Takip Edin

Sektörel Gündem

Riskin Olduğu Her yerde İstanbul Gözetim Belgelendirme Yanınızda

Yayınlanma tarihi

-

İş ekipmanlarının kullanımında iş güvenliği yönetmenliğindeki yapılması zorunlu periyodik kontrol hizmetlerini uzman bir kadroyla sunan İstanbul Gözetim Belgelendirme, daha sonra yaşanılacak olası ciddi kazaların önlenmesi adına sektörel bir açığı da kapatmakta. İstanbul Gözetim Belgelendirme Genel Müdürü Hüseyin Ören’le firması ve sektörde yaşanılan olumsuzluklar hakkında konuştuk.   İstanbul Gözetim Belgelendirme’nin 2014 yılında kurulduğunu belirten Ören “Periyodik kontrolle alakalı yetişkin mühendislerin sahada gördükleri iş sağlığı ve güvenliğiyle alakalı kusurlu ekipmanları belgelendirip firmaya iletmesi gerekiyor. Tabi piyasada yetişkin mühendis bulmak zor. Firma olarak sahaya yetişkin mühendisler yetiştirip işin daha kaliteli yapılması adına yola çıktık. 6 yıllık bir firma olmamıza rağmen çok büyük tecrübeler elde ettik. İş ekipmanlarının kullanımında iş güvenliği yönetmenliğindeki yapılması zorunlu periyodik kontrol hizmeti sunuyoruz. Riskin olduğu her yerde çalışmaktayız. AVM’lerde, hastanelerde, otellerde, fabrikalarda ve şantiye alanlarında periyodik kontrol hizmetleri sunmaktayız. Bununla alakalı kaldırım ve iletim ekipmanları, basınçlı ekipmanlar, yangın ve elektrik tesisatları, topraklama ölçümleri gibi uzman olduğumuz alanlar bulunmakta. Tüm bunlarla alakalı piyasaya bütün dünyada geçerliliği olan güvenlik belgeleri veriyoruz.  TÜRKAK 17020 kapsamında kaldırım ve iletim ekipmanları, basınçlı ekipmanlar, yangın ve elektrik tesisatları, topraklama ölçümlerinde bütün kalemlerde akrediteyiz” şeklinde konuştu. Sektöre atıldıklarında periyodik kontrollerde çok büyük sıkıntılar gördüklerini kaydeden Ören konu hakkında şunları dile getirdi: “Halen daha devam eden bu sıkıntıların başında eğitimsizlik unsuru gelmekte. Bir ekipman er ya da geç yorulup yıpranacaktır. Burada önemli olan ekipmanın doğru kullanımına dair verilecek eğitimler. Bu eğitimler hem iş verimini artıracak hem de ekipmanın uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır. Yani ekipmanların eğitimli kişiler tarafından kullanılması riskleri ortadan kaldıracaktır. Aksi takdirde sıfır makinada bile kazalar yaşanabilir. Yine sahada ekipmanların periyodik kontrolünü yapan mühendislerin birikimli olmaları ve olumsuz durumlara anında müdahale edip, belgelendirip gerekli mercilere ulaştırması gerekir. Burada devletin ilgili kurumlarının da belgelendirilmiş ve iş sağlığını tehlikeye atan sürçlere müdahale etmesi gerekir.” “Operatörlere Büyük Haksızlıklar Yapılmakta” Bir operatörün asıl görevi makinayı doğru kullanmaktır. Operatör, makinanın lastiğinin durumu, yağ kaçakları gibi gözle görülür sorunlarını tespit edebilir ama bom çatlaklıkları, zincirlerin hasarlı durumları gibi sorunları göremez. Bunları ancak ilgili mühendisler gerekli ölçümleri yaparak görebilir. Bu anlamıyla bakım, ekipman ve iş güvenliği adına çok önemli bir süreçtir. Bundan dolayı neredeyse bütün kazaların günah keçisi yapılan operatörlere büyük haksızlıklar yapıldığı kanısındayım. Türkiye’de periyodik kontrolün zorunlu olmaması halinde firmaların %80’inin bu kontrolleri yaptırmayacağını iddia eden Ören, “Bu konudaki duyarsızlığın çok vahim boyutlarda olduğunu biliyorum. Yine mevzuatta periyodik kontrol, görsel kontrol olarak geçmekte. Bu da yüzeysel bir kontrol sürecini beraberinde getiriyor” dedi. Forklift sektörünün platform sektörüne göre ülkemizde daha erken oluştuğu için periyodik bakım tarafında daha iyi bir işleyişe sahip olduğunu kaydeden Ören “Buna rağmen burada da eksiklikler yaşanıyor. Örneğin forklift çatallarında aşırı yüklemelerden dolayı bazı çatlamalar olabilir. Bu çok tehlikeli kazalara yol açabilir. Bunlar da forklift sürücüsünün gözüyle görülemeyen ancak periyodik bakımlarla ortaya çıkarılabilecek olumsuzluklardır. Sektörün önde gelen firmaları bu bakımları yaptırıyorlar ama yaptırmayanlara nazaran bu oran oldukça az maalesef” dedi.  

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan