Takip Edin

Sektörel Gündem

Barınma sorunu çözülürse çarklar yeniden hızlanır

Hazır giyim sektörünün kalelerinden Adıyaman’da çalışanların dönmesi için 308 konteynerlik yaşam kenti kuruldu. Konteyner kentte, 1.200 kişi barınıyor. İş gücünün artmasıyla yüzde 30’lara düşen üretim kapasitesinin yüzde 70’e çıkarılması hedefleniyor.

Yayınlanma tarihi

-

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

Türkiye, deprem felaketinin yaralarını sarmaya çalışıyor. Hazır giyim sektörünün kalelerinden Adıyaman’da nüfusun yüzde 90’a yakını kenti terk ederken, bölgede çarkların yeniden dönmesi için istihdamı geri getirme çalışmaları da hızlanıyor.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği de (TGSD), 22 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan 265 hazır giyim firmasının bulunduğu Adıyaman’da 308 konteynerlik yaşam kenti kurdu. Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 22 dönüm arazi üzerine kurulan ve yaklaşık 1.200 kişinin barındığı konteyner kente yaşam başlarken yüzde 30-40’lara kadar düşen üretim kapasitesinin yeniden yüzde 70’lere çıkarılması hedefleniyor.

Adıyaman’daki hazır giyim üretim firmalarının depremin ardından ancak yüzde 40’lık kapasiteye ulaşabildiğini söyleyen TGSD Başkanı Ramazan Kaya, “Kurduğumuz yaşam alanı ile çalışanlarımızın yeniden hayata tutunmalarına, işletmelerimizin de kalifiye iş güçlerini göç nedeniyle kaybetmeden ayağa kalkmalarına ve deprem öncesindeki yüzde 70’lik kapasiteye yeniden çıkmalarına katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

“Kadın istihdamını odak noktası yaptık”

Hazır giyim sektörünün bölgedeki güçlü yapılanması sayesinde deprem felaketinin ilk gününden itibaren yaraların sarılması ve acil ihtiyaçların karşılanması için çalıştıklarını söyleyen Kaya, “Bölgedeki yıkımın hazır giyim sektöründe yol açtığı zararı azaltmak ve çalışanlara destek olmak üzere üye firmalarımız, uluslararası alım ofisleri ve şahıslar aracılığıyla yapılan yardımların ardından kaynaklarımızı daha uzun vadeli çözümlere yöneltmeye karar verdik” dedi.

Alanı belirlerken hazır giyim sektöründe kadın çalışan istihdamının yüksek olduğunu da göz önünde bulundurduklarını ifade eden Kaya, şöyle devam etti; “Bu nedenle barınmayı, güvenliği, sosyal yaşamı ve alanın okullar ile sağlık merkezlerine yakın olmasını dikkate aldık. Anne-babalar çalışırken akılları çocuklarında kalmamalı. Çocuklar da rahatlıkla kreşlerine, okullarına gitmeli, parkta oynayabilmeli.”

“Uluslararası alım ofisleri destek oldu”

TGSD Eş Başkanı Sanem Dikmen de göçü önlemedeki en önemli unsurlardan birinin, kalıcı konutlar yapılıncaya kadar temel barınma ihtiyacının ötesine geçerek, daha iyi yaşam koşulları sağlamak olduğuna inandıklarını söyledi. Dikmen, “Bölgeye ham madde tedarikinde bir sıkıntı bulunmuyor ancak istihdamda ciddi zorluk yaşanıyor. Bu noktada en hızlı ve verimli çözüm konteyner kent kurmaktı.

Biz de üyelerimiz ve aralarında yabancı şirketlerin de olduğu paydaşlarımızın katkılarıyla yaşam alanımızı oluşturduk. Bu süreçte ayrıca uluslararası markaların alım ofisi temsilcileri ile bir ay içinde düzenlediğimiz iki toplantıda, ülkemizin siparişleri karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu, yeni iş birliklerine imza atılmasının önünde hiçbir engel bulunmadığını ve bölgeye verilen siparişlerin devamlılığının önemini vurguladık” diye konuştu.

“Çalışanların dönmesini bekliyoruz”

Adıyaman’da faaliyet gösteren Gelişim Tekstil’in Genel Müdürü Ekrem Çırık, eşi Gülten Hanım ve 4 kişilik ailesiyle TGSD’nin kurduğu konteyner kentte yaşıyor. Depremde 5 çalışanlarının yaşamını yitirdiğini açıklayan Çırık, deprem öncesi 420 olan çalışan sayısının şu anda 235 kişiye düştüğünü, barınma sorunun çözülmesiyle daha çok çalışanın geleceğini söyledi.

“Devlet sanayicinin yanında olmalı”

Adıyaman OSB Başkanı Abdulkadir Çelenk, bölgedeki en önemli sorunu barınma olduğunu söyledi. Çelenk, “İlk iş gidenleri geri getirmek olmalı. 22 bin çalışandan 6 bine düştük. OSB’deki 201 işletmeden 15’i yıkıldı, 30’u hasar aldı. 70 işletme üretime başladı. KGF destekleri işe yaramadı. Devlet sanayicinin yanında olduğunu göstermeli” ifadelerini kullandı.

11 ildeki hazır giyimin profili

– 2022 yıl sonu verilerine göre Türkiye genelinde 726 bin, 11 ilde ise 143 bin 663 kişi hazır giyim sektöründe çalışıyor. Sektördeki toplam istihdamın yüzde 19.7’si deprem bölgesinden.

– 50 bin 803 kişi ile Malatya istihdamda ilk sırada yer alırken, bu şehri 22 bin 568 kişi ile Adıyaman, 18 bin 825 kişi ile Diyarbakır takip ediyor.

– 2022 verilerine göre 11 il, yıllık 352 bin ton üretim ile Türkiye’nin toplam üretiminin yüzde 8,9’unu karşıladı.

-Bin 366 hazır giyim firmasında çalıştığı bölge, Türkiye’nin hazır giyim sektöründeki toplam üretim kapasitesinin yüzde 8.9’unu karşılıyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan