Takip Edin

Sektörel Gündem

Finansman düğümü ile konut projeleri çekmecede kaldı

Fahiş fiyat artışlarına ve konut kıtlığına çözüm olması beklenen yeni projeler için ruhsat başvuruları seçim sonrası hareketlendi. Ancak kredilere erişim zorluğu nedeniyle alınan inşaat ruhsatları çekmecede beklemeye başladı. İnşaatçılar “Projeler ‘sat-yap’la dönüyor, krediler açılmazsa, yıl sonuna doğru yarım kalan inşaat süreci başlar” uyarısı yaptı.

Yayınlanma tarihi

-

Hamide HANGÜL

Türkiye’de konut piyasası fahiş fiyat artışı ve arz sıkıntısıyla çıkmaza girdi. Her yıl 1.1 milyon konut ihtiyacına karşın, seçim süreci ve inşaat maliyetlerinin fırladığı son 3 yılda sıfırdan konut üretimi yıllık ortalama 700 bin adette kaldı.

Fahiş fiyat ve arz yetersizliği arasına sıkışan gayrimenkul sektöründe, seçim sonrasında ruhsatlar yeniden hareketlendi. Ancak finansman sıkıntısının, alınan ruhsatları çekmecede bıraktığına işaret eden sektör temsilcileri, “Tüketici tarafından her 10 kişiden 1 kişi kredi alabiliyor. Biz yüzde 30-40’a da razıyız ancak, bankalar kredi vermiyor. O nedenle alınan ruhsatlar çekmeceye atılıp, uygun zaman bekleniyor” değerlendirmesi yaptı.

Sat-yap projeler finansman bekliyor

Finansmana erişim zorluğu karşısında yıl sonuna doğru yarım kalan inşaat süreci başlaya bileceği tehlikesine karşı uyaran sektör temsilcileri, “Mevcut durumda kredi bulamadığı için başlayıp ilerleyemeyen ya da hukuki süreç gibi çeşitli nedenlere takılan çok proje var. İstanbul’da, çeşitli nedenlerle yaklaşık 100 bin konut yarım kaldı” dedi.

Satılık fiyatlarının bir anda 8-10 milyon liraya fırlamasının konuta erişimi azalttığını, finansman zorluğunun satyap projelerin ilerlemesine engel oluşturduğuna işaret eden konut geliştiricileri, 2016’daki gibi bir durgunluk riskine karşı uyardı. İnşaatçılar, sektörün canlanması için kamu öncülüğünde finansman kanallarının açılması çağrısında bulundu.

İstanbul’da yaklaşık 100 bin konut yarım kaldı

Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, İstanbul’da çok fazla nitelikli konuta ihtiyacı olduğunu söyledi. Depremin, en büyük gerçek olduğunu ve bu doğrultuda hızlıca hareket etmek gerektiğine işaret eden Çetinsaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vatandaşımızın, nitelikli, depreme dayanıklı sağlam yapılarda oturmasını sağlamamız gerekiyor.

İstanbul’da âtıl, yarım kalmış ya da hukuki süreçlere takılmış belki 100 bin konut var. Bu konutları, hızlı bir çalışmayla sisteme dahil edip, kullanıma açmamız gerekiyor. Devletimiz, sadece âtıl durumda olan bu konutların yeniden hayata geçirilmesi için katkı sağlasa ortaya 100 bin yeni konut arzı çıkar. Buradaki sorunu devletin çözmesiyle, İstanbul’da bir anda çok ciddi bir konut arzı ortaya çıkmış olur.

Bizim şu anda sıfırdan konut üretme maliyetlerimiz çok yüksek seviyelerde. Devlet arsayı geliştirip, makul fiyatlarla bize satarsa ve ‘inşaatı sen yap, ilk evi olana satacaksın’ derse ben bunu yaparım. Üstelik kalite standartlarını da devlet belirlesin, bunu da kabul ederim. Devlet arsayı bize bedavaya vermesin, uygun fiyatlı versin. Biz de bu doğrultuda projeler üretelim. Özellikle belirtmek istiyorum, bizim lüks konut üretmek gibi bir derdimiz olmamalı.”

İki taraf da tıkandı 10 kişiden 1 kişi kredi alıyor

Akkuş Grup Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Akkuş, finansman zorluğuna işaret ederek, “Müteahhitlerin konut stoğu var ancak krediler açılmadığı için burada tıkanma var. Tüketicinin de 10 kredisinden sadece bir tanesi onaylanıyor. Satışın hızı yavaş. Müteahhitler, projelerinde finansmana erişimde zorluk yaşıyorlar. Üç aylık vadeyle bir projeyi nasıl ayağa kaldırsın. Yüzde 30-40’la bile kredi almaya razıyız ancak bankalardan krediye erişim zor. Sektör bir çıkmazda. Tüketici de alamıyor.

Bir taraf alınca diğer taraf finansmanla çevirebilir ama iki taraf da alamayınca tıkandı” diye konuştu. Seçim sonrası ruhsatlarda bir hareketlenme olduğuna işaret eden Akkuş, “Ruhsat alma süresi 6 ay, aldıktan 6 ay sonra inşaatlar hızlanır. Ancak uygun ortamı bekleyenler, ruhsatı alıp bir kenara koyuyor. Beş yıl içinde başlaması gerekiyor. Konut satışlarını artırmak için faizler düşmeli. Geçmiş yıllarda olduğu gibi kamu bankaları öncülüğünde kampanya yapılması lazım ki sektör canlansın” değerlendirmesinde bulundu.

Bankaların kaynak sağlamaması inşaatları yarım bırakıyor

Bahaş Holding CEO’su Abdüssamet Bahadır, inşaat maliyetlerindeki artışa işaret ederek, “Ancak asıl konu, satışların ciddi manada düşmüş olması. Bu şekilde belirli bir süre daha gidecek gibi görünüyor. Müteahhitler de projelerini hazırlayıp piyasanın açılmasını bekliyorlar. Yarım kalan inşaatlar da sat-yapçılardan kaynaklanıyor. Öz kaynak yetersizliği en önemli konu, bankaların müteahhitlere de kaynak sağlamaması, hem inşaatların yarım kalmasına, hem de ruhsat alıp inşaata başlamamalarına neden oluyor.”

Krediler açılmazsa yarım kalan inşaat süreci başlar

Demir İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir, seçim sonrası inşaat ruhsatlarında bir hareketlilik olduğunu belirterek, ancak piyasalardaki belirsizlik, alım gücünün gevşemesi, maliyet artışları ve finansmana erişim zorluğundan “Ruhsat alıp bekleyelim, önümüzü görelim” durumu yaşandığını söyledi.

Demir, “Bizim de iki ruhsatımız var, evet biraz öteledik ama başlamak da zorundayız. 3-5 ay sonra bir şantiye açmak zorundayız, çünkü çalışanlarımız var, sistemin yürümesi lazım. Sektörde genel olarak ‘ruhsat alalım, önümüzü görelim’ düşüncesi var. Çünkü her gün fiyat değişiyor. Malzeme alırken, vadeyle aldığımızı şimdi peşin almak zorunda kalıyoruz. Ancak bunun geçici olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Finansman konusuna da değinen Demir, “En büyük sıkıntımız kredilerin durması. Krediler açılmış olsa ya da mali verileri, kredibilitesi düzgün olan vatandaşlara kredi imkanı verilse bu sıkıntılar çok hızlı aşılır. Şu anda devam eden inşaatlar var, ancak krediye erişim sorunu devam ederse yıl sonuna doğru inşaat sektöründe sıkıntılar yaşayabiliriz.

Yarım kalan ya da bitmeyen inşaat süreci başlayabilir. Çünkü biz sat-yap yapıyoruz. Bunun için de bankaların kredi vermesi lazım. Kiraların bu kadar tavan yapmasının tek nedeni de konut arzının yetersizliği. Biz konut üretmeliyiz, vatandaşı konut sahibi yapmalıyız ki fahiş kiraların da önüne geçelim.”

İnşaat projelerinde yıl sonu etkisi görülür

Aremas Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Arslan, konut projesi geliştirme noktasında iki unsur bulunduğunu, bunların birinin proje finansman, ikincisinin banka ya da geçici finansmanı, satışlardan elde edilecek gelirle karşılayabilmek olduğunu söyledi. Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu an, içinde bulunduğumuz dönemde krediye ve finansmana erişim neredeyse sıfırlanmış durumda.

Konut alıcısının da konut kredisine erişim çok kısıtlı, faiz oranları çok yüksek. Hem yerli hem yabancı anlamında satışlar yavaşlamış durumda. Bu da geliştiricilerin, kısa vadede aslında üretimi sürdürebilmeleri açısından sıkıntıya girebileceklerini ortaya koyuyor. Bugün baktığımızda sıkıntı yaşanan bir proje yok.

Ancak bunun ana sebeplerinden biri çoğu projenin geçtiğimiz bir – iki yıllık periyotta satışlara başlamış olması ve finansmanlarının o tarihte hazır olması diyebiliriz. Aslında 2022’de gerek satışlarda, gerekse krediye erişim hareketliydi. Bugün rüzgar tersine dönmüş durumda. Özellikle konut alıcılarının krediye erişim sorununun devam etmesiyle, yıl sonuna doğru sıkıntıya düşme potansiyeli olan inşaat projelerinden bahsetmeye başlayabiliriz.”

Satışlar 79 ilde sert düştü sadece 2 şehirde arttı

Finansman sıkıntısı ve maliyetlerin etkilediği konut satışlarındaki düşüş resmi rakamlara da yansıdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran 2023 verilerine göre, Türkiye’nin 79 ilinde konut satışları sert düşerken, sadece Kırşehir ve Şırnak olmak üzere iki şehirde arttı.

Konut Fiyat Endeksi mayısta yüzde 3,6 yükseldi

Konut Fiyat Endeksi (KFE), mayısta aylık yüzde 3,6 ve yıllık yüzde 103,6 artışla 877,9 seviyesinde gerçekleşti. 3 büyük il için KFE değişimine bakıldığında, mayısta bir önceki aya göre İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 2,8, yüzde 5,6 ve yüzde 3,2’lik artış görüldü. Endeks değerleri geçen yılın aynı ayına göre ise İstanbul’da yüzde 95,2, Ankara’da yüzde 113,2 ve İzmir’de 106,2 yükseldi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan