Takip Edin

Tedarik Zinciri

CMİ Mühendislik İnşaat’ta Durmak Yok

Yayınlanma tarihi

-

1997 yılında yenilenebilir enerji sektöründe proje geliştirici yerel ve uluslararası firmalara imalat, montaj ve servis konularında çözüm ortağı olarak kurulan Genba Grup’un firmalarından  CMİ Mühendislik İnşaat, temel faaliyet alanları AR-Ge ve enerji sektörü olmakla birlikte; sektörün teknik malzeme, mühendislik ve kaliteli hizmet ihtiyaçlarını da karşılamakta.  Her geçen gün büyümekte olan şirket, yurtdışında da Fas, Romanya, Pakistan, Hollanda ve Sırbistan’da toplamda 250’i aşkın çalışanı ile hizmetlerine devam ediyor. CMİ Mühendislik İnşaat İş Geliştirme Koordinatörü Can Özkan’la firması hakkında konuştuk.

Açıklamalarında rüzgar endüstrisine değinen firmasının bu alandaki faaliyetleri hakkında bilgi veren Özkan; “Küresel rüzgâr endüstrisi için 2020, yıllık %53 büyüme ile tarihteki en iyi yıl olmuştu. Hem küresel tedarik zincirini hem de proje süreçlerini kesintiye uğratan zorlu pandemi döneminde bile bir yılda 93 GW’tan fazla rüzgâr enerjisi kurulumu, rüzgâr endüstrisinin inanılmaz dayanıklılığını kanıtladı. 93 GW’lık yeni kurulum küresel birikmiş rüzgâr enerjisi kapasitesini 743 GW’a çıkardı. Bu, yılda 1,1 milyar ton CO2 azaltımı anlamına geliyor. Bütün bunlar özellikle Paris Anlaşması ve COP 26’da belirtilen, 2025 ve 2030 hedeflerine ulaşım için çok iyi gelişmeler ancak Climate Action Tracker’ın mayıs 2021’de yayımladığı analizine göre, bildirilen planlar yüzyılın sonuna kadar 1,5 dereceden daha çok ısınmaya yol açacak. Hatta planların tamamen uygulandıkları durumda bile 2,4 derecelik bir artış olacak. Bu tahmin Rüzgar sektörünün belirtilen hedeflerin çok daha üstünde bir büyümeye sebep olacağını ve Türkiye’nin hem yetişmiş insan kaynağı hem de jeopolitik konumumuz sayesinde küresel sektörün kilit bir noktası haline geleceğini gösteriyor. Genba olarak ülkemizde sektörün ilklerinden olarak yine bu büyümeyi desteklemeye ve öncülük etmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Açıklamalarında firmasının 2022 yılı hedeflerine de değinen Özkan; “2022 yılı için öncelikle üretim alanımızı 2’ye katlayarak müşterilerimizin taleplerine daha rahat karşılık verebileceğiz. Her zaman inovasyonun önce kalite ve sürekli iyileştirme çalışmalarıyla olduğuna inandığımızdan hali hazırda mevcut olan ISO 9001 ve diğer sertifikalarımızın yanında kalite sistemimizin kapsamını IATF 16949 sertifikasını da alarak genişletip firma değerlerimiz arasında bulunan “Sıfır Hata Yaklaşımını” pekiştireceğiz.  Buna ulaşmak için bütün üretim sistemimizi tekrardan ele alıp dijitalleşme çalışmalarına ve yalın üretim çalışmalarına hız verdik. Bu kapsamda proseslerimizi anlık takip edecek ve maksimum verimlilikle en değerli kaynağımız olan insan kaynağımızı en verimli şekilde kullanmayı planlıyoruz. Her geçen gün ekibimize yeni katılan ekip arkadaşlarımız ve mevcut personelimiz için devamlı eğitimler planlıyoruz. Üst yönetimimizin en çok üzerine titrediği konulardan biri motivasyonu hep üst seviyede tutmak, dolayısıyla mevcut personel motivasyon sistemimizi geliştirmek de 2022 planlarımız arasında.” ifadelerini kullandı.

 

Enerji Odaklı Online Mağaza

Küresel ısınma ile mücadele ve daha yeşil, sürdürülebilir bir gelecek çabasına ulaşmak için sadece rüzgâr türbinleri, güneş enerji santralleri, hidroelektrik santralleri ya da biyo-yakıt tesisleri gibi büyük ve endüstriyel çözümler yeterli değildir aynı zamanda bireysel önemler de önemlidir. Bunun için 2023 yılına aktive edeceğimiz enerji odaklı online mağazamızı hazırlıyoruz. Burada kişiler solar aydınlatma çözümleri gibi yenilenebilir enerji sistemleri ile çalışan teknolojilere tek adresten ulaşacak ve Türkiye’nin her yerinden yeşil enerji ile çalışan ürünlere sahip olabilecekler.  Yenilenebilir enerji tamamıyla geleceğe yapılan bir yatırımdır. Bir söz vardır “ağaç dikmek için en iyi zaman 20 yıl önceydi ikinci en iyi zaman bu gündür” diye. Bu bakış açısıyla Genba olarak Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın AB projesi olan Re-You (Renewable Youth Energy / Yenilenebilir Gençlik Enerjisi) projesine elimizden gelen her türlü desteği vermekteyiz.

Özkan sözlerine şu şekilde son verdi; “Son olarak firmamızdan bahsederken üstünden geçtiğim gibi Ar-Ge bizim için çok önemli. Bunun için yeni üretim alanımızı inşa ederken aynı zamanda Ar-Ge merkezimizi de kurarak projelerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Mevcutta zaten bir ekibimiz Balıkesir Teknokent’te bulunan ofisimizde çalışmalarına devam etmektedir. Bu projelerin de 2022 yılı içinde tamamlanacak olanlarını tamamlandıklarında sizlerle paylaşıyor olacağız.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tedarik Zinciri

Tek Lastik Tedarikçisi Continental

Yayınlanma tarihi

-

Oto tuning uzmanı Brabus, 1.000 beygir gücündeki ilk süper otomobili için Continental güvenlik ve performansına güveniyor. Brabus ROCKET 1000 “1 of 25” ve Brabus 930 modellerine sadece yüksek performanslı SportContact 7 lastikleri kullanılıyor. 

 

Almanya Bottrop merkezli tuning şirketi Brabus, iki yeni süper otomobilinde Continental SportContact 7 lastiklerini kullanacak. Brabus 930 gibi şimdiye kadar tuning yapılan en güçlü araç olan 1.000 hp Brabus ROCKET 1000 “1 of 25” süper otomobil de performans ve güvenliği en iyi şekilde birleştiren yüksek performanslı lastiklerle fabrikadan çıkacak. Bu lastikler, spor araç sürücülerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlandı. Continental ve Brabus lastik uzmanları, tuning ürünleriyle güvenli ve spor bir sürüş için 25 yılı aşkın süredir işbirliği yapıyor. Brabus Supercar’ın iki modelinde kullanılacak SportContact 7, tuning ve orijinal ekipman sektörünün onayını alarak şimdiden kalitesini kanıtladı. Yüksek performans lastiği, bağımsız testlerde de dikkatleri üzerine çekti: SportContact 7, “örnek” derecesiyle 2024 Nisan ayında Alman Auto Bild sportscars dergisi tarafından spor sürüş testinin galibi seçildi.

 

Güç, performans ve güvenliğin mükemmel birleşimi

Brabus ROCKET 1000 “1 of 25”, Mercedes-AMG GT 63 S E Performance modelinden modifiye edildi. 0’dan 100 km/s hıza sadece 2,6 saniyede ulaşan süper otomobilin 1.820 Nm maksimum torka sahip V8 biturbo motoru, şanzıman sistemini korumak için elektronik olarak 1.620 Nm ile sınırlandırıldı. Bu sayede süper otomobil, elektronik olarak 316 km/s ile sınırlı bir azami hıza ulaşıyor. SportContact 7, ön aksta 275/35 ZR 21, arka aksta 335/25 ZR 22 ebadında lastiklere aktardığı muazzam güçle performans ve güvenliği mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor. Bu lastikler, yeni Brabus Monoblock P için özel olarak geliştirilen, merkezi kilitleme özelliğine sahip jantlara monte ediliyor.

 

SportContact 7 yüksek teknolojili jantların tarzına tam uyum sağladı

Yeni Brabus 930 ise Mercedes-AMG S 63 E Performance modelinden modifiye edildi. 0’dan 100 km/s hıza 3,2 saniyede ulaşan araç, elektronik olarak 290 km/s azami hız ile sınırlandırıldı. 22 inç Brabus Monoblok ZM “Platinum Edition” jantlar ilk olarak bu yeni süper spor otomobilde kullanıldı. Ön aksta 265/35 ZR 22, arka aksta ise 295/30 ZR 22 ebadında SportContact 7 yer aldı. Bu lastikler, CNC işleme süreci ile üretilen yüksek teknolojili jantların yeni tarzına tam uyum sağlıyor.

 

Devamını oku

Tedarik Zinciri

Türkiye’nin en çok Ar-Ge Yapan Firması;Petlas

Yayınlanma tarihi

-

AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Petlas, 2023 yılında gerçekleştirdiği 331 projeyle Türkiye’nin en çok Ar-Ge projesi üreten firmaları arasında dördüncü sırada yer aldı.

Turkishtime tarafından bu yıl 11’ncisi açıklanan ve Türkiye’nin en çok araştırma geliştirme projesi geliştiren firmaların listelendiği Türkiye Ar-Ge 250 Araştırması’nda sonuçlar belli oldu. AKO Grup tarafından satın alındığı 2005 yılından bu yana 750 milyon doların üstünde yatırım gerçekleştiren Petlas, ‘Ar-Ge Proje İlk 100’ kategorisinde 4’üncü sırada yer alarak lastik sektörünün Ar-Ge şampiyonu oldu. Listede en çok Ar-Ge projesi gerçekleştiren ilk lastik şirketi olan Petlas, Ar-Ge harcamaları sıralamasında ise yıllık 108 milyon 618 bin TL’lik yatırımlarıyla 77’nci sırada yer aldı.

 

“Ar-Ge’de dışa bağımlılığı ortadan kaldırıyoruz” 

 

Sıralamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız, “Petlas olarak, 2010 yılında kurduğumuz Ar-Ge laboratuvarıyla alanımızda önemli çalışmalara imza atıyoruz. Geçtiğimiz son 1 yılda 331 Ar-Ge projesi gerçekleştirdik. Her geçen gün büyüyen Petlas, son dönemde geldiği noktayı büyük bir titizlikle yürüttüğü Ar-Ge faaliyetlerine borçlu. Petlas’ın yürüttüğü tasarım, test ve doğrulama süreçleri Ar-Ge faaliyetlerinin temelini oluşturuyor. Türkiye’de ilk ve tek olan uluslararası akreditasyona sahip lastik deney laboratuvarımız ve lastik test pistimiz ile Ar-Ge’de dışa bağımlılığımızı azaltıyoruz. Bu yatırımları, teknolojik imkanlar ve nitelikli insan gücü ile birleştirerek öngördüğümüz hedefler doğrultusunda büyümeye, gelişmeye ve artı değer üretmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

 

 

Devamını oku

Tedarik Zinciri

“Limak Çimento Türkiye’nin İnşaat Yıkıntı Atıkları içeren ilk çimentosunu üretti

Yayınlanma tarihi

-

 

Limak Çimento AR-GE Merkezi LCTO tarafından sürdürülen çalışmalar Türkiye’de bir ilkle daha sonuçlandı. “İnşaat Yıkıntı Atıkları” bir çimento hammaddesine geri dönüştürülerek daha düşük karbon emisyonlu beton ve çimento üretimi başarıyla gerçekleştirildi.

LCTO, daha önce de Türkiye’de ilk kez dip külünü çimento katkısı olarak değerlendirerek Avrupa Teknik Onay (ETA) belgesi almaya hak kazanmıştı.

Çimento sektörünün öncü firmalarından Limak Çimento, kentsel dönüşüm ve deprem sonrası ortaya çıkan “İnşaat Yıkıntı Atıkları”nın (İYA) bertarafına yönelik geliştirdiği proje ile döngüsel ekonomi için önemli bir adım attı. Limak Çimento Ar-Ge Merkezi LCTO’nun 2018 yılından bu yana sürdürdüğü ürün geliştirme çalışmalarının sonuçlanmasının ardından üretim için düğmeye basıldı. Hatay’daki ayrıştırma tesisinde ayrıştırılan atıklar üretimde kullanılmak üzere çimentoda katkıya dönüştürülmeye başlandı. İnşaat ve yıkıntı atıklarının çimento üretiminde kullanılabilirliğinin gösterimi açısından stratejik önemi çok yüksek olan bu proje, Limak Çimento’nun sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi, alternatif hammadde kullanım ve inovasyon konusundaki odağını bir kez daha ortaya koydu.

Atıkların Dönüşümü

Dönüşüm sürecinde, Hatay’da yer alan ayrıştırma tesisinde plastik, demir, ahşap gibi unsurlardan arındırılan inşaat atıklarının işlendikten sonra bir ara ürün olarak çimento üretiminde kullanımı gerçekleşti. Devamında TS EN standardının* gereklerine uygun üretim için LCTO’ da geliştirilen endüstriyel iyileştirmeler sayesinde klinker oranını azaltan ara ürün, yeşil dönüşüm stratejileriyle ile uyumlu, düşük karbonlu çimentolarda kullanılabilecektir

Türkiye’de ilk kez yapılan endüstriyel ölçekli bu üretim, deprem bölgesinde yer alması ve stratejik önemi nedeniyle Limak Çimento’nun Kilis fabrikasında gerçekleştirildi. Söz konusu proje sonuçlarının yön vereceği yeni Ar-Ge çalışmaları ile klinker ikame oranlarının daha yüksek seviyelere kalıcı olarak çıkarılması hedeflenmektedir.

Kaynakların Verimli Kullanımında Dönüm Noktası

Günümüzde servis ömrünü tamamlamış yapıların yıkıntı atıkları hafriyat atığı olarak toplanarak çoğunlukla herhangi bir seçici ayırma işlemine maruz bırakılmadan dolgu malzemesi olarak kullanılmaktadır. İYA’nın yapı malzemelerinde değerlendirilmesi ile kaynakların verimli kullanımına katkı sağlanacak, servis ömrünü tamamlamış olan ürünler iyileştirilerek yeniden kullanıma hazır hale getirilecektir.

İnşaat ve yıkıntı atıklarının sadece beton karışımlarında geri dönüşüm agregası olarak değil, aynı zamanda çimento üretiminde alternatif mineral katkı olarak da kullanılabilmesinin yolunun açıldığını belirten Limak Çimento CTO’su Ebru Sipahioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Ar-Ge çalışmalarımızda İYA’yı sadece hazır beton ve çimento ile ilgili projelerde değil. Türkiye’de ilk üreticisi olduğumuz 3 boyutlu yazıcı harçlarında da kullanıyoruz.”

Limak Çimento olarak Türk çimento sektöründe bir ilki daha gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Limak Çimento Global CEO’su Erkam Kocakerim, düşük karbonlu çimento üretiminde kullanılan geleneksel hammaddelerin sınırlı olduğunu, bu sebeple bilim temelli ve kolektif bir çalışma sonucunda üretim aşamasına taşınan bu Ar-Ge çalışmasının çok kıymetli olduğunu kaydetti.

Ülkeler bazında incelendiğinde bertaraf bedeliyle geri dönüşüm oranlarının lineer olduğunu belirten Kocakerim konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle sürdürdü: “Pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi yüksek bertaraf oranlarına erişebilmemiz ve derin bilimle yakaladığımız bu başarıyı ekonomik çıktıya çevirmemiz ancak mevzuat ve düzenlemelerimizin de bilimsel dayanaklı çıktılarla hizalanmasıyla mümkün. Bu sebeple, ülkemizde Ulusal Yıkıntı Atıkları Eylem Planı oluşturulması, seçici yıkım kılavuzu hazırlanması ve yıkım müteahhitlerine yönelik eğitim ve sertifika programları düzenlenmesi son derece önem arz ediyor.”

Törende Hatay Valiliği adına konuşan Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Oğuz Alibekiroğlu ise başta Hatay olmak üzere, deprem bölgesinin yeniden ihyasında yıkıntıların ortadan kaldırılması kadar yeniden ekonomiye kazandırılıp kullanılmasının büyük önem taşıdığının altını çizdi. Alibekiroğlu, Hatay Valiliği ve Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’nün ortak girişimleri olan DOĞAKA’nın sahadaki yoğun çabasıyla Hatay’da hayata geçirilen ayrıştırma tesisinde kullanıma hazır hale getirilen yıkıntı atıklarının, Limak Çimento eliyle şehirlerin yeniden inşasında kullanılacak ürüne dönüşmesini de memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Devamını oku

Trend olan