Takip Edin

Sektörel Gündem

Depremin emlak fırsatçısı da çıktı! Şikayetler arttı

Depremin yaralarının sarılmaya çalışıldığı bir dönemde Hatay gibi bölgelerden ‘yok pahasına’ arsaları almak isteyenlerin olduğu yönünde şikayetler arttı. Uzmanlar, “Böyle bir dönemde gayrimenkul alım-satım konusunda acele edilmemeli” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

Türkiye’yi sarsan depremlerin ardından bir yanda eşsiz bir dayanışma ve yardımlaşma örneği yaşanırken diğer tarafta fırsatçılar ortaya çıkmaya devam ediyor. Malatya, Adıyaman ve Hatay’ın köylerine giderek hayvanlarına bakamayacak durumdaki besicilerin hayvanlarını yok pahasına almak isteyen fırsatçı tüccarlardan sonra şimdi de emlak fırsatçılarından şikayetler gelmeye başladı. Bölgenin 3-4 ay sonrasında yeniden inşasına başlanması öngörülürken, bazı fırsatçıların özellikle kamulaştırma öncesinde arsa gibi gayrimenkulleri ‘yok pahasına’ almak istediği belirlendi.

“Gölcük depreminde de ortaya çıktılar”

Uzmanlar, travma sürecinde sağlıklı karar verilmesinin zor olduğuna dikkat çekerek, bu dönemde özellikle gayrimenkul alım-satım kararı verilmemesi uyarısında bulunuyor. Depremin yarattığı psikolojik etkiden dolayı insanların ortamdan uzaklaşmak isteyerek mülklerini elden çıkarabildiğini belirten Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) ve İTO Gayrimenkul Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Hakan Akdoğan, bu noktada da fırsatçıların devreye girip çok ucuz fiyatlar verdiğini belirtti.

“Bunun örneklerini Gölcük depremi sonrasında Avcılar’da, Kadıköy’de, Tuzla’da yaşadık. Mülkler ‘yok pahasına’ satıldı” diyen Akdoğan, şu anda bölgede münferit yaşanan bu durumun zamanla büyük alım gruplarına dönüşebileceği uyarısı yapıyor. Afetler sonrasında insanların panikle hareket ettiği için bu dönemlerde fırsatçıların ortaya çıktığını vurgulayan Emlak ve Yatırım Danışmanı Mert Başaran da gayrimenkulleri değerinin çok altında fiyatlarla almaya çalışan grupların olacağını söyledi.

Başaran, bölgeden “mülkümü satmalı mıyım” tarzında telefonlar aldığını da ekledi. Başaran, “Bu dönemlerde önce dedikodu çıkarılır, sonra fırsatçılar bu mülkleri çok ucuza alır. Aradan 6 ay, 1 yıl geçince de ucuza kapattıkları bu evleri, mülkleri çok ciddi paralara satarlar” diye konuştu. Mert Başaran, 1999 Marmara depremi sonrasında benzer durumun Avcılar, Yeşilköy gibi bölgelerde yaşandığına işaret etti. Yaraların sarılmasıyla bölgede konut talebinin artacağını ifade eden Başaran, şunları söyledi: “Yeniden inşa ile birlikte birçok yer kamulaştırılacak. Dolayısıyla bölge insanının mülkünü fırsatçılara kaptırmaması gerekiyor.” Bu dönemde mülk satışı kararı vermenin doğru olmayacağını dile getiren Hakan Akdoğan, “Böyle dönemlerde bekleyip sağlıklı bir analiz yaptıktan sonra alım-satım kararı vermek en doğrusu” dedi.

“Fırsatçılık önce kiralıklarda başladı”

Bölgeden ilk etapta kiralık konutlar konusunda çok şikayetler gelmeye başladığını kaydeden Akdoğan, özellikle Mersin, Antalya gibi civar illerde kiraların 2-3 kat arttığına işaret etti. Akdoğan, şöyle devam etti: “Millet büyük sorunlarla uğraşırken günün sonunda fırsatçılar, kötü niyetliler çıkıp ranta dönüştürme peşinde koşuyor.”

“Karar vermek için 1-2 ay beklenmeli”

Türkiye Psikiyatri Derneği Bilişsel Davranışçı Terapi Çalışma Grubu Koordinatörü Psikiyatrist Doç. Dr. Çağdaş Öykü Meriç: “Deprem büyük acılara neden oldu. Kaçınılmaz bir şekilde ruhsal travmalar ve yaralar da bu afete eşlik etti, etmeye devam edecek. Bu büyük zorluk ve acıların ruhsal etkileri de maalesef kötü niyetli kişiler için fırsatlar, deprem mağdurları içinse riskler barındırıyor. Mağdurlar, depremi hatırlatan, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duygulardan kaçınmaya ya da bunlardan uzak durmaya çabalar. Bu nedenle bu duyguları tekrar yaşamamak için, bunları hatırlatan anımsatıcılardan uzak durmaya çalışırlar.

Bu uzak durma çabası nedeniyle uzun yıllar boyunca emek vererek elde ettikleri ya da sahip oldukları işyerleri, arazileri, makinelerini elden çıkarma, kurtulma isteği hissetmeleri ruhsal travmanın beklenen etkilerindendir. Öncelikle yapmamız gereken travmanın böyle etkilerinin olabileceğinin farkında olmaktır. Yani travma ruhsal ve bedensel acı ve ızdırapla bizleri olayın gerçekleştiği yerlerden kaçınmaya doğru itme eğilimde olacaktır. Bu da kararları yanlı bir şekilde almamamıza yani sonradan pişman olunabilecek kararlar almaya neden olabilir. O nedenle özellikle ilk 1-2 ay, eğer ruhsal rahatsızlık belirtileri devam ediyorsa toparlanana kadar ciddi kararları ertelemek faydalı olacaktır.”

“Topraklarınızı mülkünüzü satmayın”

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, yaşanılan büyük felaket nedeniyle şartların zorlaştığını söyledi. Savaş, “Geçici olarak memleketinden ayrılmak zorunda kalan hemşerilerimizin dönmeleri için uygun şartları sağlamak boynumuzun borcu. Unutmayalım bu ayrılış geçici, o yüzden toprağımıza mülkümüze sahip çıkalım. Topraklarınızı, malınızı, mülkünüzü satmayın. Bizlere miras kalan bu topraklar bizi bu şehrin geleceğinde söz sahibi yapmaya devam ettirecek. Bizim köklerimiz bu şehirde, asla bu şehri terk etmeyeceğiz. Atatürk’ün emaneti şehrimizi yeniden Türkiye’nin göz bebeği yapacağız. Hatay’ı yeniden ayağa kaldıracağız” dedi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan