Takip Edin

Sektörel Gündem

200 milyon euro yatırımla Çeşme’de 93 yalı yapacak

Çeşme projesine start veren DAP Yapı, yalı yaşamını Çeşme’ye taşımayı amaçlıyor. Toplam 200 milyon euro yatırım yapılan ve 23 yalı, 70 yalı dairesinin yer aldığı projede satışlar bugün başlıyor. Projeye 3 ayda 8 bin 171 adet ön talep başvurusu yapıldığı bildirildi.

Yayınlanma tarihi

-

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

İzmir’deki ikinci projesini Çeşme’de başlatan DAP Yapı, 200 milyon euro yatırımla hayata geçirdiği projeyle yalı yaşamını Çeşme’ye taşımayı amaçlıyor. 23 yalı, 70 yalı dairesinin yer aldığı projeye 3 ayda 8 bin 171 adet ön talep başvurusu yapıldı. Satışların bugün başladığı ve 3 örnek evin tamamlandığı projede, teslimatlar 24 ayda tamamlanacak. DAP Yapı’yı da bünyesinde bulunduran DAP Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, “Eşsiz bir mimariyle Ege’nin kalbinde hayat bulan DAP Çeşme’de; tarihi dokuyu, kültürel zenginliği ve Akdeniz sahillerinin Avrupai lüks deneyimini, Çeşme’nin rüya gibi doğasıyla buluşturuyoruz” dedi.

Tatil değil 12 ay yaşam için

DAP markasıyla üretilen her projede olduğu gibi Çeşme projesi için de yıllarca hazırlık çalışması yaptıklarını söyleyen Ziya Yılmaz, “Çeşme, İzmir’i İzmir yapan, Türkiye’nin en ‘nitelikli’ sahil kasabalarından, Türkiye’nin en kıymetli tatil rotalarından biri. Akdeniz çanağının en nitelikli projelerinden birini hayata geçirmeyi hedefledik.

Nihayetinde de İstanbul Boğazı ile özdeşleşen ‘yalı’ konseptini Ege’nin maviliklerine taşımış olduk” diye konuştu. Projenin tasarımında Akdeniz mimarisinin zarif çizgilerinden esinlendiklerini aktaran Yılmaz, şunları söyledi: “Bölgenin tarihi dokusu, kültürel zenginliği ve Akdeniz sahillerinin Avrupai lüks deneyimini, Çeşme’nin rüya gibi doğasıyla buluşturduk.

Ulaşım anlamında İstanbul’a yakınlığıyla da öne çıkan DAP Çeşme, İzmir Adnan Menderes Havalimanı ve Çeşme Marina’nın hemen yanı başında olmasının yanı sıra tekneyle evinize ulaşım imkânı da sunuyor. Yeşilin, mavinin, denizin, rüzgârın ve güneşin benzersiz uyumunu DAP Çeşme sakinleri için bir araya getirdik.” Yılmaz, yalı projesinin sadece tatil amaçlı değil 12 ay boyunca yaşam konseptiyle hayata geçirildiğini kaydetti. Yılmaz, projede 4+1’den 6+1’e kadar farklı yalı seçeneklerinin yanı sıra 1+1, 2+1 ve 3+1’den oluşan ve tamamı deniz manzarasına sahip yalı dairelerinin de yer aldığını iletti.

Roma ve Osmanlı avluları yeniden hayat buluyor

DAP Çeşme’nin Osmanlı ve Roma mimarisinden izler taşıyarak, hem tarihi hem modern bir yaşam alanı olarak tasarlandığını söyleyen Ziya Yılmaz, özellikle geniş avlulara dikkat çekti. Projenin Çeşme Marina’ya 2 kilometre uzaklıkta yer aldığını aktaran Yılmaz, “Keyifli bir hayatın yanı sıra, sporu da hayatın tam merkezine yerleştiren DAP Çeşme, rüzgâr sörfünden bisiklete, yeşillikler içinde yürüyüşten pilates ve yogaya; doğayla iç içe sağlıklı bir yaşam alternatifi sunuyor” dedi.

Yılmaz, projenin, Babil’in Asma Bahçeleri’ne benzer bir tasarımla konumlandırıldığını da söyledi. Pandemiden sonra insanların daha büyük evlere yöneldiğini dile getiren Yılmaz, “Biz de bu talebe yönelik projeler tasarlıyoruz. DAP Çeşme de bu projelerimizden biri olacak. Bölgenin en üst segment projesi olan Çeşme’de ön satışa yönelik kampanyalarımız da olacak” diye konuştu.

“Bölge için çok özel bir proje”

DAP Çeşme projesini tasarlayan mimar Gökhan Avcıoğlu, “DAP Çeşme, yeşillerle donatılmış, yaşayanlara dört mevsim, 12 ay boyunca konforlu ve özel yaşam keyfi sunuyor. Proje, sahip olduğu farklı özelliklerdeki yapı tipolojisi içinde, Ege bölgesinin yerel mimari ve tasarım geleneklerinden esinlenen bir proje. Sahip olduğu teraslar, avlular ve havuzlar; konumlandırıldığı özel açıyla dış hayatla teması güçlendirirken, Ege’nin ve Çeşme’nin eşsiz doğasını içine alan kucaklayıcı bir dile sahip” dedi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

TİM Başkanı Gültepe, İkinci Dönem Adaylığını Duyurdu

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul öncesi halen başkanlık görevini yürüten Mustafa Gültepe yeniden aday olduğunu açıkladı.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, haziran ayında gerçekleştirilecek olan seçimli genel kurul öncesinde yeniden aday olduğunu açıkladı. Gültepe, Şişli’deki bir otelde düzenlediği basın toplantısında, mevcut başkanlık görevine devam etmek istediğini belirtti. Toplantıya TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve ihracatçı birliklerinin başkanları katıldı. Gültepe, ikinci dönem hedefleri hakkında bilgi verirken, küresel ticareti etkileyen önemli olaylara dikkat çekti. Ukrayna’daki savaş, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Suriye’deki iç savaş gibi gelişmelerin ihracat üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Ticaret yollarındaki belirsizliklerin, zaman zaman Süveyş Kanalı’nın kapanması gibi durumlarla birleştiğini dile getiren Gültepe, her gün yeni zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı. Son dört yılda Türk ihracatçısının dayanıklılık sınavı verdiğini belirten Gültepe, bazı sektörlerin güç kaybetmesine rağmen Türk ihracatçısının bu süreçten başarılı bir şekilde çıktığını söyledi. Ancak, rekabetçilikte zayıflama yaşandığını ve emek yoğun sektörlerde daralmalar görüldüğünü ifade etti. Gültepe, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ve yer altı kaynaklarının kısıtlılığı göz önüne alındığında, kalkınmanın ve refahın artırılmasının üretim ve ihracattan geçtiğini vurguladı. Türkiye’nin, 26 sektörde küresel oyuncu olduğunu ve mevcut potansiyeli ile daha üst sıralarda yer almayı hak ettiğini belirtti. İkinci yüzyıla Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına sokma hedefiyle başladıklarını ifade eden Gültepe, stratejilerini bu doğrultuda geliştirdiklerini açıkladı. Gültepe, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıldığını ve bu pazardaki payı korumak için sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladıklarını belirtti. Ayrıca, firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla çeşitli iş birlikleri yaptıklarını ve e-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için stratejik adımlar attıklarını söyledi. Başkanlık döneminin ikinci dört yılının, Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefi doğrultusunda hızlanma dönemi olacağını ifade eden Gültepe, katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyonu ön planda tutacaklarını vurguladı. Her yıl düzenleyecekleri milli ihracat haftasında ekosistem paydaşlarını bir araya getirerek Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Gültepe, küresel pazarlarda ticaret diplomasisini yoğunlaştırmanın önemine dikkat çekerek, güncel Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Yeni dönemde daha proaktif bir yaklaşım sergileyeceklerini ve ihracatın artırılması için çalışmalara devam edeceklerini söyledi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan