Endüstriyel İş Makinaları
DÜNYADA VE TÜRKİYEDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
Kezban Ayhan – Ayhanlar Platform Endüstri Mühendisi
İş sağlığı ve güvenliği; “işyerlerini işin yürütümü nedeniyle oluşan tehlikelerden uzaklaştırmak ve sağlığa zarar verebilecek koşullardan arındırarak, daha iyi bir çalışma ortamı sağlamak için yapılan sistemli çalışmalar” olarak tanımlanmaktadır.
Ülkemiz 1980 sonrası dönemde sanayileşmesini hızlandırmış, sanayi ve hizmet kesimlerinde çalışan sayısının artmasıyla iş kazaları da artış göstermiştir. 2012 yılında yayınlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklerinin uygulamaya konulmasıyla kapsamlı ve çağdaş iş sağlığı güvenliği uygulamaları başlatılmıştır. Diğer yandan, sahadaki uygulamalarda ve iş sağlığı ve güvenliği kültürü yetersizliği nedeniyle yasal uygulamaların kabulü konusunda sorunlar yaşanmıştır. Temelde sıklık hızları açısından bakıldığında görece olarak aşama kaydettiğimiz iş sağlığı ve güvenliği göstergelerimiz sayısal olarak değerlendirildiğinde yüksek seviyededir. Hem iş kazalarının sayısını azaltmak hem de gerçek anlamda gelişmiş ülkeler düzeyinde iş sağlığı ve güvenliği performansı sağlayabilmek için önümüzdeki yıllar için kısa, orta ve uzun vadeli planlar ve hedefler geliştirmemiz gerekmektedir.
İSG ÇALIŞMALARININ AMACI
1- Çalışanları korumak (Sağlık ve güvenlik)
2- Üretim güvenliğini sağlamak (Verim Artişi, Kalite Üstünlüğü)
3- İşletme güvenliğini sağlamak (Acil Durum Tedbirleri, Risk Değerlendirme…)
Küreselleşen dünyada başarıyı belirleyen en önemli faktör, dünya piyasalarına açılan mal ve hizmetlerin, firmaların ve ülkelerin rekabet kabiliyetidir. Bu anlamda, günümüzün bilinçli ve seçici tüketicisi, mal ve hizmetlerin üretim sürecinin çevre ve insan sağlığı açısından ne derece güvenli olduğu ile de ilgilenmektedir. Bu doğrultuda, firmaların alacağı İSG tedbirleri, kendilerine uluslar arası piyasalarda rekabet üstünlüğü sağlayacaktır.
İSG KONUSUNDA STANDARTLARIN GELİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR
Bu nedenle AB kapısındaki ülkemizin, İSG konusundaki standartlarını geliştirmesi, uluslararası rekabet koşullarına adapte olmasını da kolaylaştırabilir. Türkiye’de işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yasal çerçeve, halen yürürlükte olan Anayasa’nın çalışma hayatının düzenlenmesiyle ilgili maddelerinde bulunmaktadır. Anayasanın 50. maddesinde “hiç kimsenin yaşına cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılmayacağı”, 56. maddesinde ise “herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu” belirtilmektedir. ILO tarafından hazırlanmış olan 155 No’lu İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamına İlişkin Sözleşme ile 161 Sayılı Sağlık Hizmetlerine İlişkin 10 Sözleşme 2004 yılında onaylanmıştır. 187 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliğini Geliştirme Çerçeve Sözleşmesi de 2013 yılında onaylanmıştır.
Dünyadaki iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik çalışmalarda sendikaların katkıları yanında, 1919 yılında faaliyetine başlayan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Milletler Cemiyeti’ne bağlı olarak bu konuda önemli çalışmalar yapmış ve 1946 yılında ise Birleşmiş Milletler ile imzaladığı anlaşma sonucu bir uzmanlık kuruluşu durumuna gelmiştir. Türkiye ILO’ya 1932 yılında üye olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 1946’da kurulma kararı alınmış ancak resmi olarak 1948’de kurulmuştur. Türkiye 1948 yılında WHO’ya üye olarak kabul edilmiştir. TBMM 1949’da Türkiye’nin üyeliğini onaylamıştır.
TÜRKIYE’DE ÇIKARILAN İŞ KANUNLARI
3008 sayılı İş Kanunu: 1936
1475 sayılı İş Kanunu: 1971
4857 sayılı İş Kanunu: 2003
6331 İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu: 2012
DÜNYADA İSG TARIHSEL GELIŞIMI
1802 – İngiltere: Çıraklık Kanunu
1833 – İngiltere: Fabrikalar Yasası
1847 – İngiltere: 10 Saat Yasası
1918 – İngiltere: 8 Saat Yasası
1919: ILO kuruldu (Türkiye 1932 yılında üye oldu)
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Devamını oku
