Takip Edin

Sektörel Gündem

‘Güneş enerjisi tarlası’ 300 bin evi aydınlatacak

Niğde’de 2 milyon metrekarelik alana yaklaşık 250 bin panel yerleştirilecek. 300 bin hanenin ihtiyacını karşılayacak güneş enerjisi santrali bu ayın sonunda üretime başlayacak.

Yayınlanma tarihi

-

Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Güneş Enerjisi Santralleri-4 (YEKA GES-4) yarışmalarında Bor-2 ihalesini kazanan Ecogreen Elektrik Enerji Üretim AŞ, Bor ilçesi Emen köyü yakınlarındaki santralde kurulum çalışmalarına devam ediyor.

Şu anda yaklaşık 100 bin panelin kurulduğu, tamamlandığında 244 bin 80 panelin olacağı santralin ağustos sonu üretime geçmesi planlanıyor.

Firmanın GES Grup Başkanı Ali Korkmaz, geçen yıl 16 Mayıs’ta sözleşmeyi imzalayarak çalışmalara başladıklarını söyledi.

Projelerinin, yatırımların erken devreye alınmasıyla finansal olarak daha yönetilebilir hale geldiğini belirten Korkmaz, “Projemizi planlarken 100 megavat alternatif akım, 130 megavat doğru akım kapasite üzerinde yoğunlaştık. Yaptığımız optimum çalışmalara göre burası için en uygun sistemin tek eksen güneş takip sistemi olduğuna karar verdik. Bu alanda rüştünü ispatlamış global firmalarla çalışmaya dikkat ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yeryüzünden yansıyan ışınımdan da enerji üretilecek

Yatırımlarında yüksek teknoloji kullandıklarını dile getiren Korkmaz, bölgede yeryüzünden yansıyan ışınım oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu anlattı.

Korkmaz, Türkiye’de yüzde 15 seviyelerinde olan bu oranın yatırım sahasında yüzde 30’un üzerine çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Burada sadece gökyüzünden gelen ışınımdan değil, yeryüzünden yansıyan ışınımdan da enerji üreteceğiz. Burası 2 milyon metrekarelik bir arazi. Bunun 450 bin metrekaresi 130 megavatlık panellerle kaplanacak. Sahanın her tarafına yayılmış şekilde olacak. Yılda yaklaşık 300 gigavat saatlik bir üretim kapasitesi beklentimiz var. Bu santral, yılda yaklaşık 300 bin hanenin enerjisini tek başına sağlayacak. Ülkemiz için çok faydalı, çok verimli bir yatırım olacak. İhaleyi çok rekabetli rakamlarla kazandık. Santral, bu rekabetçi rakamlar ve ucuz elektrikle ülke ekonomisine çok ciddi kaynak sağlayacak.”

Bir ay sonra devrede

Korkmaz, altyapı çalışmalarında neredeyse yüzde 100’e ulaştıklarını ifade ederek, “Üst yapıda da yaklaşık yüzde 50’ye ulaştık. Ağustos sonu ya da eylül ayının ilk haftasında yatırımımızı yüzde 100 devreye almayı planlıyoruz.” dedi.

Korkmaz, aynı zamanda bölge halkına iş imkanı sunduklarını, istihdam edilen 400 kişinin yarıdan fazlanın Niğde’den geldiğini dile getirdi.

Bor GES projesinin Konya Karapınar’dan sonra en büyük ikinci santral olacağına işaret eden Korkmaz, inovatif ve yenilikçi santral kuracaklarını bildirdi.

30 saniyede bir veri gelecek

Korkmaz, yapay zeka destekli bir altyapı kurduklarına işaret ederek, şöyle konuştu:

“244 bin 80 panelin hemen hemen her birinden her 30 saniyede bir veri gelecek. İşletme açısından bir panelin verimsizliğine bile tahammülümüz yok. İşletsel anlamda yüzde 99,99 emre amadelik gibi bir hedefimiz var. Yapımızı bu yönde kurguluyoruz. Sahamız çok büyük, 2 milyon metrekare. Saha güvenlik açısından da işletmesi zor bir alan. Bu nedenle genelde askeri tesislerde kullanılan radar teknolojisiyle bir güvenlik sistemi kuruyoruz. Sızmalara ya da oluşabilecek vandalizme karşı teknolojik altyapıyla sahamızı korumayı planlıyoruz. Bu sahada 360 derece radarlar var. Tehdidin sınıfına göre reaksiyon verebilecek otonom altyapıya sahip bir santral olacak.”

Korkmaz, santralin çevre açısından da önemli olduğuna, tek başına 180 bin ton karbon salımını engelleyeceğine işaret ederek, bölgede başka firmaların 2 GES santrali daha kuracağını bildirdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan