Takip Edin

Sektörel Gündem

İstanbul’da sağlık turizmi fuarı: 22 Arap ülkesinden katılım olacak

Sağlık turizmine yönelik düzenlenecek olan “1. Turabexpo Sağlık Turizmi Fuarı” 22 – 23 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. Fuara, 22 Arap ülkesi ve 5 Türki cumhuriyetten katılım bekleniyor.

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’deki sağlık sektörünün, sağlık turizmindeki payını artırmak amacıyla düzenlenecek olan “1. Turabexpo Sağlık Turizmi Fuarı” 22-23 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle, Türk Arap Ülkeleri İşbirliği Derneği (TÜRAP) tarafından organize edilen fuara, Arap ülkeleri ve Türki Cumhuriyetleri ilgi gösteriyor.

TÜRAP Yönetim Kurulu Başkanı Sabuhi Attar, fuarla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Türkiye, sağlık sektöründe öncü konumda. Arap ülkelerindeki zengin turistler para harcamak için İngiltere’ye, Almanya’ya ve ABD’ye gidiyor. Biz bu fuarla, Arapların ve Türki Cumhuriyeti’ndeki insanların, sağlık hizmeti alması için Türkiye’yi tercih etmelerine öncülük edeceğiz” dedi.

22 Arap ülkesi ve 5 Türki cumhuriyetten katılım

Demir Sağlık ve Hayat Sigorta sponsorluğunda düzenlenecek olan fuara, Türkiye’deki birçok hastane ile medikal firmaların temsilcilerinin yanı sıra, 22 Arap ülkesi ve 5 Türki Cumhuriyetinden sağlık sektörünün öncüleri katılacak.

TÜRAP Yönetim Kurulu Başkanı Sabuhi Attar, Türkiye’nin sağlık turizmi alanında, Arap coğrafyasındaki marka ve bilinirlilik imajına katkı sağlamak istediklerini söyledi. Attar, “Türkiye sağlık sektöründe fark yaratıyor. Bacasız bir sanayi diyebiliriz. Çünkü ithalata dayalı bir öğreti değil. Türkiye, sağlık turizminde çok başarılı. Çok iyi hastanelerimiz var” diye konuştu.

“Araplar ABD’ye değil Türkiye’ye gelecek”

Sağlık turizmi sektörü açısından Türkiye’ye tedavi amaçlı ziyaretçilerin en çok geldiği bölgelerin, Arap coğrafyası ile Orta Asya Türk coğrafyası olduğunu belirten Attar, şunları kaydetti:

“- Zengin Arap turistler, Türkiye’deki sağlık sektörünü yeteri kadar tanımıyor. Arap ülkelerindeki zengin turistler para harcamak için İngiltere’ye, Almanya’ya ve ABD’ye gidiyor. Biz zengin Arapların, sağlık hizmeti alması için Türkiye’yi tercih etmelerine öncülük edeceğiz.

– Bu sektör büyük bir sektör. Türkiye’nin en büyük hastaneleri katılacak. Medikal firmalar var. Arap ülkelerinden Türkiye’ye çok ilgi var. Mide ameliyatı, saç ekimi, estetik gibi alanlarda çok büyük ilgi gösteriliyor.

– Arap ülkelerinde yeteri kadar Türk sağlık sektörünün tanıtımı yapılmıyor. Bu tanıtımı daha iyi bir şekilde yapmalıyız. Çok önemli hocalarımız var. Çok büyük markalarımız var. Sağlık turizmini, çok iyi bir noktaya taşıyabiliriz.

– Güçlü tanıtım yapar, markamızı ortaya koyarsak, sağlık turizminden büyük kazanç sağlarız ve Arap coğrafyasındaki ülkeler ile Orta Asya’daki turistleri Türkiye’ye çekebiliriz.”

Yatırım iki katına çıkacak

Arap ülkesinden gelecek turistlerin Türkiye’deki harcamalarını iki katına çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Attar, şunları söyledi:

“- Sağlık turizminde Türkiye’ye gelen Arap turistlerin harcaması geçen yıl yaklaşık 1 milyar dolardı. Kişi başı bin dolar civarında bir harcama söz konusu. Bu rakamları arttırmak için çalışıyoruz.

– Kişi başı harcamayı en az 2 bin dolara çıkarmamız lazım. 2023 yılında sağlık turizminin, 2 milyon turiste hizmet etmesini hedefliyoruz.

– Tüm bu fuar çalışmalarımız, bu hedefleri gerçekleştirmek için.”

Sigorta sektörüne katkı sağlayacak

“Nitelikli ciddi bir kitleye ulaştık. Hem Arap ülkelerinde hem Türki Cumhuriyetlerinde hem de Türkiye’de önemli firmalara ulaştık” diyen Attar, şöyle devam etti:

“- Bu fuarda sağlık sektöründeki önemli bir konuyu; ‘Sağlık Sigortasını’ da gündeme aldık. Sigorta, sağlık turizmini ileriye taşıyacak bir atılım olacak. Fuarımız ana sponsoru Demir Sağlık ve Hayat Sigorta, önemli bir paketi Arap turistlere sunacak.

– Bu kapsamda, gelen turiste hastanelerimizde faydalanacağı güzel bir hizmet sunulacak. Ticaret Bakanlığı ile ortak paneller yapılacak.

– Fuarın ardından, 24 Şubat’ta ise özel heyetler organize ederek 50-100 kişilik özel bir grup, gün boyu bu işte varım diyen hastaneleri ziyaret edecek. Fuarda ayrıca kozmetik gibi alanlarda faaliyet gösteren firmalar da yer alabilecek.”


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel Gündem

Ege Bölgesi’nde 8 Yeni Örümcek Türü Tanımlandı

Ege Bölgesi’nde yürütülen uluslararası saha araştırmaları kapsamında daha önce bilim dünyasında kaydı bulunmayan 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın yürütücülerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi dedi.

Yayınlanma tarihi

-

Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen uluslararası saha araştırmaları sonucunda daha önce tanımlanmamış 8 yeni örümcek türü keşfedildi. Araştırmanın lideri Dr. Kadir Boğaç Kunt, bu yeni türlerin bilim dünyasına kazandırılmasının uluslararası iş birliğinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Çalışmalar, Kıbrıs Yaban Hayatı Araştırma Enstitüsü’nün koordinasyonunda, Taşkent (Kıbrıs), Manisa ve Kırıkkale merkezli olarak yürütüldü. Araştırmaya Kırıkkale Üniversitesi’nden Dr. Tarık Danışman ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Dr. Ersen Aydın Yağmur da katkı sağladı. Keşfedilen türlere ilişkin bilimsel makaleler, Journal of Natural History ve Zootaxa gibi uluslararası dergilerde yayımlandı. Araştırmaların odaklandığı cinsler arasında Harpactea ve Dasumia yer aldı. Dr. Kunt, Akdeniz havzasındaki biyolojik çeşitliliğin ortaya çıkarılmasında uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, ‘Ege’nin bu sekiz yeni sakini, bilimin sabrı ve uluslararası bilim insanlarının ortak emeği sayesinde artık dünya biyolojik mirasının bir parçası haline geldi’ dedi. Ayrıca, keşfedilen türlerin bazıları, araştırmacıların akademik gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarına ithaf edildi. İzmir’in Nif Dağı çevresinde tespit edilen ‘Harpactea ataturi’ türü, merhum Prof. Dr. Mehmet Kutsay Atatür’ün anısına adandı. Aydın’daki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda bulunan ‘Harpactea budaki’ türü ise Prof. Dr. Abidin Budak’a ithaf edildi. Denizli ve Muğla’da keşfedilen ‘Harpactea kesdeki’ türü Dr. Memiş Kesdek’e, Aydın Cevizli Yaylası’nda bulunan ‘Harpactea magnifica’ türü ise dikkat çekici üreme organı yapısı nedeniyle ‘muhteşem’ anlamına gelen ‘magnifica’ adıyla tanımlandı. Ayrıca, Balıkesir Kapıdağı Yarımadası’nda tespit edilen ‘Harpactea saki’ türü, arazi çalışmalarına katkı sağlayan Dr. Serdar Sak’a ithaf edildi. Batı Anadolu bölgesinde yaşayan ‘Dasumia efe’ türü, bölgenin tarihsel simgesi olan efelere, ‘Dasumia saruhan’ türü ise Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu Saruhan Bey’e adandı. ‘Dasumia turcica’ türü ise Türkiye’ye özgü olması nedeniyle bu ismi aldı. Araştırmacılar, yeni türlerin keşfinin yalnızca taksonomik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda doğa koruma politikalarına temel oluşturacak bilimsel veriler sağladığını belirtti. Sürdürülen projelerin Akdeniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik bilimsel altyapıyı güçlendirdiği ifade edildi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

OMSAN Lojistik Asya-Pasifik’te Stratejik Temaslarda Bulundu

OMSAN Lojistik, Çin ve Asya-Pasifik bölgesinde üst düzey temaslarda bulundu. Demiryolu lojistiği odağında küresel dengelerin analiz edildiği görüşmelerde heyetin öncelikli gündemi Türkiye’nin merkezinde yer aldığı Orta Koridor oldu. Çin–Avrupa taşımalarında bu hattın önemine dikkat çeken OMSAN Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, “Doğru altyapı, güçlü entegrasyon ve stratejik iş birlikleriyle Türkiye, Orta Koridor’u dünyanın en rekabetçi ticaret hattına dönüştürebilir” dedi.

Yayınlanma tarihi

-

OMSAN Lojistik, Asya-Pasifik bölgesinde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu liderliğindeki heyet, demiryolu lojistiği üzerine odaklanarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki rolünü masaya yatırdı. Arıburnu, Türkiye’nin doğru altyapı ve stratejik iş birlikleriyle bu hattı dünyanın en rekabetçi ticaret yollarından biri haline getirebileceğini vurguladı. Çin’deki temaslar sırasında OMSAN, demiryolu taşımacılığında önemli bir paya sahip olduğunu belirttiği yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Heyet, CRRC’den alınan 10 yeni lokomotifin incelenmesi fırsatını da yakaladı. Bu 40 milyon dolarlık yatırım, Türkiye’deki demiryolu lojistiği alanındaki en büyük yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Arıburnu, yeni lokomotiflerin çevreci özellikleri ve güçleriyle dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, Çin’in demiryolu alanındaki kapasitesi ve teknolojisinin etkileyici olduğunu belirten Arıburnu, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelinin büyüklüğüne dikkat çekti. Temaslarda, Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ve büyüme fırsatları değerlendirildi. Arıburnu, Türkiye’nin artık sadece bir köprü ülke değil, küresel lojistik merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. OMSAN’ın Asya-Pasifik açılımının, coğrafi genişlemenin ötesinde stratejik bir dönüşüm hamlesi olduğunu belirten Arıburnu, lojistiğin artık veri ve teknoloji ile yönetilen bir sistem haline geldiğini vurguladı. OMSAN, bu yeni sistemin merkezinde olmayı hedefliyor.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Sektörel Gündem

Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, Kültür ve Sanat Merkezi Olarak Yenilendi

Ankara’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde lojistik üs olarak kullanılan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezine dönüştürüldü.

Yayınlanma tarihi

-

Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan tarihi Halaçlı Mehmet Ağa Konağı, restore edilerek kültür ve sanat merkezi haline getirildi. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında lojistik üs olarak kullanılan bu yapı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir restorasyon sürecinin ardından kapılarını sanatseverlere açtı. Açılışta konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konağın tarihi önemine vurgu yaparak, bu yapının vatan savunmasındaki rolüne dikkat çekti. Yavaş, ‘Bu yapı, Sakarya Meydan Muharebesi’nin en kritik anlarında stratejik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Bu mirası koruyarak bizlere hibe eden Sayın Andaş Atak’a teşekkür ediyorum’ dedi. Ayrıca, Sakarya Meydan Muharebesi’nin coğrafi konumuna dair yanlış bilgilere de değinen Yavaş, ‘Birçok kişi bu muharebeden bahsederken Adapazarı’nı anıyor. Oysa muharebe yeri buraya sadece 50 kilometre mesafededir. Bu tarihi gerçeği gelecek nesillere yeterince aktaramadık. Bu konağı ve Ankara’daki tarihi değerleri yeniden canlandırmak için çaba harcıyoruz’ şeklinde konuştu. Yavaş, sanatın herkes için erişilebilir olmasını sağlamak amacıyla yeni kültürel mekanlar kazandırma hedefinde olduklarını belirtti. Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın, sanatçılar için üretim alanı, halk içinse sanatla buluşma noktası olmasını umduğunu ifade etti. Ayrıca, açılış sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yavaş, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçiş iddialarına ilişkin, belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin uygun olmadığını, bu durumun seçmen iradesine saygısızlık olduğunu belirtti. Yavaş, böyle bir durumun yaşanması halinde referandum yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan’ın, Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığına destek verebileceği yönündeki açıklamasına ise, ‘Önceliğimiz Ankara. Burada birçok sorun var ve bunları çözmek için çalışmalara devam edeceğiz. Eğer böyle bir durum gerçekleşirse takdir kendilerinin, ancak onur duydum’ şeklinde yanıt verdi.


TKU MAGAZİN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Devamını oku

Trend olan