Takip Edin

Özel Haber

ENSİA Başkanı Alper Kalaycı: “Rüzgâr Enerjisi Geleceğimizin En Güçlü Enstrümanı”

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde öncü kuruluşlarından Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA), 2025 yılında da sektördeki etkinliğini artırarak sürdürdü. Dernek Başkanı Alper Kalaycı, rüzgâr enerjisinin Türkiye ekonomisinde ve sürdürülebilir büyümede oynadığı kilit role dikkat çekti.    Temiz Enerji Kümelenmesi Güçleniyor ENSİA’nın, rüzgâr, güneş, jeotermal, biyogaz ve enerji verimliliği alanlarında faaliyet gösteren 200’ün üzerindeki üyesiyle Türkiye’nin “temiz enerji kümelenme derneği” haline geldiğini belirten Kalaycı, “Bir enerji kaynağının tek başına yeterli olamayacağını biliyorduk. Bu nedenle hibrit ve depolamalı sistemlerin bir arada çalıştığı bir enerji geleceğini savunduk. Bugün bu vizyonun gerçekleştiğini görmekten mutluyuz.” dedi.  Rüzgâr Türbinlerinde Büyük Teknolojik Sıçrama Türkiye’de ilk rüzgâr türbinlerinin 1998 yılında Çeşme’de kurulduğunu hatırlatan Kalaycı, “O dönemde 600 kW gücündeki türbinlerin kanat boyu 20 metreydi. Bugün 7 MW ve üzeri güce sahip, 90 metreyi aşan kanatlar kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu gelişimin lojistikte de yenilenme gerektirdiğini belirten Kalaycı, Türk taşıma firmalarının 90 metrelik türbin kanatlarını taşıyabilecek araç filoları oluşturduğunu vurguladı.   Proje Lojistiğinde Yüksek Standart Türkiye’de proje taşımacılığının dikkatli ve profesyonel şekilde yürütüldüğünü belirten Kalaycı, “Diğer ülkelere kıyasla Türkiye’de proje taşıması sırasında kaza oranı oldukça düşük. Lojistik firmalarımız işini büyük bir titizlikle yapıyor.” dedi.   YEKA Projeleri: Enerji Bağımsızlığının Anahtarı Kalaycı, YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı) projelerinin Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. “2035 yılına kadar 120.000 MW kurulu güç hedefleniyor, bunun 43.000 MW’ı rüzgâr enerjisinden gelecek. Bu hedefe ulaşmak için aylık 240 MW kurulum hızına çıkmamız gerekiyor.” dedi. Ayrıca, YEKA ihalelerinde yerli üretim zorunluluğunun sanayiye ciddi katkı sağladığını, ancak yıllık ihale kapasitesinin artırılması gerektiğini belirtti: “Her yıl en az 2.000 MW’lık YEKA ihalesi yapılırsa hem proje stoğumuz hem üretim kapasitemiz güçlenir.”   Türkiye Denizüstü Rüzgârda da Hazırlık Aşamasında Kalaycı, denizüstü (offshore) rüzgâr enerjisinde de Türkiye’nin potansiyeline dikkat çekti: “Dünya Bankası verilerine göre denizlerimizde 75.000 MW’lık kapasitemiz var. 2035 hedefimiz 5.000 MW ama bu potansiyelin çok daha üzerinde bir üretim gücüne sahibiz.” Marmara ve Çanakkale açıklarında belirlenen ilk dört YEKA alanında ölçüm çalışmalarının başladığını, ilk denizüstü türbinlerin ise 2031–2032 yıllarında devreye alınabileceğini ifade etti. “Bu projeler sadece enerji değil, aynı zamanda mühendislik, denizcilik ve sanayi açısından da büyük bir sıçrama olacak.”   Türkiye Rüzgârla Güçlenecek ENSİA Başkanı Kalaycı, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Türkiye’nin temiz enerji geleceğinde rüzgâr enerjisi sadece bir alternatif değil, bir zorunluluktur. Doğru planlama ve sürdürülebilir sanayi politikalarıyla ülkemiz bu alanda bölgesel bir lider olacaktır.”

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Özel Haber

BU TABELA 20 YILDIR AYNI YERDE DURUYOR

Yayınlanma tarihi

-

UZMANLAR PLATFORM YÖNETİM KURULU BAŞKANI YUSUF TURSUN’DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

Uzmanlar Platform Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Tursun, 20 yıllık sektör yolculuklarını değerlendirirken firmanın Tuzla’da kiralama faaliyetiyle başlayan sürecinin bugün 10 bin metrekarelik modern bir fabrikaya dönüştüğünü anlattı. Türkiye ve yurt dışında 2.500 aktif platformla güçlü bir marka haline geldiklerini vurgulayan Tursun, üretimde EN 280 standartlarına tam uyum, iş güvenliği ve mühendislik kalitesinin öncelikleri olduğunu belirtti. Merdiven altı üretimlerin sektöre zarar verdiğini söyleyen Tursun, firmanın Ar-Ge süreci sonunda 35 tonluk vinç imalatına başladığını, sahada çalışan 10’a yakın vinçleri bulunduğunu ifade etti. Türkiye genelinde 28 servis noktası ile satış sonrası desteği güçlendirdiklerini ekleyerek, “O tabela 20 yıldır aynı yerde duruyor, bir 20 yıl daha duracak” dedi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Özel Haber

Sarılar Group’un Hikâyesi: Hanifi Gürbüz’ün Hayatından Bir Başarı Yolculuğu

Yayınlanma tarihi

-

Net Medya olarak hazırladığımız Taşıma Kaldırma Magazin Dijital Dergisi olarak, sektörün duayen ismi Sarılar Group firmasının kurucusu Hanifi Gürbüz’ün sosyal medyada paylaşılan etkileyici videosundan yola çıkıp kendi ağzından başarı hikâyesini haber içeriği olarak sizlerle paylaşıyoruz. Köyden sanayi devine uzanan bir yaşam öyküsü… Her kaldırılan yük, aslında hayatın ağırlığını taşıyan bir emeğin sembolü. Sarılar Group sadece bir marka değil, bir ömürlük alın terinin ve inancın adı.  Köyden Sanayi Devine Uzanan Yol “Köyümden çıktım, azimle büyüdüm; bugün Türkiye’nin en güçlü vinç filolarından birine sahibiz.” Ben, Hanifi Gürbüz. 1945 yılında Gaziantep’in Sarılar Köyü’nde doğdum. O zamanlar yedi haneli küçük bir mahallede, tek katlı bir evde dünyaya geldim. İlkokulu kendi köyümde bitirdim. Her gün kilometrelerce yürüyerek okula gidip gelirdim. O zorluklar bana sabretmeyi, çalışmayı ve pes etmemeyi öğretti. Çocukluğumda babamla birlikte çiftçilik yapar, hem tarlada çalışır hem de aileme destek olurdum. Belki o zaman farkında değildim ama o günlerde kazandığım emek, disiplin ve azim duygusu, beni bugünlere getiren en güçlü sermayem oldu. Almanya Yılları: Hayatın Dönüm Noktası Askerliğimi tamamladıktan sonra Türkiye’nin Almanya’ya işçi gönderdiği dönemde başvurdum ve kabul edildim. Almanya’da kalıp ustası olarak işe başladım. Disiplin, dakiklik, düzen… Alman çalışma kültürü bana çok şey kattı. Orada geçirdiğim yedi yıl boyunca sadece para değil, tecrübe, vizyon ve sistemli düşünme alışkanlığı kazandım. O yıllarda hep şunu düşünürdüm: “Bir gün ülkeme döneceğim ve kendi işimi kuracağım.” Taşımacılıkla Başlayan Serüven Türkiye’ye döndüğümde ilk işim bir tır satın almak oldu. Ortadoğu’ya yük taşımaya başladım. Ardından otobüs taşımacılığı yaptım; Gaziantep, İstanbul, Ankara ve İzmir seferleri düzenledim. Bir süre sonra kamyon taşımacılığına, ardından vinçli işlere yöneldim. 1980 yılında kendi şirketimi kurdum ve adına Sarılar Group dedim. İlk vinç 8 tonluktu… Bugün 2000 tona kadar kaldırabilen dev makinelerimiz var. Bu büyüme, yalnızca makine gücüyle değil; alın teri, güven ve inançla yazılan bir hikâyedir.  Sarılar Group: Güvenin ve Kalitenin Sembolü Bugün Sarılar Group, ağır kaldırma, proje taşımacılığı ve endüstriyel montajda Türkiye’nin en güçlü firmalarından biri. Her projede çalışanlarıma aynı şeyi söylerim: “Bizim işimiz güven üzerine kurulu. İnsan hayatı ve milyon dolarlık projeler aynı terazide durur. O yüzden her işte dikkat, kalite ve sorumluluk şarttır.”  Depremlerde Unutulmaz Dayanışma 1999 Gölcük Depremi‘nde tüm makinelerimizi hazır hale getirip bölgeye gittik. 2023 Kahramanmaraş Depremi‘nde ise ekiplerimizi Hatay, İskenderun ve çevre illere yönlendirdik. O günlerde hiçbir zaman kâr düşünmedik; insan hayatı her şeyin üstündeydi. Bu da gösterdi ki, Sarılar Group yalnızca bir şirket değil, vicdanı olan bir aile.    Bir Aile, Bir Miras Bugün yüzlerce çalışanımız var ama ben onlara işçi değil, ailem diyorum. Her sabah atölyeye uğrar, çalışanlarımla sohbet eder, işleri yakından takip ederim. Hayat bana şunu öğretti: “Sağlık, bilinç ve kültür… Bunlar olmadan hiçbir başarı kalıcı değildir.” Gençlere her zaman şunu söylüyorum: “Ne yaparsanız yapın, insan kalmayı bilin. İşinizi severek yapın, dürüst olun, inancınızı asla kaybetmeyin.”  

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Özel Haber

“BU TABELA 20 YILDIR AYNI YERDE DURUYOR”

Yayınlanma tarihi

-

UZMANLAR PLATFORM YÖNETİM KURULU BAŞKANI YUSUF TURSUN’DAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR TKU Magazin ekibi olarak Uzmanlar Platform’u ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Tursun ile sektördeki 20 yıllık deneyimlerini konuştuk. Tursun hem firmanın kuruluş sürecini hem de Türkiye’de platform ve vinç sektöründe elde ettikleri başarıyı detaylarıyla anlattı. Yusuf Tursun, 2006 yılında kurulan Uzmanlar Platform’un temellerinin 2003’e uzandığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Bu işe Tuzla’da kiralama faaliyetiyle başladık. Farklı imalatçılarla çalıştık ancak yaşanan sorunlar nedeniyle 2006 yılında kendi imalatımıza geçmek zorunda kaldık.” Kartepe’de 180 metrekarelik küçük bir atölyede başlayan üretimin yıllar içinde büyüdüğünü vurgulayan Tursun, bugün 10 bin metrekarelik fabrikada üretim yaptıklarını belirtti. “Türkiye genelinde ve yurt dışında yaklaşık 2.500 platformumuz aktif şekilde çalışıyor. Bugüne kadar 21 ülkeye ihracat yaptık. Dünyadaki krizler ve doların düşüklüğü nedeniyle son iki yılda ihracat yavaşladı fakat Türkiye’de marka bilinirliğimiz çok yüksek.” dedi. Platform üretiminde kalite ve iş güvenliği standartlarını merkeze aldıklarını vurgulayan Tursun, EN 280 standartlarına tam uyum sağladıklarını belirterek şöyle konuştu: “Her makineyi önce kendimize yapıyormuş gibi üretiriz. İş sağlığı ve iş güvenliği bizim için en önemli konudur. Makinelerimizde bugüne kadar ciddi bir kaza yaşanmadı. Bunun sebebi mühendislik analizlerinin doğru yapılması, kullanılan malzemenin kaliteli olması ve tüm kontrollerin titizlikle yapılmasıdır.” Merdiven altı üretimlerin sektöre zarar verdiğini dile getiren Tursun, birçok kazanın bu tarz üreticilerden kaynaklandığını ifade etti: “Son yıllarda 15–20 civarında ölüm yaşandı. Sektörü bilmeyen kişiler iki kaynak yapıp makine üretmeye kalkıyor. Biz yıllardır bunu ilgili kurumlara bildirdik.” Firma olarak yeni dönemde vinç üretimine de başladıklarını açıklayan Tursun, Ar-Ge süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirtti: “Bir buçuk yıl Ar-Ge çalışması yaptık. İlk olarak 35 tonluk vinç üretimini tamamladık. Operatörler ve müşterilerle testler yaptık. Şu anda sahada çalışan 10’a yakın vincimiz var.” Satış sonrası hizmetlerde güçlü bir yapı oluşturduklarını söyleyen Tursun, “Servis bizim için en önemli bölümlerden biridir. Yakın zamanda 3.000 metrekarelik yeni bir servis fabrikası daha bünyemize kattık. Türkiye genelinde 28 noktada anlaşmalı servisimiz ve dört mobil aracımız var.” dedi. Son olarak hedeflerini paylaşan Tursun, “Uzmanlar Platform 20 yıldır sektörde bir numara. İnşallah vinçte de aynı başarıyı yakalayacağız. İşimizi severek yapıyoruz ve işimizin başındayız. O tabela 20 yıldır orada duruyor. İnşallah bir 20 yıl daha durur.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan