece altyapı pazarındaki payını artırmayı hedefliyor.
Hissedarlar için cazip strateji Büyüme ve değer yaratmaya odaklanan sermaye tahsisi Saint-Gobain , güçlü nakit üretim kapasitesi sayesinde 2026–2030 döneminde yaklaşık 20 milyar avroluk sermayeyi disiplinli bir şekilde tahsis etmeyi planlıyor. Bu plan; büyüme, hissedarlar için cazip getiriler ve sağlam bir bilanço hedeflerini bir araya getirirken, bu dönemde net borç / EBITDA oranını 1,5x ile 2,0x aralığında korumayı hedefliyor.. Planın öne çıkan unsurları:
  • Yaklaşık 12 milyar avro, büyüme yatırımları ve satın almalara (tasfiyeler sonrası net tutar) ayrılacak.
    • Yatırımlar için %20’nin üzerinde iç getiri oranı (IRR),
    • Satın almalar için ise 3. yılda sermaye maliyetinin (WACC) üzerinde getiri (ROCE) şartı aranacak.
    • Odak alanları: liderlik pozisyonlarının güçlendirilmesi, yüksek büyüme gösteren ülkeler ve yapı kimyasalları segmentine ağırlık verilecek
  • Grup portföyünün aktif biçimde optimize edilmesi: Büyüme, kârlılık ve değer yaratımını desteklemek amacıyla 2030’a kadar toplam satışların %20’sinden fazlasına denk gelen varlık dönüşümü (satışlar + satın almalar) hedefleniyor.
  • Hissedar getirilerinin artırılması:
    • Yaklaşık 6 milyar avro temettü olarak hissedarlara dağıtılacak; hisse başına temettüde düzenli artış hedefleniyor.
    • Yaklaşık 2 milyar avro tutarında hisse geri alımı gerçekleştirilecek.
Finansal hedeflerde çıta yükseldi: 2026–2030 dönemi için iddialı yol haritası
  • Yerel para birimleri bazında, pazarın 1–2 puan üzerinde olmak üzere ortalama orta tek haneli satış büyümesi,,
  • %15–18 arası EBITDA marjı,
  • %50’nin üzerinde serbest nakit akışı dönüşüm oranı,
  • %13’ün üzerinde sermaye getirisi (ROCE).
Saint-Gobain ayrıca 2025 yılının tamamı için %11’in üzerinde bir faaliyet marjı elde etmeyi beklediğini doğruladı.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İş ve İnşaat Makineleri

Volvo CE iş makinelerinde elektrifikasyon atağını sürdürüyor

Yayınlanma tarihi

-

İş makinesi sektöründe sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm hız kazanırken, Volvo Construction Equipment elektrifikasyon yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Şirket CEO’su Melker Jernberg, bataryalı elektrikli makinelerden içten yanmalı motorlara kadar uzanan çoklu teknoloji stratejisi ile ürün geliştirmeyi sürdürdüklerini açıkladı. Açıklamalar, Las Vegas’ta düzenlenen CONEXPO-CON/AGG 2026 fuarında yapıldı.


Elektrikli iş makinelerine talep beklenenden güçlü

Volvo Construction Equipment CEO’su Melker Jernberg, elektrikli iş makinelerine olan ilginin sanılandan daha yüksek olduğunu belirterek şirketin bu alandaki yatırımlarını artırdığını söyledi.

Jernberg, sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda tek bir çözüm yerine farklı teknolojileri aynı anda geliştirdiklerini vurgulayarak şunları ifade etti:

“Çoklu teknoloji yaklaşımı benimsiyoruz. Bataryalı elektrikli makineler, içten yanmalı motorlar, şebekeye bağlı çözümler ve alternatif teknolojiler üzerinde eş zamanlı çalışıyoruz.”

Şirketin son dönemde ürün portföyünün yaklaşık üçte birini yenilediğini belirten Jernberg, yeni ekskavatörler, lastik tekerlekli yükleyiciler ve belden kırmalı kaya kamyonlarının pazara sunulduğunu söyledi.


Elektrikli L120 yükleyici fuarın dikkat çeken modeli oldu

Fuarda tanıtılan modeller arasında özellikle L120 elektrikli lastik tekerlekli yükleyici öne çıktı.

Yeni modelin teknik özellikleri:

  • Yaklaşık 20 ton sınıf
  • 6 ton kaldırma kapasitesi
  • 228 kW güç
  • 5-9 saat çalışma süresi

Elektrikli makinelerin sektörde yeniden güçlü bir ivme kazanacağını belirten Jernberg,

“Elektrifikasyon çalışmalarımıza devam ediyoruz. Fuarda sergilediğimiz elektrikli modellere müşterilerden beklediğimizden daha fazla ilgi var. Bu teknolojinin güçlü bir geleceği olduğuna inanıyoruz” dedi.


Toplam sahip olma maliyeti kritik olacak

Elektrikli makinelerin yaygınlaşmasında en önemli kriterin toplam sahip olma maliyeti olduğunu vurgulayan Jernberg, dizel ve elektrikli makineler arasındaki enerji tüketimi farkına dikkat çekti.

Örnek olarak L120 modelini gösteren Jernberg:

  • Dizel versiyon → saat başına yaklaşık 16 litre yakıt
  • Elektrikli versiyon → 40 kWh’nin altında enerji tüketimi

olduğunu belirterek, elektrikli makinenin enerji kullanımının dizel modele göre yaklaşık dörtte bir seviyesinde olduğunu söyledi.

Elektrikli makinelerin ayrıca:
✔ Daha düşük gürültü
✔ Daha az bakım
✔ Daha yüksek operatör konforu

gibi avantajlar sunduğunu da ekledi.


Volvo Penta motor satışlarında büyüme

Volvo Group bünyesindeki Volvo Penta tarafında da güçlü büyüme yaşandığı açıklandı.

Volvo Penta Başkanı Anna Müller, Kuzey Amerika’da endüstriyel motor satışlarının son dönemde iki katına çıktığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

  • Bataryalı elektrikli çözümler
  • Tier 4 Final ve Stage V motorlar
  • Alternatif yakıtlı motor teknolojileri

ürün portföyünde yer alıyor.

Müller ayrıca şirketin yeraltı madenciliği segmentinde de önemli bir konuma ulaştığını belirterek, bu alanda yaklaşık %30 pazar payına ulaşıldığını söyledi.


Volvo CE geleceği elektrifikasyonda görüyor

Volvo Construction Equipment, elektrikli makineler, alternatif yakıtlar ve yüksek verimli motor teknolojileri ile iş makinesi sektöründe sürdürülebilir dönüşümün öncülerinden biri olmayı hedefliyor.

Şirket yetkilileri, önümüzdeki yıllarda elektrifikasyon yatırımlarının artacağını ve özellikle büyük projelerde düşük emisyonlu iş makinelerinin daha yaygın kullanılacağını vurguladı.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

Komatsu yeni dozer, damper ve ekskavatörlerini ConExpo 2026’da tanıttı

Yayınlanma tarihi

-

İş makinesi üreticisi Komatsu, Las Vegas’ta düzenlenen ConExpo 2026 fuarında yeni nesil dozer, damper ve ekskavatör modellerini tanıtarak yüksek verimlilik ve yakıt tasarrufu odaklı teknolojilerini sergiledi. 3-7 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen fuarda iki dozer, bir artiküle damper ve iki yeni ekskavatör modeli öne çıktı.


Yeni nesil dozerler daha güçlü ve daha verimli

Komatsu, fuarda orta sınıf D61PXi-25 ve büyük üretim dozeri D175AX-10 modellerini tanıttı.

D61PXi-25 modeli, önceki versiyona göre:

  • %10 daha verimli
  • %18 daha yüksek grad kapasitesi
  • %20 daha güçlü yönlendirme performansı

sunuyor.

Makinede yer alan IMC 3.0 akıllı makine kontrol sistemi, 10 inç dokunmatik ekran, otomatik yönlendirme ve ergonomik kabin tasarımı operatör konforunu artırıyor. EGR’siz motor teknolojisi sayesinde daha az yakıtla daha fazla malzeme taşınabiliyor.

Yeni nesil büyük dozer D175AX-10, 450 HP motoru ile dikkat çekti. Model:

  • %25 daha fazla malzeme taşıma kapasitesi
  • %15 yakıt tasarrufu
  • %35 daha dar dönüş kabiliyeti

sunarak ağır üretim sahaları için geliştirildi.

Komatsu Ürün, Pazarlama ve Servis Başkan Yardımcısı Paul Moore,
“Müşterilerimiz yüksek performans ve verimlilik istiyor. Yeni modellerimiz daha fazla üretkenlik sağlarken operatör konforunu da artırıyor” dedi.


HM460-6 damper ile daha yüksek kapasite

Fuarda tanıtılan HM460-6 artiküle damper, geliştirilmiş çekiş sistemi ve yüksek güçlü tahrik yapısı ile dikkat çekti.

Yeni modelde taşıma kapasitesi:

  • HM400-5 → 44,2 ton
  • HM460-6 → 46,3 ton

seviyesine çıkarıldı.

EGR’siz motor, iki aşamalı turbo ve 9 vitesli şanzıman sayesinde düşük devirde yüksek tork elde edilirken, yeni Komatsu Traction Control sistemi zorlu zeminlerde çekiş kaybını azaltıyor.

Kabin tasarımında:

  • Cam alanı %16 büyütüldü
  • Kör noktalar %43 azaltıldı
  • 8 ve 10 inç ekranlar eklendi

Bu ekranlar operatöre yük bilgisi, makine verileri ve geri görüş kameralarını sunuyor.


2026’da iki yeni ekskavatör piyasaya çıkacak

Komatsu, 2026 yılı içinde satışa sunulacak PC158USLC-12 ve PC158USLCi-12 ekskavatör modellerini de tanıttı.

Sık kuyruk tasarımına sahip makineler, dar alanlarda çalışma için geliştirildi.

PC158USLCi-12 modeli:

  • IMC 3.0 fabrika entegre kontrol sistemi
  • 3D makine kontrolü
  • Swing-to-line ve travel-along-line fonksiyonları
  • Komvision 360° insan ve nesne algılama sistemi

ile sahada hassasiyet ve güvenliği artırıyor.

Ekskavatör Ürün Müdürü Matt Moen, yeni modelle ilgili şunları söyledi:

“Operatörler ileri otomasyon istiyor ancak kullanımın kolay olmasını bekliyor. Yeni ekskavatör, kontrolü operatörde tutarken akıllı makine teknolojisinin tüm avantajlarını sunuyor.”


Komatsu verimlilik ve otomasyon odaklı ilerliyor

ConExpo 2026’da tanıtılan yeni makineler, Komatsu’nun

  • düşük yakıt tüketimi
  • yüksek üretkenlik
  • operatör konforu
  • akıllı makine kontrol sistemleri

odaklı geliştirme stratejisinin devam ettiğini gösterdi.

Şirket, yeni modellerle özellikle büyük şantiye, maden ve altyapı projelerinde daha yüksek performans hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

İş ve İnşaat Makineleri

İş makinesi sektörü Şubat ayında temkinli ilerledi

Yayınlanma tarihi

-

İMDER verilerine göre Türkiye iş makinesi sektörü, 2026 yılının Şubat ayında 912 adet satışla dengeli ancak temkinli bir performans sergiledi. Yılın ilk iki ayında toplam satış rakamı 1.923 adede ulaşırken, sektörün yüksek baz etkisine rağmen istikrarlı bir seyir izlediği değerlendirildi.

Geçen yılın rekoru baz etkisi oluşturdu

2025 yılı Şubat ayında 1.400 adet satış gerçekleşmişti. Bu yılın aynı döneminde kaydedilen 912 adetlik satış, yaklaşık yüzde 35’lik düşüşe işaret etse de sektör temsilcileri bu durumu olumsuz bir tablo olarak değerlendirmiyor.

Bunun en önemli nedeni, 2025 yılının 16.303 adetlik satışla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmış olması. Bu nedenle 2026 yılı, güçlü bir referansın ardından daha temkinli başlayan ancak dengeli ilerleyen bir yıl olarak görülüyor.

Talebi altyapı ve yeniden inşa projeleri destekliyor

Sektördeki talebin en önemli kaynakları arasında kentsel dönüşüm projeleri ve deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları yer alıyor.

Kamu tarafında ulaşım ve enerji yatırımları makine ihtiyacını canlı tutarken, özel sektörde madencilik ve lojistik yatırımları satışlara destek sağlıyor. Şubat ayı verileri, talepte ani bir düşüş yerine kontrollü bir hareket olduğunu ortaya koydu.

Finansman maliyetleri belirleyici oluyor

Yüksek faiz oranları ve kredi maliyetleri, özellikle yılın ilk aylarında yatırım kararlarını yavaşlatan en önemli faktörler arasında bulunuyor.

Buna rağmen 900 adedin üzerindeki satış rakamı, sektörün güçlü bir talep tabanına sahip olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki aylarda satış performansının, finansman koşulları ve ekonomik beklentilere bağlı olarak şekillenmesi bekleniyor.

İhracat sektöre denge sağlıyor

Yerli üreticiler için Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarından gelen siparişler, iç pazardaki dalgalanmaları dengeleyen önemli bir unsur olmaya devam ediyor.

Kur hareketleri ve küresel talep koşulları ihracat performansını doğrudan etkilerken, dış pazarların güçlü kalması sektör açısından olumlu görülüyor.

İlk çeyrek verileri belirleyici olacak

Şubat ayı rakamları tek başına yılın genel performansını göstermese de, iş makinesi sektörünün 2026 yılına temkinli ancak dayanıklı bir başlangıç yaptığını ortaya koyuyor.

Sektörün yıl içindeki yönü; kamu projeleri, özel sektör yatırımları ve finansman koşullarına bağlı olarak netleşecek. İlk çeyrek sonunda açıklanacak verilerin, piyasanın hız kazanıp kazanmayacağını göstereceği belirtiliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan