Takip Edin

Son Dakika

Anadolu Isuzu’nun otonom elektrikli otobüsü, sürüş testlerini başarıyla geçti

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu’nun, otonom sürüş teknolojileri geliştirme ve araçlarına entegre etme hedefi ile sürdürdüğü çalışmalar yeni bir aşamaya ulaştı. Açık kaynak teknolojilerle geliştirilen çözümler, Anadolu Isuzu’nun ürettiği yeni nesil midibüs ve otobüsleri tamamen otonom sürüşe hazır hale getiriyor.  Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu otomotiv endüstrisini etkileyen en yeni trend ve teknolojilere öncülük eder nitelikteki Ar-Ge çalışmalarını emin adımlarla sürdürüyor. Otonom sürüş teknolojileri alanındaki çalışmalarını sürdüren Anadolu Isuzu, ekosistemle işbirliğine verdiği önem doğrultusunda Leo Drive girişimi ile işbirliği yapıyor. Proje kapsamında Anadolu Isuzu Ar-Ge ekibi, otonom sürüş teknolojileri özelinde ölçeklenebilir ve güvenilir yazılım, donanım ve algoritma çözümleri geliştiren bir girişim olan Leo Drive uzmanları ile işbirliği yapıyor. Anadolu Isuzu, Leo Drive ile yaptığı işbirliği kapsamında, 8 metrelik tam elektrikli otobüsü Novociti Volt’u bir sürücüsüz araç platformuna dönüştürdü. Proje kapsamında birçok ileri teknolojili LiDAR kameralar, sensörler, özel işlemci ve kontrolörler ve bağlantılı sürüş sistemleri ile donatılan NovoCiti Volt test aracı yolculu ve yolcusuz birçok farklı senaryoda test edildi. Gebze Teknik Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen test sürüşlerinde elde edilen veriler geliştirilen otonom sürüş çözümünün en iyi hale getirilmesinde kullanıldı. 3. seviye otonom araç olarak kabul edilen NovoCiti Volt otonom test aracı, farklı trafik koşullarında yol üzerindeki işaretlere ve trafik ışıklarına uygun olarak, karşıdan karşıya geçen yayalarla ya da hareket halinde veya durmakta olan araçlarla uyumlu, güvenli bir sürüş yeteneği sergiledi. Proje, herkes için otonom sürüş teknolojisi sağlamayı hedefleyen ve bunun için açık kaynak tabanlı çözümleri destekleyen kar amacı gütmeyen bir organizasyon olan Autoware Foundation işbirliği ile yürütülüyor. 2015 yılında kurulan ve faaliyetlerini YTÜ Yıldız Teknopark bünyesinde sürdüren Leo Drive girişimi, kısa süre önce Japonya merkezli otonom araç teknoloji şirketi Tier IV’ten yatırım aldı. Leo Drive’a yatırım yapan Japonya merkezli TIER IV şirketi de, güvenli otonom sürüş sistemleri geliştirmek amacıyla açık kaynak olarak geliştirdiği dijital ikiz çözümü tabanlı otonom sürüş simülatörünü   (Scene Simulator for Autoware – AWSIM) bu projede etkin biçimde kullandı. Otonom sürüş ekosisteminin en büyük açık kaynak topluluğu tarafından desteklenen Autoware.AI, 20’den fazla ülkede 100’den fazla şirket tarafından kullanılıyor. Autoware, 2017 yılından bu yana Japonya’da kamuya açık yollarda sürücüsüz araçlar için lisans almış durumda. Anadolu Isuzu ve Leo Drive’ın başarıyla uyguladığı Autoware tabanlı otonom sürüş çözümünün test ve geliştirme aşamalarındaki tüm yüksek tanımlı haritalar, veri kümeleri, dijital ikiz simülasyon kayıtları ve sistem mimarileri açık kaynak olarak bu alandaki geliştiriciler ekosistemi ile paylaşılacak.   Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan konuyla ilgili şunları söyledi: “Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu olarak, otomotiv endüstrisini dönüştüren trendleri izlemekle kalmıyor, bu trendlerde aktif bir oyuncu olarak yer alıyoruz. Gücümüzü ticari araçlar alanında 40 yılı aşkın uzmanlığımızdan, yenilikçi ve çevreci karakterimizden ve nitelikli Ar-Ge yeteneğimizden alıyoruz. Anadolu Isuzu olarak sürekli gelişen elektrikli araç portföyümüzle birlikte biyogaz ve hidrojen yakıtlı araçlar gibi çevreci araçlarımızın yanı sıra otonom sürüş teknolojileri alanındaki çalışmalarımızla da sektörümüze öncülük ediyoruz. Otonom 3. seviyede dünyanın en ileri açık kaynak teknolojilerini etkin biçimde kullanarak başarıyla sürdürdüğümüz bu proje bizim yenilikçi, sürdürülebilir, güvenli, konforlu araçlar üretmeye yönelik vizyonumuzun çok önemli bir bileşenini oluşturuyor. Üretim altyapımızla, teknoloji ve uzmanlığımızla hem yurt içinde hem de yurt dışında yer aldığımız pazarlardaki müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya hazırız.”

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Dakika

Ağır Nakliyeciler Derneği’nde Bayrak Değişimi: Yeni Başkan Salih Kodaman!

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin ağır taşıma ve proje lojistiği sektöründeki en önemli temsilcisi olan Ağır Nakliyeciler Derneği (AND), 25 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 5 Olağan Genel Kurulu ile yeni dönemine Merhaba dedi. Üç döneme yakın süredir başkanlık görevini yürüten Yasin Bayraktar’ın ardından, iki adayın yarıştığı kongrede delegelerin büyük desteğini alan Salih Kodaman derneğin yeni başkanı seçildi.

Ağır taşıma ve proje lojistiği dünyasının kalbinin attığı Gebze’de düzenlenen kongre, sadece bir seçim yarışı değil, aynı zamanda sektörün kronikleşmiş sorunlarına karşı bir “güç birliği” ilanı niteliğindeydi. Toplam 183 delegenin sandık başına giderek iradesini yansıttığı oylamada, sektörün dinamik ismi Salih Kodaman 110 oy alarak AND’nin yeni dönem vizyonunu yönetme yetkisini kazandı.

“İnananların Zaferi: “Yol Haritası Belli”

Kürsüye “Yükümüz Ağır, Sorumluluğumuz Büyük” sloganıyla çıkan Salih Kodaman, sadece bir başkan olarak değil, sektörün her bir ferdiyle birlikte bir nefer gibi çalışacağının sözünü verdi. Sektör paydaşlarının alkışlarıyla desteklediği konuşmasında Kodaman, operasyonel zorluklara şu sözlerle dikkat çekti: “Bizler sadece yük taşımıyoruz, aslında bu ülkenin kalkınmasını ve geleceğini taşıyoruz. Ancak yol izinlerinden haksız cezalara kadar sırtımızda hissettiğimiz idari yük, taşıdığımız fiziksel tonajdan daha ağır bir hale gelmiştir. Bu yola ikna edilenlerle değil, bu davanın haklılığına inananlarla çıkıyoruz. Temel hedefimiz; derneğimizi Ankara nezdinde ve uluslararası arenada tam yetkin bir kurumsal kimliğe kavuşturmaktır.” Tecrübe ve Dinamizm Bir Arada: Yeni Yönetim Kurulu Salih Kodaman liderliğinde, tecrübe ile enerjiyi harmanlayan ve sektörün her kesimini kucaklayan yeni yönetim kadrosu şu isimlerden oluştu: Yeni Dönemden Beklentiler Yüksek Salih Kodaman’ın başkanlığı, sektör kulislerinde “bürokrasiye karşı güçlü lobi dönemi” olarak nitelendiriliyor. Yeni yönetimin; yol izin belgelerinin tamamen dijitalleşmesi, güzergâh kısıtlamalarının optimize edilmesi ve ağır nakliye yönetmeliğinin güncel şartlara uygun şekilde revize edilmesi konularında hızlıca aksiyon alması bekleniyor. 110 delegenin güçlü desteğini arkasına alan Salih Kodaman ve ekibi için şimdi vaatleri icraata, inancı ise kalıcı başarılara dönüştürme vakti başladı.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Son Dakika

LES-EXPO Fuarı İptal Sebebi : Sadece Ekonomi mi?

Yayınlanma tarihi

-

LES-EXPO’nun daha önce de iptal edilmesiyle birlikte bu organizasyonun bir kez daha hayata geçirilememesi, sektörde ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Bu durum, böylesine geniş ve güçlü bir sektöre hitap eden bir fuarın, mevcut organizasyon yapısıyla sürdürülebilir olup olmadığını yeniden tartışmaya açtı. Bu Sektör Ekonomiye Sığdırılamaz” Gizli Güç olarak Atılan slogan “ bir anda güçsüz yapı” sloganına döndü. Bu yönetim anlayışının “gizli gücü” yenik ,güçsüz bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Ağır kaldırma, proje taşımacılığı, lojistik, enerji ve iç taşımayı kapsayan bu sektör; yüzlerce tedarikçi ve geniş bir pazar ağına sahip. Sektör temsilcilerinin ortak görüşü ise şu yönde: “Bu kadar büyük ve dinamik bir sektörde, fuarın iptalini yalnızca ekonomik şartlara bağlamak yeterli bir açıklama değildir.”   Tecrübe ve Saha Bilgisi Belirleyici Burada kimseyi küçük görmek doğru değil. Ancak organizasyonun arkasındaki yapının sektöre yeterince hâkim olmaması, en önemli handikaplardan biri olarak öne çıkıyor. Saha tecrübesinin sınırlı olması ve organizasyon kabiliyetinin istenilen seviyede olmaması, iptalin temel nedenleri arasında değerlendiriliyor. Ayrıca bazı firmalara yönelik eşit olmayan yaklaşımlar olduğu yönündeki söylemler de sektörde konuşulan konular arasında yer alıyor.   “Bu Süreç Kısa Sürede Kurulmaz” Sektörü bilen herkesin kabul ettiği bir gerçek var:“Bu büyüklükte bir fuar masa başında değil, sahada kurulur.” Tecrübe, güven ve güçlü iletişim gerektiren bu süreçlerin kısa sürede oluşması kolay değildir. Değişim İhtiyacı Gündemde Yaşanan gelişmelerin ardından gözler organizasyonun arkasındaki yapıya çevrildi. Sektörden gelen görüşler, daha sahaya yakın, daha dinamik ve sektörü kapsayan bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu gösteriyor.   Potansiyel Büyük, Doğru Yapı Şart LES-EXPO’nun iptali, sadece bir organizasyonun ertelenmesi olarak görülmemeli.
Aynı zamanda bu durum, sektörün doğru yönetim ve doğru vizyonla buluşması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.Kısacası “yönetim “değişikliği şart.
   

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Son Dakika

Çinli Dongfang Türkiye’de Kanat Üretimine Hazırlanıyor

Yayınlanma tarihi

-

700 Kişilik İstihdam, YEKA Odaklı Dev Yatırım Kapıda Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki hızlı büyümesi, küresel devlerin gözünü Türkiye’ye çevirmeye devam ediyor. Nordex’in ardından Çin’in önde gelen rüzgâr türbini üreticilerinden Dongfang Electric Wind Power, Türkiye’de kanat üretim tesisi kurmak için resmi temaslara başladı. İlk saha ziyareti, rüzgâr enerjisi sektörüne parça üretimi gerçekleştiren Manisa Akhisar Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan, Kemal Kantar’ın sahibi olduğu ABP TDS tesislerine gerçekleştirildi. Heyetin izlenimleri olumlu.   2027’de Üretim Hedefi: “Yerinde Üretim Yapmak İstiyoruz” Dongfang’ın Yurtdışından Sorumlu İşletme Müdürü Zhao XiangHan, Türkiye’nin lojistik gücü ve büyüyen rüzgâr pazarı nedeniyle ülkeyi stratejik merkez olarak gördüklerini vurguladı. XiangHan’ın açıklamalarından öne çıkanlar:
  • 2027 yılının ortasında üretime geçme hedefi
  • Manisa veya İzmir’de tesis satın alma planı
  • YEKA projelerinde aktif yer alma isteği
  • Yaklaşık 700 kişiye istihdam sağlayacak fabrika
  • Türkiye’nin bölgesel konumunun ihracat avantajı
  • 90 metre uzunluğunda kanat üretimi
“Türkiye’deki ilk yatırımımız olacak. YEKA projeleri başta olmak üzere varlığımızı artırmak, lokal üretim sağlamak istiyoruz. Akhisar’daki tesisin konumu çok uygun; limana yakın, nitelikli iş gücü mevcut. Diğer birkaç lokasyonu daha inceleyip teknik ekibimizin raporunu bekleyeceğiz.” dedi. Yatırım bütçesi henüz açıklanmadı ancak teknik detayların “önümüzdeki günlerde netleşeceği” ifade edildi.   Akhisar OSB: “Bölgemize Gösterilen İlgi Memnuniyet Verici” Ziyarette yer alan Akhisar OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çınarlı, Çin devlet kuruluşu Dongfang’ın bölgeye gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek şu mesajı verdi: “Bölgemiz rüzgâr enerjisi teknolojileri için güçlü bir üretim üssü olabilir. Dongfang’ın yatırım sürecine her türlü desteği sunmaya hazırız.” Bakan Bayraktar: “Türkiye’yi Rüzgâr Teknolojilerinde Üretim Üssü Yapacağız” Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, geçtiğimiz ay sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Dongfang ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini duyurmuştu. Bakan Bayraktar’ın ifadeleri: “Türkiye’nin 2035’e kadar güneş ve rüzgârda 120 bin MW kurulu güç hedefi var. Bu hedef doğrultusunda türbin ve panel üretim kapasitemizi artırmak istiyoruz. Dongfang ile yaptığımız görüşmede yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık 2.000 MW kapasiteli rüzgâr türbini üretim tesisi yatırımını değerlendirdik.” Bu paylaşım, Türkiye’nin yenilenebilir enerji teknolojilerinde bölgesel üretim üssü olma vizyonunu net biçimde ortaya koymuştu. Türkiye, Rüzgârda Küresel Merkez Olma Yolunda! Dongfang’ın Türkiye’de kanat üretimi için harekete geçmesi, hem yerli üretime katkı, hem YEKA projelerinde rekabet, hem de bölgesel ihracat üssü açısından stratejik bir adım olarak görülüyor. Eğer yatırım resmi olarak açıklanırsa:
  • 700 kişilik istihdam,
  • 250 milyon dolara yakın yatırım,
  • 2.000 MW yıllık üretim kapasitesi,
  • Ege Bölgesi’nde tedarik zinciri hareketliliği gibi kritik kazanımlar ortaya çıkacak.
Türkiye’nin rüzgâr enerjisindeki büyümesi, artık yalnızca bir tüketim pazarı değil; uluslararası üretici markalar için cazibe merkezi haline geldiğini gösteriyor.

TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Reklam hba.com.tr

Trend olan