Takip Edin

Sektörel Gündem

“ChatGPT, 15-16 yaşındaki bir gencin zekasına sahip”

Yapay zeka ChatGPT’nin yazdığı 200’den fazla kitap Amazon’da satılıyor. “Bu iş nereye gidiyor?” diye endişeyle uzmanına sorduk. Cbot’un CEO’su Mete Aktaş “Yıkıcı yepyeni bir dünya geliyor” cevabını verdi.

Yayınlanma tarihi

-

Emre ERGÜL

Geçtiğimiz hafta dünya ajanslarına Open AI şirketinin geliştirdiği yapay zeka ChatGPT ile ilgili şu haber düştü: “Artık ChatGPT kullanılarak kitaplar yazılıyor ve bunlar Amazon’da satılıyor.” Başlık çekici tabi… Haber daha da çekici…

Çünkü 30 Kasım 2022’de piyasaya sunulduğundan bu yana, sadece 3 ayda, Amerikalı bazı “girişimciler,” ChatGPT’yi kullanarak 200’den fazla kitap yazıp Amazon’un dijital raflarından satışa sunmuş. “The Wise Little Squirrel (Akıllı Küçük Sincap)” bunlardan biri… Brett Schickler adlı bir ABD’linin ChatGPT’ye yazdırdığı ve kendisinin de çizimlerini yaptığı 30 sayfalık çocuk kitabı Amazon Kindle’da satışta. Dijital kopya 2.99 dolar, basılı versiyonu 9.99 dolar!

ChatGPT kitabı bile var!

Bu 200’den fazla kitabın hepsi çocuk kitabı değil kuşkusuz: “The Power of Homework (Ödevin Gücü),” “Echoes of the Universe (Kainatın Yankıları)” bunlardan ikisi. “How to Write and Create Content Using ChatGPT (ChatGPT’yi Kullanarak Nasıl İçerik Üretip Yazabilirsiniz?)” diye bir kitap bile var! Korkutucu değil mi? Konuyu hemen Türkiye’de bu işe kafa yoranlardan biri olan Mete Aktaş’a sordum. Yapay zeka algoritmaları geliştiren Cbot adlı şirketin CEO’su olan Aktaş, “Yıkıcı yepyeni bir dünya geliyor” diyor.

Yakında 30-35 yaşında!

GPT aslında yapay zeka teknolojisinin ismi. Kendi kendine öğrenen yapay zeka sistemine deniyor. ChatGPT ise Open AI’in geliştirdiği sistemin ismi. Eğitilmiş yapay zeka sorularını cevaplandrıabileceği düşünülen bir sistem… 75 milyar paradigmayı öğrenerek bir sonuca varan bir oluşum… Aktaş’a göre yapay zekada işin çok başındayız…

90’lı yılları düşünelim. İnternetin ilk dönemini. Google’dan önceki arama motorlarını hatırlayalım: Altavista, Yahoo, Ask Jeeves vb… Aktaş “İnternetin ilk çıktığı zaman nasıl etkilenmiştik hatırlayalım. İşte ChatGPT de yeni bir dönemin başlangıcı” diyor.

“ChatGPT’nin zekası şu an 15- 16 yaşındaki bir gencin zekasıyla aynı” diyen Aktaş, “30-35 yaş insan zekasına ne zaman ulaşır?” sorusuna da net cevap veriyor: “Sadece birkaç yıl içinde.”

“Orhan Pamuk gibi yazabilir”

Peki teknolojinin diğer büyükleri nasıl oluyor da başka bir ChatGPT çıkartamıyor? Aktaş’a göre çıkartacak ama çok pahalı teknolojiler olduğu için ve ChatGPT’nin altında kalmamak için dev şirketler hala çalışmalarını sürdürüyor. Yani bir sonraki yapay zeka 75 değil, 100 milyar algoritmayı kullanıp öğrenmeli… “ChatGPT insan müdahalesi olmadan kendi kendini eğitiyor. Peki insanın kötü özelliklerini hasetlik ya da kötülüklerini benimseyebilir mi?”

Aktaş’ın bu soruya da cevabı net: “Olabilir. Silahı düşünün. Toplum yararına da zararına da kullanilirsiniz. Onun gibi bir şey.” Aktaş, ChatGPT’nin Nobel şansını da şöyle değerlendiriyor: “Nobel verirler mi bilemem. Ama ChatGPT’ye ‘Orhan Pamuk gibi yaz’ dersin. O da Orhan Pamuk gibi yazar. ‘Shakespeare gibi yaz’ dersin onun gibi yazar. Yani söylediğiniz karaktere bürünüp yazabiliyor!” Özet şu: ChatGPT’ye “Yer: İstanbul. Tarih: 1650. Orhan Pamuk gibi yaz. Aşk hikayesi” diye direktif verilir. O da yazar. Gerisi artık Nobel Akademisi’nin kararı!

“Politik yorumlardan kaçınıyor”

Ben de ChatGPT’yi yükleyip kendisini sorulara boğmuştum. İki soruya “Benim tüm bilgilerim 2021’a kadar” diyerek net cevap vermekten kaçınmıştı. İlk sorum, “Türk ekonomisi ne olacak?,” ikinci sorum da “14 Mayıs seçimleri nasıl sonuçlanır?” Cbot’un CEO’su Mete Aktaş, bu kaçışın nedeni olarak şu açıklamayı yaptı: “Bir kararı ve tahminleme yeteneği var mutlaka. Ancak ChatGPT politika ve ekonomi gibi noktalarda yorum yapmaktan kaçınıyor.”

“İş Nobel almaya kadar gitmez”

Yapay zeka yazarı Şule Güner, ChatGPT’nin yapay zekaya bir şey katmayacağına inanıyor: “Yapay zeka kitap yazdığı için iş Nobel almaya doğru gitmez. Çünkü teknoloji dünyası içerisinde şu ana tamamen bir savaş söz konusu. Olan şey şu: ChatGPT’yle gelen şey aslında bir business modeli. Onun ötesinde bir şey değil.

Teknolojik bir boşluğu kullanarak ve teknolojik bir tekniği kullanarak bir business modeli yarattılar.” “[Yapay zeka dünyasında] Derin öğrenmeciler var. Bunlar ChatGPT modelinin başarısız olduğunu söylüyor. Nihayetinde bilgiyi doğru veremiyor.

Doğruluğun yüzdesi belli değil. Ve bu tamamen işi temelden sarsan bir konu.” “Google da bir derin öğrenmeci. Bu daha hesaplamayla giden bir bakış açısı. ChatGPT’yi rahatlıkla manüpile edebilirsin ve bunun ucu bucağı yok. O yüzden Nobel felan vermezler. Zamanla göreceğiz.” “Kitap yazmaları bir şey ifade etmiyor. Bu yeni bir başlangıç mı?

Değil. İşin popüler kısmı bu. Çok marifetli belirli konularda. Çok fazla alana giriyor. Çok fazla sektöre dokunuyor. Bunun yaratacağı etkiyi ölçümleyemiyoruz. Kimileri ChatGPT’nin kendini update edip ilerleyemeyeceğini söylüyor.” “İnsanların deneyimine açıp nereye gideceğini görmek istiyoruz… Bu bakış açısını tehlikeli buluyorum. Ahlaki ve etik olarak büyük değişiklik. Bilgi kirleten bir durum…”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan