Takip Edin

İş Güvenliği

Rüştü Uçan Depremleri ve Sonraki Süreci Anlattı

Yayınlanma tarihi

-

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Rüştü Uçan TKU Magazin TV Youtube kanalında canlı yayın konuğu oldu. Yayında depremlere depremlerde yapılan hatalara ve çok çeşitli konulara değindi. Deprem Öncesi Erken Uyarı Sistemi ile Hayat Kurtarabiliriz Geliştirilen erken uyarı sistemi, depremlerden önce birkaç saniyelik bir bildirim sağlayarak, vatandaşlara hayati adımlar atma fırsatı sunuyor. Sistem, depremin P ve S dalgalarını algılayarak, şiddetli depremlerden önce ön uyarı veriyor. Bu sayede, depremin yeri ve büyüklüğüne bağlı olarak 15 ila 90 saniye arasında bir süre kazanılıyor. Uzmanlar, bu kısa sürede doğal gazı kesmek, kapıları açmak, deprem çantasını almak gibi hazırlıkların hayat kurtarabileceğini belirtiyor. Deprem büyüklüğüne göre uyarı verildiğinde, halkın hızlıca harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. Dünya genelinde 5 ülkede uygulanan bu teknoloji, Türkiye’de de hayata geçirilmesi için çalışmalara başlandı. Bilim kurullarının olumlu rapor vermesiyle, DASK tarafından sistemin yaygınlaştırılması planlanıyor. Antakya Deprem Bölgesinde Toz Tehlikesi: Kurtarma Ekipleri Risk Altında Kaldı 6 Şubat depreminin ardından TÜBİTAK’ın acil projesi kapsamında Antakya’ya giden uzmanlar, bölgedeki kurtarma ekiplerinin ciddi risk altında olduğunu tespit etti. İstanbul ve Medeniyet Üniversiteleri’nden araştırmacılar, bölgede tozun insan sağlığına etkilerini inceledi. Normal sınırın 10 katına çıkan toz miktarı, ilerleyen yıllarda kurtarma ekiplerinde kanser ve silikozis gibi hastalıkların oluşma ihtimalini artırıyor. Özellikle asker, AFAD ve itfaiye ekiplerinin toz maskesi kullanmadığı gözlemlenirken, Rüştü Uçan bu durumun büyük bir sağlık sorunu yaratabileceğini vurguluyor. Deprem sonrası kurtarma çalışmalarına katılan personelin sağlık sigortalarının yapılması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini belirtti. Ayrıca, ana caddelerdeki yıkıntılar ve kamyon organizasyonunda yaşanan sıkıntılar da şehirdeki ulaşımı zorlaştırıyor. Bu tür operasyonların daha etkili yönetilmesi gerektiği ifade etti. Depremde İş Güvenliği ve Vinç Organizasyonu Yetersiz Kaldı 6 Şubat depremi sonrası yaşanan ağır yıkım, iş makineleri ve iş güvenliği organizasyonunda ciddi eksiklikleri ortaya koydu. Cumhurbaşkanlığı ve AFAD tarafından vinç talebi yapılmasına rağmen, yeterli sayıda vinç ve operatörün bölgeye zamanında ulaşamadığı gözlemlendi. Canlı yayında Vinç dernekleri ve diğer ilgili kurumların, kurtarma çalışmalarında daha iyi organize olması gerektiği vurgulandı. Bölgeye geç gelen vinçler ve iş makinelerinin büyük bir kısmı, operatör eksikliği nedeniyle verimli bir şekilde kullanılamadı. Bu durum, kurtarma çalışmalarını geciktirirken, aynı zamanda iş makineleri ve operatörlerin hukuki sorumlulukları da tartışma konusu oldu. Deprem bölgesinde insanların maddi değerli eşyalarının bulunması veya enkaz altındaki ölümler, operatörler açısından hukuki riskler yaratabiliyor. Rüştü Uçan, bu tür felaketlerde iş makinelerinin daha etkin ve planlı bir şekilde koordine edilmesi gerektiğini belirtiyor. İş makineleri operatörlerinin eğitimi, kurtarma çalışmalarına hazır hale getirilmeleri ve hukuki sorumluluklarının netleştirilmesi, gelecekte bu tür gecikmelerin ve sorunların önüne geçilmesi için önem arz ediyor. Deprem Yönetiminde Sivil Toplum ve Devlet İş Birliği Önemli Deprem sonrası yaşanan sıkıntılar, sivil toplum kuruluşları, devlet ve bakanlıkların daha iyi bir organizasyon içinde çalışması gerektiğini gösteriyor. Yayında ağır taşıma ve kaldırma sektöründen deneyimli bir liderin, bu konuda bir çatı kuruluşu başkanlık etmesi gerektiğini vurgulandı. AFAD ve diğer kurumların 11 ilde aynı anda meydana gelen depremlerle başa çıkmakta zorlandığı belirtilirken, İstanbul gibi büyük şehirlerde de benzer bir durumun yaşanabileceği hatırlatılıyor. Sivil toplum örgütlerinin bu konuda aktif rol alması ve online sistemlerin kurularak deprem anında hızlı müdahale imkanlarının sağlanması gerektiği ifade edildi. Ayrıca Uçan, deprem sırasında iş güvenliği konusunun da önem taşıdığı vurguladı. Operatörlerin ve kamyoncuların deprem anında nasıl hareket etmeleri gerektiği üzerine yıllık tatbikatlar yapılmasını önerdi. Bu tür önceden yapılan hazırlıklar, deprem anında gereksiz enerji ve zaman kaybını önleyerek, etkili bir müdahale süreci sağlayabilir.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İş Güvenliği

Denizli’de Kereste Fabrikasında Feci İş Kazası

Yayınlanma tarihi

-

Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde bulunan bir kereste fabrikasında meydana gelen iş kazası can aldı. Hacıeyüplü Mahallesi’nde faaliyet gösteren fabrikada yaşanan olayda bir işçi yaşamını yitirdi.


Arızalanan Makineden Fırlayan Kereste Parçası Ölüm Getirdi

Edinilen bilgilere göre, fabrikada çalışan Zihni Altun, çalışma sırasında arızalanan makineden koparak fırlayan kereste parçasının başına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Olayı fark eden iş arkadaşları durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.


Sağlık Ekipleri Olay Yerinde Ölümü Tespit Etti

İhbar üzerine kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ve polis ekipleri, yaptıkları ilk kontrollerde Zihni Altun’un hayatını kaybettiğini belirledi. Fabrika sahasında polis ve olay yeri inceleme ekipleri tarafından detaylı inceleme gerçekleştirildi.


Cenaze Adli Tıp Kurumu’na Kaldırıldı

Hayatını kaybeden işçinin cenazesi, savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere Denizli Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.


Olayla İlgili Soruşturma Başlatıldı

Yaşanan ölümlü iş kazasıyla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenilirken, iş güvenliği tedbirleri ve makinedeki arızanın nedeni araştırılıyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

İş Güvenliği

Manisa’da İş Sağlığı ve Güvenliği Masaya Yatırıldı

Yayınlanma tarihi

-

Manisa Büyükşehir Belediyesi, çalışanların sağlığı ve güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda düzenli olarak gerçekleştirilen İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kurulu Toplantıları’nın sonuncusu yapıldı. Toplantıda mevcut uygulamalar, olası riskler ve eğitim faaliyetleri kapsamlı şekilde ele alındı.

(MANİSA) – Manisa Büyükşehir Belediyesi, personelin daha sağlıklı ve güvenli koşullarda görev yapabilmesini sağlamak amacıyla İSG Kurulu Toplantıları’na devam ediyor. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen toplantıya, Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş’ın yanı sıra daire başkanları, şube müdürleri ve İSG temsilcileri katıldı.

Toplantıda, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Büyükşehir Belediyesi’nin 17 ilçedeki tüm hizmet binalarında çalışanların sağlığı ve güvenliği için alınması gereken önlemler detaylı şekilde masaya yatırıldı. Ayrıca İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen iyileştirme projeleri hakkında kurul üyelerine bilgi verildi.

Görüşmelerde; mevcut uygulamaların geliştirilmesi, risklerin en aza indirilmesi ve güvenli çalışma ortamlarının sürdürülebilir hale getirilmesi konularına vurgu yapıldı. Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de eğitim çalışmaları oldu. Yetkililer, yalnızca fiziksel önlemlerle yetinilmeyeceğini, personelin İSG konusundaki bilinç ve farkındalığını artırmaya yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

İş Güvenliği

Yaşlanan nüfus sosyal güvenliği tehdit ediyor: 2050 için kritik uyarı

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’de doğurganlık hızının düşmesi ve nüfusun hızla yaşlanması, sosyal güvenlik sistemi açısından ciddi bir risk olarak öne çıkıyor. Nüfus Politikaları Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gerekli önlemler alınmadığı takdirde sosyal güvenlik sisteminin “döndürülemez bir noktaya” sürüklenebileceği uyarısında bulundu.

Yılmaz, Türkiye’nin nüfus büyüklüğüne rağmen demografik açıdan kritik bir eşikte olduğunu belirterek, 2017’de 2,08 olan doğurganlık hızının 2024 itibarıyla 1,48’e gerilediğini hatırlattı. Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in oldukça altında bulunuyor. Yaşlı nüfus oranının ise 2024’te yüzde 10,6 ile tarihsel zirveye ulaştığını ifade eden Yılmaz, bazı illerde bu oranın yüzde 20’nin üzerine çıktığını söyledi.

2050 projeksiyonları endişe verici

TÜİK projeksiyonlarına göre, Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfus oranının 2050’de yüzde 22,1’e, 2075’te ise yüzde 31’in üzerine çıkması bekleniyor. Buna karşılık çalışma çağındaki nüfusun oranı 2050’de yüzde 61,9’a, 2075’te ise yüzde 55,9’a kadar gerileyecek. Bu tablo, emekli-çalışan dengesini daha da bozacak.

SGK verilerine göre 2024 sonunda aktif sigortalı sayısı 25,7 milyon, pasif (emekli ve hak sahipleri) sayısı ise 16,6 milyon seviyesinde bulunuyor. Aktif/pasif oranı 1,61’e kadar düşerken, uluslararası standartlarda sürdürülebilir bir sistem için bu oranın 4’e 1 olması gerektiği belirtiliyor.

Bütçe üzerindeki yük artıyor

Uzmanlar, yaşlı nüfusun artışıyla birlikte emeklilik ve sağlık harcamalarının hızla yükseldiğine dikkat çekiyor. Sosyal güvenlik harcamalarının 2024’te milli gelirin yüzde 11’ini aştığı hesaplanırken, açıkların kapatılması için her yıl bütçeden daha fazla kaynak aktarılması gerekiyor.

Çözüm için hangi adımlar gündemde?

Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için şu başlıklar öne çıkıyor:

  • Emeklilik yaşının kademeli olarak yükseltilmesi
  • Kadınlar ve ileri yaş grupları başta olmak üzere istihdamın artırılması
  • Tamamlayıcı emeklilik sistemlerinin yaygınlaştırılması
  • Kayıt dışı istihdamla etkin mücadele
  • Prim gelirlerini güçlendirecek yapısal reformlar

Uzmanlara göre, mevcut politikalarla devam edilmesi halinde 2050 sonrası dönemde sosyal güvenlik açıkları hızla büyüyecek ve sistem üzerindeki baskı daha da artacak. Bu nedenle, demografik dönüşümü dikkate alan kapsamlı reformların gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan