Sektörel Gündem
SİSTEM AKÜLERİNE GENEL BAKIŞ
Günlük hayatta birçok alanda karşımıza çıkan piller, kimyasal enerjiden elektrik enerjisi üreten cihazlardır. Aynı zamanda bu enerjiyi depo eden ve taşınabilir bir şekilde kullanmamızı sağlayan güç kaynaklarıdır. Günümüzde artan enerji talebine karşın enerjiyi depo ederek büyük avantajlar sağlayan piller, kimyasal özelliklerine göre birincil piller ve ikincil piller olmak üzere ikiye ayrılmaktadırlar. Birincil piller, şarj edilemeyen pillerdir, başka bir ifadeyle içerisindeki kimyasal enerji tükendiği zaman şarj edilip tekrar kullanılamayan pillerdir. Bu pillere kuru piller de denilip, içerdikleri malzemeye göre adlandırılırlar. Çinko piller, alkalin piller gibi.. İkincil piller şarj edilebilir pillerdir. Kullanıldığı malzemeye göre adlandırılırlar. Nikel- Kadmiyum pil, lityum pil gibi.
1938 yılında Bağdat yakınlarında yapılan bir kazıda M.Ö. 250-650 yılları arasına ait olduğu tahmin edilen piller bulundu. Pillerin atası olarak bu BAĞDAT PİLLERİ kabul edilse de ilk pil 1800 yılında Alessandro Volta tarafından bulunmuştur. 1802 senesinde Dr. William Crucikhank seri üretime uygun bir pil tasarlar. Crucikhank; bakır ve çinko plakaları aynı boyutlarda kare biçiminde keserek uçlarından lehimledi. Daha sonra çimento ile sıvadı ve içini su ve asitle doldurdu. Daha sonra Humphry Davy, Londra Kraliyet Enstitüsünün kasasına bir pil yerleştirdi ve böylece yeni keşiflerin önü açıldı.Fakat en sonunda 1859 senesinde Gaston Plante isimli bir Fransız, şarj edilebilir pili icat etti ki bu sanayi çağının en büyük teknolojik devrimlerinden bir tanesiydi.
Piller özellikle otomobil piyasasındaki ilerleme ile birlikte çok değer kazanmışlardır. Pillerin giderek karmaşık sistemlere entegre edilmesi ve kapitallerinin büyümesi nedeniyle bu sayının trilyon dolarlara yaklaşacağı düşünülüyor. Bizim sektörümüzde ise yıllardır kullanılan bakım gerektiren, sulu, Deep cycle dediğimiz derin döngü aküler bulunmaktadır. Bu aküler piyasada çok fazla değişik markalarda olmasına rağmen aşağı yukarı aynı özelliklere sahiptir. 6-7 saatlik çalışma sonucunda biten aküler 7-8 saatlik şarj süresinde dolar ve kullanıma hazır olurlar. Yaklaşık 900 kadar şarj döngüsüne sahiptirler.
Hızla gelişen teknoloji sektörümüzü de etkilemiş olup alternatif enerji kaynaklarına yöneltmiştir. Yapılan çalışmalar sonunda daha önce bilgisayarlarda ve cep telefonlarında kullandığımız Lityum-İyon içerikli yeni batarya grubunu oluşturuldu. İlk zamanlarda sadece golf arabalarında gördüğümüz bu sistem bazı platform markalarında direk olarak üretilmeye başlanmıştır. Ayrıca eski sistem akülerden bu sisteme geçiş süresi ise fazla zaman almamaktadır.
Hidrojen ve helyumdan sonra en küçük üçüncü atom olan Lityum, periyodik tabloda alkali metallerin yer aldığı 1A grubunda bulunur ve atom numarası 3’tür. 1A grubu elementlerinin özelliği, elektron verme ve pozitif yüklenme eğilimidir. Bu özelliklerin haricinde lityum, tüm metal elementleri arasında en büyük elektrokimyasal potansiyele ve ağırlık başına düşen fazla enerji yoğunluğu sahip olduğundan dolayı piller için kullanılabilecek en uygun elementtir.
İSMET DURAN – ELEKTRİK&ELEKTRONİK TEKNİK ÖĞRETMENİ
TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
Devamını oku
